Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Suriyelilerin çoğu dönmek, Türkiyelilerin çoğu göndermek istiyor

Suriyeli mültecilerin yüzde 56,1’i ülkesine dönmeyi; Türkiyelilerin daha ezici çoğunluğu ise gitmelerini istiyor. Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi 10-12 Ocak tarihleri arasında Gaziantep, Şanlıurfa ve Kilis’te Suriyeli mültecilerle ilgili uyum ve kabul hallerine dair eş zamanlı iki ayrı araştırma yaptı.

İlk çalışmada şehirlerin değişik mahallelerine yerleşerek yaşayan 120 mülteciyle görüşülürken, ikinci çalışma ise aynı şehirlerin değişik mahallerinde yaşayan 300 Türkiye vatandaşı ile yüz yüze görüşüldü.

Karşılaştırmalı tablolara yer verilen her iki çalışmanın analiz, grafik ve tablolarının ayrıntılarında özetle, şu tespitler yapıldı:

GELİR SEVİYELERİ AÇLIK SINIRININ ALTINDA

Suriyeli göçmenlerin büyük bir bölümü açlık sınırının altında ve sosyal güvenceden yoksun çalıştırıldığını belirtiyor. Buna göre yüzde 39,8’i işsiz olup iş aradığını beyan ederken, yüzde 21,4’ü işçi olduğunu belirtiyor.

Yüzde 28,6’sı hane aylık gelirini 0-500 TL arasında olarak bildirirken, yüzde 28,6’sı 501- 1000 TL arasında olduğunu ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 92,9’u herhangi bir sosyal güvenlik kaydı bulunmadığını belirtiyor.

NEGATİF DÜŞÜNENLERİN ORANI YÜZDE 15

“Şehir sakinlerinin sizlere yaklaşımını değerlendirmenizi istersek ne dersiniz ?” sorusuna Suriyelilerin yüzde 46,9’u “Beslenme barınma gibi temel ihtiyacımızı karşılamamızda yardımcı oldular.”, yüzde 30,6’sı “Bizi bağırlarına bastılar.” derken, yüzde 6,1’i “Fikrim yok.” diyor.

Katılımcıların yüzde 5,1’i “Ayrımcı yaklaştılar.”, yüzde 4,1’i “Dışladılar.”, yüzde 4,1’i “Kimseden yardım görmedik.”, yüzde 2’si “Kötü davrandılar.” derken, toplamda yüzde 15,3 gibi bir oran negatif bir duruma işaret ediyor.

“Bu şehirde/ülkede kendinizi güvende hissediyor musunuz?” sorusuna Suriyelilerin yüzde 76,5’i “evet”, yüzde 12,3’ü “hayır” cevabı verdi.  Yüzde 11,2’si ise kararsız olduğunu ifade ediyor.

MADDİ DESTEK DEVLETTEN DEĞİL YAKINLARINDAN

“İhtiyaçlarınızı karşılayabilmek için size maddi yardımda bulunan kurumlar/kişiler var mı? Varsa kimlerdir?” sorusuna ise, Suriyelilerin yüzde 31,6’sı maddi bir yardım görmediğini, yüzde 27,6’sı “Bu ülkede vatandaş olan yakınlarımız ve akrabalarımızdan maddi destek gördük.” cevabını veriyor.

Ayrıca yüzde 9,2’si valilik/kaymakamlık, yüzde 9,2’si muhtarlık, yüzde 8,2’si sivil toplum örgütleri, yüzde 6,1’i belediyeden yardım aldıklarını söylüyor.

ÜLKELERİNE DÖNMEK İSTEYENLERİN ORANI YÜZDE 56

“Şehirde yaşayan vatandaşlardan bir talebiniz var mı?” sorusunu da cevaplayan Suriyeli mültecilerin yüzde 71,4’ü “Hayır”, yüzde 28,6’sı “Evet” dedi. Soruya “Evet” cevabını veren yüzde 28,6’lık kesim taleplerinin ne olduğuna ise, yüzde 42,8’i “Bizi dışlamasınlar”, yüzde 21,4’ü “Bizlerle kardeşçe yaşamayı kabul etsinler”, yüzde 17,9’u “Ev kirası konusunda yardımcı olsunlar”, yüzde14,3’ü “Sosyal yardım”, yüzde 3,6’sı “İş yerimde emeğim sömürülmesin” cevabını veriyor.

Mültecilerin yüzde 56,1’i ülkelerine dönmek istediğini belirtirken, yüzde 43,9’u dönmek istemediğini beyan ediyor.

SURİYELİLER ŞEHRİ DEĞİŞTİRDİ

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının aynı araştırmada verdiği cevaplar ilginç sonuçlar ortaya koydu:

“Sizce göç şehrinizi değiştirdi mi?” sorusuna karşılık yüzde 52,4’ü “Evet, çok değişti.”, yüzde 42,9’u “Değişti.”, yüzde 3,7’si “Değişmedi.” ve sadece yüzde 1’i “Hiç değişmedi.” diyor.

“Evet çok değişti” ya da “Değişti” diyen katılımcılara “Göçle beraber şehrinizde sizce neler değişti?” sorusuna, yüzde 19,5’i “Sosyo-ekonomik yapı değişti.” derken, yüzde 19’u “Suç oranı arttı, güvenlik düzeyi düştü.” dedi. Yüzde 14,8’i “Şehirde işsizlik arttı.”, yüzde 13,8’i “Kültürel yapı değişti.” diye düşünüyor.

“Yaşanan göç hayatınızı nasıl etkiledi?” sorusunu cevaplayan yerli halkın yüzde 80,4’ü göçlerin hayatlarını olumsuz etkilediğini düşünüyor. Toplamda sadece yüzde 4,8’i olumlu etkilediği görüşünde. Yine yüzde 76,7’si göçleri desteklemezken, toplamda destekleyenlerin oranı yüzde 14,7’de kalıyor.

BİRLİKTE YAŞAMAK İSTEMİYOR

Yerli halkın yüzde 71’i Suriyelilerle yaşamaktan/çalışmaktan memnun değilken; toplamda yüzde 17,6’sı memnun olduğunu belirtiyor. Araştırmaya göre, “Hiç memnun değilim.” diyen görüşmecilerin ilk sıradaki cevabı yüzde 18,5 ile “Toplumda kargaşa ve huzursuzluğa sebep oldular.” diyor.

İkinci sırada yüzde 16 ile “İşsizliğe sebep oluyorlar.” cevabını verirken, “Memnun değilim.” diyenlerin ilk sırasını ise yüzde 32,4 ile “Kültürel dokuya zarar veriyorlar.” cevabı aldı.

Memnun ve çok memnun olduklarını söyleyenlerin ilk sıradaki cevapları ise, “İyi insanlar olduklarını düşünüyorum.” şeklinde. “Suriyeliler ile aynı binada yaşamak sizi rahatsız eder mi?” sorusuna araştırma grubunun yüzde 42,9’u “Evet”, yüzde 40’ı “Hayır” ve yüzde 17,1’i ise “Kararsızım” diyor.

KÖTÜ GİDİŞATTAN MÜLTECİLER SORUMLU TUTULUYOR

“Şehrinize göç edenlerle ilişkilerinizi değerlendirmenizi istesek ne söylersiniz?” sorusuna katılımcıların yüzde 26,7’si “Hiç karışmıyorum, uzak duruyorum.” derken, yüzde 19’u “Şehrimize huzursuzluk ve kargaşa getirdiklerini düşünüyorum.”, yüzde 17,1’i “Hakkımız olan imkânlara onların sahip olduğunu düşünüyorum.” ve yüzde 15,7’si ise “Kötü ekonomik durumun sorumlusu olarak görüyorum.” diyor.

Diğer katılımcıların yüzde 9,5’i “Beslenme, giyim, barınma gibi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için çaba sahibiyim.” derken, yüzde 7,6’sı “Şehre alışmaları için yardımcı oluyorum.” ve yüzde 4,4’ü ise “Yakın komşuluk ilişkileri içindeyiz.” diye ifade ediyor.

EVLERİNE DÖNSÜN DİYENLER YÜZDE 77

“Suriyeli göçmenlerin dönmesini ister misiniz?” sorusuna 100 kişiden 77,2’si “Evet” derken; yüzde 17,1’i “Kendileri buna karar vermeli.”, yüzde 3,8’i “Kararsızım.” ve yüzde 1,9’u ise “Hayır.” diyor.

Mülteci Suriyelileri fuhuşa zorlama soruşturması: İmam ve iki asker açığa alındı

Genel

Formula 1 kupa töreninde şampiyon pilotlara şampanya yerine gazoz verildi

Skysport kanalına konuşan Mercedes takımının patronu Toto Wolff, kupa töreninin yapıldığı podyumda pilotlara şampanya yerine gazoza benzer bir şey verildiğini söyledi.

BOLD – İngiliz pilot Lewis Hamilton, 9 yıl aradan sonra İstanbul’da yapılan Formula 1 yarışında dünya şampiyonu oldu. Hamilton bu sonuçla 7’inci kez dünya şampiyonluğunu kazanırken Michael Schmacher’in rekoruna da ortak oldu.

Öte yandan, yarışlar sonrası yapılan kupa töreninde şampanya patlatma ritüeli ile ilgili ilginç bir iddia gündeme geldi. İddianın sahibi Mercedes takım patronu Toto Wolff. Wolff, 2020 Türkiye Grand Prix’sinde podyuma çıkan pilotlara şampanya yerine gazoz verildiğini açıkladı.

Skysport yayınına katılan Toto Wolff katıldığı programda podyumda şampanya verilmediğini ve gazoza benzeyen bir şey olduğunu açıkladı. Wolff’un açıklaması sırasında kanal muhabir kahkahalarına hakim olamadı.

İddia sosyal medyanın da gündemindeydi. Pilotların salladığı şampanya şişesinin köpürmediğini fark eden Formula 1 izleyicilerinin paylaşımı sosyal medyada gündem oldu. Yetkililerden konu hakkında herhangi bir açıklama henüz gelmedi.

Dokuz yıl sonra İstanbul’da yapılan Formula 1’de kazanan Hamilton oldu

Okumaya devam et

Genel

Adalet Bakanı Gül yargıyı uyardı!

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, yargıyı haksız tutuklamalarla ilgili uyardı. Gül, “Açılan davalarda mahkûmiyet oranı yüzde 46,8. Pardon dediğinizde, kusura bakmayın ama haksız yere içerde cezaevinde tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Ticari itibarı, maddi kayıpları geri gelmiyor” dedi.

BOLD – Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, “Ceza Hukukunda Alternatif Çözüm Yolları Sempozyumu”nda yargıya uyarılar geldi.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yargıda reform mesajı vermesinin ardından Adalet Bakanı Gül de hakim ve savcılara adalet uyarısında bulundu. Anayasa Mahkemesinin uygulanmayan CHP’li Enis Berberoğlu kararına isim vermeden değinen Gül, “Anayasa Mahkemesi karar verip mahkemenin uyar mı oymaz mı gibi bir öngörülebilirliğin olmadığı bir yerde bu anlamda yatırımda hukuk öngörülebilirliğinden bahsetmek mümkün değildir. Anayasa, hukuk uygulanmak için vardır. Hukukun öngörülebilir olması bu anlamda hayati önemdedir” dedi.

ADALET YERİNİ BULSUN İSTERSE KIYAMET KOPSUN

Yargı mensuplarının konjonktüre değil vicdana ve hukuka bakması gerektiğini söyleyen Gül, şöyle konuştu: “Bir dosyada verilen bir kararla ilgili ister kazanan ister kaybeden kim olursa aynı kararı verirdi denebiliyorsa işte orada adalet tecelli etmiştir. Çiftçisi esnafıyla toplumun yargıdan beklediği budur. Bırakın adalet yerini bulsun isterse kıyamet kopsun.

YARGI KONJONKTÜRE DEĞİL HUKUKA BAKAR

Bizim yargıçlardan yargı mensuplarından beklediğimiz, şu nasıl bakar, nasıl değerlendirir. Arkadaş, yargı konjonktüre bakmaz, yargı hatıra, birilerinin dediğine bakmaz, yargı vicdanına, hukuka bakar, Anayasa’ya bakar. Bizim beklentimiz budur. Siz vicdanınıza danışın, adalet yerini bulsun. Ne olursa olsun yargı mensuplarını yanında HSK vardır. Hiç kimsenin talimatına, telkinine bakarak değil, dosyaya bakarak, vicdanınıza göre karar verin. 83 milyon huzur içinde geleceğe daha güvenle baksın.”

ADALET EKONOMİK KALKINMANIN OLMAZSA OLMAZIDIR

Ekonomik kalkınmayla hukukun iç içe geçmiş kavramlar olduğunu belirten Bakan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: “Demokratikleşme ve erişilebilir adalet sistemini insan onurunu yükseltilmesinin bir gereği olarak görüyoruz. Aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal gelişimin olmazsa olmazı olarak görüyoruz. Üreten, insanımıza istihdam oluşturan ekonominin vazgeçilmez unsuru da hukuki öngörülebilirliktir. Ekonomik öngörülebilirlik ile hukuki öngörülebilirlik iç içe geçmiş kavramlardır. İşte yargı reformu belgemiz öngördüğümüz yeni düzenlemelerle ülkemizin önünü açacak, erişilebilir adalet sistemiyle yatırım ortamının iyileşmesine hizmet edecektir. Bugün yaptığımız çalışmaların temel amacı da hukuk devleti ilkesinin tamamıyla hayata geçmesi için gerekli adımların masaya yatırılmasıdır.”

PARDON DEDİĞİNİZDE KAYIPLARI GERİ GELMİYOR

Hukuksuz davalarla ilgili hakim ve savcılara uyarıda bulunan Gül, açılan davaların yarısının beraatle sonuçlandığına dikkat çekti. Gül, şunları söyledi: “2019 yılında savcılıklara gelen fiillerin yüzde 52,7’si hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş. Yani yarıdan fazlası takipsizlik kararıyla sonuçlanmış. Savcılıklara gelen dosyalar var. Bu kadar, 5 milyon dosya var, yarısından fazlası takipsizlikle, yani boşuna yargı sistemi meşgul edilmiş, vatandaş gitmiş gelmiş. Ama savcılık da bu anlamda hakkı teslim etmiş. Açılan davalarda mahkûmiyet oranı yüzde 46,8. Mahkemelerde verilen kararların yüzde 53,2’si beraat, hükmün açıklamasının geri bırakılması gibi kararlar. Yani açılan davaların yarıdan fazlası da yine beraatle ya da başka şekilde sonuçlanmış. Pardon dediğinizde, kusura bakmayın ama haksız yere içerde cezaevinde tutuklu kalan kişinin o günleri geri gelmiyor. Ticari itibarı, maddi kayıpları geri gelmiyor.”

TUTUKLAMALAR İSTİSNA OLMALI

Gül, “Anayasa Mahkemesi kararına uymayanlarla ilgili bir şey yapılacak mı?” sorusuna da şu cevabı verdi:  “Hâkim ve savcılardan beklentimiz kim ne der ne düşünür diye değil dosya hukuk ne der bu konuda bir uygulamanın yapılması. Milyonlarca dosya içerisinde belli dosyalar gündemi meşgul ediyor, bu konuda değerlendirmeye tabi tutuluyor. Asıl olan güncel meselelerden uzak bir şekilde hukukun adaletin tesisi. Verilen tüm kararlar hem Anayasa Mahkemesi hem AİHM ne demiş bu süreci takip eden bir yeni uygulamalarımız var. Bunlarla ilgili de ilave ne olur arayışı içerisindeyiz Bizim için ister yabancı ister yerli, yatırımcı, ister işçi ister çiftçi ne olursa olsun hukuk güvenliğini vatandaş lehine koruyacak; tutuklamaları keyfiliğinden uzak, tutuklaması istisna olarak değerlendiren, hukuk güvenliğini daha da güçlendiren uygulamaların hep beraber arayışlarını sürdüreceğiz.”

Hukuk krizde: Her iki davadan birinde adil yargılanma hakkı ihlal edildi

Okumaya devam et

Genel

Türkiye’ye S-400 yaptırımları gelecek ay oylanacak

ABD’nin ikazlarına rağmen Rusya’dan S-400 alıp denemesini yapan Türkiye’ye yönelik yaptırımları içeren yasa gelecek ay Amerikan Kongresi’nde oylanacak. Çoğunluğun oyuyla onaylanması beklenen yasayı Başkan Trump veto edemeyecek.

BOLD – ABD Kongresi’nin Aralık ayı ortasına kadar yasalaştırmayı öngördüğü 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası, Rusya’dan S-400 satın alan ve denemesi de yapan Türkiye’ye yaptırım uygulanmasını içeriyor. Diplomatik kaynaklar, Amerikan Kongresi’nin her iki kanadında da 3’te 2’lik bir çoğunlukla onaylanması beklenen yasanın Başkan Donald Trump tarafından veto edilemeyeceğine dikkat çekiyor.

KISA VADEDE TÜRKİYE-ABD ARASINDA SORUN YAŞANACAK

BBC Türkçe’nin haberine göre ABD seçimlerinin sonucu Türk-Amerikan ilişkilerinin uzun vadede nasıl şekilleneceğini göstermesi açısından çok önemli olacak. Ancak ABD Kongresi’nde yasalaşmayı bekleyen 2021 Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA), iki müttefik arasında hemen kısa vadede yaşanabilecek büyük bir sorunun sinyallerini veriyor. Yaklaşık 740 milyar dolarlık bir bütçeyi içeren yasa, ABD Savunma Bakanlığı’nın 2021 yılı planlaması, dünyaya yayılmış birliklerin stratejik konumlandırmalarının gerçekleştirilmesi gibi yaşamsal öneme sahip maddeleri içeriyor.

TÜRKİYE’YE YAPTIRIM UYGULANACAK

Yasanın 1292 sayılı bölümü ise Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alan Türkiye’ye yaptırım uygulanması çağrısını içeriyor. Cumhuriyetçi ve Demokrat Kongre üyelerinin girişimiyle 2021 Savunma Yasası’na eklenen bölüm, 2017 Ağustos’unda Başkan Donald Trump’ın onayıyla yürürlüğe giren Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası’nın (CAATSA) Türkiye’ye karşı uygulanmasını kapsıyor.

Biden’den ilk açıklama: Tüm Amerikalıların başkanı olacağım

Okumaya devam et

Popular