Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

“İstanbul Havalimanı” daha açılmadan kaosa yol açtı!

İstanbul Havalimanı, daha tam kapasite çalışmaya başlamadan, hava trafiğinde, işletmesinde ve yer hizmetlerinde büyük kaosa yol açtı.

İstanbul’un su havzaları üzerine, Kulakçayırı Gölü doldurularak inşa edilen ve 29 Ekim 2018’de kısmi açılışı yapılan İstanbul Havalimanı, daha tam kapasite çalışmaya başlamadan hava trafiğinde, işletmesinde ve yer hizmetlerinde büyük kaosa yol açtı.

İnşaatı sırasında işçilerin “elverişsiz çalışma şartlarını protestoları” ve 31 işçinin tutuklanmasıyla gündeme gelen yeni havalimanı, yoğun yağmurlarda yaşanan su baskınlarıyla da dikkat çekmişti.

AÇILIŞ 1 NİSAN 2019’A ERTELENDİ

Daha önce 29 Ekim’de hizmete açılacağı söylenen havalimanının açılışı iki kez ertelenmiş ve açılış tarihi son olarak  1 Nisan 2019’a bırakılmıştı. Yeni havalimanından hali hazırda kısmi de olsa uçak seferleri yapılıyor, ancak Atatürk Havalimanı da çalışmaya devam ettiği için tam kapasite çalışamıyor.

İstanbul Havalimanı

Bu durum hem Atatürk Havalimanı’nın işletmecisi TAV hem de yeni havalimanının işletmecisi İGA’yı çıkmaza sokuyor.

Habertürk yazarı Güntay Şimşek, İstanbul’un iki havalimanı arasında bölünen uçuş, yer hizmetleri, işletme ve personel sorunlarını kaleme aldı.

Şimşek’in yazısından dikkat çeken bölümler…

“İstanbul Havalimanı ihale şartnamesinde Atatürk Havalimanı’nın tüm ticari kapasitesinin buraya taşınacağı ve işletme döneminin de bu şekilde başlayacağı kriteri yer alıyor.

Dolayısıyla Türk Hava Yollarının (THY) 29 Ekim’de havalimanının açılışı yapıldıktan sonra 5 noktayla başlayıp, sayısını artırdığı ticari deneme seferleriyle İstanbul Havalimanı resmen hizmete girmiş olmadı.

THY TAŞINMA KRİZİ İSTEMİYOR

Fakat Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) havalimanının geçici kabullerini yaptı, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) de işletme ruhsatını verdi. Kesin kabullerin olabilmesi için geriye tek bir şey kalıyor; Atatürk Havalimanı’nın taşınması.

Bu konuda da yeni havalimanının en önemli müşterisi THY’nin atacağı adım, vereceği karar önemli. Çünkü milli havayolu da taşınma sebebiyle herhangi bir zarara uğramak ve kriz yaşamak istemiyor.

İstanbul Havalimanı işçi yatakhanelerini su basmış ve işçiler isyan etmişti.

Gelelim merak edilen sorunun cevabına; Atatürk Havalimanı tüm kapasitesiyle ne zaman yeni meydana taşınırsa, İstanbul Grand Airport’un (İGA) yıllık bir milyar 45 milyon Euro bedelli kira ödeme süreci de başlamış olacak. Ayrıca devletin de İGA’ya garanti ettiği yolcu servis ücreti de ayna dönemde devreye girecek.

Tahmini olarak bu tarihte mart veya nisan olarak görünüyor. Önce meydan işletilecek. Gelirler toplanacak. Bir yıl dolunca da kira bedeli ödenecek.

HER YURTDIŞI YOLCU 120 TL ÖDEYECEK

İstanbul Havalimanı’nda yolcu servis ücretleri; Dış hat giden yolcu 20, transfer giden yolcu 5 ve iç hat giden yolcu 3 euro olarak tahsil edilecek. Diğer bir ifadeyle İstanbul Havalimanı kullanan her dış hat yolcusundan yaklaşık 120 TL alınacak. Hâlihazırda Atatürk’te yaklaşık 80 TL (15 USD) alınıyor.

İlk yıl için verilen garanti ücreti 316 milyon 351 bin 370 Euro. İhale şartnamesi gereği, her yıl belli miktarlarda artmak üzere 12 yıl boyunca yolcu servis ücreti garantisi var. 12’nci yıldaki garanti ise 6 milyon 300 bin euro.

İGA’nın giden yolcudan tahsil edeceği ücretler, garanti edilen rakamın altında kalırsa devlet tamamlayacak.

Bu rakamlar nasıl hesaplanacak? Merak edenler şöyle hesap yapabilir. Eğer 2019’da İstanbul Havalimanı’nı 75 milyon yolcu kullanırsa ve yolcu servis ücretleri de sadece giden yolcudan alınacağı için toplam yolcunun yarısı dikkate alınacaktır. Yani 37,5 milyon yolcu.

Bunu da şu anki yolcu profiline baktığımızda 3 tip yolcu için (dış hat, transfer ve iç hat yolcusu ) 3’e bölerek hesap edebiliriz. Şüphesiz eşit şekilde bölmek doğru değil, ama tahmini olarak buna yakın bir durum söz konusu. 2019’da yaklaşık olarak 340 milyon euro servis ücret tahsil edilebilir.

İlk yıllar için verilen yolcu garantisinin karşılanmasında bir sorun olmayabilir. Fakat 12’nci yılda yolcu sayısının 2’ye katlanması veya en fazla yolcu servis ücreti tahsil edilecek kalem olan dış hat yolcusu garanti rakamını karşılayacak şekilde artar mı?

Onu da zaman gösterecek? Çünkü Türkiye’ye yönelik yolcu sayısı artar, ama merkez havalimanları aynı oranda büyümeyebilir.

HAVALİMANI KADEMELİ TAŞINMAZ

Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İstanbul Havalimanı’na kademeli olarak gerçekleştirilen taşıma işleminin 1 Ocak itibarıyla hızlandırılacağını açıkladı. Fakat böyle bir taşınma işlemi de, modeli da yok ki hızlandırılsın. Böyle bir şey pratikte de teori de mümkün değil.

İstanbul Havalimanı açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte yapmıştı.

THY’nin ticari test uçuşlarını artırmasına, yeni havalimanında tüm hizmet birimlerini ve körükleri test etmesine kademeli taşınma olarak değil, sorunsuz büyük taşınmaya hazırlık olarak bakılması lazım. Dolayısıyla Ulaştırma Bakanlığı’nın ‘Büyük Taşınma’ya odaklanmasında fayda var.

Ayrıca İstanbul’da 2’den fazla havalimanı olabilir mi? Atatürk Havalimanı, yeni havalimanı açıldıktan sonra yolcu taşımacılığı için açık tutulabilir mi? Bu gibi tartışmalar bundan yaklaşık olarak 5-6 yıl önce, İstanbul Yeni Havalimanı ihale şartnamesi çalışmaları yapılırken gündeme gelmişti.

Çeşitli açılardan DHMİ ve hava sahası açısından hava trafik kontrol uzmanları konuyu değerlendirmiş ve İstanbul hava sahasının iki yakada birer havalimanından fazlasını kaldıramayacağını, yani 3 meydanın aynı anda işletilemeyeceğini rapor etmişlerdi.

Özetle; İstanbul Havalimanı’na kademeli taşınmanın önündeki en büyük engel hava trafiğidir. Hatta raporlara göre İstanbul Havalimanı tam kapasite çalışmaya başladığında, Atatürk Havalimanı müstakil kargo, genel havacılık (iş jetleri), eğitim ve uçak bakım hizmetleri için açık tutulursa, buradan saatte 5 iniş, 5 kalkışa müsaade edecek şekilde hava sahası kullanımı mümkün olacakmış.

Neden? Hava sahası usul ve dizayn yönünden İstanbul ile Atatürk’ün pistlerinin yönleri karmaşaya sebep oluyormuş.

TAV VE İGA’NIN ZARARLARI NE OLACAK?

Atatürk Havalimanı kapandı, kapanacak söylentileriyle zaman geçiriyoruz. Burada işletmeci olan TAV Havalimanları Holding yönetiminin ve çalışanlarının psikolojisi de bozulmuş durumda. Önlerini göremiyorlar.

Çünkü yılda 70 milyon yolcu ağırlayan Atatürk’ün ne zaman kapanacağı halen resmen ilan edilmiş değil. Binlerce tecrübeli çalışanın da geleceği meçhul.

Hâlbuki TAV’ın Atatürk Havalimanı’nı 2020 sonu kadar ihale şartnamesi sebebiyle işletme hakkı var. Hesaplarını ona göre yapmışlardı. Fakat ihaleyi yapan kamu kurumları 2013’te başka bir projeyi sahaya sürdü.

Şu an ülke olarak bu projenin getirdiği sorunları yaşıyoruz. Çünkü kamu Atatürk Havalimanı’nda çalışanları, tecrübeyi, birikimi hesaba katmamış.

İŞLETME GELİRİ OLMADAN İŞLETMECİLİK YAPIYOR

Aynı şekilde İstanbul Havalimanı işletmecisi İGA da bugün, yarın açılacak diye işletme gelir-gider hesapları yapıyor. Tutturamıyor. Elaman istihdam ediyor, ama iş yok. Maliyet var.

Açılış geciktiğinden bazı çalışanlarına artık gelme diyor. Onların da keyfi kaçık. 29 Ekim’den bu yana işletme geliri olmadan, işletmecilik yapıyorlar. Buna ne kadar dayanabilirler?

Oluşan zararlarını kimden, nasıl tazmin edecekler? Cevabını bilemiyorum. Kamu tarafı şu tarihte meydan işletmeye girecek diyor, ama dediği olmuyor.

Halen bir netlik yok. Çünkü işin muhatabı olan diğer paydaşlarla gerekli olan koordinasyon arka planda tutulmuş.”

İstanbul Havalimanı göle dönmedi, orası zaten göldü

Ekonomi

Şahap Kavcıoğlu elin parasıyla hesap yapıyor: Rezervlerimiz 30 milyar dolar arttı

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu swap (takas para) yoluyla gelen emanet parayı yine kendisinin saydı. Kavcıoğlu, “Rezervlerimiz 85-90 milyar ABD doları seviyelerinden yaklaşık 30 milyar ABD doları artışla 120 milyar ABD doları seviyesinin üzerine çıktı.” dedi.

BOLD – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, T24’e açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin gıda fiyatlarında en çok artış yaşanan ülkelerden biri olduğunu söyleyen Kavcıoğlu, ” Tabloda, Ağustos ayında gıda enflasyonunun son üç yılın ortalamasından oldukça yüksek gerçekleştiğini görüyoruz.” diye konuştu.

VARYANTLAR SEBEBİYLE BELİRSİZLİK SÜRÜYOR

Son dönemde vaka sayılarının yeniden artmasına sebep olan virüs varyantları değerlendirmelerde öne çıktığını dile getiren Kavcıoğlu, bu varyantların salgının seyri konusundaki belirsizliğin sürmesine yol açtığını dile getirdi.

EKSİ 52 MİLYAR DOLARLIK REZERVLER

Swap anlaşmaları ve Uluslararası Para Fonu (IMF) parasını Merkez Bankası’nın parası olarak sayan Kavcıoğlu, döviz rezervlerine ilişkin olarak, “Rezervlerdeki iyileşme öngörülerimiz ile uyumlu seyrediyor. Rezervlerimiz 85-90 milyar ABD doları seviyelerinden yaklaşık 30 milyar ABD doları artışla 120 milyar ABD doları seviyesinin üzerine çıktı. Swap anlaşmaları, reeskont kredileri, cevherden altın alımı ve zorunlu karşılık adımları bu artışa katkı yapan ana unsurlar oldu” dedi.

Osman Gökçek’in İpek ailesinden iki kadına saldırdığı görüntüler

Okumaya devam et

Ekonomi

Kaçak geçişlerin parası da Hazine’ye yüklendi

AKP iktidarı, yandaş müteahhitleri doyurmaya devam ediyor. AKP’nin Avrasya Tüneli’nden kaçak geçenlerin parasını ödemeyi de garanti ettiği ortaya çıktı. 2016’dan 2020’ye kadar kaçan 1.1 milyon kişinin ödemediği 26 milyon 804 bin lira milletin cebinden alınarak müteahhidin cebine aktarıldı.

BOLD – Sayıştay’ın Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yönelik 2020 yılı denetimlerden çarpıcı sonuçlar ortaya çıktı. Bakanlığın, Yapı Merkezi’ne verdiği Avrasya Tüneli ihalesi sözleşmesinde, kaçak geçişleri ödemeyi de garanti ettiği anlaşıldı.

1,1 MİLYON LİRALIK KAÇAK GEÇİŞTE VATANDAŞTAN KESİLDİ

Bu kapsamda Avrasya Tüneli’nin işletmeye alındığı 2016 yılından itibaren ücreti tahsil edilemeyen kaçak geçişler nedeniyle müteahhit firma Yapı Merkezi’ne 26 milyon 804 bin 423 lira 35 kuruş garanti ödemesi yapıldı. Sayıştay’ın tespitlerine göre 5 yılda, toplam 1 milyon 117 bin 591 kişinin geçişleri tahsil edilemedi.

DİĞER KÖPRÜLERDE UYGULANMIYOR

Sayıştay raporunda, Yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilen diğer otoyol, köprü ve tünellerden yapılan kaçak geçişlere ilişkin olarak benzer bir düzenlemeye yer verilmediği de vurgulandı.

GEÇEN YIL 500 MİLYON LİRA GARANTİ ÖDENDİ

Yap-işlet-devret modeliyle yapılan, geçiş garantisi nedeniyle Hazine’nin kasasından milyonlarca lira çıkmasına neden olan Avrasya Tüneli’nde dolar kuru yükseldikçe fatura kabarıyor. Her yıl iki kez güncellenen araç tek yön geçiş ücreti, 4.5 dolar + yüzde 8 KDV + 10 yıl birikimli ABD enflasyon artışı (yüzde 23) olarak hesaplanıyor. Sadece 2020 yılında şirkete ödenen garanti para 494 milyon 160 bin TL oldu.

 

Okumaya devam et

Analiz

AKP’nin gizli seçim planı: Ekonomik krizi unutturmak 

Türkiye’de yaşayan vatandaşlar ekonomik kriz ve geçim derdiyle boğuşuyor. AKP ise 2022 yılındaki olası erken seçim için yama çözümlerle halkın gözünü boyama derdine düştü. Ekonomik krizi unutturmak için Merkez Bankası emirle faiz indirdi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndan bankalara ucuz kredi kullandırın talimatı gitti.

BOLD ANALİZ – Market ve pazar fiyatlarına gelen zamlar AKP Hükumetinin yılmaz savunucusu gazetecilerin de dikkatini çekti. Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi, ekonomi ve geçim partisinin iktidara aday olduğunu yazdı. Türkiye’de asıl muhalefetin ‘Ekonomi Partisi’ olduğunu savunan Selvi, acilen ekonomik krizin etkilerini hafifletecek adımlar atılması gerektiğini yazdı.

AKP’NİN GİZLİ SEÇİM PLANI

Ekonomi yazarı Erdal Sağlam da AKP Hükumetinin ekonomik krizi unutturmak için kolları sıvadığını yazdı. Merkez Bankası’nın faizi yüzde 19’dan yüzde 18’e indirdiğini hatırlatan Sağlam, “2022 yılı sonlarında ya da 2023’ün ilk yarısında yapılacak bir seçimde, yüksek büyüme ile daha rahat bir iklim yaratılması bekleniyor.” ifadeleri kullandı.

PİYASALARDA SEÇİM RÜZGARI ESİYOR

“Piyasalarda bu kararın olası bir seçim yılı olacak 2022 yılında büyüme oranlarını yüksek tutup işsizliği azaltmak için planlandığı kanısı hâkim.” diye yazan Sağlam, Merkez Bankası’nın aldığı faiz kararının siyasi olduğunun altını çizdi. Sağlam’ın dikkat çektiği bu noktaya göre önümüzdeki aylarda da faiz indirimi devam edecek. Kamu bankaları Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank ile kredi muslukları sonuna kadar açılacak.

FATURASINI ÖDEYEMENLER İKTİDARI BELİRLEYECEK

Gazetecilerin ve ekonomistlerin gündeme getirdiği ekonomik kriz seçim anketlerine de yansıyor. İktidardan ve muhalefetten memnun olmayan kararsızların oranı yüzde 20’ye yaklaştı. Bu yüzde 20’lik kitle evine  yeterli gıda malzemesi alamayan, faturalarını ödemekten zorlanan milyonlardan oluşuyor. Bu yüzde 20’lik kesimi yeniden AKP’ye çekmek isteyen Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kredi musluklarını sonuna kadar açacak. Borçlu vatandaş daha da borçlandırılacak.

Bütün bu hamlelerin sonunda vatandaşa yalancı bir rahatlama yaşatılacak. Ancak döviz kuru hızla yükselecek. Enflasyon artacak. Vatandaş daha da fakirleşecek.

Okumaya devam et

Popular

Shares