Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

ABD, Suriye’deki askeri varlığını tamamen sonlandırıyor

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye'deki Amerikan askerlerinin geri dönüşünün başladığını açıkladı.

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye’deki koalisyon güçlerinin IŞİD karşısında zafer kazandığını ve Suriye’deki mücadelede bir sonraki aşamaya geçilmesi sebebiyle buradaki Amerikan askerlerinin geri dönüşünün başladığını belirtti.

Geri dönüş operasyonunun 60 ila 100 gün süreceği tahmin ediliyor.

Pentagon da Amerikan personelinin ülkelerine geri dönüşünün başladığını duyurdu, ancak güvenlik gerekçesiyle daha fazla bilgi vermedi. Pentagon’un açıklamasında ayrıca “gerektiğinde faaliyet gösterdiği yerlerde IŞİD’i yenmek için ortaklarımızla ve müttefiklerimizle birlikte çalışmayı sürdüreceğiz” denildi.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından, “IŞİD’i Suriye’de yendik, bu benim başkanlık dönemimde Suriye’de olmamız için tek nedendi” paylaşımında bulundu.

Amerikan ordusunun bölgedeki güçlerle ortaklaşa yürüttüğü operasyonlar sonucu Irak ve Suriye toprakları üzerinde hilafete dayalı bir hakimiyet kurduğunu iddia eden IŞİD’in elindeki bölgelerin büyük bir kısmı geri alındı. Halen Fırat Nehri’nin doğusunda dar bir bölgeyi kontrol ettiği belirtilen IŞİD’in egemenliği altındaki toprakları kaybetmesi örgütü yeniden gerilla taktiklerine dönmeye sevkedebilir.

“TRUMP, KARARINDAN ÖNCE ERDOĞAN’LA GÖRÜŞMEDİ”

Öte yandan Beyaz Saray’dan bir üst düzey yetkili, Başkan Trump’ın Suriye’den çekilme kararını tek başına aldığını ve bu konuyu Tayyip Erdoğan ile önceden görüşmediğini açıkladı. Bununla birlikte başkanın kararın ardından cumhurbaşkanını bilgilendirdiğini sözlerine ekledi.

İSRAİL DURUM DEĞERLENDİRMESİ YAPIYOR

ABD’nin askeri varlığını Suriye’den çekme niyetini iki gündür Abd Başkanı Trump ve Dışişleri Bakanı Pompeo ile değerlendirdiklerini belirten İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD’nin bölgede etki sahibi olmak için başka yöntemleri olduğunu açıkça ifade ettiklerini belirtti.

Netanyahu, “Çekilme takvimini, nasıl gerçekleştirileceğini ve tabiİ ki bize yönelik sonuçlarını inceleyeceğiz. Her durumda İsrail’in güvenliğini sağlamak ve bu arenada kendimizi korumak için kendimizi sağlama alacağız” dedi.

BU KARAR DİPLOMATİK ÇÖZÜM YOLLARINI TIKAR MI?

Bu adımın, Suriye’de sekiz yıldır sürmekte olan ve yüzbinlerce kişinin ölümüne, milyonlarca kişinin ise evini terketmesine neden olan iç savaşın sona ermesi için diplomatik çabaların hız kazandığı bir dönemde bölgedeki dengeleri nasıl etkileyeceği konusunda soru işaretleri uyandırdı.

Özellikle Başkan Trump’ın mensubu olduğu Cumhuriyetçilerden eleştiri sesleri yükseldi. Eleştirlerde alınan bu kararın Beşar Esad’ı ve dolayısıyla da onun destekçisi olan Rusya ve İran’ın elini güçlendireceği dile getirildi.

ABD Savunma Bakanı Jim Mattis ve diğer üst düzey yetkililer, IŞİD’in yeniden ortaya çıkmayacağı güvence altına alınana kadar Suriye’den çekilmeme görüşünü savunuyordu. Mattis, nisan ayında yaptığı açıklamada Suriye’deki iç savaşın sonlandırılmasıyla ilgili olarak “Diplomatlar olarak barışı kazanmadan geri çekilmeyi istemiyoruz” sözleriyle ifade etmişti. Buna rağmen Başkan Trump’ın Amerikan askerlerinin Suriye’den ilk fırsatta çekilmesi konusunda ısrarcı olduğu biliniyordu.

Washington yönetiminin aldığı bu kararla Amerikan askerlerinin Suriye’de daha uzun süreli bir varlık göstereceğine dair beklenti ve varsayımlar boşa çıktı.

Oysa Irak ordusunun 2014 yılında IŞİD güçleri karşısında dağılması üzerine Donald Trump eleştiri oklarını Amerikan askerlerinin Irak’tan çekilmesi kararını alan selefi Barack Obama’ya çevirmişti.

Amerikan askerlerinin geri çekilmesi halinde IŞİD’in yeniden ortaya çıkması ise bu kez Başkan Trump’ı eleştirilerin hedefi haline getirebilir.

AÇIKLAMA BÖLGEDEKİ DENGELERİ ETKİLEYEBİLİR

ABD’nin Suriye’de halen 2 bin askeri bulunuyor. Bunların büyük çoğunluğu IŞİD’le mücadele kapsamındaki özel operasyonlarda çatı yapısını Kürt YPG ve Arap milislerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri adlı grupla birlikte çalışıyor. Amerikan askerlerinin varlığı bölgede dengeleyici bir unsur olarak görülse de ABD’nin özellikle YPG ile yürüttüğü işbirliği Türkiye’nin tepkisini çekiyor.

Washington’dan gelen bu açıklama, Türkiye’nin Fırat nehrinin doğusuna düzenlemeyi planladığı harekata ilişkin hazırlıkların yoğunlaştığı bir döneme gelmesi bakımından önem teşkil ediyor.

Açıklamanın Rusya Dışişleri Bakanlığı’nın “ABD’nin Suriye’deki askeri varlığı barışın tesisinin önünde tehlikeli bir engel teşkil etmeye başladı. ABD’nin Suriye’deki varlığı yasa dışı” yönündeki çıkışının ardından gelmesi de dikkati çekici.

Amerikan askerleri Suriye’den tamamen çekilse dahi ABD’nin bölgedeki askeri varlığı etkin bir şekilde devam ediyor. Irak’ta halen 5 bin 200 askeri bulunan ABD, Suriye’de de IŞİD’le ilgili mücadele haricinde bugüne kadar Katar ve Ortadoğu’daki başka üslerde havadan müdahale gücünü hazır tutuyor.

KAYNAK: EURONEWS

Dünya

AB çocuk ve gençler için 1,8 milyar doz aşı alacak

Aşılardaki patentlerin kaldırılması tartışması sürerken Avrupa Birliği, 1,8 milyar doz Pfizer-Biontech aşısı almak için anlaşma imzaladı.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yeni sözleşmeyi duyurdu.

ÇOCUK VE GENÇLER İÇİN

Avrupa’da aşılama sürecinin iyi ilerlediğine vurgu yapan Von der Leyen, ilave dozların bağışıklık artırıcı aşılarda, ortaya çıkan yeni varyantlarla mücadelede, çocuk ve gençlerin aşılanmasında kullanılacağını belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un aşı alımına karşı çıktığı yönündeki haberlerin ardından yapılan yeni sözleşmeye göre BioNTech-Pfizer’la 2021-2023 yılları için 900 milyon dozu opsiyonlu olmak üzere toplam 1,8 milyar dozluk alım sözleşmesini onayladığını kaydetti.

450 MİLYON NÜFUSLU AB’YE HERYERDEN AŞI

AB’nin bugüne kadar opsiyonlar dahil olmak üzere BioNTech-Pfizer ile 2,4 milyar, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi-GSK ile 300 milyon, Johnson & Johnson ile 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 460 milyon doz aşı almak için sözleşmesi bulunuyor.

AB yönetimi, bu sözleşmeleri göz önünde bulundurarak yaz aylarında 450 milyon nüfusluk AB’de, yetişkin nüfusun yüzde 70’ini aşılamayı hedefliyor

Çin, Türkiye’ye neden aşı göndermiyor?

Okumaya devam et

Dünya

Mersin Limanına gönderilen kokain yüklü gemi Panama’da yakalandı

Kolombiya’dan Türkiye’ye 2020’de gönderilirken yakalan 4 bin 900 tonluk kokainin ardından Panama’da, Ekvador’daki Bolivar Limanı’nından yola çıkan ve son durağı Mersin Limanı olduğu öne sürülen konteynerde 616 paket kokain ele geçirildi. Kokainin muz kutuları içine saklandığı belirlendi.

BOLD – Orta Amerika ülkesi Panama’da, Türkiye’de Mersin Limanı’na gittiği ileri sürülen bir konteynerde 616 paket kokain ele geçirildiği açıklandı.

Evrensel’in haberine göre, Panama basınında yayımlanan haberlerde Ekvador’da Bolivar Limanı’ndan yola çıktığı belirtilen konteynerin son durağının Mersin Limanı olacağı kaydedildi.

İspanya merkezli uluslararası haber ajansı EFE’nin de geniş yer verdiği haberde konteynerin Panama’ya Güney Amerika ülkesi Ekvador’da bulunan Bolívar Limanı’nda geldiği ve aktarma noktası olan Panama’nın PSA Limanı’nda Panamalı yetkililer tarafından arandığı belirtildi. Kokainin konteynerdeki muz kutuları içinde saklanmış halde bulduğu öğrenildi.

Panamalı yetkililer, yasa dışı kargoyu çarşamba gecesi, bir takip ve istihbarat çalışması sonucunda tespit ettiklerini açıkladı.

Panama devletinin deniz ve hava operasyonlarını yürütmekten sorumlu resmi kurumu SENAN, sosyal medya hesabından kokain paketlerinin fotoğraflarını paylaştı. Paylaşımda yasadışı maddenin muz kutuları içinde saklandığı ve Ekvador’daki Bolivar Limanı’ndan yola çıkan kargonun son durağının Türkiye’nin Mersin Limanı olduğu ifade edildi.

Ağustos 2020’de Brezilya’dan gelen ve Kocaeli Dilovası’ndaki Yılport Limanı’na yanaşan geminin içindeki bir konteynerde de 540 kilo kokain ele geçirilmişti. İlk aramada bulunamayan uyuşturucu madde gemi ikinci kez arandıktan sonra bulunmuştu.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, konuyla ilgili Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından cevaplanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Sedat Peker gazeteci Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili Mehmet Ağar’ı işaret etti: Ödeşmek adettendir

Okumaya devam et

Dünya

İsrail polisi Mescid-i Aksa’da namaz kılan cemaate ses bombasıyla saldırdı

İsrail polisi, Doğu Kudüs’te Eski Şehir bölgesinde Müslümanların kutsal mekanı kabul edilen Mescid-i Aksa’daki Kıble Mescidi’nde teravih namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı. Olaylarda 200’e yakın Filistinli’nin yaralandığı bildirildi.

BOLD – İsrail polisi, Mescid-i Aksa’daki Kıble Mescidi’nde teravih namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullanarak saldırdı.

Öte yandan Mescid-i Aksa’nın içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ile Sahire Kapısında da İsrail polisi Filistinli gençlere müdahalede bulundu. Harem-i Şerif’te yaşanan olaylarda 200’e yakın Filistinli’nin yaralandığı belirtildi.

İsrail polisinin müdahalesine Türkiye’de siyasi parti liderlerinden tepki geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail polisinin Mescid-i Aksa cemaatine yaptığı saldırıları şiddetle kınadığını belirterek, “Filistinli kardeşlerimizle dualarımız aynı, yüreklerimiz birdir!” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Mescid-i Aksa’ya İsrail güvenlik güçleri tarafından ibadet sırasında yapılan saldırıda yaralanan tüm Filistinli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum” dedi.

ÇELİK: FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN SONUNA KADAR YANINDAYIZ

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “İsrail, Mescidi Aksa’nın hukuki statüsüne saygı duymalı ve uluslararası yükümlülüklerine uygun davranmalıdır. Filistinli kardeşlerimizin din ve vicdan özgürlüklerinin sonuna kadar yanındayız. Harem-i Şerif, tüm Müslümanların kutsal mabedidir. İsrail hükümetinin mübarek Ramazan ayında Müslümanların mabedine yaptığı saygısızlığı ve Filistinlilere uyguladığı şiddeti kınıyoruz” açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, “İsrail polisinin Mescid-i Aksa’ya girerek ses bombalarıyla saldırmasını şiddetle kınıyoruz. Mübarek Ramazan günlerinde hiçbir kutsala saygısı olmayan İsrail işgal güçleri Mescid-i Aksa’yı derhal terk etmelidir. Bu menfur ve pervasız saldırılar derhal durmalıdır” dedi.

Bayramda evden çıkmak yasak ama köprüden geçiş ücretsiz

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0