Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Mehmet Ocaktan: AKP’nin 2002 manifestosunu şimdi yayımlasak hainlikle suçlanırız

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AKP) bir dönem Bursa milletvekili olarak siyaset yapan gazeteci Mehmet Ocaktan, AKP kadrolarında liyakatsizliğin had safhada olduğunu ve partinin kuruluş çizgisinin çok uzağına savrulduğunu söyledi. Ocaktan, “Tek kişinin karar verdiği ve istişarenin çok önem taşımadığı bir dönemi yaşıyoruz.” dedi.

BOLD- Karar gazetesi yazarı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) 23’üncü dönem Bursa Milletvekili Mehmet Ocaktan, T24’ten Şirin Payzın’ın sorularını cevaplandırdı. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkarı Recep Tayyip Erdoğan’ın 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi’ne yönelik manifestosunu eleştiren Ocaktan, son manifestonun AKP’nin daha önceki manifestolarının çok uzağında olduğunu söyledi.

AKP’nin kuruluşundan sonra yayımladığı 2002’deki manifestosunu noktasına virgülüne dokunmadan bugün yayımladıkları takdirde “hain” olmakla suçlanacaklarını vurgulayan Ocaktan, 31 Mart’ta Cumhur İttifakı’nın büyükşehirlerden birini kaybetmesi durumunda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin erken seçim isteyebileceğini ifade etti.

OCAKTAN: MİLLETVEKİLİ ARKADAŞLAR ‘NEREYE GİDİYORUZ?’ DİYE SORUYOR

AKP’li bazı milletvekili arkadaşlarla karşılaştığında kendisine “nereye gidiyoruz?” diyerek memnuniyetsizliklerini ve endişelerini dile getirdiklerini söyleyen Ocaktan, “AKP’nin kendi koyduğu ilkeleri dile getirsem ‘Vay bu partiye ihanet ediyor’ gibi ithamlarla karşılaşırsınız. Çünkü gelinen nokta bu.” şeklinde konuştu.

“LİYAKATSİZLİK HAD SAFHADA”

AKP kadroları için “Liyakatsizlik ve kalitesizlik had safhada.” ifadesini kullanan Ocaktan, “2002’deki manifestosu ve bugünkü manifestosu ne kadar farklı ise o günkü AKP ile bugünkü AKP de çok farklı. Tek kişinin karar verdiği ve istişarenin çok önem taşımadığı bir dönemi yaşıyoruz. Bu bakımdan AKP de kendi içerisinde tasfiyeye uğramış bir yapıya dönüştü. Manifesto diye ortaya koydukları şeyi çok yadırgadığımı söyleyebilirim.” dedi.

“15 TEMMUZ’DA ASKERİ DARBE ENGELLENDİ FAKAT BAŞKA BİR SİYASİ DARBE YAŞANDI”

“Aslında 15 Temmuz olmasaydı. Şu anda farklı şeyleri eleştiriyor olacaktık.” sözleri ile yaşananları değerlendiren Ocaktan, “Belki farklı bir iktidarla karşı karşıya olacaktık. Arkadaşlarla aramızda konuşurken 15 Temmuz’dan bir yıl önce.

Mustafa Karaalioğlu şöyle bir şey demişti, ‘Dua edelim darbe yapmasınlar. Yoksa memleketin bütün şeylerini Tayyip beye teslim ederler ve bu iş biter’ demişti. Evet, öylede oldu.” dedi.

“CUMHUR İTTİFAKI KAYBEDERSE BAHÇELİ ERKEN SEÇİM İSTEYEBİLİR”

AKP ve MHP’nin birlikte oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın, 31 Mart’ta büyükşehirlerden birini kaybetmesi durumunda meşruiyet tartışması ile karşı karşıya geleceğini belirten Ocaktan, “Cumhur İttifakı olarak MHP’nin veya AKP’nin elinde olan büyükşehirlerden birinin kaybedilmesi durumunda Devlet Bahçeli, sistemi tekrar sorgulamamız gerek diyebilir. 31 Mart seçimlerinden sonra Devlet Bahçeli bir erken seçim önerisinde bulunabilir.” dedi.

Ocaktan şunları kaydetti: “Cumhur İttifakı açısından İstanbul kolay olmayacak gibi gözüküyor. İstanbul’daki MHP seçmenini, Ankara’daki MHP seçmeni gibi görmemek lazım. İstanbul’daki MHP seçmeni farklı. İç Anadolu’da MHP seçmeni hiçbir şekilde CHP’ye oy vermez. Fakat İstanbul seçmeni, CHP’ye oy verebilir.”

AKP oyları, ANAP’lı 1989 seçimlerindeki gibi düşüşte

Politika

CHP’li Erdoğdu, AKP’nin ‘Yahudi dostu’ imajı için ABD’deki lobilere verdiği 65 milyon doların belgesini yayınladı

CHP’li Aykut Erdoğdu, AKP hükümetinin ABD’deki Yahudi lobisine devlet bütçesinden 65 milyon dolar rüşvet verdiğini iddia etti. Lobilere yapılan ödemelerin belgesini yayınlayan Erdoğdu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’a  “Bu belgeler doğru mu? Hiç utanmanız yok mu? Göreceksiniz cevap vermeyip ölü taklidi yapacak” dedi.

BOLD – CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, AKP hükumetinin ABD’deki Yahudi lobilerine 65 milyon dolar rüşvet verdiğini öne sürdü.

Fahrettin Altun’un CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Ramazan Bayramı’nda Kudüs kan ağlarken siz yine ucuz siyasi hesaplarla sosyal medyada boy gösteriyorsunuz. Size de ancak bu yakışır!” paylaşımına alıntılayan CHP’li Aykut Erdoğdu, AKP hükumetinin ABD’de Yahudi lobilerine aktardığı paralara ilişkin belgeleri yayınladı.

Fahrettin Altun’u da etiketleyerek paraların aktarılıp aktarılmadığını soran Erdoğdu, şu paylaşımı yaptı: “1- Hele şuna bir cevap ver… Bu belgeler sizin “Pro Jewish” “Pro Israel” yani “Yahudi Dostu” “İsrail Yanlısı” olduğunuzu ispatlamak için ABD’de lobi şirketleri ile anlaşma yaptığınızı söylüyor… Yapılan anlaşma gereği lobi Şirketleri sizler adına “Yahudi Liderlerle” görüşecek… 2- ABD’de bulunan Lobi Şirketlerine “İsrail Yanlısı” olduğunuzu ispatlasın diye bütçeden toplamda 65 milyon dolar ödemişsiniz… Şimdi soruyorum… Bu belgeler doğru mu? Eğer doğruysa hiç utanmanız yok mu? Göreceksiniz cevap vermeyip ölü taklidi yapacak…”

İsrail’in Gazze saldırılarında 8’i çocuk 26 kişi öldü

Okumaya devam et

Politika

AKP’li vekilden Soylu açıklaması: Bakanımız büyük bir tehdit altında korumamız lazım

AKP Milletvekili Orhan Erdem, organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soyluyla ilgili iddialarının soruşturulmayacağı mesajını verdi. Erdem, “Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani?” dedi.

BOLD – AKP Konya Milletvekili Orhan Erdem, Konya’da dün gece yerel televizyon kanalında Sedat Peker’in İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla ilgili konuştu.

AKP’li vekil Erdem, “Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır” ifadelerini kullandı.

Gerektiği yerde soruşturma açılacağını belirten Erdem, şunları söyledi:

“Cumhurbaşkanımız bunlara müsaade etmez. Bir mafya ile adı anılan, birçok sıkıntılı işle adı anılan birinin bir söylemiyle savcılar harekete geçerse, bütün namussuzlara yeni bir alan mı açalım yani? Bir yerden pis koku geliyorsa bu devletin çok ciddi istihbaratı var. Cumhurbaşkanımıza bunun bilgileri gider. Gerekenler yapılır. Ara ara böyle atraksiyonlar oluyor. Yurt dışına kaçmış biri, her gün bir video yayınlıyor. Çeşitli söylemlerde bulunuyor. Her video yayını yapanın arkasından gidecek olsa istihbaratı, savcısı bir ülkenin demokratik duruşunun ve adaletinin bir anlamı kalmaz. Gereken yapılacaktır, bundan emin olun. 90’lara falan da Türkiye dönmez. Siyasette olanların imtihanı çok zor. Bir adam Türkiye’yi dolandırıyor, kaçıyor bakanlıkta bir fotoğrafı çıkıyor hemen yayınlanıyor. Bunlara bakıp ilişkiler kurarsak olmaz. Bir hesap var, görünüyor.”

ŞU AN KÜÇÜK BİR FOTOĞRAFTAN GÖRÜYORUZ

Türkiye, büyük bir devlet. Sayın Soylu, yaptığı hizmetlerle bu milletin gönlünde bir yer aldı. Büyük bir tehdit altında olan bir bakanımız. Onu korumamız lazım. Allah, yardımcısı olsun. Her haberle bakanlar istifa edecek olsa, her videoyla bakanlar istifa edecek olsa ne ülke yönetilir ne de bir adım atılır. Bunlar geçmişte de yaşandı, bugün de yaşanıyor. Geri planını bilmemiz lazım. Biz, şu an küçük bir fotoğraftan görüyoruz. Yarın yetkililer daha geniş açıklamalar yapacaktır. Sayın Soylu, beş paralık adamlarla, işlerle uğraşacak biri değil. Buna da tenezzül etmez. Bir yerlerden menfaatleri kesilenlerin, onlara da sıranın geldiğini anlayanların son çırpınışlarıdır bunlar.”

İstifa krizi gibi olmadı Soylu’ya Bahçeli değil Alaattin Çakıcı kefil oldu

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli: Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın pandemide zor durumda kalanlardan helallik istemesi, Cumhur İttifakının ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2015 yılında söylediği “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözlerini gündeme getirdi.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, AKP teşkilatı ile video konferans üzerinden yaptığı bayramlaşmada, salgın döneminde yalnız bıraktığı esnaf ve çalışanlardan helallik istedi.

Erdoğan’ın bu talebine tüm kesimlerden tepki gelirken, Twitter’de #HelalEtmiyorum etiketiyle onbinlerce mesaj paylaşıldı. Erdoğan’ın “Sıkıntıya düşen insanlarımız olduysa hepsinden helallik istiyoruz” sözlerine mağdur olan her kesimden insan tepki gösterdi. Konu ‘helalleşme’ olunca MHP Lideri Bahçeli’nin 7 Haziran 2015 seçimi sürecinde yaptığı “Hesaplaşmadan helalleşme olur mu?” sözleri akıllara geldi.

DÜNÜ UNUTMAK NE MÜMKÜN

2015 Haziran ayında yapılan genel seçimler öncesinde Twitter’dan yaptığı bir açıklamada Bahçeli, “Acaba huzurun şafağında mıyız, yoksa günbatımında mı? Umuda yelken mi açıyoruz, ya da uçuruma doğru yol mu alıyoruz? Ne derseniz? Önümüzde beliren ufuk çizgisinin kurtuluşun müjdesi olmasını ümit ediyorum. Aksi takdirde toplumsal kuruma, kayma ve kavrulma kaçınılmazdır. Malumunuz, Türkiye tarihi bir seçimden çıktı. 7 Haziran’da milli irade sandıkta sözünü söyledi, mesajını verdi, siyasete istikamet çizdi. Her seçim bir yenilenme ve önümüzdeki yıllar için yepyeni bir sayfa açılması demek. Fakat bu temiz sayfa yazılırken dünü unutmak ne mümkün!” dedi.

TÜRKİYE’NİN KARANLIK BİLANÇOSU ORTADA

Herkesin kendi muhasebesini samimiyetle yapması gerektiğini belirten Bahçeli, “Telaşa kapılmaya lüzum yoktur. Kaygı ve korku tacirlerine fırsat vermeden, kriz ve kaos tetikçilerine göz açtırmadan mesafe alınmalıdır. Hiçbir koltuk, hiçbir makam, hiçbir rütbe ilkelerin, ülkülerin, geçmişteki söz ve sağlam duruşların önüne geçmemelidir, geçemeyecektir. Türkiye’nin 13 yıllık karanlık bilançosu ortadadır. Bu kötü mirasın müsebbipleri adımlarını atarken özeleştiri yapmayı unutmamalıdır. Hesaplaşmadan helalleşme olur mu? Menfaatin çekim gücüne kapılıp da fedakârca yapılan mücadeleler bir kalemde silinir mi?” dedi.

YÜCE EL MAZLUMUN AHINI YERDE BIRAKMAYACAKTIR

“Önümüze bakalım derken geçmişi ihmal edersek ya varlığımızdan ya da haysiyetimizden oluruz. Buna da kimsenin hakkı olmayacaktır” diyen Bahçeli, şunları söylemişti: “Her karanlık gecenin isini bir sabah aydınlığı siler. Her kışı bir bahar izler. Hüzünlü bakışları ferah bir çehreyle kapatacak, yılgın ve umutsuz anıları diri ve heyecanlı bir istikballe örtecek bir iradeye ihtiyaç vardır. Yusuf’u kuyudan çıkaran muhteşem kudret, Yunus’u balığın karnından kıyıya ulaştıran muazzam hikmet doğrunun yanındadır. Musa’yı Firavun’un elinden alıp hükümran yapan yüce el, mazlumun ahını yerde bırakmayacak, sabredeni mutlaka zaferle buluşturacaktır. Meraklanmayın, bugün dünden daha umutlu, bugün dünden daha olumludur.”

 

Erdoğan’a ‘helallik’ teklifi

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0