Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“Bankalar kepenk kapattı, sanayicinin de kapatmasını dört gözle bekliyorlar”

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan bankaların şirketlere kredi vermediğini söyledi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Başkanı Erdal Bahçıvan, bankalara sert eleştiriler yöneltti. Bahçıvan, bankaların işletmelere karşı kepenk kapatmış gibi davrandığını belirterek, “Sanki bizlerin de kepenkleri kapatmasını dört gözle bekliyorlar.” dedi.

Erdal Bahçıvan, Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) 7’nci olağan meclis toplantısında konuştu. Son dönemdeki ekonomik gelişmelere değinen Bahçıvan, Türkiye’nin karamsarlıktan iyimserliklere doğru çok hızla dönebilen bir ülke olduğunu söyledi.

BAHÇIVAN: SEKTÖRÜN TEMEL PROBLEMİ BANKACILIK

Sektörün temel probleminin bankacılık olduğunu ve Türk bankacılık sisteminin bu dönem boyunca çok iyi bir sınav veremediğini dile getiren Bahçıvan, “Kamu bankaları dışında adeta diğerleri kepenkleri kapatmış vaziyette. Sanki bizlerin de kepenkleri kapatmasını dört gözle bekliyorlar.” eleştirisini getirdi.

Bahçıvan şöyle devam etti:

BANKALAR, HATALARININ BEDELİNİ ŞİRKETLERE ÖDETİYOR

“Sefayı ve zenginliği bankalarla beraber paylaştık. Her zengin ve bereketli dönemin belli zorlu dönemleri olabilir. İş ortaklığı bunu gerektirir. Yol arkadaşlığı ve sağlam dostluklar bunu gerektirir. Maalesef Türk bankacılık sektöründe sefa varken beraberiz ama zorluk ve cefa varken yalnızsınız anlayışının çok net bir şekilde kendini ortaya koyduğunu görmekteyiz. Bu ülke bu imkanları ve zenginliği reel sektör üzerinden kazanmadı. Maşallah anlı şanlı karları her sene her çeyrekte görmekteydi bankacılık kesimi. Kendilerinin yaptığı bir takım hatalı davranışları, kendilerinin yapmış olduğu bir takım yanlış kredi kullandırmalarının bedelini reel sektör üzerinden ödetmeye çalışmak tek kelimeyle insafsızlıktır.”

ANKARA DA SORUNUN FARKINDA

Bankacılık sektörünün hatalarını en kısa sürede gözden geçireceğine inandığını ifade eden Bahçıvan, bankacılık sisteminin kendini göstermesi gereken dönemde iyi bir görüntü vermediğini söyledi.

Bu konuyla ilgili uyarılarını yaptıklarını kaydeden Bahçıvan, “Ankara da bunun farkında. Bizim için 2019’da olumlu çıkışlara eğer finans dünyası da kendini değiştirip ayak uydurursa inşallah yılın üçüncü ve dördüncü ayından sonra ben düzelmenin ve toparlanmanın olabileceği bir dönemin işaretlerini verebileceğini düşünüyorum.” dedi.

Bahçıvan, Türkiye’nin her zaman parayı bulabilecek ve yabancı yatırımcı çekebilecek bir ülke olduğunu belirterek, “Türkiye hiçbir zaman borcunun üzerine yatmamış ve hiçbir zaman borcunu inkar etmemiş bir ülkedir. Dünyada aldığı borca Türkiye kadar sadık olan bir başka ülke yok.” diye konuştu.

Türkiye’de aileler bankalara ipotekli: Vatandaşın borcu 542 milyar TL

Ekonomi

Türkiye borcu en hızlı artan ülkeler arasında rekor kırdı

Tayyip Erdoğan, ekonomide yeni bir seferberlik başlatılacağını açıklarken Türkiye, borcu en hızlı artan ülkeler arasında rekor kırdı. Borçların milli gelire oranı yüzde 137.6’dan 167.2’ye çıktı. Toplam borç ise 1.24 trilyon dolara ulaştı.

BOLD – Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), küresel borcun Eylül 2020’de 272 trilyon doları aşarak rekor kırdığını duyurdu. Borcu milli gelire oranı yüzde 167’yi aşan Türkiye, bu alanda en hızlı artış gösteren ülkeler arasında bulunuyor.

BORÇ ARTIŞINDA TÜRKİYE EN ÖNDE

IIF’nin yayımladığı “Küresel Borç İzleme” raporuna göre ocak-eylül dönemindeki küresel borç artışı 15 trilyon doları geçti. Yıl başında yüzde 320 olan borcun küresel gelire oranı yüzde 364’e yaklaştı. IIF, 2020 sonunda küresel borcun 277 trilyon dolara, borcun küresel gelire oranının da yüzde 365’e ulaşmasını bekliyor. Gelişmekte olan ülkelerin toplam borcu 70.6 trilyon dolardan 76 trilyon dolara yükseldi. Borcun milli gelire oranında gelişmekte olan ülkelerde en fazla artışlar sırasıyla Lübnan, Çin, Malezya ve Türkiye’de oldu.

BORCUN YARISI DÖVİZ CİNSİNDEN

Türkiye’de borçların milli gelire (GSYH) oranları dikkate alındığında, 2020’nin üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre hane halkı borçları yüzde 14.7’den yüzde 18’e, finansal olmayan şirket borçları yüzde 65’ten yüzde 77.5’e, banka gibi finansal şirketlere ait borçlar yüzde 25.2’den yüzde 28.7’ye ve kamu borçları yüzde 32.3’ten yüzde 43’e yükseldi. Türkiye’de borçların milli gelire oranı yüzde 137.6’dan 167.2’ye, toplam borç 1.24 trilyon dolara ulaştı. Bu borcun 50.9’u TL, yüzde 49.1’i döviz cinsinden oluşuyor.

38 yıl sonra benim yaşadığımı kızlarımın da yaşayabileceğini hiç düşünmemiştim

Okumaya devam et

Ekonomi

Çalışan ebeveynlerin kreş isyanı

Her geçen gün artan koronavirüs salgını nedeniyle okul öncesi kurumlar ile kreşler uzaktan eğitim kapsamına alındı. Çalışıp da çocuklarını bırakacak yer bulamayan aileler, sorunlarına çözüm bekliyor.

BOLD – Hükumet, tüm okul öncesi kurumlar ile kreşleri uzaktan eğitim kapsamına aldı. Bu durum çalışan anne ve babaların çocuklarını zor durumda bıraktı. Aileler, 20 yaşından küçüklere de sokağa çıkma kısıtlaması getirilmesi nedeniyle çocuklarını işyerlerine de götüremiyor.

AİLELER ÇIKIŞ YOLU ARIYOR

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre getirilen yasakla birlikte bakacak kimsesi olmayan aileler çocuklarını işyerlerine de götüremeyecek. Evlere çocuklar için bakıcı arayan aileler, kapalı olmasına karşın kreşlere ücretlerin yüzde 50’sini ödemek zorunda kalıyor. Hem kreş ve anaokuluna ücret ödemek hem de bakıcıya ödeme yapmak aileleri zor durumda bırakıyor.

ANNE, BABADAN BİRİNE İZİN VERİLMESİ İSTENİYOR

Birçok anne baba da aile büyüklerinden yardım istiyor. Ancak bu durum aile büyükleri için büyük risk oluşturuyor. Çalışan ebeveynlerin dışarıdan virüsü eve taşıyıp yaşlılara bulaştırmaları riski bulunuyor. Küçük çocuğu olan çalışan anne ve babalardan birisine izin verilmesi talep ediliyor. Kamuda bunun olabileceği ancak özel sektörde olmayacağına dikkat çekiliyor. Özel kreş ve anaokullarının sorunun çözümü için CİMER yoluyla Cumhurbaşkanlığı’na başvuracakları öğrenildi.

38 yıl sonra benim yaşadığımı kızlarımın da yaşayabileceğini hiç düşünmemiştim

Okumaya devam et

Ekonomi

Merkez Bankası Tayyip Erdoğan’ı değil piyasaları dinledi

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dün yüksek faize yönelik söylemine karşı Merkez Bankası bugün piyasaların beklentisi yönünde 4.75 puan faiz artışına gitti. Politika faizi yapılan artışla birlikte yüzde 15’e yükseldi.  

BOLD – Merkez Bankası, yabancı kuruluşlar, ekonomistlerin beklentisi yönünde faiz artışı yaptı. Politika faizini 4,75 puan artırarak yüzde 15’e yükseltti. Tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar verdi.

İLK TOPLANTISINDA YÜKSEK FAİZ ARTIŞI GERÇEKLEŞTİRDİ

Merkez Bankası yeni başkan Naci Ağbal yönetimindeki ilk toplantısını gerçekleştirdi. Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, politika faizini 4,75 puan artırarak yüzde 15’e yükseltti. Merkez Bankası, tüm fonlamanın temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo faiz oranı üzerinden yapılmasına karar verdi. Faiz artışı beklentileri 2 ile 5,75 puan arasında yer alırken, tahminlerin ortalaması 4,75 puandı.

SALGIN NEDENİYLE BELİRSİZLİKLER YÜKSELDİ

Kuruldan yapılan açıklamada, “Küresel ekonomi üçüncü çeyrekte kısmi toparlanma göstermiştir. Ancak, son dönemde artış gösteren Kovid-19 vakaları nedeniyle önümüzdeki dönemde küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler yükselmiştir. İktisadi faaliyette toparlanma devam etmektedir. Artan vaka sayıları nedeniyle getirilen kısmi kısıtlamalar, başta hizmetler sektörü olmak üzere iktisadi faaliyetin kısa vadeli görünümüne dair belirsizlikleri arttırmaktadır. Diğer yandan, salgın döneminde sağlanan güçlü kredi ivmesinin gecikmeli etkileriyle artan iç talep, ithalat kanalıyla cari işlemler dengesini olumsuz etkilemektedir” denildi.

ENFLASYON GÖRÜNÜMÜNÜ OLUMSUZ ETKİLEMEKTE

Türk lirasındaki değer kaybının gecikmeli etkilerinin, uluslararası gıda fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon beklentilerindeki bozulma enflasyon görünümünü olumsuz etkilediği belirtilen açıklamada, “Kasım ayına ilişkin takip edilen veriler, enflasyonda yakın dönemdeki döviz kuru oynaklığı kaynaklı bir yükselişe işaret etmekle birlikte, para politikasındaki kararlı duruşla beraber bu artışın geçici olacağı değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda Kurul, enflasyon görünümüne dair risklerin bertaraf edilmesi, enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve dezenflasyon sürecinin en kısa sürede yeniden tesisi için, net ve güçlü bir parasal sıkılaştırma yapılmasına karar vermiştir” denildi.

PARASAL DURUŞUN SIKILIĞI KARARLILIKLA SÜRDÜRÜLECEK

Parasal duruşun sıkılığı, enflasyonu etkileyen tüm unsurlar dikkate alınarak, enflasyonda kalıcı düşüş sağlanana kadar kararlılıkla sürdürüleceği ifade edilen açıklamada, “Düşük enflasyon ortamının kalıcı olarak tesisinin, ülke risk primlerinin düşmesi, dolarizasyon eğiliminin tersine dönmesi, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla, makroekonomik ve finansal istikrarı olumlu etkileyeceği değerlendirilmiştir. Merkez Bankası, fiyat istikrarını sağlama ve sürdürme temel amacına enflasyon hedeflemesi rejiminin gerektirdiği şeffaflık, öngörülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerini uygulayarak ulaşacaktır” denildi.

ERDOĞAN YÜKSEK FAİZDEN ŞİKAYET ETMİŞTİ

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün TOBB’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada yüksek faizden şikayet etmiş, “Yüksek faizin nelere mal olduğu ortada. Yüksek faizle üretim yapabilir miyiz? Mümkün değil. Yüksek faize yatırımcımızı ezdirmememiz gerekiyor. Birçok iş insanımızla konuştuğumda “Beni faiz batırdı” diyorlar. İnşallah bunları da tersine çevireceğiz. Önümüze çıkan engelleri aşarak hedeflerimize doğru yürümeye devam edeceğiz” demişti.

Cezaevinde bir KHK’lı daha kanser oldu: Hücrede tutuyorlar

Okumaya devam et

Popular