Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kazanın olduğu sinyalizasyonsuz yolun müteahhidi Sabah’ın patronu

Dokuz kişinin sinyalizasyon sistemi olmaması nedeniyle öldüğü tren yolunu inşa eden müteahhit firma Sabah Gazetesi’nin patronu Kolin Grubu…

Konya-Ankara seferini yapan hızlı tren, yol kontrolü yapan lokomotifle kafa kafaya çarpıştı ve 9 kişi hayatını kaybetti. Onlarca kişinin yaralanmasına neden olan kaza sonrası Ulaştırma Bakanı, “O lokomotif orada olmamalıydı” dedi.

Bakanın bu sözleri kazanın nedeni hakkındaki demiryolu uzmanlarının iddiasını doğruladı. Kaza sonrası ilk araştırmada; Başkentray Projesi’nin seçim öncesi aceleyle sinyalizasyon sistemi tamamlanmadan devreye sokulduğu ortaya çıkmıştı.

SİNYALİZASYONSUZ YOLUN MÜTEAHHİDİ KOLİN

Sincan-Ankara-Kayaş tren hatlarının yeniden inşasını içeren Başkentray Projesi’nin ihalesini yerli ve yabancı toplam 17 firma arasından 186 milyon 235 bin 935 avro ile Kolin-Gülermak İş Ortaklığı almıştı.
36 kilometrelik Başkentray Projesi’yle, Ankara-İstanbul, Ankara-Konya ve Ankara-Sivas Hızlı Tren Projelerinin Ankara şehir içi entegrasyonu sağlanacaktı. Proje kapsamında 25 peron, 13 karayolu altgeçidi, 2 karayolu üstgeçidi, 26 yaya altgeçidi ve 2 yaya üstgeçidi yapılacaktı.

İhaleyi alan Kolin, 17/25 Aralık operasyonunda “Havuz” kelimesiyle öne çıkan grup. Havuzda toplanacak yüz milyonlarca dolarla Kolin’in Sabah&ATV’yi satın alacağı telefon kayıtlarıyla ortaya çıkmıştı.
Kolin, AKP Hükümeti döneminde pekçok büyük altyapı ihalesini alan grup olarak kayda geçti ve Sabah&ATV’yi de şu an bünyesinde bulunduruyor.

SİYASİ TALEPLE İŞ BİTTİ İMZASI ATILDI

İhale şartnamesine göre Kolin-Gülermak ortaklığının, sinyalizasyon sistemini de tamamladıktan sonra hattı Ulaştırma Bakanlığı’na devretmeleri gerekiyordu. Ancak siyasi baskıyla hat, sinyalizasyon sistemi bitirilmeden teslim edildi ve açıldı. Mühendis ve kontrolorlere de bu süreçte baskıyla “İş bitti” imzalarının attırıldığı öğrenildi.

Kaza sonrası üç TCDD çalışanı tutuklanırken, operasyon henüz bitmemiş projeye “iş bitti” imzası atan mühendis, kontrolorler ve müteahhit firmaya uzanmış değil.

BAKAN SİNYALİ VERDİ

Ancak Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turhan, hızla bir açıklama yaparak “Sinyalizasyon sistemi demiryolu sistemi için olmazsa olmaz değil. Bu sistemin olmamasından dolayı demiryollarında işletme yapılamaz diye bir şey yok. Kazadan sonra ‘sinyalizasyon olmadığı için bu kaza oldu’ gibi değerlendirme yapanlar doğru bir değerlendirme yapmıyor.” sözleriyle soruşturmanın bu yöne ilerlemeyeceğinin sinyalini verdi.

Gündem

Anayasa Mahkemesinden Altan’ın başvurusuna ret: İddiaları soyut!

Anayasa Mahkemesi, gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın hürriyet ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine yönelik bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu. Altan’ın 13 Kasım 2019’da itiraz üzerine yeniden tutuklanmasıyla ilgili başvuruyu görüşen mahkeme, iddiaları soyut bularak hak ihlali olmadığına karar verdi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM) İkinci Bölümü, tutuklu bulunan gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.

Ahmet Altan, Yargıtay 16 Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılandığı davada, 4 Kasım 2019’da “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası verilerek adli kontrol şartıyla tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6 Kasım 2019’da tahliye kararına itiraz etmesi üzerine Ahmet Altan, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla 13 Kasım 2019’da tekrar tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama kararına yaptığı itirazlardan sonuç alamayan Ahmet Altan, 21 Kasım 2019’da AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

Altan’ın avukatları, ‘tutuklama için gereken şartlar bulunmamasına rağmen tekrar tutuklandığı’ gerekçesiyle, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın hürriyetlerinin ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurdu.

SUÇ İSNADINA BAĞLI TUTMA YOK

Bireysel başvuruyu değerlendiren AYM, Altan’ın başvurusunu kabul edilemez buldu. Kararda, Ahmet Altan’ın, “suç isnadına bağlı tutulma” halinin, hakkında ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmüyle birlikte tahliye kararının verildiği 4 Kasım 2019’da sona erdiği kaydedildi. Altan’ın bu tarihten sonraki döneme ilişkin olarak hürriyetinden yoksun kalmasının, “suç isnadına bağlı tutma” değil, “mahkumiyete bağlı tutma” niteliğinde olduğu belirtilen gerekçede, bu nitelikteki bir tutmayla ilgili yapılan bireysel başvuruda suç isnadına bağlı tutmaya ilişkin güvencelerin uygulanmasının mümkün olmadığı savunuldu.

Başvurucunun tutuklanma sürecinin yetkisiz makamlar tarafından başlatılıp neticelendirilmesi ve böylelikle mahkumiyete bağlı tutma kararını veren mercinin bir mahkeme olmadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilen gerekçeli kararda, bu nedenlerle Altan’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin bir ihlalin bulunmadığı, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez kararı verildiği kaydedildi.

İDDİALAR SOYUTMUŞ

Gerekçede, Altan’ın, tutuklama kararı veren ve bu karara karşı itirazını inceleyen ağır ceza mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddiasıyla ilgili soyut iddialar dile getirdiği belirtilerek, başvurunun bu kısmının da kabul edilemez bulunduğu ifade edildi.

Altan’ın bu kararın ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor. Ahmet Altan, 23 Eylül 2016 tarihindin itibaren Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Yargıtay’a atanan İrfan Fidan göreve başlamadan AYM’ye aday oldu

Okumaya devam et

Gündem

Korkutan rakam: Kasımda 29 kadın öldürüldü, 10 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun (KCDP), Kasım 2020 Raporu kadına yönelik şiddetin boyutlarını ortaya koydu. Rapora göre sadece kasım ayında 29 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 10 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Cinayeti işleyen erkeklerin ise kadınların yakını olduğu anlaşıldı.

BOLD – KCDP’nin hazırladığı Kasım 2020 Raporu’nda dikkat çeken istatistikler yayınlandı. Verilere göre geçtiğimiz ay erkekler tarafından 29 kadın cinayeti işlendi. 10 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET DURMUYOR

Evrensel’de yer alan habere göre öldürülen 29 kadından 15’inin hangi sebeple öldürüldüğü tespit edilemedi. Kadınlardan 1’i ekonomik sebeplerle, 13’ü de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. 15 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemedi.

Verileri değerlendiren KCDP, “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” denildi.

KADINLARI TANIDIKLARI ERKEKLER ÖLDÜRÜYOR

Hazırlanan rapora göre kadınlar genelde tanıdığı ve yakın olduğu erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen 29 kadının 10’u kocası, 5’i birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 2’si akraba, 2’si babası, 1’i kardeşi, 1’i oğlu, 2’si tanıdık birisi tarafından öldürüldü. 1 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu ise tespit edilemedi.

Diğer yandan raporda AKP’li Özlem Zengin’in “kadın cinayetlerini tespit etmenin zor olduğu” açıklamasına değinilerek 6284 sayılı kanunun etkin olarak uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yapıldı. Kasım ayında öldürülen kadınların 25’inin koruma kararının olup olmadığı bilinmediği, yalnızca 8 kadının polis şikayeti, boşanma başvurusu, uzaklaştırma veya koruma kararı gibi adli başvurusu olduğunun bilindiği belirtildi.

Okumaya devam et

Gündem

Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık çantasını yazan gazeteciye beraat

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın 50 bin dolar değerindeki çantasını haber yapan gazeteci Ender İmrek “güzel vasıf atfetmeyerek hakaret” ile suçlandığı davada beraat etti.

BOLD – “Parıl parıl parlıyordu Hermes çanta” yazısına “güzel vasıf atfetmeyerek hakaret” ettiği gerekçesiyle hakkında dava açılan Evrensel yazarı Ender İmrek beraat etti.

İMREK: ‘İYİ VASIF ATFETMEYEREK HAKARET’ HUKUK TARİHİNE GEÇTİ

Bir öncesi duruşmada mütalaasını açıklayan savcı “Anlaya gerekçe açık” diyerek, hiçbir gerekçe sunmadan İmrek’in cezalandırılmasını talep etmişti. Savcı mütalaasını tekrarladı. Savunmasında, davanın zaten hiç açılmaması gerektiğini belirten İmrek, “Hakaret yoktur, ‘iyi vasıflar atfetmeyerek hakaret’ gibi bir suçlama hukuk tarihine geçmiştir” diyerek beraatını talep etti. Bakırköy Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davada “suçun unsurlarının oluşmadığı” gerekçesiyle beraat kararı verildi.

‘ERDOĞAN AİLESİNİN İZAHAT VERME ÇABASI’

Ender İmrek duruşmada 50 bin dolarlık çanta için gazeteci Hande Fırat’ın gündeme getirdiği “çakma” iddiasını hatırlattı. İmrek “Hande Fırat bir yazı yazarak çantanın orijinal olmadığına, Emine Erdoğan’ın israfı sevmediğine dair bir yazı yazdı. Bu yazı, Emine hanım ve Erdoğan ailesinin bir kamuoyu baskısı altında kaldıkları ve çanta meselesine izahat getirme ihtiyacı duyduklarını göstermektedir. Yine adalet anlamında bir gelişme oldu. Adalet Bakanı bir açıklama yaparak hakimlerin ‘birilerine’ değil, dosyalara, hukuka bakarak karar vermeleri gerektiğini söyledi.” dedi.

AVUKAT İMREK: EMİNE ERDOĞAN’I ÖVME MECBURİYETİ VAR

Ender İmrek’in avukatı Yıldız İmrek ise yazının ifade kapsamında olduğunu belirterek “İddia makamı, Emine Erdoğan’ın övülmemesinin suç olduğu iddia etmektedir. İddianameden çıkan iki sonuç vardır. Birincisi Emine Erdoğan hiç kimse ile kıyaslanamaz. İkinci de Emine Erdoğan’ı övme mecburiyeti vardı, övülmemesi suçtur. Bu kabul edilemez. Müvekkilimin bu yazısında bir hakaret cümlesi bile tarif edilememektedir. Bu yazının basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı çok açık.” ifadelerini kullandı.

Kararını açıklayan mahkeme başkanı, Ender İmrek hakkında ‘hakaret’ suçlamasıyla kamu davası açıldığını ancak “İmrek’in üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına” hükmederek beraat kararı verdi.

DAVA SÜRECİ NASIL BAŞLADI?

29 Haziran 2019’da Evrensel’de yayımlanan “Parıl parıl parlıyordu Hermes çanta” başlıklı yazıda İmrek, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun Çağlayan Adliyesi’nde mahkemeye çıkması ile aynı tarihlerde AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın Japonya’daki G20 Zirvesi’ne 50 bin dolar değerindeki timsah derisi Hermes çanta ile katılmasını eleştirmişti. Bu eleştiri üzerine İmrek hakkında dava açıldı.

 

Okumaya devam et

Popular