Connect with us

Gündem

Hasta mahpus Firdevs Taşkın: İyi değilim, jandarmanın önünde bayıldım, ölmemi mi bekliyorlar?

17 Eylül’den bu yana tutuklu olan kalp hastası Firdevs Taşkın’ın kızı Hatice Taşkın, son görüş gününde annesinin ayakta duramadığını söyledi. ÖFG TV’de Gergerlioğlu’nun sorularını cevaplayan Hatice Taşkın, annesinin “İyi değilim, ölmemi bekliyorlar galiba.” dediğini aktardı.

BOLD – Dört ay önce tutuklanıp Antalya L Tipi Cezaevine gönderilen kalp hastası Firdevs Taşkın, son görüş gününde kızı Hatice Taşkın’a “Geçen gün hastaneye giderken jandarmaların önünde bayıldım. İyi değilim, ölmemi bekliyorlar galiba.” dedi.

Annesini son gördüğünde ayakta duramadığını belirten Taşkın, “Annem çok titreyen bir insan, tansiyon hastası, kalp pili var, son günlerde çok titriyordu ondan dolayı çok kötü gördüm.” ifadelerini kullandı.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17 Eylül‘de yaptığı operasyonda tutuklanan Firdevs Taşkın 7 yıldır kalp hastası. 2016 yılında ilk gözaltına alındığı dönemde yaşadığı baskı nedeniyle de acile kaldırılmıştı.

O gün tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Taşkın, Bank Asya’da parası olduğu gerekçesiyle 6 yıl 3 ay üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Dört ay önce ise ‘yeniden yapılanma’ adı altında tekrar gözaltına alındı. 14 gün Antalya Emniyeti’nde gözaltında kaldıktan sonra tutuklandı.

Yaşları 8 ile 18 arasında 4 çocuğu bulunan Firdevs Taşkın’ın en büyük kızı Hatice Taşkın, annesinin sağlık durumunu ve cezaevinde yaşadığı hak ihlallerini HDP Kocaeli Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun Youtube kanalı ÖFG TV‘de anlattı.

“4 AYDIR ÇOK ZORLANIYOR”

“Ben Hatice Taşkın. Babam Ahmet Taşkın, annem Firdevs Taşkın’ın kızlarıyım. Babam 5 yıldır tutuklu, annem de 4 ay önce tutuklandı. Annem de kalp pili var, kapalı alanda yaşamaya hiç müsait değil sağlık durumu. İçerinin nasıl olduğu da belli. 4 aydır çok zorlanıyor. Karantina hücresinde kalmamak için hastaneye gitmemek için çok direndi. Geçen hafta savcılık zorla göndermiş, şu an karantinada kalıyor.

“SON GÖRDÜĞÜMDE AYAKTA DURAMIYORDU”

Çok zor olduğunu, dayanmaya çalıştığını söyledi ama en son gördüğümde ayakta duramıyordu ve başka bir mahkûm koluna girerek koğuşa gitti. Gardiyanlar yardımcı oluyor ama ne kadar yardımcı olsa da çok zor. Buradan çıkması gerektiğini, savcılığa gitmemizi söylüyor, dilekçe yazıyoruz, reddettiler, savcılıkla görüşmeye gittim, reddettiler. Tekrar itiraz dilekçesi yazacağız.

Babam özel okulda öğretmendi. Bank Asya’ya para yatırdığı için tutuklandı. Annemin hiçbir nedeni yok. Bank Asya’ya para yatırmıştı ve bu suçtan dolayı ikinci dosyası açıldı.

“JANDARMALARIN ÖNÜNDE BAYILMIŞ”

Annem 2014’te 2-3 kere kalbi durdu, bundan dolayı kalp pili takıldı. 7 yıldır kalp pili var. Ortalama 8-10 yıl arasında ameliyat olması gerekiyordu. Önümüzdeki yıllarda ya da bu süreçte ameliyat olması lazım ama şu an olamıyor ne yazık ki! Geçen gün hastaneye giderken sabaha doğru bayılmış, hastaneden çıkarken jandarmaların önünde. Bunu kendisi söyledi. “İyi değilim, ölmemi bekliyorlar galiba.” dedi.

“KARANTİNA ŞARTLARI ÇOK ZOR”

İlaçları sipariş etmişti, geldi mi bilmiyorum çünkü geç geliyor, dedi. Normalde 30 kişilik koğuşta kalıyor. Şu an karantinada. Cinayet, hırsızlık, uyuşturucu suçundan içeride olanlarla kalıyor. Kendi koğuşunda anneme yardımcı oluyorlardı. “Yemeğimi getiriyorlar, yemek yiyorum, hiçbir şey yapmıyorum. Sadece yatıyorum.” diyordu. “Karantina şartları çok zor, kimseyi tanımıyorum onun için çok zorlanıyorum.” dedi.

“DOKTOR AŞI OLMAMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ”

Annem çok titreyen bir insan, tansiyon hastası, kalp pili var, son günlerde çok titriyordu, ondan dolayı çok kötü gördüm. Geçen hafta bizim açık görüşümüz vardı, yaptırtmadılar. Annemin aşı olması gerekiyor. Normalde ilk aşısını olduktan sonra çok kalp çarpıntısı oldu, kalp krizi geçirecek gibi oldu ve aşı olmaması gerektiğini söyledi doktorlar. İçeride de aşısı tam olmayanlara açık görüş yaptırmadıkları için biz açık görüş yapamadık. Kapalı görüş yapabildik.

“LAVABODA ÇOK KÖTÜ DÜŞMÜŞ”

İçeride kıyafet ve ayakkabı sınırlandırması olduğu için annem ilk tutuklandığında terlik ile gitmişti. Hava soğuyunca kantinden ayakkabı terlik almak zorunda kaldı.  Aldığında da “Onlar çok kayıyor.” dedi, lavaboda çok kötü düşmüş. Herkes toplanmışlar. İyi olduğunu söyledi ama kötü olmuş.

“KARDEŞİMİN EN BÜYÜK HAYALİ…”

Biz 4 kardeşiz, en küçük kardeşim Melek 9 yaşında, 4 yaşındayken babam tutuklandı. Okula baba ile hiç gidip gelemedi, babasız büyüdü. Şu anda tek başına yatma korkusu var, bizimle beraber yatıyor. Gün geçtikçe inancı kayboluyor. Anneyi çok özledi çünkü yaşı gereği çok zorlanıyor.

Biz 3 kızız, 15 yaşında kız kardeşim var Büşra. Antalya’da yaşıyoruz, ebeveynlerimiz yok. Hem kız olmak çok zor hem de ebeveynsiz büyük şehirde yaşamak çok zor. Maddi anlamda manevi anlama göre çok bir sıkıntımız yok. En büyük sıkıntı anne babanın olmaması.

En büyük sıkıntılardan biri okula annesiz babasız gitmek çünkü okul çıkışında herkesin annesi babası alıyor. Daha hiç babam okula götüremedi elinden tutup. En büyük hayali; babamın elinden tutup “Babam var.” diye arkadaşlarına göstermek.

“OKULDA ÇOK DEVAMSIZLIĞIMIZ OLDU”

Bir diğer sıkıntımız da ortak büyük sıkıntı cezaevine gidiyoruz, adliyeye gidiyoruz, okuldan çok uzaklaştık hepimiz. Çok devamsızlığımız var, ben lise 3’teyim, kardeşim de lise 2’de, çok devamsızlığımız var, rapor almak zorunda kalıyoruz, çoğu zaman kabul etmiyorlar. Dershaneye gidiyorum, yetişemiyorum hem ev hem anne baba olmak çok zor!

Annem 2 yıl önce gözaltına alınmıştı, ilk mahkemesinde 6 yıl 3 ay verip annemi saldılar, 1.5 2 yıl sonra tekrar gözaltı yapıp tutukladılar. Biz hastalığından dolayı tutuklanma ihtimali hiç vermiyorduk, şok olduk, hiç beklemiyorduk. Hem kocası tutuklu hem 4 çocuğu var hem de kalp pili var. Mahkeme günü zaten ben kendisine uzaktan gördüm savcılığın orada, ayakta duramıyordu ve öncesinde bayılmış, doktor gelmiş ve hakim bunu göz önünde bulundurarak kararı verdi.

“ANNEM ÖLSE ADALET BAKANI BUNUN HESABINI VEREMEZ”

Annem Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi’nde ameliyat olmuştu, oradan belgeleri çıkarttırıp, belgeleri sunduk ama çok dikkate almadılar. Bizim şu an anneme çok ihtiyacımız var, onun da bize çok ihtiyacı var. Annem ölse Adalet Bakanı bunun hesabını veremez! Biz 4 çocuk annesiz kalırız, yaşadıklarımız yanımıza kalır ve kimse de bu riski göze almak istemez umarım tahliye olur.

Savaşlarda bile kadınlara dokunulmamış. Şu anda yaptıkları çok büyük bir zulüm. Babam “Çıkacağıma sevinemiyorum. Dışarıda beni bekleyen bir eşim olmadığı için sevinç yaşayamıyorum.” diyor. Biz de tam onun çıkmasını beklerken ikinci şok haberini aldık, annem alındı. Hiç beklemiyorduk böyle bir şey çok kötü bir sürpriz oldu, yakında çıkacağına inanıyoruz umarım. Eğer ki çıkmazsa gerçekten çok büyük bir sağlık sıkıntısı var, bunu herkes göz ardı ediyor ama bu bir gerçek.

Antalya’da 2 aylık hamile kadın tutuklandı

Gündem

‘Kara Efe’sini kaybetti kızı için yaşıyor: Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı

Eşi yıllardır cezaevinde olan ve 8 yaşındaki oğlu Ahmet Burhan Ataç’ı 2 yıl önce kaybeden Zekiye Ataç’ın kapısına yine polis dayandı. Zekiye Ataç ifadesinin ardından serbest bırakılınca, kızı Fatma Betül yapayalnız kalmaktan kurtuldu.

BOLD – 15 Temmuz sonrası yaşanan mağduriyetlerin kurbanıydı Kafa Efe lakaplı 8 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç. KHK’lı annesi pasaport alamadığı için Almanya’daki tedavisine geç kalan Ataç, 2020 yılında kemik kanserine yenik düşerek hayatını kaybetti.

Ahmet Burhan Ataç’ın 8 yıllık hayatı çile ve mağduru olduğu zulümlerle dolu.

Ölümünden hemen önce “19 aydır babamı görmüyorum. Bir yıldır hastayım. Babama sarılmak ve iyileşmek istiyorum” diyen Kafa Efe’nin bu son isteği de savcı engeline takıldı.

Baba hasreti ve hastalığıyla mücadele eden Ataç’ın annesi Zekiye Ataç 2019 yılında çocuğunun durumunu sosyal medya hesabından paylaştığı gerekçesiyle gözaltına alındı.

Büyük tepki çeken gözaltından geri adım atıldı.

Oğlunu 2 yıl önce toprağa veren, kızı Fatma Betül ile hayata tutunmaya çalışan Zekiye Ataç’ın yüzü bir türlü gülmüyor.

Zekiye Ataç’ın evi bugün yine polisler tarafından basıldı.

ABLA ÇOK KORKUYORUM

Polislerin baskına geldiği sırada aktivist Natali Avazyan’ı arayan Ataç, ”Polisler kapıda. Ne için olduğunu bilmiyoruz ,abla çok korkuyorum sana güveniyorum” dedi.

Bu durumu sosyal medya hesabı sosyal medya hesabından paylaşan Avazyan, “Şimdi kardeşim Zekiye Ataç aradı ‘Polisler kapıda. Ne için olduğunu bilmiyoruz, abla çok korkuyorum sana güveniyorum’ Canım kardeşim Zekiye Ataçı götürüyorlar. Yeter yahu daha neyini alacaksınız Oğlunu aldınız” ifadelerini kullandı.

Avazyan, eşi cezaevinde olan Zekiye Ataç’ın yanında bulunan kızı Fatma Betül’ün de çok ağladığını aktardı.

SERBEST KALDI

Avazyan daha sonra yaptığı paylaşımda Zekiye Ataç’ın serbest bırakıldığını açıkladı.

Asker köşe sıkışan Erdoğan için mi Suriye’ye gönderiliyor

Okumaya Devam Et

Gündem

Melek Mosso: “Kendini bilmezlere kalmadı benim ahlakımı sorgulamak”

Bazı stk ve partilerin, “Ahlaksızlığı özendiriyor” sözleriyle hedef gösterilen ve Isparta konseri AKP’li belediye tarafından iptal edilen Melek Mosso, “Bu zihniyetteki insanlar kendi yüreklerindeki karanlığı ve sapıklığı bizim hayatımıza da sokmaya çalışıyorlar” dedi.

BOLD – AKP’li belediyeler, son günlerde Kürt ve muhalif sanatçıların konserlerini çeşitli gerekçelerle iptal etmeye başladı.

Bir hadta içerisinde sırasıyla Kürt sanatçı Aynur Doğan, Metin-Kemal Kahraman, Niyazi Koyuncu ve Apolas Lermi konserleri “değerleri paylaşmadığı” veya “sakıncalı” görülmesi bahaneleri ile AKP belediyeler tarafından iptal edildi.

HDP Milletvekili Oya Ersoy sanatçıların konserlerinin iptal edilmesini Meclis gündemine taşıdı. Ersoy, cevaplaması istemiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a “Belediyelerinin konserleri iptal etmeleri konusunda talimatınız oldu mu?” diye sordu

Dün de bazı parti ve stk’ların hedef göstermesi üzerine Uluslararası Isparta Gül Festivali kapsamında sahne alacak olan şarkıcı Melek Mosso’nun 3 Haziran’daki konseri iptal edildi.

AHLAKSIZLIĞI ÖZENDİRİYOR

İptal öncesi Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Mehmet Kaya, konsere tepki göstererek, “Asım’ın neslini böyle mi yetiştireceksiniz?” ifadelerini kullandı.

Milli Gençlik Vakfı ve Anadolu Gençlik Derneği tarafından ortak yapılan yazılı açıklamada ise Mosso “Ahlaksızlığı özendiriyor” denilerek konserin iptal edilmesi çağrısı yapıldı. Açıklamada “Bu ve benzeri şarkıcıların Isparta’mız da yeri yoktur” denildi.

İZİN VERMEYECEĞİZ

Ben bu ülkenin kadınıyım. Fikirlerimle, vizyonumla, hayallerimle her yeni gün geleceğe sanatımı işliyorum. Genci yaşlısı milyonlarca sevenim var. Bir kaç kendini bilmeze kalmadı benim ahlakımı sorgulamak, kadınlık onuruma laf atmak. Bu zihniyetteki insanlar kendi yüreklerindeki karanlığı ve sapıklığı bizim hayatımıza da sokmaya çalışıyorlar. Ama buna asla izin vermeyeceğim, VERMEYECEĞİZ… Ben Isparta’ya elbet gidecek ve şarkılarımı söyleyeceğim. Bugün olmazsa yarın sarılacak kalplerimiz” dedi.

Böyle giderse herkes “Dombra” dinleyecek

Okumaya Devam Et

Gündem

Kendi adıma artık hiçbir şey istemiyorum ama hukuksuzlukların en yakın şahidi ve mağduru evlatlarımız oldu

Eşi 6 yıl kendisi üç aydır tutuklu olan üç çocuk annesi Nagehan Yüksel, Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek KHK’lılara yapılan hukuksuzluğa çözüm bulunmasını istedi. Yüksel, “Bu çocuklar baba yolu gözlerken 6,5 yıl da anne yolu gözleyecek. Evlatlarımız tüm bu hukuksuzların hem en yakın şahidi hem de en mağdurları oldu.” dedi.

BOLD – Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 9 yıl hapis cezasına çarptırılan ve cezası onaylandığı için 27 Şubat 2022’de tutuklanan KHK’lı öğretmen Nagehan Yüksel, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup yazdı.

“ÇOCUKLARIM ORTADA KALDI”

Altı yıldır çocuklarıyla birlikte cezaevi yollarında olduğunu söyleyen Yüksel, “Beni biliyorsunuz. Eskişehir’e geldiğinizde başınızı epeyce ağrıtmıştık. Üç çocukla 6 yıldır eşim için cezaevi yollarındaydım. Cezamın onanmasıyla çocuklar ortada kaldı. Eşimin çıkmasına daha var. Bu çocuklar baba yolu gözlerken 6,5 yıl da anne yolu gözleyecek. Ve toplamda bizim ömrümüzden 14 yıl gitmiş olacak. İnanın vekilim kendi adıma artık bir şey düşünüp isteyemiyorum. Fakat evlatlarımız tüm bu hukuksuzların hem en yakın şahidi hem de en mağdurları oldular.” dedi.

En son Eskişehir İmam Hatip Lisesi’nde görev yapan Nagehan Yüksel’in 5, 9 ve 13 yaşlarında üç çocuğu bulunuyor. Çocuklardan Yiğit Yusuf (5) teyzesinin, Selçuk Burak (9) ve Reyhan (13) ise anneannesinin yanında kalıyor. Nagehan Yüksel’in eşi, KHK’lı sınıf öğretmeni Ufuk Yüksel de 5,5 yıldır Eskişehir Cezaevinde tutuklu.

“BİR UMUT IŞIĞINA ÇOK İHTİYAÇ VAR”

Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde kaldığı koğuştaki kadınları sosyolog gözüyle incelediğini söyleyen Yüksel, “En çok zoruma giden kadınların umutlarını yitirmiş olmaları. Geleceğe, güzel günlerinin geleceğine dair hayallerinin olmaması. En ufak bir umut ışığına o kadar çok ihtiyaç var ki…” ifadelerini kullandı.

Yüksel mektubunun sonunda çocukların hayallerini 4 duvar arasında kurmadığı, dondurma için haftalarca beklemediği, her mazgal sesinde korkup irkilmediği, rahatça nefes aldığı, gülüşlerin yürekten olduğu özgür güzel günler temennisinde bulundu.

KHK’lı Kuran öğretmeni Nagehan Yüksel: Koğuşta böceklerle birlikte yaşıyoruz, sevk verilmiyor

Üç çocuk annesi KHK’lı Kuran öğretmeni Nagehan Yüksel’i tutukladılar

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar