Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Renkler, Sesler ve Shadi Yousefian

Farsça müzikleri sevenlerin Eendo ve Kiosk gruplarındaki vokalistliği ile ya da Mohseen Namjo ile yaptığı düetlerle tanıdığı İranlı sanatçı Shadi Yousefian aslında müzik dışında da çalışmaları olan çok yönlü bir sanatçı.

RENKLERİN ÇAĞRISI

1978’de Tahran’da doğan Shadi Yousefian, on altı yaşına geldiğinde Amerika Birleşik Devletleri’ne taşınır. Henüz yeterli İngilizce becerisine sahip değilken; doğduğu topraklara özlemini, bir göçmen olarak deneyimlerini ifade etmek için sanata yönelir ve San Francisco Eyalet Üniversitesi’nden hem lisans derecesini (2003) hem de yüksek lisans derecesini (2006) güzel sanatlar dalında alır.

GÖÇMENLİK VE KİMLİK

Shadi’nin çalışmaları, özellikle kültürel kimlik ve göçmenlik deneyimi olmak üzere çağdaş yaşamın kişisel ve sosyal konularını içine almaktadır. İranlı bir göçmen olarak; yabancılaşma, kimlik kaybı ve kendini yeniden bulma gibi evrensel temalara değinen sorunları yansıtıyor ve ele alıyor.

Shadi’nin “Letters, Memories ve Diaries” dizisi başta olmak üzere bugüne kadarki bütün çalışmaları, kendi yaşamının özünü bir göçmen olarak yakalamak ve damıtmak, aynı zamanda onu daha evrensel bir deneyime bağlamak arzusunu yansıtıyor.

MÜZİK ÇALIŞMALARI

Profesyonel müzik kariyeri 2007 yılında Kiosk grubunun “Asg e Sorat” (Hız Aşkı) albümüyle başlayan Shadi, İran coğrafyasının renklerini taşıyan sıcak sesiyle kısa sürede sevildi. Müzikal çalışmalarını şu sıralar Eendo grubuyla sürdüren Shadi, Mohseen Namjo ve Hossein Mansouri gibi güçlü isimlerle yaptığı düetlerle bu alanda ne kadar iyi olduğunu gösterse de asıl ağırlığı her zaman resim çalışmalarına vermeye devam ediyor. Hossein Mansouri ile seslendirdiği “Sharghi e Gamgin”i ( Hüzünlü Şarkılar) dinlemeniz özellikle tavsiye edilir.

Kültür

Londra Caz Festivali’nde Türkiyeli sanatçılar

Alternatif müziğin ünlü isimleri “Moğollar”, “BaBa ZuLa”, “İlhan Erşahin” ve “Islandman” Londra Caz Festivali’nde yer alacaklar. Performanslar online izlenebilecek.

BOLD– Dünyanın en eski ve en saygın müzik organizasyolarından olan Londra Caz Festivali; ‘Istanbul Psychedelic’ konserlerinde ”BaBa ZuLa”, ”Moğollar”, ”İlhan Erşahin” ve ”Islandman”ı ağırlamaya hazırlanıyor.

MOĞOLLAR’DAN YENİ ALBÜM MÜJDESİ

İstanbul’un farklı lokasyonlarında İstanbul Kültür A.Ş. ‘nin desteğiyle kayda alınan performanslar, pandemi sebebiyle bu yıl online olarak yapılacak Londra Caz Festivali’nde 21 Kasım’da izlenebilecek.

Elli beşinci müzik yılını kutlayan efsanevi Moğollar’ın bu konseri aynı zamanda aralık ayında yayınlayacakları yeni albümlerinin de habercisi.

Anatolian Sun adını taşıyan albüm, dünyaca ünlü Artone Studio’larında direct – to – disc (doğrudan diske kayıt) teknolojisiyle kaydedildi. Herhangi bir düzenleme yapılmadan tek seferde ve tamamen canlı kaydedildiği için konser performansına en yakın albüm olma özelliğini taşıyan “Anatolian Sun” 11 Aralık’ta hem plak olarak hem de dijital platformlarda yayınlanacak.

Festivalle ilgili detaylı bilgiye ve Türkiyeli sanatçıların ücretsiz online performanslarına efglondonjazzfestival.org.uk adresinden ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kültür

Leo Tolstoy’un 1909 tarihli ses kaydı ortaya çıktı: Din ve dayandığı öz…

Büyük Rus romancı Leo Tolstoy’un 1909 yılında kaydedilen ve Fransız Milli Kütüphanesi’nde saklanan ses kaydı France Culture kanalı tarafından paylaşıldı.

BOLDSavaş ve Barış, Anna Karenina gibi ölümsüz eserlere imza atan ve halen en büyük romancılardan kabul edilen Tolstoy’un ölümünden 1 yıl önce kaydedilen ses kaydı paylaşıldı. Tolstoy Fransızca konuştuğu kayıtta din ve inanç hakkındaki görüşlerini dile getiriyor.

KAYITLAR TİCARİ OLARAK SATILMIŞ

Tolstoy’un Fransa Milli Kütüphanesi’nin (BnF) Eski Ses Koleksiyonu’nda bulunan kayıtları Gramophone Company’de yapımcı ve ses mühendisi olarak çalışan Amerikalı Fred Gaisbeg tarafından alındı. Ünlülerin seslerini kaydeden Gaisbeg, Tolstoy’u da ziyaret ederek Rusça, İngilizce, Almanca ve Fransızca olarak inanç üzerine yaptığı ve konuşmaları kaydetti. İşte o kayıtlardan biri…

BnF’deki eski koleksiyonun Sesli Belgeler Hizmeti’nde görevli Lionel Michaux’nun verdiği bilgiye göre Fred Gaisbeg, ünlü sesleri kaydetme çalışmasına 1903’te Carmen Sylva takma adıyla şiirler yayınlayan Romanya Kraliçesi Elizabeth’le başladı. Çalışmalarına devam eden Gaisberg 1909’da Leo Tolstoy’un malikânesi Yasnaya Polyana’ya giderek ünlü yazarın ses kaydını aldı.

Gaisberg’in kayıtları Gramophone markası tarafından yayınlandı ve ticari olarak satıldı. Fransa Milli Kütüphanesi tarafından satın alınan kayıtlar İngiliz Kütüphanesi’nde de bulunuyor.

DİN, İNSANIN TANRI İLE OLAN İLİŞKİSİDİR’

France Culture tarafından paylaşılan kayıtlarda Tolstoy, inançla ilgili düşüncelerini şu sözlerle dile getiriyor:

“Din, bir kez ve herkes için kurulmuş bir inanç, doğaüstü olaylara olan inanç ya da belirli duaların gerekliliğine dair bir inanç değildir. Zamanımıza uyum sağlamasına gerek olmayan eski batıl inançların ve cehaletin kalıntısı da değildir. Din, insanın sonsuzlukla, Tanrı ile olan ilişkisidir. Bilge bir İbranice ifade ‘İnsan ruhu Tanrı’nın lambasıdır’ diyor. İnsan, Tanrı’nın ışığı ruhunda yanmadığı sürece zayıf, sefil bir hayvandır. Ve bu ışık sadece din tarafından aydınlatılan ruhta tutuşturulduğunda, insan dünyadaki en güçlü varlık olur. Din ve dayandığı öz budur” diyor.

Okumaya devam et

Kültür

Tiyatro oyuncusu Ahmet Uz hayatını kaybetti

Birçok sinema filminde, TV dizisinde yer alan, seslendirme sanatçısı olarak birçok yapıma katkıda buluna tiyatro oyuncusu Ahmet Uz hayatını kaybetti.

BOLD– Uzun süredir akciğer kanseriyle mücadele eden ve 10 gündür özel bir hastanede yatmakta olan 75 yaşındaki Ahmet Uz’un cenaze namazı yarın öğle namazından sonra Üsküdar Şakirin Camii’inde kılınacak.

KÜLTÜR BAKANLIĞINDAN VE OYUNCULARDAN TAZİYE MESAJLARI

Ahmet Uz’un vefatının ardından bir taziye mesajı yayınlayan Kültür Bakanlığı ünlü sanatçı için “Tiyatro, sinema ve seslendirme sanatçısı, dizi oyuncusu Ahmet Uz’a Allah’tan rahmet, kıymetli sanatçımızın yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyoruz. Sanat camiamızın başı sağ olsun.” ifadelerini kullandı.

Oyuncu Cem Davran da birlikte rol aldıkları “Kırık Testi” oyunundan bir sahneyi paylaştığı mesajında sahnede bulunan oyuncuları kastederek “Hepsi gitti” diyerek üzüntüsünü dile getirdi.

AHMET UZ KİMDİR?

Müzisyen bir aileden gelen Ahmet Uz, 1970 yılında İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro Bölümünden mezun olarak sanat yaşamına başladı. Devlet tiyatrolarının yanı sıra bazı özel tiyatrolarda da sahneye çıkan Uz, 1977’de Şehir Tiyatroları kadrosuna geçti.

Yüzü aşkın oyunda rol alan Ahmet Uz, birçok sinema filminde ve dizide yer aldı, seslendirme çalışmaları yaptı. Merhum sanatçının rol aldığı bazı oyunlar şöyle:

Sonbaharı Beklerken : Gökhan Eraslan – Sadri Alışık Tiyatrosu – 2012
Titanik Orkestrası : Hristo Boytchev – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2008
Yaban Ormanları : Alexandre Ostrovski – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2007
Hakimiyeti Milliye Aş Evi : Güngör Dilmen – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2004
Bizans Düştü : Turan Oflazoğlu : İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2002
Suç Ve Ceza : Fyodor Dostoyevski – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 2001
Oidipus : Sofokles – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1996
Kıral Lear : Wiliam Shakespeare – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1990
Üçüncü Selim (oyun) : Turan Oflazoğlu – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1983
Tırpan (oyun) : Fakir Baykut\Taner Barlas – İstanbul Şehir Tiyatrosu – 1979
Montserrat : Emmanuel Robles – İstanbul Şehir Tiyatrosu
Kıskanç : İstanbul Şehir Tiyatrosu
Marıus : Marcel Pagnol – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1975
Çalıkuşu : Reşat Nuri Güntekin\Necati Cumalı – Ankara Devlet Tiyatrosu – 1974

Okumaya devam et

Popular