Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Amerikalı diplomat Brett McGurk: IŞİD savaş makinesini besleyen malzemenin çoğu Türkiye’den geliyordu

New York (BOLD)- ABD’nin IŞİD ile Mücadele eski Temsilcisi Brett McGurk, IŞİD gibi bir savaş makinesini besleyen malzemelerinin çoğunun Türkiye’den geldiğini söyledi.

CNN’e konuşan McGurk “Birinci planımız buna plan A diyeceksek, problemleri Türkiye ile çalışarak çözmekti. Zamanımın çoğunu Ankara’da geçirdim. IŞİD savaş makinesini besleyen materyallerin çoğu açıkçası Türkiye’den Suriye’nin ötesine geçiyordu. Çok sinir bozucuydu, çünkü Türkiye sınırda çok bir faaliyet göstermedi. Ben NATO müttefiki Türkiye ile çalışıp sınırın güvenliğini sağlamak istedim.” dedi.

“TÜRKİYE İLE ÇOK FARLI YÖNLERDEN ÇALIŞTIK, HİÇ BİRİ İŞE YARAMADI”

IŞİD’in mağlup edilmediğini savunan McGurk, Türkiye ile farklı yönlerden çok çalıştıklarını, fakat hiç birinin işe yaramadığını ifade etti.

McGurk, “Açıkçası bunun için birçok sebep var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan konsepte uygun olabilecek bir planı masaya koyduğunda en iyi plan yapıcılarımızı gönderdiğimizde bunları derinlemesine araştırıp birlikte ne yapabileceğimizi araştırdığımızda başarılı bir sonuca varamadık. Mesela Türkiye’nin güvendiği, bölgede tutmak istediği ve desteklediği muhalif grup ABD’nin çalıştığı bir grup değildi. Bu muhalifler aşırıcılara çok yakın ilişkileri olanlardı.” dedi.

“İDLİB SINIRI EL KAİDE BAĞLANTILI GRUPLAR TARAFINDAN KONTROL EDİLİYOR”

İdlib bölgesinde Türkiye’nin etkin olduğunu ve ABD’nin herhangi bir operasyon yapmadığına dikkat çeken McGurk, “O bölge daha çok El Kaide ile bağlantılı gruplar tarafından domine edildi. Türkiye sınırı tamamen onlar tarafından kontrol ediliyor. Bu ciddi bir problem.” değerlendirmesinde bulundu.

Bölgede IŞİD’in hâlâ mağlup edilmediğine vurgu yapan Amerikalı diplomat, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında geçen telefon görüşmesinden sonra her şeyin tersine döndüğünü söyledi.

“TRUMP, AMERİKAN ASKERLERİNİ DAHA FAZLA TEHLİKEYE SOKTU”

Başkan Trump’ın geri çekilme planının Amerikan askerlerini daha çok riske sokacağını belirten McGurk, “Erdoğan’ın ABD’nin bulunduğu bölgeye Türk askerlerini göndermek istediğini biliyorduk. Birkaç ay bununla uğraştık. Türk askerlerinin bölgeye gelmesi ciddi sorunlar oluşturacaktı ve Amerikan askerlerini tehlikeye sokacaktı. Bu bizim politikamızdı.” dedi.

Erdoğan ile Trump arasında geçen telefon konuşmasına atıfta bulunan McGurk, “Başkan Trump, Erdoğan’a bölgeden çekileceğini söyledi. Bir açıdan onlara yeşil ışık verdi. Bu tamamen uzun zamandır yapmaya çalıştığımız çalışmaların tersini yapmaktı.” şeklinde konuştu.

Uzun süre IŞİD ile mücadele eden McGurk: Türkiye bölgede güvenilir bir ortak değil

Dünya

DSÖ, pandemi sonrası için uyardı: Daha zorlu sorunlar bekliyor

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, zengin ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyeceklerini belirterek, küresel bir kriz olan pandemide çözümün de adil ve küresel olması gerektiğini söyledi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgını birinci yılına yaklaşırken dünyayı yoksulluk ve açlık gibi pandemiden sonra daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

DÜNYAYI ZORLU SORUNLAR BEKLİYOR

Ghebreyesus, BM Genel Kurulunda düzenlenen Kovid-19 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ”Zengin ve güçlü ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyiz” dedi. Salgının üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini ve ”tünelin sonundaki ışığın daha parlak hale geldiğini” belirten Ghebreyesus, pandemiden sonra ise dünyayı daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

“ÇÖZÜM DE KÜRESEL OLMALI” ÇAĞRISI

Ghebreyesus,”Yoksulluk ve açlığın aşısı yok, eşitsizliğin ve iklim değişikliğinin aşısı yok” diye konuştu. Pandeminin küresel bir kriz olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, çözümün de adil ve küresel olması çağrısı yaptı.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Popular