Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

31 Mart, 24 Haziran’ın ikinci turu olabilir mi?

HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli, 31 Mart yerel seçimlerine 24 Haziran’ın ikinci turu gibi gitme çağrısı yaptı. Peki bunu başarmak mümkün mü?

BOLD/ANALİZ

Türkiye, 15 Temmuz sonrası yaşanan kutuplaştırma politikasının ilk sandık sınavını, 16 Nisan 2017’de verdi. Muhalefetin rejim değişikliği diye tanımladığı anayasa değişikliği ve Cumhurbaşkanı+Hükümet sistemine geçiş için sandık başına gitti. AKP, MHP, BBP’nin oluşturduğu Cumhur ittifakı; CHP, İyi Parti, Saadet Partisi’nin oluşturduğu Millet İttifakı + HDP’ye karşı kazandı.

YÜZDE 1.5 FARKLA MEŞRUİYET TARTIŞMASI

Ancak yoğun seçim hileleri eleştirileri altında ve referandumun meşruiyetini sorgulatacak şekilde yüzde 1.5’dan az bir farkla. Evet oyları yüzde 51,41, hayır oyları ise 48,59 olarak açıklandı. Buna göre, 25 milyon 157 bin 463 seçmen “evet”, 23 milyon 779 bin 141 seçmen ise hayır dedi.

MUHALEFETİN İKİNCİ MAĞLUBİYETİ

İkinci sandık ise 24 Haziran 2018’de kuruldu. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tayyip Erdoğan 26 milyon 330 bin 823 oy alarak yüzde 52.29 ile seçildi. Muhalefet bloğunun oyu ise 47.74’e geriledi. Muharrem İnce: 30,64, Selahattin Demirtaş: 8,40, Meral Akşener: 7,29, Temel Karamollaoğlu: 0,89, Doğu Perinçek: 0,20 oy alabildi. Seçimler ilk turda neticelenmiş oldu.

MUHALEFET DAHA UMUTLU

31 Mart seçimlerinde ise muhalefet daha umutlu. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener 1989 hatırlatması yapıyor. 16 Nisan referandumunu örnek veriyor. CHP, 31 Mart’ta Türkiye’ye bahar geleceğini müjdeliyor. HDP her fırsatta iktidarı geriletmek için varım diyor. Bütün ötekileştirmelere rağmen sağduyu ile hareket etmeye devam ediyor. Adayları da kantarın terazisine vurduğumuzda seçmen nazarında da muhalefet adına olumlu bir tablo oluşuyor.

İKTİDAR SEÇİM RÜŞVETİ DAĞITIYOR

İktidar kanadında ise çok tartışılan adımlar atılıyor. Seçim hileleri eleştirilerine maruz kalan YSK başkanı ve üyelerinin görev süreleri bir yıl daha uzatılıyor. İstanbul adayı TBMM Başkanı Binali Yıldırım’ın başkan sıfatı ile seçim kampanyası yürütmesi tartışılıyor. Cumhurbaşkanı seçim yasakları dışına çıkarılıyor. Meclisten geçirilen torba yasalar ile seçim rüşveti diye nitelenen düzenlemeler yapılıyor.

SEÇİMİN BELİRLEYİCİ ÖĞESİ EKONOMİ

Bütün bunlara rağmen bu seçimin en belirleyici öğesinin ekonomi olacağı açık. Son dönemde yapılan anketler iktidar oylarında önemli oranda gerileme olduğunu gösteriyor. Muhalefet de iktidar da bunun farkında. Muhalefet seçim kampanyalarını ekonomik kriz üzerine kurarken, hükumet asgari ücreti 2 bin 20 lira yaparak, ekonomik adımlar atarak, 100 günlük programlar açıklayarak en azından seçime kadar vatandaşın krizi daha derinden hissetmesinin önüne geçmeyi amaçlıyor.

SANDIK HİLELERİ ENGELLENEBİLECEK Mİ?

Aslında son dönemde yapılan seçimlerde en çok tartışılan konu seçim hileleri. Mühürsüz oylar, sandıklara önceden atılan oylar, değiştirilen pusulalar, plakasız araçlar vs. 16 Nisan’da 24 Haziran’da bu anlamda muhalefet için iyi bir sınav olmadı. Muhalefetin seçim kazanmasının yolu hile yaptırmamasından geçiyor. Bu seçimde seçim sonuçlarını alma ve sandıklara sahip çıkma noktasında da güçlü bir irade var gibi. Muhalefet kazanabilecek adaylar etrafında birleşir ve seçim hilesi yaptırmaz ise 31 Mart, 24 Haziran’ın ikinci turu olabilir.

TEMELLİ’DEN DAYANIŞMA ÇAĞRISI

Temelli’nin çağrısı: “Bütün muhalefet partilerini bu anlamda dayanışmaya çağırdık. Biz 24 Haziran seçimlerinde gerçek anlamda dayanışmayı başarsaydık, ikinci tura kalırdık. Madem kalamadık o zaman gelin bu yerel seçimleri, her yerelin özelinde ikinci tura çevirelim. Tek başına muhalefetten bir parti yerellerde iktidara geliyorsa burada sorun yok. Tek başına iktidara gelemiyorsa o zaman demokrasi güçlerine düşen dayanışmadır. Biz her yerde demokrasi güçlerine katkı vereceğimizi ve yanyana olacağımızı söyledik. Bu fedakarlığı yapacağız.”

BOLD ÖZEL

Anne öldü, baba 4 yıldır hapiste, geride ise 2 çocuk kaldı!

Dört  yıldır tutuklu olan edebiyat öğretmeni Yusuf Coşkun’un ALS hastası eşi Yeşim Coşkun, dün saat 15.00’te hayatını kaybetti. 18 ve 13 yaşında iki çocuk sahibi olan Yeşim Coşkun, bugün öğle vaktinde Ordu Yıldızlı Köyü’nde defnedildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL 

Babaları yaklaşık 4,5 yıldır tutuklu olan Coşkun kardeşlerin annesi, ALS hastası Yeşim Coşkun hayatını kaybetti.

KOMADAYKEN ZİYARET EDEBİLDİ

Eşi hapse girdikten sonra Als hastalığına yakalanan 44 yaşındaki Yeşim Coşkun, uzun zamandır tedavi görüyordu. Tekerlekli sandalyeye mahkum olduktan sonra ‘Eşim beni bu halde görmesin’ diye hapisteki kocasını ziyarete gidemeyen Coşkun, 4-5 ay önce beyin kanaması geçirdi ve komaya girdi. Yusuf Coşkun, savcılığın özel izniyle eşini en son o zaman görebildi. Anneleri ölen, babaları da hapiste olan Coşkun çiftinin çocukları köyde artık anneanneleriyle yaşıyor.

Cemaat soruşturmaları kapsamında Ocak 2017’de tutuklanan Yusuf Coşkun (45) önce Bitlis Cezaevine gönderildi. Bir buçuk yıldır Diyarbakır Cezaevinde kalan Yusuf Coşkun, en son Bitlis Yavuz Sultan Selim Eğitim Kurumları’nda yöneticilik yapıyordu. 13 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Coşkun’un Dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İşkencecilere hapiste bile boyun eğmeyen Şeref hoca koronavirüse yenildi

Koronavirüs vakalarıyla anılan 2 bin mahpusun kaldığı Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde kalan Bilgisayar öğretmeni 2 çocuk babası Şerif Vatansever 47 yaşında koronavirüsten yaşamını yitirdi. Koğuş arkadaşının, onun vefatı sonrası paylaştıklarıysa Şeref Vatansever’in maruz kaldığı işkenceyi gözler önüne serdi.

BOLD – Kocaeli Cezaevinde yakalandığı koronavirüs yüzünden kaldırıldığı hastanede tedavi gören bilgisayar öğretmeni Şeref Vatansever hayatını kaybetti.

47 yaşında hayatını kaybeden Vatansever’in kaldığı koğuşta mahkumların tamamının koronavirüse yakalandığı öğrenildi.

TABUTTA TAHLİYEYE SON

Cezaevleri İhlalleri adlı sosyal medya hesabı Vatansever’in vefat haberini şöyle duyurdu: “Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde Bilgisayar öğretmeni Şerif Vatansever koronadan 47 yaşında yaşamını yitirdi. Koğuşunun hepsi korona olan Şerif Vatansever bir haftadır tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Tabutta tahliyeye son verin!”

GECELER BUNA ŞAHİT

Vefat haberine gelen yorumlardan biri de Vatansever ile birlikte hapis yatan Cihat adlı kullanıcıdan geldi. Vatansever’in cezaevinde kaldığı süre boyunca da işkence gördüğünü anlatan koğuş arkadaşı şunları söyledi: “Kardeşim, Allah’ın huzuruna alnın ak yüzün pak olarak çıkacaksın. Beraber yattığımız 42 ay bunun şahididir… Mahkeme devam ederken koğuştan götürüldüğün ve bir hafta boyunca polisin elinde işkenceye maruz kaldığın o gün ve geceler buna şahittir. Bize de şefaatçi ol nolursun.”

Koronavirüsle anılan Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde bilanço ağırlaşıyor. Cezaevinde koronavirüs testi pozitif çıkan çok sayıda tutuklu olduğu öğrenildi. Bir aile yakınının iddiasına göre 300 kişi koronavirüs kaptı. Durumları ağır olan mahpuslar Kocaeli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

“NE HASTANE NE CEZAEVİ SAĞLIKLI BİLGİ VERMİYOR”

Ağustos 2020’den beri Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde bulunan ve adının açıklanmasını istemeyen başka bir aile yakını, eşine 16 Nisan’da yapılan testin pozitif çıktığını söyledi.

Tüm koğuşun karantinaya alındığı belirten eş, “Ne hastane ne cezaevi sağlıklı bilgi vermiyor. Mektuplarım ulaşıyor mu onu dahi bilemiyorum. Eşimden gelen mektup belli ki hastalık öncesi tarihten ve eşimle ilgili haberleri yan koğuşlarında bulunan tanımadığım insanların yakınlarından almaya çalışıyorum. Her birimiz apayrı mağduriyet içerisindeyiz. 16.04.2021 tarihinden beri cezaevinin genelleme yaparak verdiği bilgiler dışında bir bilgi alamıyor, aksine telefonlar yüzümüze kapanıyor. 2000 kişiyi aşkın cezaevinde bu ne salgın, bu ne sorumsuzluk, tutuklu yakınlarına bu ne saygısızlık.” dedi.

17 GÜNLÜK EVLİYDİ

Eşi tutuklandığında henüz 17 günlük evli olduğunu söyleyen eş, “Bir gece gözaltı sonrası mahkeme denetimli serbestlik verdi. 4 saat sonrası evimize ve ailelerimizin evlerine eş zamanlı yapılan operasyon ile savcının kararı bozduğunu ve tutuklanma talebiyle cezaevine götürüldü. İlk mahkemede hüküm belli denerek 8 yıl 9 ay karar verildi. İstinaf direkt onayladı. Dosyamız Yargıtay’da.” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Evindeki kitaplar suç sayıldı eşi ikiz bebeğini düşürdü

Öğretmen Sefa Gökalp, 17 -25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik cadı avının ilk kurbanlarından. Devlet memuru değildi ancak zimmet suçlamasıyla tutuklandı. Evindeki kitaplar örgüt üyeliğine delil sayıldı. Tutuklandığında eşi yaşadığı üzüntüyle ikiz çocuklarından birini düşürdü.

BOLD ÖZEL – 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik başlatılan cadı avının ilk mağdurlarından Sefa Gökalp hukuksuz şekilde tutuklandı.

Gökalp ailesi 17-25 Aralık’la başlayan hukuksuz sürecin ilk kurbanlardan. Dershanede öğretmen olarak görev yapan Sefa Gökalp, devlet memuru olmamasına rağmen haksız bir şekilde zimmetine para geçirmekle suçlandı. Evinde arama yapıldı. Polisler evinde buldukları Fethullah Gülen’in kitaplarını terör örgütü üyeliğine delil saydı. Tutuklandı ancak delil yetersizliği sebebiyle 27 gün sonra tahliye edildi. Eşi, o tutuklandığı dönemde ikiz çocuklarına hamileydi. Yaşadığı üzüntünün etkisiyle ikiz çocuklarından birini düşürdü. İkinci çocuğu da erken doğumla hayata tutunabildi.

Sefa Gökalp, eşi ve çocuklarıyla.

KARDEŞİ DE DÜĞÜN GÜNÜ TUTUKLANDI

Cadı avı Sefa Gökalp ile sınırlı kalmadı. Hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar tüm aileye sıçradı. Gökalp’in babası işten çıkarıldı. Eşinin ailesinden 2 kişi daha tutuklandı. Eşinin kız kardeşiyle evlenen Sefa Gökalp’in erkek kardeşi düğün sırasında tutuklanarak hapse konuldu.

YENİ BİR HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORLAR

Eşi hakkında da yakalama kararı çıkarılınca Gökalp ailesi zor bir karar alarak çok sevdikleri vatanlarını terk etmek zorunda kaldılar. 2 çocuğuyla İsviçre’ye gelen Gökalp ailesi yeni bir hayata ‘merhaba’ dedi. Şimdi yeni bir düzen kurmaya çalışıyorlar.

En fazla KHK’lıyı bağrından çıkaran Kavşut Köyü belgesel oldu

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0