Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Hollanda bilgi istedi, Türkiye gazeteciyi sınır dışı etti

Hollandalı gazeteci Ans Boersma sınır dışı edildi.

Gazeteci Ans Boersma’nın eşyalarını almasına dahi izin verilmeden sınır dışı edilmesini Cumhurbaşkanlığı, Nusra Cephesi ile bağlantısına bağladı. Hollanda makamları ise, “Türkiye’den bir terör soruşturması çerçevesinde bilgi istedik, sınır dışı edilmesini istemedik.” dedi.  

BOLD- Hollanda’da yayın yapan ekonomi gazetesi Het Financieele Dagblad’ın Türkiye muhabiri Ans Boersma, basın kartı verilmesinden dokuz gün sonra sınırdışı edildi.

CUMHURBAŞKANLIĞI, 8 OCAK’TA BASIN KARTI VERDİ

Boersma, Noel tatilinin ardından 3 Ocak’ta Türkiye’ye döndü. 8 Ocak’ta Cumhurbaşkanlığı tarafından kendisine basın kartı verildi.

Ans Boersma, ikametini uzatmak için İstanbul İl Göç İdaresi Bakırköy Grup Başkanlığı’na gitti. Ancak buradaki görevliler, gazeteciyi resmi bir gerekçe olmadan polise teslim etti.

Gözaltına alınan Hollandalı gazeteci, 16 Ocak’ta polisler tarafından Ataköy’deki geri gönderme merkezine götürüldü.

GAZETECİNİN EVİNDEKİ EŞYALARI ALMASINA İZİN VERİLMEDİ 

Belgeleriyle ilgili idari bir sorun bulunmadığı bildirilen Boersma’ya sözlü olarak güvenlik sebebiyle sınırdışı edileceği bilgisi verildi.

Yanında bir sırt çantası bulunan gazeteciye özel eşyalarını alması için evine gitmesine de izin verilmedi.

Hollandalı gazeteci Ans Boersma

Boersma, geceyi merkezde geçirdikten sonra havalimanına götürüldü. Basın kartına da havalimanında el kondu.

Boersma, bugün Atatürk Havalimanı’ndan kalkan uçakla ülkesine gönderildi. Gazeteciye bu süreçte Hollanda konsolosluğunun sağladığı bir avukat da eşlik etti.

HOLLANDALI GAZETECİYE, 6 YIL TÜRKİYE’YE GİRİŞ YASAĞI KONULDU 

Sınırdışı edilirken gazeteciye 5 Ocak’ta alınan bir kararla Türkiye’ye altı yıllık bir giriş yasağı konduğu da bildirildi.

Gazetenin yazı işleri müdürü Jan Bonjer, gazetecinin sınırdışı edilmesinin kendilerinde ‘şok’ etkisi yarattığını belirtti.

Bonjer, “Ans işini çok adil, hassas ve sorumluluk sahibi bir şekilde yapıyordu. Bu sınırdışı işlemi basın özgürlüğüne yapılmış bir saldırı. Türkiye’de gazetecilerin işini düzgün yapamıyor olması çok üzücü.” dedi.

Bonjer, Het Financieele Dagblad ve Hollanda’daki meslek örgütlerinin sınırdışı işleminin iptali için mücadele edeceklerini söyledi.

İLK RESMİ AÇIKLAMADA ÖRGÜT ADI VERİLMEDİ, IŞİD VE PKK’YA İŞARET EDİLDİ

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Boersma’nın sınır dışı kararının, Türkiye’de gerçekleştirdiği gazetecilik faaliyetleriyle ilgili olmadığını iddia etti.

Anadolu Ajansı’na konuşan Fahrettin Altun, “İlgili makamlarımızla bir süre önce Hollanda polisi tarafından istihbarat paylaşımı yapılarak şahsın bir terör örgütüyle bağlantılı olduğu bilgisi verilmiş; tarafımızdan şahsın Türkiye’ye giriş ve çıkışları hakkında bilgi talep edilmiştir.” dedi.

Boersma’nın hangi terör örgütü ile bağlantılı olduğunu açıklamayan Altun, Türkiye’nin son yıllarda PKK ve DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin hedefinde bulunduğunu belirtti.

Bu açıklamadan Türk medyası ve yabancı medya Boersma’nın PKK ve IŞİD ile bağlantılı olma iddiası ile sınırdışı edilmiş olabileceği yorumunu yaptı.

İKİNCİ AÇIKLAMADA EL KAİDE BAĞLANTILI “NUSRA CEPHESİ” DENİLDİ 

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, ilk açıklamadan saatler sonra sosyal medya hesabı Twitter’dan İngilizce bir açıklama yaptı.

Altun paylaşımda, “Hollanda, Türkiye’ye bugün sınır dışı edilen gazetecinin Nusra Cephesi ile bağlantılı olduğunu söyledi. Hollanda’dan gelen istihbarat üzerine harekete geçtik ve ihtiyati tedbir aldık.” ifadesini kullandı.


“Eğer güvenilir yabancı bir devletin istihbaratı size vatandaşlarından birinin terörle bağlantılı olduğunu söylüyorsa, riske girmezsiniz.” ifadesini kullanan Altun, “Öyle bir sonuca neden vardıklarını açıklayacak Hollandalı yetkililerdir. Onların istihbaratının güvenilirliliği üzerine yorum yapmayacağız.” dedi.


HOLLANDA: GAZETECİ TALEBİMİZ ÜZERİNE SINIR DIŞI EDİLMEDİ 

Hollanda makamları ise gazetecinin talepleri üzerine sınır dışı edildiği veya iade edildiği haberlerini yalanladı.

Hollanda Ulusal Savcılığı Sözcüsü Jeichien de Graaff, savcıların Türk yetkililerden bir terör soruşturması çerçevesinde Boersma hakkında bilgi istediğini ve Türkiye’ye bilgi iletildiğini söyledi.

Hollanda Savcılığı’ndan yapılan açıklamada Boersma’nın “terörizme ilişkin devam eden bir soruşturmada şüpheli” olduğu ancak “terörist suçlar” işlediği için şüpheli konumunda olmadığı vurgulandı.

Boersma’nın Hollanda’ya gelişinde gözaltına alınmadığını vurgulayan De Graaff, Türkiye’den gazeteciyi sınır dışı etmesini de istemediklerini sözlerine ekledi.

Türkiye muhabirliğini yaptığı “Het Financieele Dagblad” gazetesine konuşan Boersma, Nusra Cephesi ile bağlantısı olduğu şüphesi ile tutuklanan ve 2015 yılına kadar birlikte olduğu Suriyeli arkadaşı yüzünden sınırdışı edilmiş olabileceğini belirtti.

Suriyeli kişinin 2018 yılı sonuna doğru Nusra Cephesi ile bağlantısı olduğu şüphesi ile tutuklandığı ifade edildi.

BOERSMA, FEMİNİST BİR SİTEDE KADIN HAKLARINI YAZDI 

Boersma, Hollanda’nın “Financial Times”ı kabul edilen “Het Financieele Dagblad” adlı saygın bir ekonomi gazetesinin Türkiye muhabirliğini yapıyordu.

Ans Boersma, Het Financieele Dagblad gazetesinde son yazdığı yazılarda iktidarı rahatsız edecek “Türkiye’deki enflasyon” ve Erdoğan’ın Kaşıkçı cinayetini uluslararası alanda yerini sağlamlaştırmak için kullandığını dile getiren yazıları dikkati çekiyor.

Boersma ayrıca feminist yönüyle öne çıkan “FemFacts-NewsMavens” adlı bir site için de kadın hakları ve insan hakları konularında yazılar kaleme alıyordu.

Ans Boersma’nın burada “Cumartesi Annelerine” yapılan polis müdahalesi, insan hakları savuncusu Avukat Eren Keskin ve tutuklu Kürt gazeteci Zehra Doğan hakkında iktidarı rahatsız edecek yazılar kaleme almıştı. Ayrıca “trans ve gay hakları”, “kız çocuklarının küçük yaştaki evlililleri” ve “Türkiye’de seçimlere girecek gay hakları savunucusu” gibi konuları gündeme getirdiği görülüyor.

Boersma, sınır dışı edilmeden hemen önce 10 Ocak 2019’da yazdığı yazıda da Türkiye’deki “devasa” cinsiyet eşitsizliğine dikkati çekiyor ve hükümetten bu konuda adım atmasını istiyor.

Alman Gazeteciler Federasyonu’ndan üyelerine “Türkiye’de tutuklanabilirsiniz” uyarısı

Dünya

AB çocuk ve gençler için 1,8 milyar doz aşı alacak

Aşılardaki patentlerin kaldırılması tartışması sürerken Avrupa Birliği, 1,8 milyar doz Pfizer-Biontech aşısı almak için anlaşma imzaladı.

BOLD – Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, sosyal medya hesabından yeni sözleşmeyi duyurdu.

ÇOCUK VE GENÇLER İÇİN

Avrupa’da aşılama sürecinin iyi ilerlediğine vurgu yapan Von der Leyen, ilave dozların bağışıklık artırıcı aşılarda, ortaya çıkan yeni varyantlarla mücadelede, çocuk ve gençlerin aşılanmasında kullanılacağını belirtti.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un aşı alımına karşı çıktığı yönündeki haberlerin ardından yapılan yeni sözleşmeye göre BioNTech-Pfizer’la 2021-2023 yılları için 900 milyon dozu opsiyonlu olmak üzere toplam 1,8 milyar dozluk alım sözleşmesini onayladığını kaydetti.

450 MİLYON NÜFUSLU AB’YE HERYERDEN AŞI

AB’nin bugüne kadar opsiyonlar dahil olmak üzere BioNTech-Pfizer ile 2,4 milyar, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi-GSK ile 300 milyon, Johnson & Johnson ile 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 460 milyon doz aşı almak için sözleşmesi bulunuyor.

AB yönetimi, bu sözleşmeleri göz önünde bulundurarak yaz aylarında 450 milyon nüfusluk AB’de, yetişkin nüfusun yüzde 70’ini aşılamayı hedefliyor

Çin, Türkiye’ye neden aşı göndermiyor?

Okumaya devam et

Dünya

Mersin Limanına gönderilen kokain yüklü gemi Panama’da yakalandı

Kolombiya’dan Türkiye’ye 2020’de gönderilirken yakalan 4 bin 900 tonluk kokainin ardından Panama’da, Ekvador’daki Bolivar Limanı’nından yola çıkan ve son durağı Mersin Limanı olduğu öne sürülen konteynerde 616 paket kokain ele geçirildi. Kokainin muz kutuları içine saklandığı belirlendi.

BOLD – Orta Amerika ülkesi Panama’da, Türkiye’de Mersin Limanı’na gittiği ileri sürülen bir konteynerde 616 paket kokain ele geçirildiği açıklandı.

Evrensel’in haberine göre, Panama basınında yayımlanan haberlerde Ekvador’da Bolivar Limanı’ndan yola çıktığı belirtilen konteynerin son durağının Mersin Limanı olacağı kaydedildi.

İspanya merkezli uluslararası haber ajansı EFE’nin de geniş yer verdiği haberde konteynerin Panama’ya Güney Amerika ülkesi Ekvador’da bulunan Bolívar Limanı’nda geldiği ve aktarma noktası olan Panama’nın PSA Limanı’nda Panamalı yetkililer tarafından arandığı belirtildi. Kokainin konteynerdeki muz kutuları içinde saklanmış halde bulduğu öğrenildi.

Panamalı yetkililer, yasa dışı kargoyu çarşamba gecesi, bir takip ve istihbarat çalışması sonucunda tespit ettiklerini açıkladı.

Panama devletinin deniz ve hava operasyonlarını yürütmekten sorumlu resmi kurumu SENAN, sosyal medya hesabından kokain paketlerinin fotoğraflarını paylaştı. Paylaşımda yasadışı maddenin muz kutuları içinde saklandığı ve Ekvador’daki Bolivar Limanı’ndan yola çıkan kargonun son durağının Türkiye’nin Mersin Limanı olduğu ifade edildi.

Ağustos 2020’de Brezilya’dan gelen ve Kocaeli Dilovası’ndaki Yılport Limanı’na yanaşan geminin içindeki bir konteynerde de 540 kilo kokain ele geçirilmişti. İlk aramada bulunamayan uyuşturucu madde gemi ikinci kez arandıktan sonra bulunmuştu.

CHP Parti Meclisi Üyesi ve Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, konuyla ilgili Ticaret Bakanı Mehmet Muş tarafından cevaplanmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na soru önergesi vermişti.

Sedat Peker gazeteci Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili Mehmet Ağar’ı işaret etti: Ödeşmek adettendir

Okumaya devam et

Dünya

İsrail polisi Mescid-i Aksa’da namaz kılan cemaate ses bombasıyla saldırdı

İsrail polisi, Doğu Kudüs’te Eski Şehir bölgesinde Müslümanların kutsal mekanı kabul edilen Mescid-i Aksa’daki Kıble Mescidi’nde teravih namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullandı. Olaylarda 200’e yakın Filistinli’nin yaralandığı bildirildi.

BOLD – İsrail polisi, Mescid-i Aksa’daki Kıble Mescidi’nde teravih namazı kılan cemaate karşı ses bombaları ve plastik mermi kullanarak saldırdı.

Öte yandan Mescid-i Aksa’nın içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesinin Şam Kapısı ile Sahire Kapısında da İsrail polisi Filistinli gençlere müdahalede bulundu. Harem-i Şerif’te yaşanan olaylarda 200’e yakın Filistinli’nin yaralandığı belirtildi.

İsrail polisinin müdahalesine Türkiye’de siyasi parti liderlerinden tepki geldi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İsrail polisinin Mescid-i Aksa cemaatine yaptığı saldırıları şiddetle kınadığını belirterek, “Filistinli kardeşlerimizle dualarımız aynı, yüreklerimiz birdir!” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Mescid-i Aksa’ya İsrail güvenlik güçleri tarafından ibadet sırasında yapılan saldırıda yaralanan tüm Filistinli kardeşlerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yapılan saldırıyı şiddetle kınıyorum” dedi.

ÇELİK: FİLİSTİNLİ KARDEŞLERİMİZİN SONUNA KADAR YANINDAYIZ

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, “İsrail, Mescidi Aksa’nın hukuki statüsüne saygı duymalı ve uluslararası yükümlülüklerine uygun davranmalıdır. Filistinli kardeşlerimizin din ve vicdan özgürlüklerinin sonuna kadar yanındayız. Harem-i Şerif, tüm Müslümanların kutsal mabedidir. İsrail hükümetinin mübarek Ramazan ayında Müslümanların mabedine yaptığı saygısızlığı ve Filistinlilere uyguladığı şiddeti kınıyoruz” açıklaması yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, “İsrail polisinin Mescid-i Aksa’ya girerek ses bombalarıyla saldırmasını şiddetle kınıyoruz. Mübarek Ramazan günlerinde hiçbir kutsala saygısı olmayan İsrail işgal güçleri Mescid-i Aksa’yı derhal terk etmelidir. Bu menfur ve pervasız saldırılar derhal durmalıdır” dedi.

Bayramda evden çıkmak yasak ama köprüden geçiş ücretsiz

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0