Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Öcalan ile 2,5 yıl sonra ilk görüşme

Abdullah Öcalan

27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 11 Eylül 2016’dan bu yana da ailesiyle görüştürülmeyen Abdullah Öcalan, 12 Ocak Cumartesi akşamı kardeşi Mehmet Öcalan ile görüştü.

ZİYARETİ HDP ŞANLIURFA MİLLETVEKİLİ ÖCALAN DUYURDU

Görüşmeyi Mehmet Öcalan’ın oğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan Twitter hesabından duyurdu.

Ömer Öcalan, görüşmenin devlet yetkililerinin çağrısı üzerine yapıldığını belirtti. Yarım saat süren görüşmede birçok konunun gündeme geldiğini belirten Öcalan, detayların daha sonra açıklanacağını vurguladı.

Mehmet Öcalan, İmralı’da kardeşi Abdullah Öcalan ile İmralı Cezaevi’nde görüştü.

SAĞLIĞI YERİNDE MORALİ GÜÇLÜ

Aile olarak her hafta görüşme talebinde bulunduklarını belirten Ömer Öcalan, babasından aldığı bilgiyi şu ifadelerle paylaştı: “Babam, Sayın Öcalan’ın moralinin güçlü, sağlığının yerinde olduğunu söyledi. Yaşamı ve sağlığına dair alınan bir bilgidir. Kürt halkı için çok önemlidir.”

BİRKAÇ GÜN SONRA AÇIKLAMA YAPACAĞIZ

HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ise şunları söyledi: “Abdullah Öcalan’ın sağlık durumunun iyi olduğuna dair elimizde bilgi var. Görüşmenin içeriğine dair şimdilik bir şey söylemeyeceğiz birkaç gün sonra kamuoyunu ve halkımızı daha detaylı bilgilendireceğiz.”

“TECRİTİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMEZ”

Buldan, “Sadece Mehmet Öcalan yani kardeşinin Sayın Öcalan ile görüşme yapmış olması bu tecridin bittiği anlamına gelmiyor. Ailesinin, avukatlarının düzenli olarak bir görüşme yapması ancak tecridin kalktığına dair bize önemli bir şey sunar. Gerçekleşen görüşme önemlidir ama bununla sınırlı kalmaması gerekir.” dedi.

“CEZAEVİNDEKİLER ÇIKANA KADAR GÜNDEMİMİZDE”

Buldan cezaevlerinde rehin olan tüm arkadaşlarının özgürlüğüne kavuşuncaya kadar mücadele edeceklerini ifade etti.

Buldan, “Biz sevgili Selahattin Demirtaş’a ve Figen Yüksekdağ’a ve tüm arkadaşlarımıza şunun sözünü veriyoruz: Tecridin kaldırılması için de sizlerin özgürlüğü için de, demokratik siyasetin yeniden hayata geçmesi için de önümüzdeki süreçlerde belirleyici olacak bu yerel seçimlerde başarılı olacağımızın sözünü veriyoruz.” şeklinde konuştu.

SON GÖRÜŞME 2016’DA YAPILDI

Abdullah Öcalan, 27 Temmuz 2011’den bu yana avukatları, 11 Eylül 2016’dan bu yana da ailesiyle görüştürülmüyordu. Son görüşmeyi yine bugün ziyaretine giden kardeşi Mehmet Öcalan yapmıştı.

Şu anda cezaevinde bulunan İdris Baluken ve Sırrı Süreyya Önder’in de içinde bulunduğu son İmralı Heyeti ise Öcalan’la son görüşmeyi 5 Nisan 2015’te gerçekleştirmişti.

Açlık grevine devam eden Güven: Ölümü seve seve kucaklayacak noktadayım

LEYLA GÜVEN 68 GÜNDÜR AÇLIK GREVİNDE

DTK Eş Başkanı ve HDP Milletvekili Leyla Güven, Öcalan üzerindeki tecritin kaldırılması için açlık grevine başlamıştı. Açlık grevinin 68. gününde olan Güven’in sağlık durumunun kritik olduğu ve avukat görüşüne çıkamadığı belirtiliyor. Açlık grevine başka cezaevlerinde bulunan yüzlerce HDP’li de katıldığı biliniyor.

AÇLIK GREVLERİ SONUÇ VERDİ

Leyla Güven’in başlattığı, diğer cezaevleri ve HDP il ve ilçe teşkilatlarında sürdürülen açlık grevi sonuç verdi. Ailenin her hafta yaptığı görüşme talebi kabul edildi. Mehmet Öcalan 2,5 yıl sonra kardeşi ile görüştürüldü.

Politika

Aileler yine iktidarın hedefinde

Ailesinin siyasi rakipleri tarafından hedef alındığından şikayet eden Erdoğan’ın, kendisi, partisi, ortağı ve trollerinin siyasilere, aileleri üzerinden saldırıları rutin haline geldi.

BOLD – Geçen Şubat ayında Erdoğan, CHP’nin ailesi üzerinden siyaset yaptığını söyleyerek serzenişte bulundu. Erdoğan siyasi rakiplerini suçlasa da kendisi, partisi ve ortağı ve trolleri basın ve sosyal medya üzerinden siyasilerin ailelerini uzun süredir hedef alıyor.

ABD’li düşence kuruluşu Brooklin Enstitüsü’nin geçen Şubat ayında yayınlanan raporu sonrası MHP Lideri Devlet Bahçeli, raporda katkısı olduğunu ima ederek eski Hazine Müsteşarı CHP Sözcüsü Faik Öztrak’ı şu sözlerle hedef aldı: “Yazılan karanlık senaryonun iç yüzü aydınlanmaya başlamıştır. (Kemal) Derviş’in yeni bir fitne düzeneğinin asal unsurlarından birisi olduğu vehim değil, vaki bir gerçektir. CHP’de iki Kemal vardır. Acaba diyorum, mesela Faik Öztrak, hangi Kemal’i lideri olarak kabullenmektedir? ABD’deki Kemal’in CHP’deki ajanı ve taşeronu Öztrak mıdır?”

Son günlerde bilbordları süsleyen ‘128 milyar dolar nerede’ sorusu AKP’nin canını oldukça sıkıyor. Bu soruyu gündeme getiren ve gündemde tutan parti de CHP. CHP’li Faik Öztrak eski Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal’ın da 128 milyar doların akıbetini araştırdığı için görevden alındığının kesinleştiğini söyledi. Bu yüzden parti sözcüsü Öztrak bir kez daha hedefte.

AİLELER HEDEFTE

Öztrak’ın İçişleri Bakanı dedesi ve Gümrük Bakanı babası üzerinden ailesi, sosyal medyada AKP’li hesapların saldırısı altında. AKP’liler paylaşımlarında Öztrak ailesini Dersim katliamı, Deniz Geçmiş ve arkadaşlarının idamından da sorumlu tutuluyor.

AKP ve ortağı MHP aile üzerinden siyaset yapmayı uzun süreden beri deniyor. Son olarak Montrö ve cübbeli amiral tartışmaları konusunda bildiri yayınlayan amirallerin aileleri de Erdoğan’ın talimatıyla hedef oldu. CHP bağlantılarının ortaya çıkarma adına amirallerin akrabaları Hürriyet gazetesi aracılığıyla ifşa edildi.

Türkiye’nin son yıllarına damga vuran iki kadın siyasetçi İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da aileleri üzerinden hedef alınmıştı.

Eski eş kurbanı Ayşe Tuba Arslan’ın son şikayet dilekçesini Nükhet Duru okudu

Okumaya devam et

Politika

Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satan Bakan Ruhsar Pekcan’a istifa çağrısı

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait şirketin Ticaret Bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığına dair faturalar ortaya çıktı. Bakan Pekcan iddiayla ilgili sessiz kalırken CHP’li Ali Öztunç, Bakan Pekcan’ı istifaya çağırdı.

BOLD – CHP’li Ali Öztunç, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığının ortaya çıktığını belirterek istifa çağrısında bulundu.

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan ve eşi Hasan Pekcan’a ait Nanoksia Biyoteknoloji ve Karon Mühendislik firmalarının bakanlık bünyesindeki kurumlara 9 milyon TL değerinde dezenfektan sattığı ileri sürüldü. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, “AK Parti yeni bir skandala daha imza attı. Her gün AK Partililerle ilgili yeni yeni skandallar ortaya çıkıyor. Bu defa ise Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan sattığı ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Öztunç, “Yani Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşiyle birlikte ortak olduğu şirketten kendi bakanlığına 9 milyon TL’lik dezenfektan satmış. Sanki piyasada bu ürünü başka üreten kimse yokmuş gibi kendi firmasından kendi bakanlığı bu malları satın alıyor. Gerçekten inanılır gibi değil, tam bir skandal. Turizm Bakanı, turizm arazilerini kendi özel şirketine devrediyor. Ticaret Bakanı ise kendi özel şirketinden kendi bakanlığına malzeme satıyor. Bu inanılır gibi değil” dedi.

İSTİFA ETMESİ GEREKİYOR

CHP’li Öztunç, şunları söyledi: “Yıllar önce Devlet Bakanı Güler İleri, babasının cenazesinin ilanına ilişkin bakanlık bütçesinden ödeme yapıldığı için bakanlıktan istifa etmişti. Şimdi Ruhsar Pekcan’dan istifayı bekliyoruz. Kendi şirketinden kendi bakanlığına 9 milyonluk mal satılıyorsa hemen istifa etmesi gerekiyor. Tıpkı eski Devlet Bakanı Güler İleri gibi davranması gerekiyor.”

Erdoğan 5 bin ton altının peşinde

Okumaya devam et

Politika

Anormalleşme süreci: 44 günde koronavirüsten 6.165 ölüm!

Türkiye’de 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar geçen 44 günde 6 bin 165 kişi koronavirüsten öldü. 1 Mart’ta 69 olan günlük ölüm sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı.

BOLD – Pandemi karşısında ekonomik tedbirleri alacak gücü olmayan Saray yönetiminin tedbirleri zamanından önce gevşetmesinin faturası ağır oldu. Cumhuriyet’ten Erdem Sevgi’nin haberine göre CHP Genel Başkan Yardımcısı Gamze Akkuş İlgezdi, Türkiye’de mart ayında uygulanan normalleşme sürecinin faturasının ağır olduğunu söyledi. İlgezdi, şunları dile getirdi:

  • Defalarca açıkladık. Bir an önce ekonomik ve sosyal koşulları sağlanmış, gelir güvenceli 28 günlük tam kapanma çağrısı yaptık.
  • Kapanma için gereken kaynağı da hesaplayıp açıkladık. MB’nin kaybolan 128 milyar dolarının 7’de 1’i ile bu kapanmanın finansmanı sağlanabilecekti.
  • 1 Mart’tan 14 Nisan’a kadar olan 44 günde toplam 6 bin 165 vatandaş koronavirüs nedeniyle yaşamını yitirdi.
  • 1 Mart’ta 69 günlük vefat sayısı 14 Nisan’da yüzde 404 artışla 279’a ulaştı. Yoğun bakımlarda boş yatak kalmadı.
  • 1 Mart’ta yüzde 7.57 olan test-pozitif vaka oranı 14 Nisan itibarıyla yüzde 20’ye çıktı.
  • İktidarın, tedbirleri kademeli olarak gevşettiği ve “yerinden önlem” olarak adlandırılan döneme geçtiği 1 Mart’ta, günlük 645 hasta sayısı 14 Nisan’da yüzde 434 artarak 2 bin 802’ye ulaştı.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0