Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

HDP’ye yönelik saldırılar Meclis gündeminde

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekilleri ve partililere yönelik saldırılar, TBMM gündemine taşındı.

HDP’li Filiz Kerestecioğlu, uygulanan şiddete duyasız kalan Meclis’e tepki gösterdi. “Karşınızda gözyaşı dökmek istemiyorum ama bu kadar mı alıştınız?” diye sordu.

22 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Olaylar, Ankara’da, aralarında HDP ilçe eş başkanları ve sendikacıların da bulunduğu 32 kişi hakkında ‘örgüt propagandası‘ suçlamasıyla gözaltı kararı verilmesi ile başladı. Sabah saatlerinde partililerin evlerine yapılan baskında 22 kişi gözaltına alındı.

PARTİ BİNASI ÖNÜNDE AÇIKLAMAYA YASAK

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ile Ağrı Milletvekili Abdullah Koç’un da aralarında bulunduğu grup parti binasının önünde, gözaltıları protesto etmek için basın açıklaması yapmak istedi. Polis parti binasını çembere aldı. Açıklamaya valiliğin kararı doğrultusunda izin verilmeyeceği gruba bildirildi.

VEKİLLERE BİBER GAZLI MÜDAHALE

HDP üyeleri açıklama yapmakta ısrar edince polis gruba biber gazı ile müdahale etti. Filiz Kerestecioğlu, “Görüyorsunuz, kendi yöneticilerimiz için bile açıklama yapmamıza izin vermiyorlar. Herkes bu ülkede AKP’li olmak zorunda değil, korkmuyoruz ve yılmıyoruz” diye tepki gösterdi.

POLİS KALKANLARI İLE DARP

Abdullah Koç ve Filiz Kerestecioğlu, Mecliste konuya dair basın açıklaması yaptı. Kerestecioğlu, biber gazından etkilenmesi nedeniyle yarım saat boyunca gözünü açamadığını dile getirdi. Polis kalkanlarıyla darp edildiklerini söyledi. Polisler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

KARŞINIZDA GÖZ YAŞI DÖKMEK İSTEMİYORUM

HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, konuyu TBMM Genel Kurulunda da gündeme getirdi. Kerestecioğlu, “Bu konuda bilgilendirme yapılırken bütün grup başkanvekilleri de buradaydı. Bu kadar mı alıştınız? Burada karşınızda gözyaşı dökmek istemiyorum ama burası nasıl bir Meclis? Bir tanenizin kalkıp da ‘Bu vekillerimize böyle bir muamelede bulunulmuş, bunu kınıyoruz’ demek içinizden gelmedi mi?” diye sordu.

GEREĞİ DERHAL YAPILMALI

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, “Yasama dokunulmazlığı olan milletvekillerimizin konuşmalarından ve basına karşı bilgilendirmelerinden dolayı bu şekilde bir davranışı hak etmediklerini düşünüyorum. Burada bu milletvekillerimize karşı eğer böyle bir tutum ve tavır emniyet güçleri tarafından sergilendiyse bunun gereği derhal yapılmalıdır” dedi.

GÖK: KONUNUN TAKİPÇİSİYİM

Meclis Başkanvekili Levent Gök ise, hangi partiden olursa olsun, her bir milletvekilinin her yerde konuşma özgürlüğünün anayasal bir hak olduğunu belirtti. “Bu konunun takipçisi olduğumu bilmenizi isterim. Bu konuda gerekli yerleri de aradım, bilgi aldığım zaman sizlerle paylaşacağım. Milletvekillerimizin hiçbirinin böyle bir olayla karşılaşmasını kabullenmemiz söz konusu dahi olamaz.” diye konuştu.

VEKİLLERE YUMRUKLU SALDIRI

Önce ki günde, HDP grup toplantısından çıkan HDP’li vekillerin yolunu ‘Cumhurbaşkanı geçecek’ gerekçesi ile AKP Trabzon Milletvekili Salih Cora ve beraberindekiler kesti. HDP Tunceli Milletvekili Alican Önlü, “Biz de vekiliz, burası halkın meclisi, neden yolumuzu kapatıyorsunuz” diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine Cora, HDP’li vekiller Alican Önlü’ye ve Tuma Çelik’e hakaret etti, yumruklu saldırıda bulundu.

MECLİSTE AKP’LİLER SOKAKTA POLİS

HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Sözcüsü, Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, “Bu saldırıları gerçekleştiren polisleri, milletvekillerini, bu saldırıların altyapısını oluşturan AKP yönetimini ve bakanlarını kınıyoruz. Kendilerine yargı görevi biçen polisleri ise sınırlarını hatırlamaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

AKP-MHP DEVLETİ ÇETE GİBİ YÖNETİYOR

Başaran şunları dile getirdi: “Söz konusu iki saldırı göz önünde bulundurulduğunda, ‘Balık baştan kokar’ atasözünün devleti çete gibi yöneten AKP-MHP ittifakı sayesinde gerçekleştiği anlaşılıyor. Mecliste siyaset ve yasa yapması gereken AKP milletvekilleri, partimizin vekillerine yönelik fiziksel saldırılar uygulayarak güç gösterisi yapmakta, sokakta meşru protesto hakkını kullanan yurttaşlara ve milletvekillerine şiddet uygulayan polislere hukuk dışı davranma cesaretini vermektedirler.”

CEZASIZLIK ZIRHI KONUSUNDA UYARIYORUZ

Başaran sözlerini şöyle noktaladı: “Şiddet uygulayan güvenlik güçlerini ve AKP milletvekillerini, arkasına saklandıkları ‘cezasızlık’ zırhı konusunda uyarıyoruz. AKP yönetiminden aldığınız bu zırh sizi şimdilik ‘dokunulmaz’ kılsa da bu yönetim gittiğinde suçlarınız için yargılanacaksınız. Bu nedenle, hukuk ve insan hakları çizgisine derhal dönmenizi tavsiye ediyoruz.”

 

BOLD ÖZEL

İşkencecilere hapiste bile boyun eğmeyen Şeref hoca koronavirüse yenildi

Koronavirüs vakalarıyla anılan 2 bin mahpusun kaldığı Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde kalan Bilgisayar öğretmeni 2 çocuk babası Şerif Vatansever 47 yaşında koronavirüsten yaşamını yitirdi. Koğuş arkadaşının, onun vefatı sonrası paylaştıklarıysa Şeref Vatansever’in maruz kaldığı işkenceyi gözler önüne serdi.

BOLD – Kocaeli Cezaevinde yakalandığı koronavirüs yüzünden kaldırıldığı hastanede tedavi gören bilgisayar öğretmeni Şeref Vatansever hayatını kaybetti.

47 yaşında hayatını kaybeden Vatansever’in kaldığı koğuşta mahkumların tamamının koronavirüse yakalandığı öğrenildi.

TABUTTA TAHLİYEYE SON

Cezaevleri İhlalleri adlı sosyal medya hesabı Vatansever’in vefat haberini şöyle duyurdu: “Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde Bilgisayar öğretmeni Şerif Vatansever koronadan 47 yaşında yaşamını yitirdi. Koğuşunun hepsi korona olan Şerif Vatansever bir haftadır tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Tabutta tahliyeye son verin!”

GECELER BUNA ŞAHİT

Vefat haberine gelen yorumlardan biri de Vatansever ile birlikte hapis yatan Cihat adlı kullanıcıdan geldi. Vatansever’in cezaevinde kaldığı süre boyunca da işkence gördüğünü anlatan koğuş arkadaşı şunları söyledi: “Kardeşim, Allah’ın huzuruna alnın ak yüzün pak olarak çıkacaksın. Beraber yattığımız 42 ay bunun şahididir… Mahkeme devam ederken koğuştan götürüldüğün ve bir hafta boyunca polisin elinde işkenceye maruz kaldığın o gün ve geceler buna şahittir. Bize de şefaatçi ol nolursun.”

Koronavirüsle anılan Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde bilanço ağırlaşıyor. Cezaevinde koronavirüs testi pozitif çıkan çok sayıda tutuklu olduğu öğrenildi. Bir aile yakınının iddiasına göre 300 kişi koronavirüs kaptı. Durumları ağır olan mahpuslar Kocaeli Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

“NE HASTANE NE CEZAEVİ SAĞLIKLI BİLGİ VERMİYOR”

Ağustos 2020’den beri Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde bulunan ve adının açıklanmasını istemeyen başka bir aile yakını, eşine 16 Nisan’da yapılan testin pozitif çıktığını söyledi.

Tüm koğuşun karantinaya alındığı belirten eş, “Ne hastane ne cezaevi sağlıklı bilgi vermiyor. Mektuplarım ulaşıyor mu onu dahi bilemiyorum. Eşimden gelen mektup belli ki hastalık öncesi tarihten ve eşimle ilgili haberleri yan koğuşlarında bulunan tanımadığım insanların yakınlarından almaya çalışıyorum. Her birimiz apayrı mağduriyet içerisindeyiz. 16.04.2021 tarihinden beri cezaevinin genelleme yaparak verdiği bilgiler dışında bir bilgi alamıyor, aksine telefonlar yüzümüze kapanıyor. 2000 kişiyi aşkın cezaevinde bu ne salgın, bu ne sorumsuzluk, tutuklu yakınlarına bu ne saygısızlık.” dedi.

17 GÜNLÜK EVLİYDİ

Eşi tutuklandığında henüz 17 günlük evli olduğunu söyleyen eş, “Bir gece gözaltı sonrası mahkeme denetimli serbestlik verdi. 4 saat sonrası evimize ve ailelerimizin evlerine eş zamanlı yapılan operasyon ile savcının kararı bozduğunu ve tutuklanma talebiyle cezaevine götürüldü. İlk mahkemede hüküm belli denerek 8 yıl 9 ay karar verildi. İstinaf direkt onayladı. Dosyamız Yargıtay’da.” ifadelerini kullandı.

Koronavirüs Kocaeli 2 Nolu T Tipi Cezaevinde

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Evindeki kitaplar suç sayıldı eşi ikiz bebeğini düşürdü

Öğretmen Sefa Gökalp, 17 -25 Aralık yolsuzluk operasyonları sonrası Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik cadı avının ilk kurbanlarından. Devlet memuru değildi ancak zimmet suçlamasıyla tutuklandı. Evindeki kitaplar örgüt üyeliğine delil sayıldı. Tutuklandığında eşi yaşadığı üzüntüyle ikiz çocuklarından birini düşürdü.

BOLD ÖZEL – 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmasının ardından Hizmet Hareketi mensuplarına yönelik başlatılan cadı avının ilk mağdurlarından Sefa Gökalp hukuksuz şekilde tutuklandı.

Gökalp ailesi 17-25 Aralık’la başlayan hukuksuz sürecin ilk kurbanlardan. Dershanede öğretmen olarak görev yapan Sefa Gökalp, devlet memuru olmamasına rağmen haksız bir şekilde zimmetine para geçirmekle suçlandı. Evinde arama yapıldı. Polisler evinde buldukları Fethullah Gülen’in kitaplarını terör örgütü üyeliğine delil saydı. Tutuklandı ancak delil yetersizliği sebebiyle 27 gün sonra tahliye edildi. Eşi, o tutuklandığı dönemde ikiz çocuklarına hamileydi. Yaşadığı üzüntünün etkisiyle ikiz çocuklarından birini düşürdü. İkinci çocuğu da erken doğumla hayata tutunabildi.

Sefa Gökalp, eşi ve çocuklarıyla.

KARDEŞİ DE DÜĞÜN GÜNÜ TUTUKLANDI

Cadı avı Sefa Gökalp ile sınırlı kalmadı. Hukuksuz gözaltı ve tutuklamalar tüm aileye sıçradı. Gökalp’in babası işten çıkarıldı. Eşinin ailesinden 2 kişi daha tutuklandı. Eşinin kız kardeşiyle evlenen Sefa Gökalp’in erkek kardeşi düğün sırasında tutuklanarak hapse konuldu.

YENİ BİR HAYATA TUTUNMAYA ÇALIŞIYORLAR

Eşi hakkında da yakalama kararı çıkarılınca Gökalp ailesi zor bir karar alarak çok sevdikleri vatanlarını terk etmek zorunda kaldılar. 2 çocuğuyla İsviçre’ye gelen Gökalp ailesi yeni bir hayata ‘merhaba’ dedi. Şimdi yeni bir düzen kurmaya çalışıyorlar.

En fazla KHK’lıyı bağrından çıkaran Kavşut Köyü belgesel oldu

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

İdare Mahkemesinden delilsiz ‘şifahi’ adalet

15 Temmuz’un ardından KHK’larla ihraç edilenlere yönelik hukuksuz kararlara bir yenisi daha eklendi. Bir ihbar üzerine açılan ceza davasından beraat eden KHK’lı, ihracının iptali için Ankara 24. İdare Mahkemesine dava açtı. Mahkeme, dosyada delil bulamayınca MİT’in şifahi(sözlü) olarak verdiği bilgiye dayanarak davayı reddetti.

BOLD – Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi, ceza davasından beraat eden KHK’lının ihracına karşı açtığı davayı reddetti. Mahkeme herhangi bir delile yer vermediği gerekçeli kararında emniyet ve MİT Bölge Başkanlığının şifahi(sözlü) bilgilendirmesini ihraç için yeterli buldu.

KHK’yla ihraç edilen bir kişi, hakkındaki ihbar üzerine gözaltına alınıp tutuklanması talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevkedildi. Sulh Ceza Hakimliği, tutuklama talebini reddetti. Hakkında açılan davadan da tanığın beyanlarını reddetmesi üzerine beraat etti. Ancak OHAL Komisyonu memuriyete iadesine dair başvuruyu reddedince KHK’lı Ankara 24. İdare Mahkemesine dava açtı.

İSTİHBARATIN ŞİFAHI BİLGİSİYLE KARAR VERDİ

Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesi, Emniyet ve MİT Bölge Başkanlığının KHK’lı kişinin cemaat ile irtibatının bulunduğu yönündeki ‘şifahi’ bilgilendirmesini yeterli bularak davayı reddetti. Mahkemenin gerekçeli kararında, “…emniyet istihbaratında ve MİT Bölge Başkanlığından verilen şifahi bilgide kişinin yoğun olarak FETÖ mensupları ile ilişki içerisinde olduğu ve onlarla yoğun bir şekilde irtibat ve ilişkisinin bulunduğu bildirilmiştir” denildi.

Ankara 24. İdare Mahkemesinin hukuksuz ‘şifahi’ kararı.

Sedat Peker’in son videosu Hizmet Hareketine kurulan tuzağı deşifre etti

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0