Connect with us

Gündem

Erdoğan Rejimi, susturamadığı sürgün gazetecilerin malvarlığına el koydu

Erdoğan Rejimini eleştiren aralarında gazetecilerin de olduğu 770 kişinin Türkiye’deki mal varlıkları donduruldu. Karar İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin imzasıyla Resmî Gazete’de yayımlandı. Gazeteci Sevgi Akarçeşme, “Çaldıklarını unutup tekrar aynı evi soyan hırsızlar gibi. En iyi bildikleri iş.” tepkisi verdi.

BOLD – Daha önce TMSF aracılığıyla Gülen Hareketi’nin ve birçok iş insanının 32 milyar dolarlık malvarlığına el koyan AKP Hükumeti, şimdi de Gülen Hareketi üyesi oldukları iddiasıyla 454 kişinin daha Türkiye’deki malvarlıklarını dondurdu.

SÜRGÜN GAZETECİLERİN MALVARLIKLARI DONDURULDU

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Gülen Hareketi’ni üyeliği iddiasıyla 545 kişinin Türkiye’deki mal varlığı donduruldu. Mal varlığı dondurulanlar arasında eski savcılar Celal Kara, Zekeriya Öz ile gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Abdullah Bozkurt, Cevheri Güven, Levent Kenez, Bülent Keneş, Aydoğan Vatandaş, Tarık Toros, Asım Yıldırım, Said Sefa, Sevinç Özarslan, Sevgi Akarçeşme, Tuncay Opçin, Emrullah Uslu gibi isimler de bulunuyor. Söz konusu isimlerden büyük bir kısmının Türkiye’de hiç bir mal varlığı bulunmuyor.

DEMİRTAŞ’IN KARDEŞİ DE LİSTEDE

Resmî Gazete’de yayımlanan kararla ayrıca PKK/KCK üyesi oldukları iddiasıyla 108, IŞİD, Hizbullah ve El-Kaide örgütlerine üye oldukları iddiasıyla 119, DHKP-C, MLKP ve MKP gibi sol örgütlere üye oldukları iddiasıyla 89 kişinin Türkiye’deki mal varlıkları donduruldu. Malvarlığı dondurulanların arasında Eski HDP EŞ Başkanı Selahattin Demirtaş’ın kardeşi Nurettin Demirtaş ile IŞİD yöneticisi olduğu gerekçesiyle 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle İlhami Balı ile birlikte yargılanan Mustafa Demir de yer alıyor.

MAHKEMEYE İTİRAZ HAKKI BULUNUYOR

Resmi Gazete’de yayımlanan kararda, “6415 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin 3’üncü fıkrası uyarınca, aynı Kanun’un 3’üncü ve 4’üncü maddesi kapsamına giren fiilleri gerçekleştirdikleri hususunda makul sebeplerin varlığına istinaden ekli listelerde adı geçen kişi, kuruluş veya organizasyonların Türkiye’de bulunan malvarlıklarının dondurulması kararlaştırılmıştır. Bu Karara karşı, 6415 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin 4 öncü fıkrası uyarınca, Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ilgili Ankara Ağır Ceza Mahkemesine itiraz edilebilir.” ifadelerine yer verildi.

GAZETECİLERDEN KARARA TEPKİ: ÇALMAK EN İYİ BİLDİKLERİ İŞ

Malvarlığına el konulmasıyla ilgili Gazeteci Cevheri Güven, “Resmi Gazete kararıyla mal varlığıma el konuldu. Bana kadar düştüysen durum kötü reis” derken, Gazeteci Sevgi Akarçeşme de “5 yıl önce aynı kararı verdikleri yetmemiş! Bu listeleri kim hazırlıyorsa mükerrer isimleri elemekten aciz. Devlet kimlerin eline kalmış işte…

2016’daki ve 2021’deki aynı karar. Çaldıklarını unutup tekrar aynı evi soyan hırsızlar gibi…En iyi bildikleri iş…” dedi.

“ÇÖKECEK BİR ŞEY KALMADI MI?

Sürgün Gazeteci Adem Yavuz Arslan da malvarlığı ile ilgili karara sosyal medya hesabından tepki göstererek, şu paylaşımı yaptı: “Yalnız bu listedekilerin hepsini toplasan oğlun Bilal, kızın Sümeyye ve damadın Berat’ın birlikte tüm gün uğraşıp sıfırlayamadıkları milyonlarca dolar/eurodan geride kalan 30 milyon euro’nun onda biri para çıkmaz. Çökecek bir şey kalmadı mı @RTErdogan?”

 

EL KONULAN ŞİRKETLERİN DEĞERİ YAKLAŞIK 32 MİLYAR DOLAR

Platform for Peace & Justice (PPJ) ve London Advocacy’nin hazırladığı rapora göre ise 15 Temmuz sonrasında Gülen Hareketi’ne yönelik hukuka aykırı olarak müsadere edilen ya da el konulan mülkiyet haklarının değeri en az 32 milyar dolar. Raporda el konulan şirketlerin marka değeri, sahip olduğu piyasa payı, gelecekte elde edeceği kârlar, sahip olduğu fikri ve sınai hakların da eklenmesi halinde bu değer 3 kata kadar çıkabiliyor.

Bir oy için! Erdoğan “münafık” kanaat önderleri “imansız” ilan etti

Analiz

Adana’da AKP’nin başörtüsü oyunu: Furkan gönüllüsü kadınları bu sefer başörtüsüzlere dövdürdüler

Adana’da geçen Mart ayında demokratik haklarını kullanan başörtülü göstericilerin başlarına inen coplar, hak ve özgürlüklere gözü kapalı bir iktidarın nereden nereye savrulduğunun resmi oldu. Aynı hatayı tekrarlamak istemeyen iktidar, bu seferki müdahalede başörtülü polisleri sahaya sürmedi.

BOLD – Furkan Vakfı üyelerine geçen Mart ayında yapılan, işkenceye varan müdahale AKP’nin başörtüsü siyasetinin ibretlik vesikasını ortaya koydu. Başörtülü kadınlara yönelik müdahaleden yansıyan görüntüler dehşete düşürürken, toplumun her kesiminden yoğun tepki topladı.

Bir numaralı gündem haline gelen orantısız müdahale de başörtülü polislerin, kendileri için yıllarca hak mücadelesi yapmış başörtülü aktivistlere coplu saldırısı vicdanları yaraladı.

Demokratik ve anayasal haklarını kullanan başörtülü göstericilerin başlarına inen coplar, hak ve özgürlüklere gözü kapalı bir iktidarın nereden nereye savrulduğunun resmi oldu.

Adana’da bugün de Furkan Vakfı’nın eylemi vardı. Adana emniyeti basın açıklaması yapmak isteyen gruba aynı şekilde karşılık verdi. Coplar çekildi, konuşmak isteyenlerin kafaları yarıldı.

Bu seferki müdahalenin diğerinden bir farkı vardı.

Furkan üyesi kadınların karşısına bu sefer başörtülü kadınlar dikilmedi.

Tamamı başı açık olan polislerin müdahale ettiği eylemci kadınlar, yine copların hedefi oldu.

Adana’da polis zulmü tam gaz: Kızlar yine stres attı

Okumaya Devam Et

Gündem

Adana’da polis zulmü tam gaz: Kızlar yine stres attı

Adana emniyeti tepkilere rağmen, anayasal haklarını kullanmak isteyen Furkan Vakfı üyelerinin göz açtırmıyor. Polis, Alparslan Kuytul ve vakıf üyelerinin tutukluluğunu protesto için basın açıklaması yapmak isteyen gruba yine çok sert şekilde müdahale etti. Adana sokaklarında aynı görüntüler ortaya çıktı.

BOLD – Adana Emniyeti Furkan Vakfı üyelerine yönelik sert müdahalesine tepkilere rağmen devam ediyor.

Polis, itikafta olan vakıf üyelerine camide saldırıyor, kameralar önünde öldüresiye dövüyor.

Vakfın başörtülü ve çarşaflı kadınları, kendileri gibi başörtülü kadın polisler tarafından feci şekilde darp ediliyor.

Sert müdahalenin ardından basına sızan ses kaydında da “İyi stres attık” ifadeleri kullanan polislerin eğlendiği de ortaya çıkmıştı.

Adana’da iktidarın istemediği cemaat haline gelen Furkan Vakfı’nın kurucusu Alparslan Kuytul, tutuklanarak cezaevine gönderilirken, eşinin de her an polis tarafından takip edildiği ortaya çıktı.

Kuytul, Adana’da yargılanmasına rağmen Ağrı Patnos cezaevine gönderildi.

POLİS SERT MÜDAHALEDEN VAZGEÇMİYOR

Vakıf üyeleri bugün de “Özgürlük Yürüyüşü” adı altında Atatürk Parkı’nda basın açıklaması yapmak istedi.

Parkı ablukaya alan polis, Adana Valiliği’nin kent genelindeki eylem ve etkinlik yasağını gerekçe göstererek açıklamaya izin vermeyeceğini belirti.

Dağılmayan Furkan Vakfı üyelerine polis, biber gazı ve coplarla müdahale ederken yaralananlar oldu.

Kadın polislerin yine başörtülü ve çarşaflı kadınlara sert müdahalesi objektiflere yansıdı.

Hakkında hipnozla işkence iddiaları bulunan Ahmet Zeki Üçok İyi Parti’ye katıldı

Okumaya Devam Et

Gündem

Fanatik kadın AKP’yi savunurken kendinden geçti: “Nankörler, Z kuşağı veletleri”

AKP’li bir kadın kendisine uzatılan mikrofona, Suriyeli politikası dahil AKP’nin tüm politikalarını överken çevredeki muhalif sesleri hainlik ve nankörlükle suçladı.

BOLD – AKP’li bir kadın, sokakta kendisine uzatılan mikrofona gönül verdiği partisi ve icraatlarını ateşli bir şekilde savundu.

Özellikle AKP’nin çok eleştirilen Suriyeli politikasını alkışlayan kadın çevresinde toplanan kalabalığı da sesini yükselterek “Nankörlük” yapmakla suçladı. AKP muhaliflerinin Z kuşağını kandırabileceğini söyleyen kadın, kendisiyle tartışanları da PKK’lı ilan etti.

Kadının hakaretleri karşısında çevredekilerden de tepkiler geldi. Kanal Dünya kanalı, son günlerin en enteresan sokak röportajlarından birine imza attı.

Hakkında hipnozla işkence iddiaları bulunan Ahmet Zeki Üçok İyi Parti’ye katıldı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar