Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Zahide Yetiş “ucuz et”in hilesini canlı yayında gösterdi

Bir ev hanımının açık pembe ve taze görünümlü kıymanın kokusu olmamasından ve yemeklerde etin renginin kaybolmasından şüphelenmesi üzerine yaptığı testin yankıları sürüyor.

Sosyal medyada yayınlanan test A101 ve BİM’de ucuz et/ucuz kıyma olarak satılan Emin Et’in ürünlerinin içinde ne olduğu sorusunu gündeme getirmişti.

BİM ve A101’de satılan Emin Et’in içinde ne olduğu belli değil

Ev hanımının kıyma testinde, Emin Et’e ait kıymanın soğuk suda yıkadığında suyun tamamen pembeye döndüğü, “ucuz kıyma”dan ise geriye beyaz ve ne olduğu anlaşılamayan bir nesne kaldığı görülüyor.

Sunucu Zahide Yetiş, Show TV’de yayınlanan Zahide Yetiş’le adlı programının 555’inci bölümünde, söz konusu kıyma testi videosunu Dr. Yavuz Dizdar’a seyrettirdi.

İKİ ÇEŞİT KIYMANIN ÜZERİNE SU DÖKÜLDÜ VE …

Dizdar, canlı yayında kendisi de bir kıyma testi yaptı.

Farklı yerlerden alınan yine farklı görünümdeki iki çeşit kıymanın test edildiği programda, iki su bardağına söz konusu kıymalardan bir miktar konuluyor ve üzerine su dökülüyor.

Daha canlı renklere sahip kıyma, suyu döker dökmez kırmızı renk vermeye başlarken, daha koyu bir renge sahip kıymanın üzerine dökülen su berraklığını koruyor.

Her iki bardak da birer tatlı kaşığıyla karıştırılıyor. Canlı renge sahip kıymanın bulunduğu bardak tamamen kırmızıya dönerken, daha koyu renkli kıymanın bulunduğu bardaktaki su sadece hafif şekilde bulanıklaşıyor.

Ayrıca koyu renkli kıyma karıştırma işleminden sonra bardağın dibine çökerken, canlı kırmızı renkteki kıymanın bardığın dibine çökmediği, homojen bir karışım şeklinde bardağın içinde olduğu görülüyor.

Daha sonra her iki bardak da süzgeçten geçiriliyor ve canlı renkli kıymanın suyu tamamen kırmızıya dönüyor, koyu renkli kıymanın suyu ise sadece hafif bulanık olarak görülüyor.

Zahide Yetiş söz konusu kıymaların nereden alındığına ilişkin bilgi vermezken, Dr. Yavuz Dizdar, hayvanın yenilmeyen yerlerinin kıyma haline getirilerek satışa sunulmuş olabileceğini söyledi.

Gündem

Çorumlunun parası Payitaht Abdülhamit’e gitti, bütçede ampule para kalmadı

Çorum Belediyesinin park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal ettiği ortaya çıktı. Sayıştay’ın 2018 raporlarına göre 414 milyon lira borcu olan Çorum Belediyesi, Payitaht Abdülhamit dizisine leblebi tanıtımı için 40 bin lira ödedi .

BOLD –  Çorum leblebisinin yer aldığı sahne için TRT’de yayınlanan Payitaht Abdülhamid dizisine 40 bin TL reklam ücreti ödeyen Çorum Belediyesi, park ve sokak aydınlatması için bütçe olmadığı gerekçesiyle aydınlatma ihalesini iptal etti.

LEBLEBİYE PARA VAR, SOKAK AYDINLATMASINA YOK

Anka’dan Bora Erdin’in haberine göre Sayıştay’ın 2018 yılı raporlarına göre 414 milyon lira borcu olduğu tespit edilen AKP’li Çorum Belediyesi, bütçe yetersizliği gerekçesiyle sokak ve park aydınlatmalarında kullanılacak ampulleri alamadığı için ihaleyi iptal etti. Belediye Şubat ayında sokak, park ve bahçelerin aydınlatması için ampul alımı ihalesine çıktı. İhaleye verilen teklifler ayrılan ödeneğin üzerinde olunca Çorum Belediyesi alımı yapamadı ve 10 Mart 2020’de ihaleyi iptal etmek zorunda kaldı.

“FİYAT ÜZERİNDE YAYGARA YAPTILAR”

Diğer yandan belediyenin teklifi üzerine Payitaht Abdülhamid dizisinin 27 Kasım Cuma akşamı yayınlanan bölümünde Çorumlu Yedi Sekiz Hasan Paşa ve leblebi sahnesi yer eklendi. Bu sahne için Çorum belediyesinden 40 lira alındı. Olaya tepkiler gelmesi üzerine Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın,”Maalesef takdir ve teşekkür edileceğim yerde fiyat üzerinde yaygara yaptılar. Bizi eleştirenler Abdülhamit’e Kızıl Sultan diyenlerin torunlarıdır” açıklamasında bulundu.

Okumaya devam et

Gündem

Anayasa Mahkemesinden Altan’ın başvurusuna ret: İddiaları soyut!

Anayasa Mahkemesi, gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın hürriyet ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine yönelik bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu. Altan’ın 13 Kasım 2019’da itiraz üzerine yeniden tutuklanmasıyla ilgili başvuruyu görüşen mahkeme, iddiaları soyut bularak hak ihlali olmadığına karar verdi.

BOLD – Anayasa Mahkemesi (AYM) İkinci Bölümü, tutuklu bulunan gazeteci-yazar Ahmet Altan’ın bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.

Ahmet Altan, Yargıtay 16 Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu yargılandığı davada, 4 Kasım 2019’da “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme” suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası verilerek adli kontrol şartıyla tahliye edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 6 Kasım 2019’da tahliye kararına itiraz etmesi üzerine Ahmet Altan, İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesinin kararıyla 13 Kasım 2019’da tekrar tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklama kararına yaptığı itirazlardan sonuç alamayan Ahmet Altan, 21 Kasım 2019’da AYM’ye bireysel başvuruda bulundu.

Altan’ın avukatları, ‘tutuklama için gereken şartlar bulunmamasına rağmen tekrar tutuklandığı’ gerekçesiyle, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı ile ifade ve basın hürriyetlerinin ihlal edildiği iddiasıyla AYM’ye başvurdu.

SUÇ İSNADINA BAĞLI TUTMA YOK

Bireysel başvuruyu değerlendiren AYM, Altan’ın başvurusunu kabul edilemez buldu. Kararda, Ahmet Altan’ın, “suç isnadına bağlı tutulma” halinin, hakkında ilk derece mahkemesince mahkumiyet hükmüyle birlikte tahliye kararının verildiği 4 Kasım 2019’da sona erdiği kaydedildi. Altan’ın bu tarihten sonraki döneme ilişkin olarak hürriyetinden yoksun kalmasının, “suç isnadına bağlı tutma” değil, “mahkumiyete bağlı tutma” niteliğinde olduğu belirtilen gerekçede, bu nitelikteki bir tutmayla ilgili yapılan bireysel başvuruda suç isnadına bağlı tutmaya ilişkin güvencelerin uygulanmasının mümkün olmadığı savunuldu.

Başvurucunun tutuklanma sürecinin yetkisiz makamlar tarafından başlatılıp neticelendirilmesi ve böylelikle mahkumiyete bağlı tutma kararını veren mercinin bir mahkeme olmadığı iddiasının dayanaktan yoksun olduğu değerlendirilen gerekçeli kararda, bu nedenlerle Altan’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin bir ihlalin bulunmadığı, başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez kararı verildiği kaydedildi.

İDDİALAR SOYUTMUŞ

Gerekçede, Altan’ın, tutuklama kararı veren ve bu karara karşı itirazını inceleyen ağır ceza mahkemelerinin bağımsız ve tarafsız olmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini iddiasıyla ilgili soyut iddialar dile getirdiği belirtilerek, başvurunun bu kısmının da kabul edilemez bulunduğu ifade edildi.

Altan’ın bu kararın ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurması bekleniyor. Ahmet Altan, 23 Eylül 2016 tarihindin itibaren Silivri Cezaevinde tutuklu bulunuyor.

Yargıtay’a atanan İrfan Fidan göreve başlamadan AYM’ye aday oldu

Okumaya devam et

Gündem

Korkutan rakam: Kasımda 29 kadın öldürüldü, 10 kadın şüpheli şekilde ölü bulundu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun (KCDP), Kasım 2020 Raporu kadına yönelik şiddetin boyutlarını ortaya koydu. Rapora göre sadece kasım ayında 29 kadın erkekler tarafından öldürüldü, 10 kadın şüpheli şekilde hayatını kaybetti. Cinayeti işleyen erkeklerin ise kadınların yakını olduğu anlaşıldı.

BOLD – KCDP’nin hazırladığı Kasım 2020 Raporu’nda dikkat çeken istatistikler yayınlandı. Verilere göre geçtiğimiz ay erkekler tarafından 29 kadın cinayeti işlendi. 10 kadın ise şüpheli bir şekilde ölü bulundu.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET DURMUYOR

Evrensel’de yer alan habere göre öldürülen 29 kadından 15’inin hangi sebeple öldürüldüğü tespit edilemedi. Kadınlardan 1’i ekonomik sebeplerle, 13’ü de boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak isterken öldürüldü. 15 kadının hangi bahaneyle öldürüldüğünün tespit edilemedi.

Verileri değerlendiren KCDP, “Kadınların kim tarafından, neden öldürüldüğü tespit edilmedikçe; adil yargılama yapılmayıp şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezalar almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça şiddet boyut değiştirerek sürmeye devam ediyor” denildi.

KADINLARI TANIDIKLARI ERKEKLER ÖLDÜRÜYOR

Hazırlanan rapora göre kadınlar genelde tanıdığı ve yakın olduğu erkekler tarafından öldürüldü. Öldürülen 29 kadının 10’u kocası, 5’i birlikte olduğu erkek, 1’i eskiden birlikte olduğu erkek, 4’ü eskiden evli olduğu erkek, 2’si akraba, 2’si babası, 1’i kardeşi, 1’i oğlu, 2’si tanıdık birisi tarafından öldürüldü. 1 kadının ölümüne sebep olan kişilerin yakınlık durumu ise tespit edilemedi.

Diğer yandan raporda AKP’li Özlem Zengin’in “kadın cinayetlerini tespit etmenin zor olduğu” açıklamasına değinilerek 6284 sayılı kanunun etkin olarak uygulanması ve İstanbul Sözleşmesi’nin önemine vurgu yapıldı. Kasım ayında öldürülen kadınların 25’inin koruma kararının olup olmadığı bilinmediği, yalnızca 8 kadının polis şikayeti, boşanma başvurusu, uzaklaştırma veya koruma kararı gibi adli başvurusu olduğunun bilindiği belirtildi.

Okumaya devam et

Popular