Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Trump’ın danışmanı: IŞİD ile savaşmak artık Suriye, Rusya ve Türkiye’nin işi

ABD Başkanı Donald Trump'ın Kıdemli Siyasi Danışmanı Stephen Miller, IŞİD ve diğer aşırılıkçılarla savaşmanın artık Suriye, Rusya ve Türkiye'nin işi olduğunu ifade etti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın danışmanı Stephen Miller, terör örgütü IŞİD ve diğer aşırılıkçılarla savaşmanın artık Suriye, Rusya ve Türkiye’nin işi olduğunu söyledi.

CNN kanalında Wolf Blitzer’in ‘The Situation Room’ programına konuk olan ABD Başkanı Donald Trump’ın Kıdemli Siyasi Danışmanı Stephen Miller, Suriye’den çekilme kararını savunurken bunu eleştiren siyasileri ve çekilmeye karşı çıkıp istifa eden Savunma Bakanı Jim Mattis’in ardından ağıt yakan medya organlarına çattı.

IŞİD KİMİN DÜŞMANI?

“IŞİD Rusya’nın düşmanı, IŞİD Esad’ın düşmanı, IŞİD Türkiye’nin düşmanı. Tüm bu ülkelerin düşmanlarıyla savaşmak için nesiller boyu Suriye’de kalıp Amerikalı kanı mı döktürmeliyiz?” diyen Miller, IŞİD’in yenilgiye uğratıldığını ve gelecekte ortaya çıkabilecek aşırılıkçılarla savaşmanın Suriye, Rusya ve Türkiye’nin işi olduğunu dile getirdi.

Miller, “Ama IŞİD yeniden mevzilenmek, yeniden büyümek ve yeniden organize olmak isterse düşmanlarını yenmek bu ülkelere düşen bir iş olacak.” dedi.

“TEZAHÜRATLARLA IRAK SAVAŞINA SOKANLAR”

Trump’ın Suriye’den çekilme kararı ile Savunma Bakanı Mattis’in istifası arasındaki bağlantıya dair soru üzerine Miller, “Mattis’in istifasına histerik tepki gösteren medya ve siyasiler ülkemizi tezahüratlarla Irak savaşına yani tam bir felakete sokan medya ve siyasilerle aynı.” diye çıkıştı.

“AFGANİSTAN, IRAK VE LİBYA FELAKETLERİ”

Miller şöyle devam etti: “Bu başkan yıllardır sürüklenip savrulan dış politikamızı yeniden doğru yola sokmak için seçildi. Irak, Afganistan ve Libya’da birbiri ardı sıra gelen dış politika hataları ulusal çıkarlarımıza zarar verdi.

ABD birbirini takip eden yönetimler eliyle kesinlikle feci bir dış politika yürüttü, bunun trilyonlarca ve trilyonlarca dolara, binlerce ve binlerce cana mal olması Ortadoğu’yu daha da istikrarsız ve tehlikeli hale getirdi.”

“HER SAVAŞA TARAF OLMAK ZORUNDA MIYIZ?”

Danışman, “Wolf, Amerikan halkı yeryüzü çapındaki tüm ihtilaflara taraf olup her yerdeki her savaşa katılmak için ne zaman yazıldı?” sorusunu yöneltirken Blitzer de Mattis, Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham ve diğerlerinin Trump’ın kararlarına itiraz ettiklerine dikkat çekti.

“MEDYA, ORTADOĞU’DAKİ HER KARIŞIKLIĞIN DESTEKÇİSİ GİBİ”

“Sevgili dostumuz Graham gibi bahsettiğin bazı sesler, Irak savaşı konusunda yanıldı, Ortadoğu politikası konusunda yanıldı. Medyanın Amerikan tarihindeki en müthiş dış politika otoritesiymiş gibi Graham’dan alıntı yapması, beni eğlendiriyor.” karşılığını veren Miller’dan karşı soru geldi:

“TRUMP, ÇOK YÖNLÜ DÜŞÜNÜP AKILLI HAREKET EDECEK”

“Ne zamandan beri Amerikan medyası, bu ülkeyi batağa saplamış Ortadoğu’daki her karışıklığın destekçisi haline geldi?”

Trump’ın ‘kimsenin kendisi kadar yapamayacağı şekilde Amerika’yı savunma konusunda çok net olduğunu’ söyleyen 33 yaşındaki danışman, “Kimsede olmayan bir askeri güce sahip olacak. Gerektiğinde her neresi ve ne zaman olursa olsun teröristleri öldürecek ama aynı zamanda bu konuda çok yönlü düşünüp akıllı olacak.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: SPUTNİK

Gündem

Ankesörden sonra şimdi de sabit telefon: 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı

15 Temmuz bahanesiyle eski askeri öğrencilere yönelik oluşturulan mağduriyetlerin ardı arkası kesilmiyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi. Savcılık, kontörlü sabit telefon üzerinden yapılan görüşmeleri dosyaya delil diye koydu.  

BOLD – Hizmet hareketine yönelik 15 Temmuz bahanesiyle yapılan operasyonlar sürüyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, hizmet hareketi mensubu iddiasıyla Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, 47 eski askeri öğrenci hakkında gözaltı kararı verildi.

SORUŞTURMA NEDENİ KONTÖRLÜ SABİT TELEFON İLE GÖRÜŞMEK

Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, Kara Kuvvetleri Komutanlığı mahrem hizmetler yapılanmasıyla irtibatı olduğu anlaşıldığı ve kontörlü sabit telefon üzerinden sivil imamlarıyla iletişim sağladıkları öne sürülen şüpheliler hakkında soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamada, daha önce ilişiği kesilmiş 47 askeri öğrenci hakkında Ankara merkezli 17 ilde gözaltı kararı verildiği bildirildi. Şüphelilerin yakalanmasına yönelik işlemlere Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince devam ediliyor.

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı ayda 17 maaş alıyor

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’nin davası: Biber gazıyla öldürülen Metin Öğretmen’in davası 10 yıl sonra başlıyor

Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı sırasında Artvin Hopa’ya yaptığı ziyaret öncesi protesto eylemlerinde polisin sıktığı biber gazı nedeniyle hayata veda eden öğretmen Metin Lokumcu’nun ölümüne ilişkin dava, 10 yıl sonra başlıyor. Oğul Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası” diyor.

BOLD – Artvin Hopa’da 31 Mayıs 2011’de dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’a yönelik protestoyu engellemek için polisin sıktığı biber gazı eğitimci Metin Lokumcu’nun ölümüne neden oldu. Cumhuriyet’ten Hazal Ocak’ın haberine göre Lokumcu’nun oğlu Ulaş Lokumcu, babasının en büyük hayalinin insanca yaşam olduğunu söyledi. Lokumcu, “Bu dava Hopa’nın ve Türkiye’nin davası. Artık biber gazından insanlar ölmesin. Davayı kazanırsak biber gazının bir silah olduğunu gösterebiliriz ve belki içeriğini değiştirebiliriz” dedi. Lokumcu, babasının ölümünün ardından Lokumcu soyadının Rize’de fişlendiğini de söyledi. Dava güvenlik gerekçesiyle Hopa’dan Trabzon’a kaçırılmıştı. Ulaş Lokumcu, Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecek davaya katılım çağrısında bulundu.

KAMU GÜVENLİĞİ BAHANESİ

Dönemin Başbakanı Erdoğan’ın 31 Mayıs 2011 günü Hopa’da yapacağı miting öncesi HES’lere karşı eylem yapan gruba çok sert müdahale edilmiş, olaylar sırasında polisin sıktığı biber gazı nedeniyle fenalaşan Metin Lokumcu yaşamını yitirmişti. Dönemin Artvin İl Emniyet Müdürü Muhsin Armağan ve Hopa İlçe Emniyet Müdürü’nün de aralarında bulunduğu 13 sanık hakkında açılan davanın ilk duruşması, 24 Aralık 2020 tarihinde Hopa’da görülecekti. Ancak duruşmaya saatler kala, dava “kamu güvenliği” gerekçesiyle Trabzon Asliye Ceza Mahkemesine taşındı.

BİBER GAZI KİMYASAL BİR SİLAH

Yarınki duruşma öncesi konuşan Ulaş Lokumcu, “2020’ye kadar resmen dava yok sayıldı. Sanki araştırma yapılmamış, herhangi bir bulgu bulunmamış gibi.. Hukuki mücadelemiz 10 yıldır devam ediyor. 10 yıl sonra ilk duruşmanın görülecek olması buruk bir sevinç yarattı. Amacımız, biber gazının bir kimyasal silah olduğu ve insanları öldürebileceğini ispatlamak. Elimizde bilimsel kanıt da var” dedi. Davanın Türkiye’de emsal olmasını istediklerini anlatan Lokumcu, “Destek olmak isteyen herkesi oraya bekliyoruz. Emri verenlerin daha yukarıda olduğunu biliyoruz. Onların da yargılanmasını istiyoruz. Babam emekli bir öğretmendi. Geleceğe güzel nesiller yetiştirmek istiyordu. Duyarlı insanlar yetiştirmek istiyordu. Hayali bu topraklarda insanca yaşamdı” diye konuştu.

BUNLAR İLK RAPORLAR

Dava avukatlarından Meriç Eyüboğlu, Türk Tabipleri Birliği ve Adli Tıp Genel Kurulu’nun 2012 tarihli raporlarıyla Lokumcu’nun ölümü ile kullanılan kimyasal gazlar arasında somut bir ilişki tespit edildiğini anımsattı. Eyüp-oğlu, “Bunlar aynı zamanda, gaz kullanımına, bu gazların öldürücülüğüne ilişkin ilk raporlar. Toplumsal olaylarda kimyasal gaz kullanımının yasaklanmasına ilişkin özellikle Gezi’den sonra yükselen talepler zamanla azalmıştı. Metin Lokumcu davası, bu talebin yeniden gündeme getirmesi açısından önemli” dedi. Davanın Trabzon’a taşınmasını değerlendiren Eyüboğlu, “Bu bir devlet geleneği. Bu davaya Hopalıların sahip çıkması, toplum tarafından sahiplenilmesi engellenmek isteniyor. Ayrıca cezasızlıkla sonuçlanacak bir süreci başlatmış oluyorlar. Ama Fizan’da da olsa bu davaya giderdik. Görev savma kabilinden bir iddianameyle karşı karşıyayız. Görev savma kabilinden bir yargılama olmaması için her türlü hukuki hazırlığı yaptık” diye konuştu.

Okumaya devam et

Gündem

Diyarbakır Valiliğinin patates izdihamı paniği: Göründüğü gibi değil

Patates dağıtımı sırasında oluşan izdiham görüntülerdeki gibi bir dağıtım şeklinin olmadığını açıklayan Valilik, çuvallardan almak için yarışan ihtiyaç sahiplerini provokatörlükle suçladı.

BOLD – Şanlıurfa’daki izdiham görüntülerinin ardından, Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Muradiye Mahallesi’nde de dağıtılan ücretsiz patatesin neden olduğu izdiham, dün basına yansıdı.

Görüntülerde, vatandaşlar patates çuvallarını almak için birbirleriyle yarışıyor.

Görüntüler Diyarbakır Valiliğini rahatsız etti. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerdeki gibi bir dağıtım yönteminin olmadığını belirten Valilik ihtiyaç sahibi vatandaşları suçladı.

Valilik açıklamasına şu ifadeleri kullandı: “Bağlar ilçemizde 369 ton yemeklik patates dağıtımına başlanmıştır. 17 Nisan’da dağıtımına başlanan yemeklik patates aynı gün bin 355 aileye dağıtılmıştır. Görüntülere yansıdığı gibi bir dağıtım yöntemimiz kesinlikle yoktur.”

ÇUVALLARI AŞAĞI ATTILAR

İzdihama provokasyonun neden olduğunun belirtildiği açıklamanın devamı şöyle: “Bu hassasiyetimize rağmen, Bağlar ilçemiz Muradiye Mahallesi’nde dağıtım yapılırken, provokasyon yapmak isteyen 4-5 kişi, dağıtım aracını ısrarla takip etmiş ve eve dağıtım esnasında kamyonun üzerine çıkarak kalan on beş çuvalı aşağıya atmışlardır. Dağıtım yapan personel, vatandaşlarla arasında herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan olay yerinden ayrılmıştır. Konu ile ilgili tahkikat yapılmaktadır.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0