Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Bolton’un açıklamaları sonrası ABD’de kafalar karışık: Washington’da patron kim?

Ankara’da temaslarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un İsrail’de Suriye’den çekilme ile ilgili yaptığı açıklamalar Washington’da kafaları karıştırdı.

JOHN BOLTON’UN ŞARTLARI SURİYE’DEN ÇEKİLMEYİ AYLAR YILLAR UZATABİLİR

ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD ile mücadelede başarıya ulaşıldığını ve artık Türkiye’nin mücadeleyi devam ettireceğini açıklamıştı.

Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, İsrail’de yaptığı açıklamada ABD’nin bölgede son İŞİD kalıntıları yok edilene kadar kalacağını belirtti. Bolton, çekilme için Türkiye’den Kürtlere zarar vermeyeceği konusunda garanti isteneceğini de belirtmişti.

Bolton, bu 2 konunun ABD’nin Suriye’den çekilmesi için şart olarak öne sürmüştü. 

Bu iki şart ABD’nin bölgeden çekilmesinin aylar hatta yıllar alabileceği şeklinde yorumlanmıştı. Ayrıca açıklamalar Trump’ın Suriye’den hızlı çekilme söyleminin ardından ABD yönetiminde politikanın değiştiği yolunda ilk işaret olarak kabul edilmişti.

Bolton’un açıklamaları sonrası Beyaz Saray bir açıklama yaparak kafa karışıklığını gidermeye çalıştı. Beyaz Saray, Başkan Donald Trump’un Suriye’den çekilme konusunda politikasını değiştirmediğini belirtti.

Fox News Haber Kanalı’na konuşan Beyaz Saray Sözcüsü Mercedes Schlapp, “Başkan duruşunu değiştirmedi” dedi. Schlapp, Pentagon’un ABD askerlerinin Suriye’den güvenle çekilmesi için bir plan sunacağını açıkladı.

NEW YORK TIMES: “PATRONA MI, PATRONUN ALTINDAKİ HER KİŞİYE Mİ İNANMALI?”

The New York Times gazetesi yayınladığı editoryal makalesinde Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un açıklamaları sonrası Washington’daki kafa karışıklığını sert biçimde eleştirdi.

“Amerika için Kim Konuşur?” başlıklı editoryal makalede, ABD’nin dostları ve müttefiklerinin başkomutanı sözleriyle ciddiye almadığında ne olacağını sordu.

Trump yönetiminin sürekli karışık mesajlar verdiğini belirten gazete, Başkan Trump’ın ABD’nin geleneksel politikalarını sarsan açıklamalar yaptığını ancak danışmanlarının kapalı kapılar ardından “statükoyu” koruma gayretleri gösterdiklerini söyledi.

The New York Times, Bolton’un açıklamaları ile başkanın emrinin tersine çevrildiğini iddia etti ve ekledi: “Hangi üst düzey yetkiliye ulus ve dünya inanmalı, patrona mı ya da altındaki her kişiye mi? Ve bu olay derin, rahatsız edici sorunları ortaya çıkarıyor: ABD için kim konuşur? Başkomutan, kendi ulusal güvenlik ekibi tarafından engellenebilir mi?” 

Gazete, Aralık ayında Beyaz Saray Basın Sorumlusu Sarah Sanders’ın ABD askerlerinin Suriye’den çekilmeye başladığını söylemesine rağmen Pentagon’un Pazartesi günü yaptığı açıklamada Suriye’den asker çekilmediğini ifade ettiğini hatırlattı.

YPG, ABD’DEN POZİSYONUNA AÇIKLIK GETİRMESİNİ İSTEDİ

Amerikan medyasında çıkan diğer yorumlarda Trump’ın değişen çekilme takvimi nedeniyle bölgedeki müttefiklerinin bocaladığı belirtildi.

Amerikan medyası, Donald Trump’ın Suriye’den çekilme ile ilgili takviminin sürekli değiştiği ve bu yüzden ABD’nin bölgedeki müttefiklerinin ve diğer bölgesel oyuncuların kafalarının karıştığı ifade edildi.

Bolton’un İsrail’de çekilmenin kısa süre içerisinde gerçekleşmeyeceğini ifade eden açıklamalarının ardından YPG Amerikan yönetiminden söylemlerine açıklık getirmesini istedi.

ABD, Kürt grupların kaygılarını gidermek için önemli bir adım atacak.

Brett McGurk’un görevinden istifa etmesinin ardından İŞİD ile mücadele özel temsilciliği görevini de üstlenen ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, Ankara’daki temaslarının ardından Suriye’nin kuzeyine geçecek ve Kürt gruplarla bir araya gelecek.

Jefrrey’nin Kürt gruplara ABD’nin kendilerini yalnız bırakmayacağı mesajını vermesi bekleniyor.

Bu arada ABD Başkanı Trump, Suriye’den asker çekme kararını sert şekilde eleştiren Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Pazartesi günü bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Beyaz Saray Basın Sorumlusu Sarah Sanders, iki liderin İŞİD’in yok edilmesi ve ABD’nin Suriye’den çekilmesi konusunu görüştüklerini açıkladı.

ABD’nin Suriye’den çekilme ile ilgili şartları her geçen gün artıyor    

Dünya

Suikast sonrası İran uranyum kozunu oynuyor

İran Meclisi, 2015 imzalanan uluslararası anlaşmaya taraf Batılı ülkelerin yaptırımları gevşetmemesi halinde uranyum zenginleştirmeye izin veren yasa tasarısını geçirmeyi planlıyor.

BOLD – İran, ülkenin önde gelen nükleer fizikçilerinden Muhsin Fahrizade’nin suikast sonucu öldürülmesinin ardından harekete geçti.

İranlı yasa yapıcılar, nükleer tesislerinin Birleşmiş Milletler (BM) tarafından denetlenmesine son verilmesi için hazırlanan yasa tasarısını Meclisten geçirmeyi planlıyor.

Meclis gündemindeki yeni yasa tasarısında 2015 yılında imzalanan uluslararası anlaşmaya taraf ülkelerin İran yaptırımlarını gevşetmemesi halinde hükumetin uranyum zenginleştirmeye devam etmesine yönelik bir madde de yer alıyor.

Tasarının yasalaşması için bir dizi süreçten geçmesi ve nihai olarak da ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney tarafından da onaylanması gerekiyor.

290 ÜYENİN 251’İ ONAYLADI

İran’ın resmi haber ajansı IRNA, 290 üyeli İran meclisinin 251 üyesinin ilk aşamada, tasarının gündeme taşınması için onay verdiğini duyurdu. Haberde, tasarıyı destekleyen milletvekillerinin “Amerika’ya ölüm! İsrail’e ölüm!” sloganları attığı belirtildi.

İran yasa tasarısında Avrupalı ülkelere, İran’a petrol ve doğalgaz sektöründe uygulanan yaptırımların hafifletilmesi ve ülkenin uluslararası finans ve banka alanına erişiminin de yeniden sağlanması için üç ay süre tanınıyor.

ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın nükleer programının kontrol altına alınması için 2015 yılında imzalanan uluslararası anlaşmadan çekilmişti. Anlaşmadan çekilen Trump İran’a yönelikte bir dizi yeni yaptırım açıklamıştı. Yeni seçilen Demokrat Başkan Joe Biden yönetiminin ise anlaşmaya geri döneceği iddia ediliyor.

SUİKASTTAN SONRA HIZ KAZANDI

Tasarı yasalaşırsa, Batılı ülkelerden beklenen ‘yaptırım gevşetme’ adımları atılmaması halinde, İran Meclisi hükumete yüzde 20 oranında uranyum zenginleştirme izni vermiş olacak.

Meclis gündemine ilk olarak Ağustos ayında gelen tasarının yasalaşması için gereken süreç Fahrizade’nin öldürülmesinin ardından hız kazandı.

İranlı yetkililer nükleer programlarının barışçı amaçlar çerçevesinde ilerlediğini söylerken, İsrail bu programların ardında nükleer silah üretme çabası olduğu iddiasında.

Döviz kuru için felaket senaryosu: Rahip Brunson krizinden beteri geliyor!

 

Okumaya devam et

Dünya

Biontech ve Pfizer koronavirüs aşısı için AB’de kullanım iznine başvurdu

Biontech ve Pfizer şirketleri, ortak geliştirdikleri korona aşısı için Avrupa İlaç Kurumu’na kullanım izni başvurusunda bulundu. Avrupa İlaç Ajansı da Kovid-19 aşısı ile ilgili karar için 29 Aralık’ta toplanma kararı aldı.

BOLD – Almanya’nın Mainz kentindeki biyoteknoloji şirketi Biontech ve ABD’li Pfizer firması, ortaklaşa geliştirdikleri aşının kullanımı için harekete geçti. İki şirketin yaptığı ortak açıklamada, aşı için Avrupa İlaç Kurumu’na (EMA) kullanım başvurusunun Pazartesi günü yapıldığı belirtildi. ABD’li bir başka ilaç şirketi olan Moderna da kendi geliştirdiği aşı için EMA’ya başvuruda bulunmuştu.

EMA’nın şimdi bu başvuruları inceleyip kararını vermesi gerekiyor. Ancak nihai karar AB Komisyonu’nda. Komisyon, EMA’nın tavsiyesi doğrultusunda aşının kullanıp kullanılamayacağını izin verecek.

Bu sürecin ne kadar süreceği şimdilik bilinmiyor, ancak Biontech, kullanım izni verilmesi durumunda aşının Aralık ayı içinde sevkiyatına ve ardından da aşılama uygulamasına başlanabileceğini duyurdu.

YÜZDE 95 KORUMA SAĞLIYOR

Biontech ve Pfizer’in geliştirdiği BNT162b2 kodlu aşının, yapılan kapsamlı testlerin ardından Kovid-19’a karşı yüzde 95 koruma sağladığı açıklanmıştı. Aşının tüm yaş gruplarında ve farklı demografik özellikleri olan kişilerde hemen hemen aynı oranda koruma sağladığı ve ciddi bir yan etkisinin de görülmediği belirtilmişti.

Aşının 65 yaş üstündekilerde yüzde 94 koruma sağladığı tespit edilmişti. Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

ADİL DAĞITIM SÖZÜ

Biontech, açıklamasında aşı dozlarının “adil dağıtılacağına” ve bir ülkenin aşı dozlarının tümüne sahip olmayacağına da vurgu yaptı. Biontech’in hesaplamasına göre bu yıl içinde 50 bin doz, önümüzdeki yıl da 1 milyar 300 milyon doz aşı dünyaya dağıtılabilecek. Biontech’in aşısı, iki dozdan oluşuyor.

Biontech’in Yönetim Kurulu Başkanı ve kurucu üyesi Uğur Şahin de aşıya izin verilmesiyle birlikte dünya geneline dağıtımının mümkün olacağını ve kullanım izni almak için de yetkililerle işbirliği yaptıklarını söyledi. Şahin, “Tekrar normal hayata dönebilmek için virüsle yürütülen küresel mücadeleye katkıda bulunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

Şirket İngiltere, Avustralya, Kanada ve Japonya’da da kullanım izni başvurusunda bulundu. Biontech ile Pfizer ortaklığı ile Moderna’nın aşıları RNA teknolojisi kullanılarak geliştirildi.

EMA, ONAY BAŞVURULARINI 29 ARALIK’TA GÖRÜŞECEK

Bu arada Avrupa İlaç Ajansı (EMA), Alman ve Amerikan iki şirketin ortak geliştirdiği koronavirüs aşısının onay başvurusunu 29 Aralık’ta görüşeceğini duyurdu. Görüşmede, aşının etkinliği ve güvenirliği ile ilgili şu ana kadar elde edilen veriler mercek altına alınacak.

EMA’dan yapılan açıklamada, ABD merkezli Moderna’nın geliştirdiği aşı ile ilgili onay kararının ise 12 Ocak’a kadar çıkabileceği aktarıldı.

Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin’in kurucu ortağı olduğu Alman biyoteknoloji firması BioNTech, potansiyel aşı için, EMA’ya koşullu piyasa onayı verilmesi ve tam onay içinse sürecin hızlandırılması konusunda başvuruda bulunmuştu.

Rusların Sputnik V aşısından vurulan 20 kişi koronaya yakalandı

Okumaya devam et

Dünya

BM uyardı: 235 milyon kişi yardıma muhtaç, ufukta birden fazla kıtlık belirdi

Birleşmiş Milletler’den yeni yıl için korkutan yoksulluk ve kıtlık uyarısı geldi. 2021’de dünyada 235 milyon kişinin insani yardıma ve korumaya ihtiyaç duyacağını bildiren BM, aşırı yoksulluğun son 22 yılda ilk kez arttığını ve ufukta birden fazla kıtlık belirdiğini ifade etti.

BOLD – Birleşmiş Milletler, 2021 için 56 ülkeyi kapsayan 34 insani yardım planı hazırladı. BM’den yapılan açıklamaya göre Kovid-19 salgınının da etkisiyle 2021’de dünyada 235 milyon kişinin insani yardıma ve korumaya ihtiyaç duyacağı bildirdi.

BM: KOVİD-19 YARDIMA MUHÇTAÇ SAYISINI YÜZDE 40 ARTIRDI

Birgün’de yer alan habere göre BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) dikkat çeken açıklamalar yaptı. Açıklamada “Covid-19’un şokunun” dünya çapında insani yardıma ihtiyaç duyan kişi sayısını rekor seviyeye yükselttiği ve bu alanda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40 artış olduğu aktarıldı.

235 MİLYON KİŞİ YARDIMA MUHTAÇ

BM açıklamasında salgının da etkisiyle 2021’de dünyada 235 milyon kişinin insani yardıma ve korumaya ihtiyaç duyacağı belirtilerek “2021’de insani yardıma ihtiyaç duyan herkes tek bir ülkede yaşasaydı, burası 235 milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük beşinci ülkesi olurdu. BM ve ortakları, açlık, çatışma, yerinden edilme, iklim değişikliği ve Covid-19 salgınının etkileriyle karşı karşıya kalan en savunmasız 160 milyon kişiye yardım etmeyi amaçlıyor.” denildi.

BAĞIŞ ÇAĞRISI

Açıklamada, aşırı yoksulluğun son 22 yılda ilk kez arttığı ve ufukta birden fazla kıtlık belirdiği vurgulandı. Acil yardıma ihtiyaç duyan milyonlarca insan için uluslararası topluma gelecek yıl 35 milyar dolar bağış çağrısı yapıldı.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Mark Lowcock “Kovid-19 krizi milyonlarca insanı yoksulluğa sürükledi ve hızla artan insani ihtiyaçlara yol açtı. Önümüzdeki yıl kıtlığı önlemek, yoksullukla mücadele etmek, çocukları aşılamak ve okulda tutmak için 35 milyar dolara ihtiyacımız olacak” ifadelerini kullandı.

BM, 2019’da acil insani yardıma muhtaç 168 milyon kişiye ulaşabilmek için 29 milyar dolar yardıma ihtiyaç duyulduğunu bildirmişti. BM’ye göre, 2020’de uluslararası bağışçılar rekor bir artışla 17 milyar dolar bağışta bulunmasına rağmen, belirlenen miktarın yüzde 70’i karşılanabildi.

Okumaya devam et

Popular