Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Ekonomik kriz balıkçıları da vurdu: 50 liralık ağ 120 lira oldu

Küçük ölçekli avcılık yapan balıkçılar, büyük ölçekli balıkçılar ve ağlara uygulanan zamlar nedeniyle mesleklerini sürdürmekte zorlanıyor.

Ağlar dolu ancak geleneksel balıkçılar zorda. Hem teknoloji karşısında hem de artan maliyetler nedeniyle mesleklerini kaybetmeyle karşı karşıyalar.

1 Eylül’de denizlerde başlayan av sezonu sürüyor. Karadeniz’de balıkçılar, son 10 yılın en bereketli palamut ve hamsi sezonunu yaşıyor.

Trabzon’un Faroz Limanı’nda kayıkla açıldıkları denizde küçük ölçekli avcılık yapan balıkçılar, teknolojiyi kullanarak avcılık yapan büyük ölçekli balıkçılar ve ağlara uygulanan zamlar nedeniyle avcılık yapamaz hale geldi.

Günün erken saatlerinde kayıkla denize açılan balıkçılar, az da olsa avladıkları balığı satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor.

“ÇOCUKLARIMIZ BABA MESLEĞİNİ SÜRDÜRMEYECEK”

45 yıldır baba mesleği balıkçılıkla uğraşan Salih Yılmaz, balık ağlarındaki fiyat artışının kendilerini zorladığını belirterek, “Denizin dibinde her çeşit atık var. Ağlara takılan atıklar hasar veriyor, yenilemek zorunda kalıyoruz. Denize salladığımız yaklaşık 2 bin TL değerindeki ağlarımızdan 100 TL’lik balık çıkaramıyoruz. Randımanlı balık yok. Baba mesleğimiz olduğu için kazanmasak da, mutsuz da olsak yapıyoruz ama bizden sonraki nesli denize sokmayacağız. Çocuklarımız baba mesleği balıkçılığı devam ettirmeyecek” dedi.

“BÜYÜK TEKNELERDEN BİZE BALIK KALMIYOR”

Gelişen teknoloji ile birlikte balık sürülerinin kolay tespit edilip yakalanabilmesinin balık popülasyonu açısından tehlike oluşturduğuna dikkati çeken balıkçı Haluk Kalyoncu ise “Sabah saat 5’te kalkıyor, 2 saat sonra bıraktığımız ağları topluyoruz. Limana gelip ağlardan ayıkladığımız balıkları komisyonculara satıyoruz. Masraflar gün geçtikçe ekonomik dalgalanmalar yüzünden artıyor. Gelişen teknoloji ile balık avı da değişti.

Büyük teknelerden bize balık kalmıyor. Balık sürülerinin kolay tespit edilebilmesi ve yakalanabilmesi, balık popülasyonu açısından tehlike oluşturuyor. Deniz bu kadar büyük bir teknolojiye karşılık veremez. 30 yıldır bu mesleği yapıyorum. Ekmeğimizi bundan kazanıp çocuklarımızı öyle okutuyoruz. Kayıkla küçük balıkçılıkla uğraşanlar her zaman geriye gidiyor. Eskiden 50 liraya aldığımız ağ şimdi 120 lira oldu. Alım gücümüz gün geçtikçe azalıyor. Balık zaten denizde az. Avladığımız balıkla mazotu karşılayamıyoruz” diye konuştu.

KAYNAK: SPUTNİK

Ekonomi

Economist’ten 128 milyar analizi: Türkler ekonomiye güvenmiyor

İngiliz dergisi The Economist, Merkez Bankasının ‘çarçur edilen’ 128 milyar dolarını analiz etti. Dergi, paraların Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın damadı döneminde harcandığını belirtti. “Türkler ülke ekonomisine güvenmediği için kripto para işlemlerinde patlama yaşanıyor” tespiti yapıldı.

BOLD – The Economist’in “TL’nin başarısız savunmasının maliyetini hesaplamak” başlıklı analizinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının rezervlerinin tükendiğine işaret edildi. Türk vatandaşının tasarruflarını dolar olarak değerlendirdiğine dikkat çekilen yazıda, ana muhalefet partisi CHP’nin parti binalarına asılan “128 milyar dolar nerede?” pankartlarının gece saatlerinde polisler tarafından indirildiği aktarıldı.

ERDOĞAN 128 DEĞİL, 165 DEDİ

Haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 21 Nisan’daki konuşmasında harcanan döviz rezervinin 128 değil 165 milyar dolar olduğunu söylediği hatırlatıldı. Erdoğan’ın bu çıkışının piyasaları ürküttüğü ve dolarda yükselme yaşandığı vurgulandı.

İKİNCİ YARI FAİZ İNDİREBİLİR

Erdoğan’ın Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ı kovduğunu da yazan dergi, Ağbal’ın rezerv satışına dair kurum içinde soruşturma talimatı vermesi sebebiyle kovulduğu iddiasını da yazdı. Yeni başkan Şahap Kavcıoğlu’nun yılın ikinci yarısında faiz indirimine gideceği belirtildi.

VATANDAŞIN PARASININ YARISI DOLAR

TL’deki değer kaybının Türklerin satın alma gücünü tükettiğine dikkat çekilere, birçok kişinin tasarruflarını TL yerine dolarda tuttuğu aktarıldı. Yabancı para mevduatının toplam mevduatın yarısından fazlasını oluşturduğuna dikkat çekilen yazıda, Türkiye’de yaşayanların ekonomiye güvenmediği için kripto paraya hücum ettiğini aktardı.

Türkiye’deki dijital para piyasasında Thodex’in de 2 milyar dolarlık varlıkla yurtdışına kaçtığı hatırlatıldı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Aşılamayı beceremeyen Sağlık Bakanlığı ihale işinde rekor kırdı

Türkiye’de aşı kalmadığı için aşılamalar durduruldu. Kovid-19’a karşı aşılamada sınıfta kalan bakanlığın ihalelerde rekor kırdığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı geçen yıl 22.1 milyar TL’lik alım yaptı. 

BOLD – 2020’de en fazla mal, hizmet ve yapım alımı yapan kamu idareleri arasında Sağlık Bakanlığı ikinci sırada yer aldı. 22.1 milyar TL’lik alım yapan bakanlığın 447 ihalesinin şikâyet edilmesi dikkat çekti.

BAKANLIK İHALELERDE REKOR KIRDI

2020 yılında Kamu İhale Kurumu’na sözleşme bilgisi ulaşan en fazla kamu alımını belediyeler yaptı. 44.4 milyar TL’lik alım yapan belediyeleri, 22.1 milyar TL ile Sağlık Bakanlığı izledi. Pandemi yılı olan 2020’de Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı alımlar bir önceki yıla göre sayı olarak azalırken toplam tutarı 3 milyar TL arttı. Sağlık Bakanlığı’nın görüntüleme ve tahlil hizmetlerinden yemek, temizlik alımına kadar çok sayıda ihalesi şikâyete konu oldu.

BİR YILDA 46 BİN İHALE YAPILDI

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre Sağlık Bakanlığı 2020 yılında 22.1 milyar TL’lik 46 bin 73 alım gerçekleştirdi. Bunun 21.5 milyar TL’lik bölümünde yasada belirtilen ihale usullerini tercih ederken 35.5 milyon liralık bölümü istisnalardan yararlanıldı. 647.4 milyon liralık bölümü ise ihaleye çıkmadan doğrudan temin yoluyla yapıldı. Tüm kamu idarelerinin yıl boyunca yaptığı 172.5 milyar liralık alımın yüzde 13’ünü tek başına Sağlık Bakanlığı gerçekleştirdi.

BAKANLIĞIN İHALELERİNE ŞİKÂYETLER ARTTI

Geçen yıl ihaleleri en fazla şikâyet edilen kamu kurumları sırasıyla belediyeler, Sağlık Bakanlığı ve diğer özel bütçeli kuruluşlar oldu. İhale sürecine ilişkin eylem ve işlemleri nedeniyle kamu idarelerine yapılan başvurular kabul edilmediği için Kamu İhale Kurulu’na 2 bin 316 yazılı itiraz başvurusu yapıldı. İdarenin verdiği kararı uygun bulmayanların yaptıkları ikinci itirazlarda 693 başvuru ile belediyeler ilk sırada yer alırken 447 ihalesine itiraz edilen Sağlık Bakanlığı ikinci sıraya yerleşti.

YASAKLADIĞI FİRMA SAYISI AZALDI

Sağlık Bakanlığı tartışmalı ihalelerle ilgili hep belediyelerin ardından ikinci sırada yer alırken yasaklama kararı veren kurumlar listesinde daha gerilerde kaldı. Cumhuriyet başsavcılıkları ve savcılıklarının aldığı 2 bin 712 kararın dışında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bin 606, Milli Eğitim Bakanlığı 427, Sağlık Bakanlığı ise şirketlere ilişkin 330 “ihalelere katılmayı yasaklama” kararı aldı. Bakanlığın ihalelere katılmaktan yasakladığı şirket sayısı üçte iki oranında azaldı.

AŞI YOK, AŞILAMALAR DURDU

İhalelerde rekor kıran Sağlık Bakanlığı yeterli aşı almadığı için aşılamalar durduruldu. Kovid-19 aşısı yaptırmak için randevu alarak Aile Sağlığı Merkezlerine gidenler, elleri boş dönüyor. İl Sağlık Müdürlükleri, az sayıda aşı gönderdiği için halk aşı olamıyor. Aşı olmadığı için vatandaşını aşılayamayan Türkiye, KKTC, Bosna Hersek, Libya başta olmak üzere birçok ülkeye ise aşı yardımında bulunması dikkat çekti.

Darphane üretimde rekor kırıyor: AKP altın çağına girdi!

Okumaya devam et

Ekonomi

Darphane üretimde rekor kırıyor: AKP altın çağına girdi!

Darphane bu yılın ilk çeyreğinde altın üretimi rekoru kırdı. 40,9 ton altın üreten darphane, bunun yüzde 35,5’lik kısmıyla çeyrek altın bastı. Yüzde 26,7’lik kısmıyla da birlik sikke altın üretimi gerçekleştirdi.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının verilerine göre, Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası’nın altın üretimi hızlandı.  Ton bazında bir önceki üretim rekoru ise 2020’nin üçüncü çeyreğinde kaydedilmişti. Darphane 2020’nin üçüncü çeyreğinde 38,8 tonluk altın üretirken, bunun yüzde 54,4’üyle sikke altın, yüzde 17,36’sıyla da çeyrek altın üretimi gerçekleştirmişti.

ALTIN FİYATLARINDA YÜKSELİŞ BEKLENTİSİ

Altının ons fiyatının 1.690 dolara gerilemesi sonrası artan altın üretiminin altın fiyatlarında yeni bir rekor beklentisinden kaynaklandığı açıklandı. Altın talebinin yurtiçinde arttığını vurgulayan İstanbul Altın Rafinerisi Stratejisti Haluk İzzet Mutlu, 2020’nin üçüncü çeyreğinde altın fiyatları ons başına 2.063 dolar seviyesine kadar çıkarken, çeyrek bazında yüzde 5,8 yükseliş kaydetmişti. 2021’de ise altın son 40 senenin en kötü ilk çeyrek performanslarından birini gerçekleştirerek yüzde 10’dan fazla düşüş kaydetti.

KAMU BANKALARININ ALTIN TALEBİ KARŞILANIYOR

Bu dönemlerdeki hızlı fiyat yükseliş-düşüş hareketlerinin ve yükselen risklerin talebi artırdığına değinen Mutlu, “Bunlara ek olarak bir de Hazine’nin ihraç ettiği tahvil ve kira sertifikaları var. Talepteki bu artış bunların ödemelerinin olduğu bir döneme denk geliyor. Bilhassa Ziraat Bankası tahvil geri dönüşlerinde fiziki altın isteyen tahvil sahiplerine darphane ürünlerinden verdi. Bu da o dönemde talebi arttıran bir faktör” diye konuştu.

5 Mayıs 2021 tarihi itibariyle altının ons fiyatı 1.777 dolar, gram altın 476 TL seviyesinde işlem görüyor. Çeyrek altın kuyumcularda 806 TL’ye satılıyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0