Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Apple’ın erimesi niçin durdurulamıyor?

Sadece dört ay önce dünyanın en değerli şirketi olan Apple'ın piyasa değeri 428 milyar dolar eridi.

2018 yılı eylül ayında piyasa değeri 1 trilyon doları geçerek ABD tarihinin en değerli şirketi olan Apple sadece 4 ayda 428 milyar dolar eridi. Peki, Apple’ın değer kaybı niçin durdurulamıyor?

BOLD- ABD tarihinde piyasa değeri 1 trilyon doların üzerine çıkan ilk halka açık şirket unvanını kazanan Apple, unvanını sadece iki ay koruyabildi.

2 kasım 2018’de 1 trilyon doların altına düşen piyasa değeri, 3 ocak 2019’da adeta dibe vurdu. Böylelikle Apple son iki ayda 380,25 milyar dolar, toplamda ise 428,25 Milyar dolar (yüzde 38,82) değer kaybı yaşadı.

Peki, Apple ABD’nin en değerli şirketi olduktan kısa süre sonra neden bu krize girdi?

TOPLAM GELİRİN YÜZDE 62’Sİ IPHONE’DAN

AA’nın analizine göre, toplam gelirinin yüzde 62’sini iPhone satışlarından elde eden Apple, müşterilerine farklı ürünler de (iPad, iPod, Mac, iWatch) sunmasına rağmen iPhone’un ikamesini oluşturamadı. Yani şirketin varlığını sürdürebilmesi için iPhone satışları hâlâ hayati öneme sahip.

1 Kasım 2018’de Apple Genel Müdürü (CEO) Tim Cook’un bundan sonra Apple’ın satış rakamlarını paylaşmayacağını, sadece elde edilen satış gelirlerinin açıklanacağını bildirmesi ise büyük bir soru işareti oluşturdu. Zira Apple’ın bu açıklamasının akabinde piyasa değeri 1 trilyon doların altına düştü.

İNSANLAR ESKİSİ KADAR YENİ TELEFON ALMIYOR

Bu gelişmeye paralel olarak IDC’nin (International Data Corporation) açıkladığı rapora göre dünya genelinde akıllı telefon satışlarının yüzde 8 oranında düştü. Yani insanlar artık eskisi kadar telefon değiştirme ihtiyacı duymuyor.

Satışlarının sonsuza kadar artarak devam etmeyeceğini 2014 yılında öngören Apple, ürün farklılaştırmasına giderek 6 Plus’ı piyasaya sürmüş ve böylelikle pazarın talebine de karşılık verdiğini göstermişti. Yani daha geniş ekrana sahip telefonlar üretmişti, ancak fiyat farkıyla.

Plus serilerinin fiyatlarını normal iPhone modellerine göre artırarak satışa sundu ve bu sayede daha az ürün satışı gerçekleşse bile satış gelirlerini korumaya çalıştı. Bu stratejinin 2018’in son çeyreğine kadar işlediği görülüyor.

Apple CEO’su Tim Cook şirketi krizden çıkarmaya çalışıyor.

20 YILDA İLK KEZ SATIŞ TAHMİNİNİ DÜŞÜRDÜ

Ancak Tim Cook, 29 Aralık 2018 tarihli açıklamasında yeni iPhone modellerinden elde edilen gelirin beklentiyi karşılamadığını, 2019 yılı için satış beklentilerini düşürdüklerini aktarmıştı. Böylece Apple 20 yıldır ilk kez satış tahminini düşürmüş oldu.

Eğer Apple, düşürülen satış beklentilerine rağmen yine de bu beklentileri karşılayamaz ise ne olacak?

TÜKETİCİ DE GÜVEN KAYBI OLUŞTU?

Gelirleri etkileyen diğer bir faktör de Apple’ın iPhone kullanıcılarına çok farklı özellikler sunmamakla birlikte son iPhone modellerine de fahiş fiyatlandırma uygulayarak piyasaya sürmesi oldu.

Ayrıca iPhone kullanıcıları en büyük güven kaybını, Apple’ın sürüm güncellemeleri vasıtası ile eski iPhoneları yavaşlatma ve batarya sorunu oluşturmaya çalışarak kullanıcıları yeni iPhone almaya zorlaması olayı ile yaşadı. Tüketici bu uygulamalara yeni model almayarak tepki gösterdi.

TİCARET SAVAŞI ÇİN GELİRLERİNİ VURDU

Apple’ın performansını etkileyen diğer önemli faktör de elbette ABD ile Çin arasında yaşanan ticaret savaşı. Gelirlerinin yaklaşık yüzde 25’ini Çin’den sağlayan Apple için bu savaş çok büyük bir darbe oldu. Apple’a rakip olan firmaların bu dönemde özellikle Çin pazarında gücünü artırması ile Apple daha da büyük bir çıkmaza girdi.

Özellikle Huawei’nin pazarını genişletmesi ve daha düşük maliyetlerle telefonlar üretmesi üzerine ABD ve Çin ticaret savaşı, özel sektörde Apple ve Huawei savaşı olarak yorumlanmaya başlandı.

2017’nin son çeyreğinde en güçlü rakibi olan Samsung’un satış rakamlarını yakalayan Apple (yüzde 18), 2018’in ilk çeyreğinden sonra Huawei’nin (yüzde 14) de gerisinde kaldı.

QUALCOMM İLE PATENT SAVAŞI DEVAM EDİYOR

Ayrıca, Çin teknoloji devlerinden olan Xiaomi (yüzde 9) ve Oppo (yüzde 9) ile Apple’ı takip etmekte. Apple ile Qualcomm arasında yaşanan patent savaşı da Apple’ın olumsuz gidişatında önemli rol oynamakta.

Qualcomm firması Apple’ın bazı iPhone modellerinde patenti kendisine ait olan ve batarya ömrünü uzatan pil teknolojisini kullandığı gerekçesiyle hukuki yollara başvurmuştu.

AÇILAN DAVALAR SATIŞLARI OLUMSUZ ETKİLEDİ

Açılan davalar neticesinde, Almanya Münih Bölge Mahkemesi tarafından iPhone 7/7 Plus ve iPhone 8/8 Plus ürünlerinin satışı yasaklanmış ve mağazalarda bulunan bu ürünlerin ise toplatılmasına karar verilmişti.

Çin’de ise Fuzhou mahkemesince daha geniş kapsamlı bir karar verilmiş, bu karar neticesinde yukarıda sayılan ürünlerin yanı sıra iPhone 6, iPhone 6 Plus ve iPhone X modellerinin de satışı durduruldu.

Apple’ın piyasaya sürdüğü son model telefonların Almanya ve özellikle Çin gibi büyük bir pazarda satışının yasaklanması da ekonomik zorlukların bir başka nedeni olarak öne çıktı.

EKONOMİK DURGUNLUK APPLE’I DA ETKİLEYECEK

Apple’ı önümüzdeki dönemde bekleyen zorluklardan bir diğeri de dünya piyasalarının içinde bulunduğu ekonomik durgunluk. Apple, dünya çapında yaklaşık 500 satış mağazasına sahip olmasının yanı sıra, kendi ürünlerini satan ve destekleyen yüz binlerce perakende satış mağazasına da sahip olan global bir şirket.

Tam da bu sebeple, dünya piyasalarında doların yerel para birimleri karşısında değer kazanması, global pazarlarda Apple’ın satışlarının düşmesine sebep olan diğer bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Türkiye üzerinden yola çıkarsak, Apple’ın son sürümlerinden olan iPhone XS Max serisi 10,799 TL’den başlayan ve 13,999 TL’ye kadar çıkan satış fiyatlarına sahipken, Amerika’da ise bu fiyatlandırma 1.099 dolar ve 1.449 dolar bandında.

New York’ta aylık asgari ücret yaklaşık 2 bin 150 dolarken Türkiye’de asgari ücretin 2 bin 20 TL olmasını göz önünde bulundurursak, dünya genelinde Türkiye gibi yerel para birimi değer kaybetmiş olan ülkelerin pazarında Apple’ın yerinin günden güne azalması kaçınılmaz görünüyor.

ABD PİYASASININ YÜZDE 40’I APPLE’DA

Apple, ABD piyasasının yüzde 40’ını elinde bulundurmasına rağmen dünya çapında bu oran yüzde 12 seviyesinde.

Sonuç olarak Apple gelirlerinin büyük bir bölümünün iPhone satışlarından elde edilmesi, ABD-Çin ekonomik savaşı, dünya genelinde doların yerel para birimleri karsısında değer kazanması, yüksek fiyatlandırma ve akıllı telefon satışlarının azalması, Apple’ın piyasa değerinin düşmesine yol açan başlıca faktörler olarak öne çıkıyor.

iPhone satışları azaldı, Apple işe alımları azaltıyor

Ekonomi

Reformlar sözde kaldı: Dolar yine yükselişe geçti

Erdoğan’ın ekonomi ve yargıda reform açıklamalarının ardından 7.52 seviyelerine kadar hızla gerileyen dolar, somut adımlar atılmaması nedeniyle yükselişe geçerek yeniden 8 TL’yi aştı.

BOLD – Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, bu durumu ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

YATIRIMCILAR SOMUT ADIM BEKLİYOR

BBC Türkçe’nin haberine göre Türk Lirası, ekonomi yönetiminde yapılan değişiklikler ile ekonomi ve yargı sisteminde yapılması vaat edilen reform açıklamalarının ardından değer kazanmaya başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasaların beklentisi doğrultusunda 475 baz puan faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 15’e çekmesi de Türk Lirası varlıklara olumlu yansıdı. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler bu durumu yatırımcıların Erdoğan’ın ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

TL YÜZDE 26 DEĞER KAYBETTİ

Dolar/TL kuru, bu ay 8,58 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı. TL’nin yılın başından beri dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 26’yı buldu. Diğer yandan Reuters’a konuşan bankacılar, yerellerin salı günü ilk defa 8 seviyesinden dolar satmaya başladığını da kaydetti. Bunun devam etmesi takdirinde dolar/TL kurunun düşmesi beklenebilir. Reuters, dün Türk Lirası’nın yüzde 2 değer kaybederek dolar/TL kurunun tekrar 8’in üzerine çıkmasını yerellerin altın almasına bağladı.

ARINÇ’IN İSTİFASI DA DOLARI YÜKSELTTİ

Türk Lirası, güne Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) aktif rasyo kararının ardından yükselişle başlamıştı. Kararın ardından dolar/TL 7,95’ten 7,84’ün altına kadar gerilerken bankacılık endeksi de yüzde 3 civarında yükseldi. Ancak TL’nin gün içinde tekrar değer kaybederek diğer gelişmekte olan ülke paralarından olumsuz ayrıştığı görüldü. Kimi analistlere göre TL’deki değer kaybında Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa etmesi de rol oynadı. Diğer yandan Türkiye’nin Almanya ve AB ülkeleri ile İrini Harekatı yüzünden siyasi bir gerilim yaşamasının da rol oynamış olabileceği kaydediliyor.

Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan’ın cezası onandı

Okumaya devam et

Ekonomi

DİSK: TÜİK işsizlik gerçeğini gizliyor

TÜİK’in işsizlik gerçeğini gizlediğini öne süren DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, geniş tanımlı işsiz sayısının 10 milyonu geçtiğini kaydetti. Beyazbulut, salgında iş arayamayanların da TÜİK tarafından işsiz sayılmadığını vurguladı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsiz sayısını 4 milyon 194 bin kişi olarak açıkladı. DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in ölçme yöntemlerinin, işsizlik sorunundaki gerçek tabloyu perdelediğine dikkat çekti. TÜİK’in salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini söyledi.

TÜİK ESKİ METODOLOJİYİ KULLANIYOR

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in Kovid-19 öncesi yöntemlerle çıkarttığı istatistiklerin gerçek verileri yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in salgın döneminde gerçek işsizlik oranlarında salgın dönemi öncesinde kullandığı metodolojiyi kullanmaya devam ettiğini vurgulayarak Beyazbulut, “Bu yüzden DİSK-AR, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) bu dönemde önerdiği metodolojiyi kullanıyor. Buna göre, Kovid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 2 milyon 159 bin olarak gerçekleşti” dedi.

PANDEMİDE İŞİNİ KAYBEDENLER İŞSİZ SAYILMADI

Ağustos 2020’de revize edilmiş, geniş, tanımlı işsiz ve iş kaybı sayısının Ağustos 2019’a göre 936 bin artarak 10 milyon 513 bine yükseldiğini aktaran Beyazbulut, “Bilindiği üzere pandemiyle birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamaları yaygınlaştı. Bu kişilerde işsiz sayılmadı. Dolayısıyla gerçek tablo TÜİK’in açıkladığı tablonun aksine oldukça vahim. Özellikle pandemiyle birlikte işsizlik artmaya, istihdam azalmaya devam ediyor” dedi.

İŞ ARAYAMADIKLARI İÇİN İŞSİZ KABUL EDİLMEDİLER

TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçilerin iş aramadıkları için işsiz sayılmadıklarını söyleyen Beyazbulut, “İŞKUR’a göre bugüne kadar yaklaşık 3.5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon 45 bin işçi de ücretsiz izin ödeneği aldı. Ancak TÜİK bu işçileri istihdamda kabul ediyor. Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Kovid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar. TÜİK onları da işsiz saymadı” dedi. Beyazbulut, TÜİK’in salgın öncesi işsizlik hesaplama yöntemini kullanarak salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini belirtti.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Ekonomi

Hak aradıkları için gözaltına alınan 109 işçi serbest bırakıldı

İşten atıldıkları için Gebze’den Ankara’ya yürümek isteyen metal işçilerini dar bir alana sıkıştıran polis, işçileri pandemi tedbirlerine uymadıkları için gözaltına aldı. Serbest bırakılan işçiler eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

BOLD – Gebze’den Ankara’ya yürüyüş başlatmak isteyen işten atılan veya ücretsiz izne ayrılan metal işçilerine polis engel oldu. Valiliğin pandemi tedbirleri kararını gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyen polis işçilerden 109’unu gözaltına aldı. İşçiler, işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

PANDEMİ GEREKÇESİYLE ENGEL OLUNDU

İşten atılan ve ücretsiz izne çıkarılan Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikaları işçileri, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası ile birlikte Gebze’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatmak istedi, ancak polis yürüyüşe engel oldu. Birleşik Metal-İş sendikasının Gebze 1 No’lu Şube binasının önünde bir araya gelen işçilerin yürümesine pandemi gerekçesi ile valilik kararı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. İşçiler, polis tarafından çembere alındı. İşçiler yürüyüşe geçmek istediğinde polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. 109 işçi gözaltına alındı.

İŞÇİLER DAR ALANDA TOPLANMA ZORLANIYOR

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, polisin kendilerini sıkışık bir alanda toplanmaya zorladığını, koronavirüs önlemlerini ihlal edenin emniyet güçleri olduğunu söyledi. Serdaroğlu, “Bizim derdimiz polis arkadaşlarla değil. Biz haklıyız şu anda. Biz işten atılan arkadaşlarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. İşverenlere karşı bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Biz haklı olarak yürüyüşümüzü yapmak istiyoruz” diye konuştu.

İŞÇİLER SERBEST BIRAKILDI

Birleşik Metal İş’in, Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Sendika, tazminat haktır; ücretsiz izin zulümdür. Hakları gasp edilen metal ,işçilerinin Ankara yürüyüşüne yapılan polis saldırısında gözaltına alınan 109 kişi serbest bırakıldı. Yarın aynı saatte ve aynı yerde buluşuyoruz… Direne direne kazanacağız” denildi.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Popular