Connect with us

BOLD ÖZEL

Sevan Nişanyan: Bu pislik Türkiye’den temizleninceye kadar dönmeyeceğim

Türkiye’ye geri dönmek için zemin yoklayan yazar Sevan Nişanyan, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’nın sanatçı Sezen Aksu’ nun ‘dilini koparmak’ tehdidinden sonra bu düşüncesinden vazgeçti. Nişanyan, “Terbiyesizce herifin çıkıp ‘dilini koparırız’ diyebildiği ülkeye benim dönmem söz konusu olamaz. Bu pisliğin Türkiye sathından temizlenmesini beklemekten başka çare yok.” dedi.

BOLD ÖZEL – Yazar, dilbilimci Sevan Nişanyan, İzmir Şirince’de SİT alanına ev yaptığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılmış, 3,5 yıl hapis yattıktan sonra 2017 yılında izinli olarak çıktığı Foça Cezaevi’nden arkadaşının gemisiyle kaçarak Yunanistan’a sığınmıştı.

“Kuş uçtu. Darısı geride kalan 80 milyonun başına” diyen Nişanyan ilk olarak Yunanistan’a sığınma başvurusu yaptı. Ermenistan konsolosluğu da sadece Türkiye Cumhuriye vatandaşı olan Nişanyan’a, Ermenistan vatandaşlığı ve pasaportu verdi.

Nişanyan, daha sonra Yunanistan vatandaşı İra Tzourou ile evlenerek iltica başvurusunu geri çekti ve oturma iznine başvurdu. Samos Adası’nda 4 tane tarihi evi 320 bin euro ödeyerek satın aldı ve restore etti. Nişanyan, adaya mini bir tatil köyü yapma düşüncesinde.

KOMŞULARIYLA SORUN YAŞADI

Nişanyan’ın ev alması “adayı Türkler ele geçiriyor” şeklinde panik havası oluşmasına neden oldu. Nişanyan “ben Ermeyimim ve Hristiyanım” dese de komşuları, çeşitli bahanelerle Nişanyan’ı polise şikayet etti. Nişanyan ile komşuları arasında kavgalar yaşandı.

Yaşanan bu huzursuzlukların ardından Nişanyan, 25 Ekim 2021’de bir yurtdışı gezisinden dönerken havaalanından Yunanistan’a alınmadı ve ‘istenmeyen kişi’ ilan edildiğini öğrendi. Bir süre Belgrad’da kaldıktan sonra Samos Adası’na geri dönen Nişanyan, bu kez de polis tarafından gözaltına alındı ve ülkeyi terk etmesi için 15 gün süre tanındı.

BÜROKRASİ BIKTIRDI, TÜRKİYE’YE GÖZ KIRPTI

Nişanyan, Yunanistan’da yaşadığı zorluklardan sonra kendi Youtube kanalında bir açıklama yaparak “Hızlıca yaşlanıyorum. Benim evim Şirince. Kendi evim var Şirince’de kendi ellerimle inşa ettiğim. Üç çocuğumun üçü de oradalar. Oraya dönmek istiyorum. İmar affı çıktı. İmar affından faydalanabilirsem 6 aylık firar cezası kalıyor, onu da yatar çıkarım. Türk hükümetiyle aramdaki köprüleri yıkmak için ben de elimden geleni yaptım ve bu konuda bir talepte bulunacak yüzüm yok” diyerek Türkiye’ye dönme isteğini dile getirdi.

Habertürk yazarı Nagehan Aşçı da Nişanyan’ın geri dönüşü için Ankara’nın bakışını araştırdı ve “Türk devleti Nişanyan hakkında bir kırmızı bülten çıkarmamış, yani onu yurtdışında yakalamak vs ile uğraşmamış. Şahsi izlenimim Nişanyan’ın Yunan polisi ve bürokrasisi ile bir Türk vatandaşı olarak inatçı kavgasının Türk devletinin kimi yetkililerinde bir sempati uyandırdığı yönünde. Dönüşü ile ilgili ulusalcı çevrelerde “Tutuklansın, tutuklansın” diye bir baskı olabilir belki ama devletin içindeki muhafazakar-milliyetçi ve İslami çevrelerde böyle bir hava yok.” diye yazdı.

SEZEN AKSU OLAYI TEKRAR VAZGEÇİRDİ

Geçtiğimiz günlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan’ın bir şarkı sözünden dolayı ünlü sanatçı Sezen Aksu’nun ‘dilini koparmakla’ tehdit ermesi Niaşnyan’ı Türkiye’ye dönme isteğinden vazgeçirdi.

“PİSLİĞİN TÜRKİYE SATHINDAN TEMİZLENMESİNİ BEKLEMEKTEN BAŞKA ÇARE YOK”

Nişanyan, kendi Youtube yayınında, “Cumhurbaşkanı seni affetsin. Türkiye ile konuş, hükümetle konuş diye bir akım başladı. Doğrusunu isterseniz Türkiye’ye dönmek istediğimi belirtmiştim. Sonra düşündüm, olacak iş değil. Özellikle bu Sezen Aksu olayından sonra terbiyesizce herifin çıkıp ‘dilini koparırız’ diyebildiği ülkeye benim dönmem söz konusu olamaz. Bu pisliğin Türkiye sathından temizlenmesini beklemekten başka çare yok. Bugün sözüne güvenilir kişiler tarafından güvence verilse de yarın neyle karşılaşacağım belli olmaz. Tavizler isterler insandan. Vazgeçtik aradaki anlaşmayı bozdun derler. Esir olursun, ellerine düşersin. Gangster yönetimi var Türkiye’de. Ülkenin kurumsal alt yapısı, dayanakları öylesine yok edildi ki hiçbir şeye güvenemezsin.” dedi.

Saray kimseyi konuşturmamaya kararlı: Muhalif medyaya topyekün saldırı

BOLD ÖZEL

Felçli kadınlara hapiste işkence: Ağrılardan duramıyorum, resmen işkence çektiriyorlar

İkisi de felçli olan Mehtap Şentürk ve Şerife Sulukan, İzmir Menemen R Tipi Cezaevine sevk edildi ve aynı koğuşa konuldu. Butona dahi basamayan Mehtap Şentürk, dünkü telefon görüşünde annesine “Resmen işkence çektiriyorlar” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Geçen hafta salı günü Sincan Cezaevinden İzmir Menemen R (Rehabilitasyon) Tipi Cezaevine sevk edilen felçli Mehtap Şentürk, dün ailesiyle yaptığı telefon görüşünde kendisine resmen işkence çektirdiklerini söyledi.

Kendisi gibi felçli olan Şerife Sulukan ile aynı koğuşa verilen Mehtap Şentürk, butona dahi basacak durumda olmadığı için acil durumlarda onun yerine Sulukan basıyor. Ancak yanlarına kimse gitmiyor ya da çok geç gidiyorlar. Gitseler bile “Burası annenin evi değil, cezaevi. Tek hastamız sen değilsin. Hiç durmadan böyle butona basıp duracak mısın? Hep seninle ilgilenemeyiz” diye azarlanıyor.

Hasta tutukluların cezalarının infazı için yapılan R Tipi cezaevlerinden hastalar iyileşmiyor tam tersine daha kötü oluyor. Tuvalet ihtiyacı için bez kullanmak zorunda olan, çok fazla kas ağrısı çeken ve tansiyonu sürekli yükselen Mehtap Şentürk son bir haftada çok acı çektiğini belirtti.

“BİR HAFTADA ÇOK YIPRATMIŞLAR”

Sesinin duyurulmasını isteyen Mehtap Şentürk’ün annesi, kızıyla yaptığı telefon görüşmesini gözyaşlarıyla anlattı:

Mehtap Şentürk

“Mehtap Sincan Kadın Kapalı Cezaevinde kalıyordu geçtiğimiz salı gününe kadar. Ben de yanında refakatçi olarak kaldım. Adli Tıp’tan İzmir Menemen Cezaevi denildi. 1 aylık bir gözlemden sonra tekrar adli tıpa götürülecek. Adli Tıp ona göre karar verecekmiş.

Bugün ilk telefon görüşmemizi yaptık ve Mehtap’ı çok yıpratmışlar şu bir haftada. Anne, hiç ilgilenmiyorlar dedi. Tansiyonu hep düşük çıkıyordu kampüste kalırken. 6-9. 6-10 gibi seyrederdi. 9’u görünce hemşireler bile mutlu oluyordu. Şimdiki tansiyonu Mehtap’ı rahatsız edecek derecede 10-12, yüksek seyretmeye başlamış.

“TEK BAŞINA BİR ODAYA KOYUP KAPIYI KİLİTLEMİŞLER”

İlk gün tek başına bir odaya koyup kapıyı kilitlemişler üzerinden. Tek başına bir odada kalmış. Mehtap’ın panik atağı var, çok kötü olmuş. Ertesi güne kadar hiç ilgilenmemişler. Kas ağrıları çok fazla olduğu için ara ara ayağını, bacağını birisinin hareket ettirmesi gerekiyor, yoksa ağrısından duramıyor. Ağrısından ağlıyor. ‘Çok ağrılarım var ve çok acı çekiyorum. Çağırdığım zaman gelmiyorlar diyor. ‘Tek hastamız sen değilsin, burası da annenin evi değil, cezaevi’ diyorlarmış. Ağrılarımdan duramıyorum resmen işkence çektiriyorlar diyor. Ben insanım ve acı çekiyorum deyip feryat ediyor.

“ELİNE BUTON VERMİŞLER, BASAMIYOR”

Eline buton vermişler, butona basamıyor. Ertesi gün yüzde 89 engelli Şerife Sulukan’ı yanına vermişler. Butona basamayan kızımın yerine o hanım butona basıyormuş. Tansiyonu yüksek olduğu için gece ilacını içmek için çağırdıklarında da gelmiyorlarmış.

“İŞKENCEDEN FARKI YOK”

Mehtap kabızlık problemi çektiği için tuvalet ihtiyacını benim yardımımla gideriyordu. Menemen Cezaevinde bayanlar yardımcı olmamış, erkekler üzerine bir örtü örterek tuvalete götürüp, bırakmışlar. Mehtap tuvalette çok zorluk çekmiş. (Ağlıyor) 

“HANİ BURASI REHABİLİTASYON MERKEZİYDİ”

Hani burası rehabilitasyon merkezi idi. Mehtap sizi haberdar etmemi ve sesi olmanızı rica etti. Bir anne olarak çaresizliğimi dile getirmeye çalıştım. Lütfen bana ve kızıma ses olur musunuz?”

FELÇLİ KADINLAR CEZAEVİNDE

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 7 yıl hapis cezasına çarptırılan ve cezası onaylandığı için 3 Mart’ta tutuklanan fen bilgisi öğretmeni, yüzde 85 engelli Mehtap Şentürk (34), üç ay Sincan Cezaevi içindeki kampüs hastanesinde kaldıktan sonra 17 Mayıs 2022’de İzmir Menemen R Tipi Cezaevine gönderildi.

Adli Tıp Başkanlığı, 14 yıldır MS hastası olan fen bilgisi öğretmeni Mehtap Şentürk’e geçen hafta ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi. Tekerlekli sandalyeye mahkum olan Şentürk, tuvalet dahil kişisel hiçbir ihtiyacını tek başına gideremiyor. Yemek yiyemiyor, yürüyemiyor. Altı da birlikte yaşadığı annesi tarafından bezleniyordu.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan ise 3 Mayıs 2022’de Edirne’de tutuklandı. 20 ay önce felç geçiren ve yüzde 89 engelli kalan KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan banyo dahil kişisel hiçbir ihtiyacını tek başına karşılayamıyor. Mehtap Şentürk’ten birkaç gün önce Menemen Cezaevine sevk edilen Şerife Sulukan ve Şentürk, felçli ve engelli iki kadın olarak cezaevi şartlarında yaşam mücadelesi veriyor.

Şerife Sulukan

Adli Tıp, felçli Mehtap Şentürk’e ‘cezaevinde kalabilir’ raporu verdi: Tek ilkeleri süründürmek

 

Felçli ve yüzde 89 engelli KHK’lı öğretmen Şerife Sulukan tutuklandı

 

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu’nun çırpınışları: Bebek bezi gönderin, doğuma az kaldı

Doğumuna günler kalan 9 aylık hamile tutuklu Ceyda Nur Eroğlu, ailesiyle yaptığı en son telefon görüşünde bebeği için bez, battaniye ve kıyafet istedi. Ceyda Nur Eroğlu, “Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

Edirne Kadın Kapalı Cezaevinde 4 Mayıs’tan beri tutuklu olan 9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu‘nun doğumuna çok az kaldı. Geçen hafta perşembe günü ailesini arayarak yenidoğan bebek bezi, bebek battaniyesi ve çamaşır isteyen Eroğlu, “Burada doğum yapmak istemiyorum” dedi.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla yürütülen soruşturmalar kapsamında 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan  ve dosyası 2 yıldır Yargıtay’da bulunan Ceyda Nur Eroğlu, hapiste doğurmak üzere. Annesini lisedeyken kanserden kaybeden Ceyda Nur Eroğlu, kayınvalidesiyle yaptığı telefon görüşünde bebeği ve kendisi için kıyafet ve bez istedi.

Bold Medya’da konuşan kayınvalide Eroğlu, “Gelinim lisedeyken annesi kanserden vefat etmiş. Tek annesi benim. İki defa beni aradı. En son perşembe günü görüştük. Yenidoğan bebek bezi istedi. Battaniye koydum. Ferace, yüz havlusu, çocuk için tulum aldım. Cuma günü hemen alışveriş yapıp istediklerini kargoyla gönderdim.” dedi.

Anne Eroğlu, gelininin “Ben iki doktora gittim, ağrılarım olduğunu söyledim ama rapor vermedi. Anne ne olur avukata söyle, bana rapor alsın, burada doğum yapmak istemiyorum.” dediğini de aktardı.

YARGITAY’IN EMSAL KARARI

5275 Sayılı Ceza İnfaz Kanuna göre “hapis cezasının infazı, gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren bir yıl altı ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında” geri bırakılması gerekiyor.

Gülen Hareketi’ne üyelik iddiasıyla 9 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan 7,5 aylık hamile Huriye Acun da dosyası Yargıtay aşamasındayken geçen yıl 7 Temmuz 2021’de tutuklandı. Acun Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin verdiği kararla 18 Ağustos 2021’de tahliye edildi.

Yargıtay’ın Acun hakkında verdiği karar emsal gösterilerek Ceyda Nur Eroğlu için de mahkemeye başvuru yapıldı ancak henüz bir sonuç alınamadı. Ceyda Nur Eroğlu’nun eşi Süleyman Eroğlu da aynı cezaevinde tutuklu bulunuyor.

“EŞİM İKİ KİLO VERMİŞ”

Öte yandan 16 Mayıs’ta Şanlıurfa’da tutuklanan 4 aylık hamile Ayşe Karaduran eşi Mehmet Akif Karaduran eşiyle bugün yaptığı kapalı görüşten sonra eşinin iki kilo zayıfladığını ve durumunun iyi olmadığını Twitter hesabından duyurdu.

9 aylık hamile Ceyda Nur Eroğlu tutuklandı

Okumaya Devam Et

BOLD ÖZEL

Denizli T Tipi Cezaevinde yerde yatmak zorunda kalan kadınların seccadelerine el konuldu

Denizli T Tipi Cezaevinde kalan kadınların seccadelerine ve günlük birçok eşyasına el konuldu. Sebep, kalabalık nedeniyle yeni koğuş açılması için talepte bulunmaları…

BOLD ÖZEL – Kalabalık nedeniyle kadınların yerde yatmak zorunda kaldığı Denizli T Tipi Cezaevinde geçen hafta yapılan aramada seccadeden yemek konulan kovaya, saklama kabına kadar birçok eşyaya el konuldu.

CEZALANDIRMA YÖNTEMİ

Bold Medya’ya ulaşan bir aile yakının verdiği bilgiye göre, Denizli T Tipi Cezaevinde bulunan iki kadın koğuşu o kadar kalabalık ki en az 7-8 kişi yerde yatmak zorunda kalıyor. Zorlu şartlar altında yaşamaya çalışan kadınların geçen hafta ise günlük kullandıkları eşyalarının birçoğuna el konuldu.

Aile yakını, “Çok detaylı arama yapıp fazla diye seccadeden kıyafete, yemek konulan kovadan tutun saklama kabına kadar birçok eşyaya el koymuş. Çuvallarla eşya teslim ettiler bu hafta bize. Koğuşlarda arama yapmaları da mahkumların ‘koğuşlar kalabalık yeni koğuş açsanız’ talebinden hemen sonra oldu zaten. Bir nevi cezalandırmaya çalışıyorlar” dedi.

Aile yakını, cezaevi yönetimine dilekçe yazıp bu tarz sorunları dile getiren kadınların daha çok psikolojik baskıya maruz kaldığını kaydetti.

4 aylık hamile Ayşe Karaduran tutuklandı

4 aylık hamile Ayşe Karaduran tutuklandı

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar