Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Almanya, Türkiye’nin “silah satışında kısıtlamayı kaldırın” talebini reddetti

Almanya, lisansı kendisine ait "Leopar" tanklarının Suriye'nin kuzeyinde Afrin Harekâtı'nda kullanılması üzerine Türkiye'ye silah satışına kısıtlamalar getirmişti.

15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünden sonra silah alımlarına getirilen kısıtlamaların kaldırılması için Türkiye’nin Almanya’dan talepte bulunduğu, ancak Berlin’in talebi reddettiği ortaya çıktı.

Ankara-Berlin hattındaki silah pazarlığında Almanya’nın kırmızı çizgilerini muhafaza ettiği bilgisi Sol Parti’nin (Die Linke) hükümete verdiği soru önergesine verilen cevabın satırın aralarında yer aldı.

SOL PARTİ’NİN SORUSUNA EKONOMİ BAKANLIĞI CEVAP VERDİ

Sol Parti’nin önergesinde, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde askeri harekât düzenlediğine dikkat çekilerek, bu durumun Alman hükümetinin silah ihracatı onaylarını etkileyip etkilemediği soruldu.

Ekonomi Bakanlığı’nın cevabında hükümetin silah ihracatı kararlarında son derece sorumlu ve sınırlandırıcı bir politika takip ettiğinin altı çizildi.

Sol Parti’nin (Die Linke) soru önergesine verilen cevap Almanya’nın Türkiye’ye silah satışının durma noktasına geldiğini ortaya koydu.

Alman şirketlerinin Türkiye’ye silah ya da askeri malzeme satışı için yaptıkları müracaatların hükümet tarafından tek tek incelendiği ve karar verilirken Almanya’nın hem dış hem de güvenlik çıkarlarının dikkate alındığı vurgulandı. Cevapta, “Zaten Türkiye’deki 15 Temmuz darbe teşebbüsünden sonra bu tür silah ihracatı talepleri çok daha ayrıntılı inceleniyor.” denildi.  

“SURİYE’DE KÜRTLERE KARŞI KULLANILABİLİR”

DW’nin haberine göre silah satışı için karar verilirken Alman silahlarının Kürt gruplarla ihtilaflarda ya da bölgesel çatışmalarda kullanılma riskinin de dikkate alındığına işaret edildi.

Hükümet adına verilen yazılı cevapta şu ifadeler dikkati çekti: “Birçok kez Türk tarafına sorumlu hareket edilmesi, Suriye bağlamında askeri harekâtlardan kaçınılması çağrısında bulunuldu. Yine aynı şekilde Türkiye’nin kasım ayı sonunda YPG mevzilerini hedef almasını da federal hükümet, önemli diğer partnerlerimizle birlikte, eleştirel bir şekilde, Türk hükümetinin dikkatine getirdi.

TÜRKİYE “NATO MÜTTEFİKİYİZ” DİYOR

Almanya ile yürütülen temaslarda NATO müttefikliğine atıf yapan Türkiye, silah satışındaki kısıtlamaların kaldırılması, sevkiyatlara onay verilmesi için diplomatik temaslarda bulunuyor.  

Federal Almanya hükümeti ise, muhalefet ile kamuoyu baskısı sebebiyle konuya son derece temkinli yaklaşırken, Türkiye’nin Suriye’de yeni bir askeri harekâtının yol açabileceği istikrarsızlık sebebiyle taleplere mesafeli davranıyor.  

Türkiye’ye mühimmat satışı neredeyse durma noktasına gelirken, silah satışı büyük ölçüde geçmişte verilen onaylar ve donanmada kullanılan teçhizatlarla sınırlı kaldı.

Almanya silah sanayiinde önde gelen ülkelerden biri.

2018 YILININ İLK YARISINDA SİLAH SATIŞI 10,1 MİLYON EURODA KALDI

Almanya 2016 yılında yaklaşık 83 milyon euro tutarında savunma sanayi ürününün Türkiye’ye satışına onay verirken, bu tutar 2017 yılında 34 milyon euroya gerilemişti. 2018 yılının ilk yarısında ise Türkiye’ye ihracat onayı 10 milyon 109 bin ile sınırlı kaldı.

Türkiye geçmişte Almanya’dan en fazla silah ve savunma sanayi ürünü alan ülkeler arasında yer alıyordu. Ancak özellikle 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsünü takip eden dönemde demokrasi ve insan hakları alanındaki gerilemeler ile Alman muhalefet partilerinin itirazları silah ihracatının sınırlamasında etkili oldu.

ALTAY TANKI İÇİN MOTOR TALEBİ KABUL GÖRMEDİ

Türkiye’nin Leopard tanklarının modernizasyonu, Altay tank üretiminde motor lisansı verilmesi gibi beklentileri Berlin’de makes bulmuyor.

Almanya 2014- 2017 yılları arasında hükümetin özel izni ile gerçekleştirilen silah ihracatından 25 milyar euro gelir elde etti.

Bunu da yaptılar: Cezaevinde kadın ziyaretçilere ped işkencesi

Dünya

Telefonları kasıtlı olarak yavaşlattığı iddia edilen Apple’a Avrupa’da 180 milyon euroluk dava

Avrupa’da bir tüketici derneği, kullanıcıları yeni modellere teşvik etmek amacıyla iPhone’ları kasıtlı olarak yavaşlattığı iddiasıyla Amerikan teknoloji devi Apple’a 180 milyon euroluk dava açacağını açıkladı.

BOLD – Apple, Mart ayında ABD’de açılan bir davada davacılarla uzlaşmaya gitmiş ve 500 milyon dolar ödemeyi kabul etmişti. Şirket geçen ay da benzer bir davada 113 milyon dolar tazminat ödemişti.

Euroconsumers adlı tüketici derneği, dünkü açıklamasında Belçika ve İspanya’daki dava başvurularının ardından birkaç hafta içinde İtalya ve Portekiz’de de dava açılacağını duyurdu.

Dernek 2014-2020 yılları arasında satılan toplam üç milyon adet iPhone 6, 6 Plus, 6 S ve 6 S Plus’un her biri için 60’ar euro ödeme yapılmasını istiyor.

Apple 2017’de eski iPhone’ların bataryalarının aniden bitmesini engellemek için yapılan güncellemelerin cihazları yavaşlattığını kabul etmişti.

Apple’dan yeni davalarla ilgili olarak yapılan açıklamada ise “Müşterilerimizi yeni modellere teşvik için asla herhangi bir Apple ürününün ömrünü kısaltmayız ya da kullanıcı deneyimini zayıflatmayız” denildi.

BM karar aldı: Kenevir ‘en tehlikeli uyuşturucular’ listesinden çıkarıldı

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de 3 eski başkan kamera karşısında Kovid-19 aşısı olacak

ABD’nin eski başkanları, kamera karşısında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı olmaya gönüllü olduklarını açıkladı. Obama, Bush ve Clinton, aşı için kamera karşısına geçecek.

BOLD – Eski başkanlar Barack Obama, George W. Bush ve Bill Clinton, Kovid-19’a karşı ABD Gıda ve İlaç İdaresinin (FDA) onayladığı aşıyı kamera karşısında yaptıracaklarını belirtti.

Obama, Bush ve Clinton’ın kamera karşısında aşı olarak halk arasında farkındalığı arttırmayı ve aşının güvenilir olduğunu kanıtlamayı hedeflediği ifade edildi.

Obama, ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Direktörü Dr. Anthony Fauci’yle daha önceden çalıştığını ve kendisine çok güvendiğini belirtti. Fauci’nin “güvenilir” dediği aşıyı hemen yaptıracağını ifade eden Obama, bunu televizyon ekranlarında yapacağını ya da kaydedeceğini söyledi.

Bush’un özel kalem müdürü Freddy Ford, Fauci ve Beyaz Saray Kovid-19 ile Mücadele Görev Gücünde yer alan Doktor Deborah Birx ile temasa geçtiklerini kaydederek, Bush’un kameralar önünde aşıyı olabileceğini belirtti.

Clinton’ın basın sekreteri Angel Urena de eski Başkan’ın halkı teşvik etmek için kamuoyu önünde aşı olmayı istediğini ifade etti.

Putin’in talimatıyla Rusya’da toplu aşılama gelecek hafta başlıyor

Okumaya devam et

Dünya

Fransa’da 76 camiye inceleme: Bazıları kapatılabilir

Fransa’da bir öğretmenin kafasının kesilerek öldürülmesinin ardından sertleştirilen önlemler çerçevesinde 76 caminin kontrol edileceği açıklandı. Bazı camilerin kapatılmasının söz konusu olduğu belirtiliyor.

BOLD – Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, öğretmen Samuel Paty’nin kafasının kesilerek öldürülmesinden yedi hafta sonra ülkede radikalleşmeye zemin hazırladığından şüphelenilen 76 camide inceleme yapılacağını açıkladı.

Darmanin, Twitter hesabından “yetkililerin önümüzdeki günlerde ayrılıkçılara karşı kapsamlı ve eşi daha önce görülmemiş bir eylem başlatacağı” ve “bazı camilerin kapatılabileceği” mesajını paylaştı.

Söz konusu camilerden 16’sının Paris bölgesinde, diğer 60’ının ise Fransa’nın çeşitli bölgelerinde olduğu belirtiliyor.

Kontrol edilecek camiler arasında Türkiye bağlantılı Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne bağlı camilerin olup olmadığı ise şimdilik bilinmiyor.

RTL Radyosuna konuşan bakan, 2 bin 600 dini merkezden 76’sının şüphe çektiğini, dolayısıyla genel bir radikalleşmeden bahsetmediklerini ifade etti.

CAMİLERE VE DERNEKLERE BASKILAR ARTTI

Fransa’da, 16 Ekim’de Samuel Paty isimli öğretmenin öldürülmesinin ardından Müslüman derneklere ve camilere baskınlar ve baskılar arttı.

Darmanin, 3 Kasım’da yaptığı açıklamada, Emmanuel Macron’un Cumhurbaşkanlığı görevine gelmesinden bu yana son 3 yılda 43 caminin kapatıldığını kaydetmişti.

Macron yönetimin hazırladığı ve 9 Aralık’ta Bakanlar Kuruluna sunulacak “İslamcı ayrılıkçı” yasa tasarısı ile camilerin finansmanının daha sıkı şekilde denetlenmesi, Müslümanlar üzerindeki baskıyla Müslüman derneklerin kontrolünün artırılması, din görevlilerinin yurt dışından gelmesinin engellenmesi hedefleniyor.

47 yaşındaki Samuel Paty, 16 Ekim’de Paris’in banliyölerinden birinde bulunan okulunun yakınlarında, sınıfta ifade özgürlüğünü anlatırken Muhammed Peygamber karikatürlerini gösterdiği gerekçesiyle 18 yaşındaki bir Çeçen kökenli tarafından öldürülmüştü.

Pompeo-Çavuşoğlu kavgasında müttefikler ABD’yi destekledi

Okumaya devam et

Popular