Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Cumhurbaşkanlığı açıkladı: 4,6 milyon vatandaş iflas sınırında

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın raporuna göre vatandaş borç batağında. Borcunu ödeyemeyen 4,6 milyon kişi takibe düştü.

Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın raporuna göre vatandaş borç batağında. Borcunu ödeyemeyen 4,6 milyon kişi takibe düştü. Sadece geçen yılın 11 aylık döneminde tüketici kredisini ve kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 1 milyon 284 bin 261 kişiye ulaştı.

BOLD- Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, “Türkiye Ekonomisinde Haftalık Gelişmeler ve Genel Görünüm” isimli raporu yayımladı. Rapora göre, geçen yılın ocak-kasım aylarını kapsayan 11 aylık dönemde tüketici kredisi ve kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 215 bin 842 kişiden, 1 milyon 284 bin 261 kişiye çıktı.

Ekonomik krizin derinden hissedildiği bu dönemde vatandaşlar kredi kartlarından çok tüketici kredilerini geri ödemekte zorlandı.

Rapora göre 11 aylık dönemde tüketici kredilerini ödeyemeyenlerin sayısı 137 bin 391 kişi birden artarak 826 bin 899 kişiye fırladı. Buna karşılık kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı aynı dönemde yaklaşık 76 bin kişi azalarak 744 bin 865 kişiye düştü.

4,6 MİLYON BORÇLU YASAL TAKİPTE

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre raporda, kriz yılı olan 2018 ile 2017 yıllarının kasım ayları da karşılaştırıldı. Ekonomide toparlanma ve dengelenmenin yaşandığı iddia edilen 2018’in Kasım ayında hem tüketici hem de kart borçlarını ödeyemeyenlerin sayısında net artış yaşandı.

2018’in Kasım ayında, bir önceki yılın Kasım ayına göre tüketici kredisini ödeyemeyenlerin sayısı yüzde 34,1 artarak, 79 bin 813 kişiden, 107 bin 37 kişiye, kredi kartı borcunu ödeyemez duruma düşenlerin sayısı da yüzde 9,7 artışla 70 bin 887’den, 77 bin 749 kişiye çıktı. Kasım ayında kart ve tüketici borcunu ödeyemeyenlerin toplam sayısı ise 133 binden 164 bine yükseldi.

Borcunu ödeyemez duruma düşen bu vatandaşların yanı sıra 2018 yılı kasım ayı itibarıyla 2 milyon 227 bin kişi tüketici kredisini, 2 milyon 408 bin kişi de kredi kartı ödemelerini aksattığı için bankaların takibine düştü. Kart ve tüketici kredi borçları nedeniyle takibe düşen kişi sayısı toplamda 4 milyon 635 bini aşarken, hem tüketici hem de kredi kartı borcu olanların sayısı 3 milyon 373 bin kişiye dayandı.

KRİZ FRENE BASTIRDI

Ekonomik gelişmeler ve genel görünüm raporu, geçen yıl ağustos ayında ekonomik krizin başlamasıyla birlikte vatandaşın harcamalarda bir anda frene bastığını da ortaya koydu. Rapora göre tüketici kredileri geçen yılın temmuz ayına kadar sürekli artarak 421,5 milyar liraya kadar tırmandı.

Ancak dövizin patlama yaptığı ağustos ayından itibaren tüketici kredileri birden bire inişe geçti. Tüketiciler harcamalarını kısıp kredi kullanmayı azaltınca, bankaların bireysel kredi bakiyesi 23,1 milyar lira birden düşerek 11 Ocak 2019 tarihi itibarıyla 398,4 milyar liraya kadar geriledi.

Buna karşılık, aylık gelirleriyle geçinmekte zorlanan bireyler, krize rağmen kredi kartı harcamalarında aynı düşüşü sağlayamadı. Kart harcamaları eylülde hız kesip ekimde düşüş gösterse de bu yılın ocak ayı ortalarına kadar hemen hemen aynı seviyelerde tutundu.

VATANDAŞ KONUT VE TAŞIT ALIMINDAN VAZGEÇTİ

Ekonomik krizle birlikte adeta harcamalarını askıya alan vatandaş, tüketici kredileri ve kredi kartlarının yanı sıra konut, taşıt ve diğer ihtiyaçları için banka kredisi kullanmaktan da büyük ölçüde vazgeçti.

Geçen yılın temmuz ayına kadar sürekli yukarı tırmanış göstererek 201,2 milyar liraya kadar çıkan konut kredileri ağustos krizinin başlamasıyla inişe geçti ve 11 Ocak 2019 kadar 13,6 milyar lira birden azalarak 187,6 milyar liraya düştü. Taşıt kredileri de aynı şekilde 7,2 milyar liraya kadar tırmanmasına rağmen ağustostan itibaren inişe geçti, yeni yılda 6,5 milyar liraya geriledi.

ÇEKLERİN YÜZDE 45’İ ÖDENMEDİ

Kriz öncesinde 214,4 milyar liraya kadar çıkan diğer tüketici kredileri de bu aya kadar 10.1 milyar liralık kayıp yaşadı. Rapora göre, geçen yılın ilk 11 aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre protestolu senet sayısı yüzde 1,9 azaldı, ancak ödenemeyen çek tutarı yüzde 45,5 oranında artarak 11,5 milyar liradan 16,8 milyar liraya çıktı.

Aynı dönemde karşılıksız çek miktarı yüzde 22 artarken, karşılıksız çıkan çek tutarı yüzde 60’a yakın artarak 15,8 milyar liradan 25,3 milyar liraya yükseldi.

Türkiye’de aileler bankalara ipotekli: Vatandaşın borcu 542 milyar TL

Ekonomi

Hükumet halktan gelecek yıl 922 milyar lira vergi toplayacak

2021 bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. 2021 bütçe giderleri 1 trilyon 346,1 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 101,1 milyar lira olarak öngörüldü. Bütçenin 922,7 milyar liralık kısmını ise halktan toplanacak vergiler oluşturacak.  

BOLD – 2021 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2019 yılı Kesin Hesap Kanun Teklifi de görüşülerek kabul edildi. Bütçede gelecek yıl için 922.7 milyar lira vergi geliri bekleniyor.

PLANLANAN BÜTÇE AÇIĞI 245 MİLYAR LİRA

2021 bütçesinin giderleri 1 trilyon 346,1 milyar lira, faiz hariç giderler 1 trilyon 166,6 milyar lira, bütçe gelirleri 1 trilyon 101,1 milyar lira, vergi gelirleri 922,7 milyar lira, bütçe açığı 245 milyar lira olarak öngörüldü. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerine 1 trilyon 223,5 milyar lira, özel bütçeli idarelere 119,9 milyar lira, düzenleyici ve denetleyici kurumlara da 2,7 milyar lira ödenek verildi.

ÖTV VERGİSİ GELİRİ 213.7 MİLYAR LİRA

2021 yılı bütçesinde vergi gelirleri ise şöyle sıralandı: “Gelir vergisi 195,3 milyar lira, Kurumlar Vergisi 105,2 milyar lira, Özel Tüketim Vergisi 213,7 milyar lira, dahilde alınan KDV 70,6 milyar lira, ithalatta alınan KDV 194,9 milyar lira, Motorlu Taşıtlar Vergisi 18,5 milyar lira, BSMV 28,5 milyar lira, Damga Vergisi 23,8 milyar lira, harçlar 34,4 milyar lira, diğer vergiler 37,9 milyar lira.”

Vaka ve can kaybında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Ekonomik Güven Endeksi’nde düşüş başladı

Nisan ayında dip seviyeleri gördükten sonra üst üste 6 aydır yükselen Ekonomik Güven Endeksi gerilemeye başladı. TÜİK verilerine göre Ekonomik Güven Endeksi Kasım ayında aylık bazda yüzde 3.5 gerileyerek 89.5 olarak gerçekleşti.

BOLD – Salgınla birlikte nisan ayında tarihi dip seviyeleri gördükten sonra üst üste 6 aydır yükselen Ekonomik Güven Endeksi, kasım ayında yüzde 3.5 geriledi ve 89.5 puan olarak gerçekleşti.

DİĞER ENDEKSLER DE DÜŞTÜ

Ekonomik Güven Endeksi geçen ay yüzde 4.8 artışla 92.8 puana çıkmıştı. Ekonomik güven endeksindeki düşüş, tüketici, reel kesim (imalat sanayi), hizmet ve inşaat sektörü güven endekslerindeki düşüşlerden kaynaklandı. Perakende ticaret sektörü güven endeksi aynı seviyede kalarak 95.0 değerini aldı.

EN BÜYÜK DÜŞÜŞ İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

Türkiye İstatistik Kurumu’ndan yapılan açıklamaya göre, tüketici güven endeksi bir önceki aya göre kasım ayında yüzde 2.2 oranında azalarak 80.1 değerini, reel kesim güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 2.1 oranında azalarak 107.4 değerini, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 2.8 oranında azalarak 77.5 değerini, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 5.7 oranında azalarak 79 değerini aldı.

Vaka ve can kaybında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı

Okumaya devam et

Ekonomi

Halk dövizden vazgeçmiyor

Ekonomi yönetimindeki değişim ve reform söylemlerine rağmen, halk TL yerine döviz almaya devam ediyor. Merkez Bankası verilerine göre, son 3 haftada döviz hesapları 7,1 milyar dolar arttı.

BOLD – Merkez Bankası verilerine göre, yurt içinde yerleşik yatırımcıların bankalardaki döviz hesabı 2 milyar 386 milyon dolarlık artış kaydetti. Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alındığı 6 Kasım’dan bu yana ise döviz hesaplarındaki artış 7,1 milyar dolara ulaştı. Döviz hesaplarındaki toplam tutar 228 milyar 164 milyon dolar ile rekor kırarken, Türkiye’deki toplam döviz hesapları ise 256 milyar doları aştı.

ATILAN ADIMLAR GÜVEN OLUŞTURMADI

Ekonomistlere göre dövize talebin en önemli nedeni yüksek enflasyon ve Türk Lirası’na (TL) olan güvensizlik. DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy, son birkaç haftada TL’nin yabancı para birimleri karşısında yüzde 3-4 düzeyinde değer kazandığına, buna karşın dövize yönelimin sürdüğüne işaret etti. Hem tüketicilerin hem de şirketlerin dolar ve euro almaya devam ederek ekonomiye güvenmediklerini bir kez daha gösterdiğini dile getiren Prof. Ulusoy, “İnsanlar da kurumlar da Türkiye’deki yüksek enflasyondan kendini korumaya çalışıyor. Hükumetin attığı adımlar ise güven oluşturmaya yetmiyor” dedi.

DÖVİZE TALEP ARTIYOR

Daha faiz artırılmadan önce AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve yeni ekonomi yönetiminden gelen “piyasa dostu” açıklamalarla dolar kurunun 8,50’den 7,70’e düştüğüne işaret eden Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya, faiz artırımı sonrasında dolar kurundaki düşüşün bir miktar daha devam etmesine rağmen kalıcı olamadığını söyledi. Merkez Bankası’nın 20 Kasım haftasına ait yabancı para mevduatı verilerinin de gösterdiği gibi dövize olan talebin artarak devam ettiğini dile getiren Kaya, “Yalnızca son birkaç günde 1,5 milyar dolarlık yeni alım yapıldığını görüyoruz” dedi. Kaya, dövize olan aşırı talebin önemli nedenlerinden birinin de Türk şirketlerinin yüksek dış borcu olduğunu kaydetti.

YABANCI SERMAYE ÇIKIŞI SÜRÜYOR

Türk Lirası değer kaybederken, Türkiye’den yabancı sermaye çıkışının da sürdüğünü söyleyen Kaya, 2020’nin ilk 10 ayında Türkiye piyasalarından çıkış yapan yabancı sermaye miktarının 13 milyar doları aştığına dikkat çekti. Merkez Bankası’nın net rezervlerinin uzun süredir ekside olduğunu hatırlatan Kaya, “Hem Merkez Bankası hem kamu bankaları kurdaki yükselişi durdurmaya çalışırken, son 1 yılda 120 milyar dolarlık döviz satışı yaptılar. Ama şimdi dövize ihtiyacımız olduğunda ne yapacağız sorusu hala yerinde duruyor” dedi.

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

Okumaya devam et

Popular