Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

2018’de Norveç’e iltica eden 10 kişiden 3’ü Türk vatandaşı

Kuzey Avrupa’nın İskandinav Yarımadası’nın batısında bulunan Norveç, gelişmiş refah seviyesi ve insan hak ve özgürlükleri konusunda dünya ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Savaş ve birçok insan hakları ihlalleri nedeniyle ülkelerinden ayrılmak zorunda kalan insanlar, Norveç’i güvenli bir liman olarak görüyor.

Norveç’in Göçmenlik Bürosu UDI, 2018’de toplam 2 bin 655 kişinin iltica ettiğini duyurdu. İltica eden 10 kişiden 3’ünün Türkiye vatandaşı olduğunu ve bu rakamın önceki yıllara oranla Suriyeli göçmenleri geçtiğini vurguladı.

2018’DE 765 TÜRK VATANDAŞI İLTİCA ETTİ

2018’e kadar Suriye, Somali ve Eritre’den gelen insanlar, Norveç’e iltica edenler arasında ilk sırada yer alıyordu. UDI’nin raporuna göre bu durum 2018 yılın değişti ve yıl içinde iltica eden Suriyeli sayısı 465’te kalırken Türklerin sayısı 765 olarak kayıtlara geçti ve listede ilk sıraya yükseldi.

İskandinav ülkeleri Norveç, İsveç ve Danimarka gerek siyasi gerekse insani nedenlerle dünyada en fazla iltica başvurusu alan ülkeler arasında yer alıyor.

İLTİCA TALEBİ 15 TEMMUZ’DAN SONRA ARTTI

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra yaşanan hukuk dışı uygulamalar ve insan hakları ihlalleri sebebiyle Türkiye’yi terk etmek zorunda kalanlar, birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Norveç’e iltica müracaatında bulundu.

Norveç Göçmenlik Bürosu UDI’nın yıllık raporunda Suriye, Somali ve Eritre gibi en fazla sığınma ve iltica talep eden ülke vatandaşları arasına Türkiye’de eklenmiş oldu.

Türkiye’den gelen insanların sığma talebindeki başvurularda artış gözlemlenmesi nedeniyle UDI, 2017 yılının haziran ayında yaptığı açıklamada, dosya içeriklerinin daha dikkatli ve detaylı incelenmesi için başvuruların değerlendirilmesine belli bir süre ara verileceğini duyurmuştu.

Norveç Göçmenlik Bürosu, Türkiye’den gelenlere ait dosyaları nasıl inceledikleri konusunda Avrupa ülkeleri ile de fikir alışverişi yapmak için süre istemişti. Bu durum ikamet izinlerinin sonuçlanmasını daha uzun bir zaman dilimine yaydı.

İLTİCA MÜRACAATINDA BULUNAN 100 KİŞİDEN 91’İ OLUMLU CEVAP ALDI

Yayımlanan raporda Norveç’e bir önceki yıllara oranla iltica başvurularında ciddi bir azalma yaşansa da Türklere ait olan başvuruların sayısında ciddi bir artış meydana gelmesi ülke medyasında da geniş yer buldu.

Norveç medyasında çıkan haberlerde Türkiye’den gelen sığınma başvurularının 15 Temmuz sonra arttığının altını çiziliyor. UDI’nin açıkladığı raporda yapılan başvuruların yüzde 91’i olumlu sonuçlandığı belirtiliyor.

Norveç’te resmi verilere göre 2018 yılında toplam 97 ülkeden iltica başvurusu yapıldı. Türk başvuruculardan değerlendirme süreçleri tamamlanan dosyaların yüzde 91’i olumlu sonuçlanarak sığınmacılara oturumları verildi.

2018 yılında Norveç’e Türkiye’den iltica talebinde bulunanların sayısı 765’e yükseldi. Bu sayı Suriyeliler için 419, Eritre vatandaşları için 241 ve İran vatandaşları için 119 olarak kayıtlara geçti. 2018 yılında Türkiye’den en fazla başvuru haziran ayında gerçekleşti. Ocak ayında 5 kişi, haziran ayında 216 kişi iltica talebinde bulundu.

NORVEÇ’E İLTİCA SÜRECİ NASIL İŞLİYOR?

Norveç, Avrupa Birliği (AB) ülkesi olmasa da Schengen Bölgesi’nin ortak üyesidir. Norveç vizesi olmadan Schengen vizesi ile ülkeye giriş yapmak mümkün. Norveç’e iltica başvurusunda bulunan kişi ilk önce yabancılar polis merkezine götürülüyor. Buradaki parmak izi alımı ve genel bilgilendirmeden sonra karşılama kampı adı verilen bir merkeze götürülüyor. Bu merkezde başvurucu, tüberküloz kontrolünden geçiriliyor. Ardından tekrar yabancılar polis merkezine götürülen sığınmacının ifadesi alınıyor ve güvenlik soruşturmasına tabi tutuluyor.

Sağlık kontrolleri ve sorgusu tamamlanan sığınmacı, Göçmenlik Bürosu (UDI) ile görüşme yapacağı Transit Mottak adı verilen kamplara götürülüyor. 2018’de Türkiye’den sığınmacı sayısının artması nedeniyle UDI görüşmeleri bir önceki yıllara göre yavaş ilerliyor. Bu nedenle Türkiye’den gelen bazı sığınmacıların UDI mülakatı yapılmadan bekleme kampları adı verine Mottaklar da randevu çağrısını bekliyor. UDI başvurucularda kişinin beyanını esas alıyor. Fakat duruma göre beyanlar doğrultusunda yaşanan hak ihlallerinin belgesini de talep edebiliyor. Yanıltıcı ve gerçek dışı beyanlarda bulunduğu tespit edilen kişiler Norveç’ten sınır dışı ediliyor.

İş arayan ve dil öğrenmek isteyen mülteciler için Almanya’da dev fuar

Gündem

“20’li yaşlar challenge” uyarısı: Genetik verileriniz tehlikede!

“20’li yaşlar challenge” akımıyla sosyal medyada herkes arşivindeki fotoğrafları paylaşırken Ulaştırma Bakan Yardımcısı Sayan’dan ‘genetik veri’ uyarısı geldi. Sayan, “Bu gibi hassas verilerin hangi sunucularda nasıl tutulduğu, yeterli güvenliğe sahip olup olmadığı tam bir kara kutu” dedi.

BOLD – Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan sosyal medya hesabından son günlerde popüler olan “20’li yaşlar challenge” akımıyla kişisel veriler ve yüz ifadelerinin kopyalandığını öne sürdü. Twitter hesabından paylaşımda bulunan Sayan, “Son günlerde popüler olan “20’li yaşlar challenge” ve benzeri akımlara karşı vatandaşlarımıza birkaç uyarıda bulunmak istiyorum” dedi ve şunları kaydetti:

  • Kişisel verileri ve yüz ifadelerini kopyalan bu gibi akımlar, görsel veri işleme alanına zemin hazırlıyor.
  • Mümkün olduğunca dikkatli olmalıyız.
  • Yapay zeka teknolojilerinin çözmeye çalıştığı sorunlardan biri de yaşlanmanın oluşturduğu yüzdeki değişikliklere karşı algoritmalara direnç kazandırmak.
  • Kişinin şimdiki haliyle eski halinin değişiminden, yapay zeka algoritmalarını besleyecek istatistiki veriler oluşturuluyor.
  • Aynı zamanda farklı uygulamalar ve cihazlardan paylaştığımız parmak izi ve yüz taraması gibi verilerimiz, genetik verilerimizi barındırıyor.
  • Bu gibi hassas verilerin hangi sunucularda nasıl tutulduğu, yeterli güvenliğe sahip olup olmadığı tam bir kara kutu.
  • Kişisel verilerimiz; bizi belirli veya belirlenebilir hale getiren, bizi tanımlayan ve bize ait olan bilgilerimiz.
  • Bu sebeple kişisel verilerimizi korurken, özellikle de sosyal medyada paylaşırken daha hassas davranmalıyız.

Okumaya devam et

Gündem

Cezaevinde korona isyanı: Siz yaşatmak nedir bilmez misiniz?

Tutsak Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in kızı Fatma Saadet Yılmazer’in tutuklu olduğu Bakırköy Kadın Cezaevindeki koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığı belirtildi. Koğuştakilerin yüksek ateşle hasta olmasına rağmen revire dahi çıkarılmadığını söyleyen Avukat Sümeyra Bulduk, “İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar. Siz korumak yaşatmak nedir bilmez misiniz” diye sordu.

BOLD – Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevinde B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalanmasına rağmen yüksek ateşle yatan tutuklu ve hükümlülere Kovid 19 testi yapılmadığı, revire dahi çıkarılmadığı kaydedildi.

Avukat Sümeyra Bulduk, müvekkili Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının koronavirüse yakalandığını ancak koğuştakilere Kovid 19 testi yapılmadığını, revire dahi çıkarılmadıklarını kaydetti. Adalet Bakanlığına tepki gösteren Bulduk, sosyal medya hesabından şunları yazdı: “Bakırköy Cezaevinde müvekkilim Fatma Saadet Yılmazer’in de tutuklu bulunduğu B4 koğuşunun tamamının korona olduğu, yataktan dahi kalkamadıkları, yüksek ateşleri olmasına rağmen test yapılmadığı ve revire dahi çıkarılmadığı söyleniyor. Siz korumak, yaşatmak nedir bilmez misiniz? Suçsuz yere özgürlüğünden mahrum ettiğiniz her insanın sağlığını korumakla yükümlüsünüz. İnsanlar canlarıyla uğraşıyorlar, aileleri ise perişan! Reviriniz ve revir doktorlarınız süs diye durmuyor orada!”

Diyanet lüks tekneden halka sabır ve şükür mesajı yolluyor

Okumaya devam et

Gündem

Lebalep kongreler Türkiye mutasyonunu tetikler mi?

Yeni tip Kovid-19 mutasyonları gündemdeki yerini koruyor. Son olarak ortaya çıkan ve Türkiye’de de görülen Hindistan mutasyonuna aşıların yeterli gelip gelmeyeceği tartışılırken uzmanlardan önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonun da görülmesinin olası olduğu iddiası geldi. Bu iddia akıllara AKP’nin yaptığı lebalep kongreleri akıllara getirdi.

BOLD – Kovid-19’un Hindistan mutasyonunun Türkiye’de de görülmesinin ardından, mutasyonların etkisi ve aşıların yeterli olup olmayacağı tartışmaları gündemdeki yerini koruyor. Önümüzdeki günlerde Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini söyleyen Prof. Dr. Arzu Sayıner, “Salgına karşı mücadelede en önemli silahımız aşı” dedi. Saygıner, vakaların yüzde 10’unun varyant türünün saptanamadığına dikkat çekti:

HER ÇOĞALAN VİRÜS YENİ MUTASYON DEMEK

BirGün’den Berkay Sağol’a konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Arzu Sayıner, yeni mutasyonların da ortaya çıkabileceğini, salgına karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Kovid-19’un Türkiye mutasyonunun da görülebileceğini belirten Sayıner, “Her ülkenin kendi dinamikleri farklı. Ülkelerin uyguladığı aşılara, tedavi yöntemlerine ve kullandığı ilaçlara bağlı olarak yeni varyantlar ortaya çıkabilir. O yüzden önümüzdeki dönemde Türkiye mutasyonu görülmesi olası. Virüs çoğaldıkça farklı şekilde mutasyona uğruyor. Her çoğalan virüs yeni mutasyonlar demektir ve yeni sonuçlar ortaya çıkabilir. Virüsün çoğalması engellenirse mutasyonlar durdurulur” dedi.

SAPTANAMAYAN VARYANT VAR

Türkiye’de görülen vakaların yaklaşık yüzde 90 oranında İngiltere varyantı olduğuna dikkat çeken Sayıner, vakaların yüzde 10’unda ise varyantın türünü saptayamadıklarını belirtti. Saygıner, “Türkiye’de yapılan testlerin çoğunluğu virüs var mı yok mu onu saptıyor, bir de İngiltere varyantı mı değil mi onu açıklıyor. Testi pozitif çıkan kişilerin İngiltere varyantı olduğunu saptayamazsak ne olduğunu bilmiyoruz. Bu varyantların anlaşılması için buna ileri düzeyde test yapılması gerekiyor. Hangi oranda başka varyantların olduğunu Sağlık Bakanlığı biliyor. Türkiye’de İngiltere, Brezilya, Güney Afrika bir de Hindistan varyantı var. Dünya genelinde ise şu anda bildirilen yaklaşık 20 civarı varyant var” dedi.

MUTASYONLARIN ETKİLERİ ENDİŞELENDİRİYOR

Varyantlarla ilgili çeşitli endişelerin olduğunu vurgulayan Sayıner, “Varyantlarla ilgili asıl sorduğumuz sorular şunlar: Yayılım hızını nasıl etkileyecek? Daha ağır hasta yapacak mı? Aşıdan kaçacak mı? Bunlar aslında korkularımız. İngiltere varyantı en hızlı yayılan. Türkiye’ye girdi ve 2 ay içinde yüzde 90’lara kadar çıktı. Brezilya ve Güney Afrika varyantlarının ise antikorlardan etkilenme oranı daha az” dedi. Aşı olan kişilerin ağır geçirmese bile tekrar bu varyantlara yakalanabileceğini söyleyen Sayıner, “Hindistan varyantını ise şu anda tam olarak bilmiyoruz; ancak onun da aşıdan kaçtığına dair gözlemlerimiz var. Daha büyük sorun yaratma eğilimi olan varyantlar İngiltere kadar hızlı yayılmıyor” diye konuştu.

DİĞER AŞILAR ÇİN AŞISINDAN DAHA ETKİLİ

Virüse karşı mücadelede en önemli silahın aşı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Sayıner, şunları kaydetti: “Oluşturduğu antikor miktarı nedeniyle mRNA aşıları olan Biontech ve Moderna aşıları güçlü. Sinovac’a göre daha fazla antikor üretiyor ve koruyor. Sputnik V ise daha farklı bir aşı, onunla ilgili açıklanan veri çok az. mRNA aşılarında virüsün çok küçük bir parçası var. Eğer virüsün o parçanın dışında kalan bir mutantı gelirse bu aşılar etkisiz kalabilir. mRNA aşılarının böyle bir riski var; ama bu aşılar şu anda varyantlara karşı koruyor. Sinovac aşısının da koruyuculuğu gayet iyi. Bütün aşılar çok kıymetli. İyiler arasında daha iyi aşılar var.”

4 aylık enflasyon TÜİK’in açıkladığı gibi 5,45 değil yüzde 16.2

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0