Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Rejim artık halk faşizmi”

Yazar ve akademisyen Herkül Millas, Türkiye’deki yeni rejimin halk faşizmi olduğunu belirterek, Gülen Cemaati’ne yapılanların soykırım tanımına uyduğunu söyledi.

Geçmişle yüzleşilmedikçe acılar tekrar ediyor”

Türkiye’de rejimin gittiği yerle ilgili sürekli kullanılan “diktatörlük” benzetmesine karşı çıkan Milas değişimin faşizme vardığını belirtti:

“Diktatörlük ve faşizim diye iki şey var. Diktatörlük halka karşı baskıcı bir rejimdir. Faşizm tırnak içinde demokratiktir çünkü arkasında halk desteği vardır. Hitler halk desteğiyle geldi ama faşizm kötü şeydir. Türkiye’de bu yeni bir şey. Türkiye’de sultan vardı, padişahlar vardı, askerleri rejim vardı diktatörler vardı. Ama her zaman sanki demokrasi seçim olursa bunlar yenilecek duygusu vardı. Darbenin hemen arkasındaki seçimler gibi. Oysa şimdi halkın büyük bir kesimi belki yüzde 40-50’si bu gidişi destekliyor. Bu kötü, tehlikeli, korkutucu bir şey ve yeni bir aşama. Bunun nedeni de propaganda olanakları eskiye kıyasla kat kat arttı. Bütün sistem bu ideolojiyi aşılıyor, halk da buna katılıyor. Eskiden gaddar bir sultanımız var diyorduk. Halk bunun acısını çekiyordu. Bir kişiye küçük bir zümreye mal ediliyordu bu. Şimdi öyle değil, tırnak içinde demokrasiyle yapılıyor bu, yeni rejimin belirtisi.

200 bin kişi terörist olamaz”

“Darbe teşebbüsü Gülen Cemaati’ne maledildi. Bir darbeyi 20-30 kişi planlar bunu 500 kişi organize eder. Onun altında da ne yaptığını bilmeyen erler vardır. Bunların toplamını ne yaparsanız yapın 500 kişi bilemediniz 2 bin kişidir. 50 bin kişi 100 bin kişi kovalanıyorsa, burada darbe sözkonusu değil. İster buna Gülen Cemaati diyelim isterse liberal insanlar deyin, ister solcu isterseniz Kürt deyin, burada rakam binleri vurunca bu suçla ilgili değildir. 100 bin suçlu olamaz, 100 bin 200 bin olamaz bir ülkede. Bütün bu acı çeken kalabalıkların yüzde 99’u yüzde 90’ı suçsuz yere acı çeken insanlar.

Cemaate yapılan soykırım tanımına uyuyor”

Milas, Gülen Cemaati’nin kendisine yapılanı kitlesel soykırım olarak tanımladığını, yaşananların siyaset bilimi açısından bu tanıma uyup uymadığı sorusuna şu karşılığı verdi:

“Yapılan soykırıma uyuyor çünkü bir grubu, grup olarak yok etmeye çalışınca, hangi grup olursa, din grubu, etnik grup olabilir, herhangi bir grubu grup olarak yok etmeye çalıştığınızda ona soykırım derler. Şimdi değil ama ileride, 5-10-20 yıl sonra bu olaylar yeniden ele alındığında, buna herhalde öteki cemaatlere yapılan kıyımlara benzeyen yapılan bir kıyım olarak ele alınacak. Ermenilere, azınlıklara, Kürtlere, Alevilere, Bektaşilere yapılanlara benzer bir olay diyecekler. Eskiden soykırım/genocide tanımı yoktu, genocide kelimesi bunlar yapılırken daha hukuğa girmemişti. Ama şimdi var. Gayet açık yani. Sanırım öyle diyecekler. Ben şoktayım. Bu kadar yaşanan acıya karşı, insanların bunu duymaması, görmemesi konuşmamasını üzerimde bir şok olarak yaşıyorum. Bunu siyasetle ilgili görmüyorum. Ben burada bir kıyım, acımasızlık görüyorum, insanlara acı çektirdikçe tatmin duymak, sevinç görüyorum. Ben bu konuda şoktayım.”

Okumaya devam et
Reklamlar

Politika

AKP’nin ‘Yalan Üretim Merkezi’ yayından kaldırıldı!

AKP, resmi Twitter hesabından yayımladığı ve CHP ile Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef alan ‘Yalan Üretim Merkezi’ videosunu yayından kaldırmak zorunda kaldı.

BOLD – AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, ‘Yalan Üretim Merkezi’ videosunun silinmesiyle ilgili Twitter’da açıklama yaptı. Dağ, parti olarak siyasette seviyeli muhalefetin oluşması için adım attıklarını savundu. Siyasette yalanın ulaştığı boyuta dikkat çektiklerini öne sürerek amaçlarına ulaştıklarını aktardı. Dağ, “Bundan sonrasında da bilgi ve belgeye dayalı, seviyenin korunduğu, aziz milletimize sadece gerçeklerle konuşacakları bir zemin istiyoruz” dedi.

FİLMİN SONU SANDIKTA HEZİMET

CHP’de ise Parti Sözcüsü Faik Öztrak, videonun silinmesiyle ilgili yaptığı paylaşımda gençlere seslendi. “Spoiler vermek istemem ama bu filmin sonu sandıkta hezimet” ifadelerini kullandı. CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan da AKP’li Hamza Dağ’ın açıklamasını paylaştı. “Yanlıştan dönülmesi, hakikate gelinmesi, kötülüğün ve karalamanın bırakılması yeni bir başlangıç olur umarım. Memleketin gerçeklerini konuşalım. Mesela 128 milyar dolar nerede” diye sordu.

BEKLEYİN GÖRÜN!

Animasyon videoda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte CHP Sözcüsü Faik Öztrak yer alıyordu. Çok sayıda AKP’li milletvekili tarafından da paylaşılan videoya CHP lideri Kılıçdaroğlu da dahil olmak üzere CHP’liler tarafından yanıt verildi. Kılıçdaroğlu da Twitter’dan paylaştığı bir videoda, “Bekleyin ve görün, asıl Z kuşağı önümüzdeki seçimlerde sizi çizgi film yapacak” dedi.

AKP’nin animasyon videosunda Kılıçdaroğlu’na “128 milyar dolar nerede” sorusunun tekrar ettirilmesi sebebiyle de söz konusu soru “#128MilyarDolarNerede” etiketiyle Twitter’da çok konuşulan gündemler arasına girdi.

Okumaya devam et

Politika

Devlet Bahçeli sinyali verdi: MHP’den ‘tek başına iktidar’ mesajı

Cumhur İttifakı’nın küçük ortağı MHP, resmi internet sitesinden ‘tek başına iktidar’ mesajı yayınladı. Devlet Bahçeli’nin fotoğrafıyla verilen mesajda, “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yol kalmıştır. O da Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarıdır” denildi.

BOLD – AKP’nin Cumhur İttifakı ortağı MHP, resmi sitesinden tek başına iktidar mesajı paylaştı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fotoğrafıyla yapılan paylaşımda Türkiye’nin sorunlar yumağında olduğu belirtildi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerinin paylaşıldığı ilanda “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yolun MHP iktidarı” olduğu kaydedildi.

Sitenin ana sayfasında yayınlanan mesajda, “Türkiye’nin sorunlar yumağından kurtulması için tek yol kalmıştır. O da Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarıdır” denildi.

Mehmet Ağar’ın sessiz kaldığı suçlamaya jandarmadan yalanlama geldi

Okumaya devam et

Politika

Milli Eğitim’in ‘Hayalindeki Çin’

Milli Eğitim Bakanlığının ortaokullarda düzenlediği “Hayalimdeki Çin Resim Yarışması’na, Türkiye’ye sığınan ve 5 yıldır ailesinden haber alamayan Doğu Türkistanlılar tepki gösterdi.

BOLD – Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü “Hayalimdeki Çin” adlı bir resim yarışması düzenledi. Uluslararası Bilimsel ve Kültürel Araştırmalar Vakfı tarafından organize edilen yarışma, 3-5 Mayıs 2021 tarihleri arasında Türkiye geneli resmi/özel ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler arasında yapıldı. Cengiz Mete imzalı resmi belgede yarışmanın ücretsiz ve gönüllülük esasına göre yapılması belirtildi.

Çin’in Sincan bölgesinden kaçıp Türkiye’ye sığınan Uygur Türkleri ve insan hakları savunucuları MEB’in düzenlediği bu yarışmaya akıl olmaz olarak değerlendirdi. İstanbul’da yaşayan ve ailesinden 5 yıldır haber alamayan Ömer Hamdullah, “Kızlarım Çin ’de Türk olduğu için alıkonuluyor artık bu duruma bir son verin yalvarıyorum. Orada Çinlileştirmeye izin vermeyin vatandaşlarınızı. yüreğimdeki acı gün geçtikçe büyüyor, sabrım tükendi.” dedi. 

“TOPLU TECAVÜZE UĞRADIM”

Sincan’daki gizli gözaltı merkezinde 9 ay kalan ve daha sonra kaçıp Amerika’ya sığınan Tursunay Ziyabudun, maskeli Çinli erkeklerin “her gece” hücrelerden kadınları çıkarıp tecavüz ettiklerini, kendisinin de işkence gördüğünü ve üç farklı zamanda iki-üç kişinin toplu tecavüzüne uğradığını söylemişti.

Üç ay önce BBC’ye konuşan Ziyavudun yaşadığı anı şöyle anlatmıştı: “Polis üniforması değil, takım elbise giyiyorlardı. Bazen gece yarısından sonra hücrelere geliyor, istedikleri kadınları seçiyor ve hiçbir gözetim kamerasının olmadığı ‘kara oda’ adı verilen odaya götürüyorlardı.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0