Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Türkiye’de işgücü artık Çin’den daha ucuz

Türkiye ucuz işgücünde Çin'i geride bıraktı

Çin ucuz işçilik nedeniyle dünyayla rekabet avantajını kaybetti. Artık Türkiye’de işçilik resmen Çin’den daha ucuz.

Döviz kurları ve enflasyon rakamlarındaki yükseliş Türkiye’yi ucuz işçi pazarı haline soktu. Türkiye’de brüt asgari ücret 305 dolara gerilerken, Çin’de 306 dolara yükseldi. 2016’da iki ülke arasında 185 dolar fark varken, bu yıl fark kapandı ve Türkiye ucuz işçilikte Çin’i geride bıraktı. 2016’da Türkiye’de asgari ücret 377 dolar düzeyindeyken, 2015’te 400 doların üzerindeydi.

ASGARİ ÜCRET GÖRÜŞMELERİ BAŞLIYOR

10 milyon çalışanın gözünü diktiği asgari ücret görüşmeleri 6 Aralık Perşembe günü başlayacak. Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanmadan önce Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) ve Doç. Dr. Aziz Çelik, Türkiye’deki asgari ücret gerçeğini ortaya koyan kapsamlı bir rapor açıkladı.

Sözcü Gazetesi’nden Mehtap Özcan Ertürk’ün haberine göre, rapor Türkiye’deki brüt asgari ücretin dolar bazında Çin düzeyine yaklaştığı tespitini yapıyor. Bu durum Türkiye’yi ucuz işgücü cennetine çeviriyor.

CUMHURBAŞKANI MAAŞINDA TÜRKİYE ZİRVELERDE

Rapor ayrıca, Türkiye’nin OECD ülkeleri içinde asgari ücrete göre en yüksek cumhurbaşkanı maaşının olduğu 4’üncü ülke konumunda olduğunu da ortaya koydu. Asgari ücretin satın alma gücü açısından Türkiye, OECD ülkeleri arasında 18’inci sırada yer alıyor.

Siyasi lider maaşları ile asgari ücret karşılaştırması yapan DİSK-AR’a göre, Türkiye’de cumhurbaşkanının maaşı brüt asgari ücretin 25,4 katı. Bu oranla Türkiye, OECD içinde asgari ücrete göre en yüksek cumhurbaşkanı maaşının olduğu 4’üncü ülke. Çek Cumhuriyeti’nde cumhurbaşkanı asgari ücretin 2,2 katı maaş alırken, Meksika’da bu değer 152 kata yükseliyor. Asgari ücretlilerin toplam çalışan sayısına oranı da ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor.

Okumaya devam et
Reklamlar

Ekonomi

Türkiye borcu en hızlı artan ülkeler arasında rekor kırdı

Tayyip Erdoğan, ekonomide yeni bir seferberlik başlatılacağını açıklarken Türkiye, borcu en hızlı artan ülkeler arasında rekor kırdı. Borçların milli gelire oranı yüzde 137.6’dan 167.2’ye çıktı. Toplam borç ise 1.24 trilyon dolara ulaştı.

BOLD – Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), küresel borcun Eylül 2020’de 272 trilyon doları aşarak rekor kırdığını duyurdu. Borcu milli gelire oranı yüzde 167’yi aşan Türkiye, bu alanda en hızlı artış gösteren ülkeler arasında bulunuyor.

BORÇ ARTIŞINDA TÜRKİYE EN ÖNDE

IIF’nin yayımladığı “Küresel Borç İzleme” raporuna göre ocak-eylül dönemindeki küresel borç artışı 15 trilyon doları geçti. Yıl başında yüzde 320 olan borcun küresel gelire oranı yüzde 364’e yaklaştı. IIF, 2020 sonunda küresel borcun 277 trilyon dolara, borcun küresel gelire oranının da yüzde 365’e ulaşmasını bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerin toplam borcu 70.6 trilyon dolardan 76 trilyon dolara yükseldi. Borcun milli gelire oranında gelişmekte olan ülkelerde en fazla artışlar sırasıyla Lübnan, Çin, Malezya ve Türkiye’de oldu.

BORCUN YARISI DÖVİZ CİNSİNDEN

Türkiye’de borçların milli gelire (GSYH) oranları dikkate alındığında, 2020’nin üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre hane halkı borçları yüzde 14.7’den yüzde 18’e, finansal olmayan şirket borçları yüzde 65’ten yüzde 77.5’e, banka gibi finansal şirketlere ait borçlar yüzde 25.2’den yüzde 28.7’ye ve kamu borçları yüzde 32.3’ten yüzde 43’e yükseldi. Türkiye’de borçların milli gelire oranı yüzde 137.6’dan 167.2’ye, toplam borç 1.24 trilyon dolara ulaştı. Bu borcun 50.9’u TL, yüzde 49.1’i döviz cinsinden oluşuyor.

38 yıl sonra benim yaşadığımı kızlarımın da yaşayabileceğini hiç düşünmemiştim

Okumaya devam et

Ekonomi

Çalışan ebeveynlerin kreş isyanı

Her geçen gün artan koronavirüs salgını nedeniyle okul öncesi kurumlar ile kreşler uzaktan eğitim kapsamına alındı. Çalışıp da çocuklarını bırakacak yer bulamayan aileler, sorunlarına çözüm bekliyor.

BOLD – Hükumet, tüm okul öncesi kurumlar ile kreşleri uzaktan eğitim kapsamına aldı. Bu durum çalışan anne ve babaların çocuklarını zor durumda bıraktı. Aileler, 20 yaşından küçüklere de sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesi nedeniyle çocuklarını işyerlerine de götüremiyor.

AİLELER ÇIKIŞ YOLU ARIYOR

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre getirilen yasakla birlikte bakacak kimsesi olmayan aileler çocuklarını işyerlerine de götüremeyecek. Evlere çocuklar için bakıcı arayan aileler, kapalı olmasına karşın kreşlere ücretlerin yüzde 50’sini ödemek zorunda kalıyor. Hem kreş ve anaokuluna ücret ödemek hem de bakıcıya ödeme yapmak aileleri zor durumda bırakıyor.

ANNE, BABADAN BİRİNE İZİN VERİLMESİ İSTENİYOR

Birçok anne baba da aile büyüklerinden yardım istiyor. Ancak bu durum aile büyükleri için büyük risk oluşturuyor. Çalışan ebeveynlerin dışarıdan virüsü eve taşıyıp yaşlılara bulaştırmaları riski bulunuyor. Küçük çocuğu olan çalışan anne ve babalardan birisine izin verilmesi talep ediliyor. Kamuda bunun olabileceği ancak özel sektörde olmayacağına dikkat çekiliyor. Özel kreş ve anaokullarının sorunun çözümü için CİMER yoluyla Cumhurbaşkanlığı’na başvuracakları öğrenildi.

38 yıl sonra benim yaşadığımı kızlarımın da yaşayabileceğini hiç düşünmemiştim

Okumaya devam et

Ekonomi

Merkez Bankası Tayyip Erdoğan’ı değil piyasaları dinledi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün yüksek faize yönelik söylemine karşı Merkez Bankası bugün piyasaların beklentisi yönünde 4.75 puan faiz artışına gitti. Politika faizi yapılan artışla birlikte yüzde 15’e yükseldi.  

BOLD – Merkez Bankası, yabancı kuruluşlar, ekonomistlerin beklentisi yönünde faiz artışı yaptı. Politika faizini 4,75 puan artırarak yüzde 15’e yükseltti. Tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar verdi.

İLK TOPLANTISINDA YÜKSEK FAİZ ARTIŞI GERÇEKLEŞTİRDİ

Merkez Bankası yeni başkan Naci Ağbal yönetimindeki ilk toplantısını gerçekleştirdi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini 4,75 puan artırarak yüzde 15’e yükseltti. Merkez Bankası, tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar verdi. Faiz artışı beklentileri 2 ile 5,75 puan arasında yer alırken, tahminlerin ortalaması 4,75 puandı.

SALGIN NEDENİYLE BELİRSİZLİKLER YÜKSELDİ

Kuruldan yapılan açıklamada, “Küresel ekonomi üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma göstermiştir. Ancak, son dönemde artış gösteren Kovid-19 vakaları nedeniyle önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler yükselmiştir. İktisadi faaliyette toparlanma devam etmektedir. Artan vaka sayıları nedeniyle getirilen kısmi kısıtlamalar, başta hizmetler sektörü olmak üzere iktisadi faaliyetin kısa vadeli görünümüne dair belirsizlikleri arttırmaktadır. Diğer yandan, salgın döneminde sağlanan güçlü kredi ivmesinin gecikmeli etkileriyle artan iç talep, ithalat kanalıyla cari işlemler dengesini olumsuz etkilemektedir” denildi.

ENFLASYON GÖRÜNÜMÜNÜ OLUMSUZ ETKİLEMEKTE

Türk lirasındaki değer kaybının gecikmeli etkilerinin, uluslararası gıda fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma enflasyon görünümünü olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, “Kasım ayına ilişkin takip edilen veriler, enflasyonda yakın dönemdeki döviz kuru oynaklığı kaynaklı bir yükselişe işaret etmekle birlikte, para politikasındaki kararlı duruşla beraber bu artışın geçici olacağı değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, net ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir” denildi.

PARASAL DURUŞUN SIKILIĞI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK

Parasal duruşun sıkılığı, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilen açıklamada, “Düşük enflasyon ortamının kalıcı olarak tesisinin, ülke risk primlerinin düşmesi, dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla, makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama ve sürdürme temel amacına enflasyon hedeflemesi rejiminin gerektirdiği şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerini uygulayarak ulaşacaktır” denildi.

ERDOĞAN YÜKSEK FAİZDEN ŞİKAYET ETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün TOBB’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada yüksek faizden şikayet etmiş, “Yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle üretim yapabilir miyiz? Mümkün değil. Yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Birçok iş insanımızla konuştuğumda “Beni faiz batırdı” diyorlar. İnşallah bunları da tersine çevireceğiz. Önümüze çıkan engelleri aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz” demişti.

Cezaevinde bir KHK’lı daha kanser oldu: Hücrede tutuyorlar

Okumaya devam et

Popular