Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Tahir Elçi cinayetinin muhtemel üç faili açıklanıyor

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 günü Sur’da açıklama yaptığı Dört Ayaklı Minare önünde suikast sonucu hayatını kaybetmişti. Elçi’yi kimin öldürdüğüne dair savcılık bugüne kadar bir fail belirleyemedi.

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybettiği suikastin üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen savcılık fail ya da failleri belirleyemedi. Londra Üniversitesi’nde uzman bir ekip tarafından belirlenen muhtemel üç fail 8 Şubat’ta açıklanacak.

Diyarbakır Barosu, Tahir Elçi cinayetinin muhtemel 3 failini yarın açıklayacak.

GÖRÜNTÜLER VE DİĞER DELİLLER LONDRA’YA GÖNDERİLMİŞTİ

28 Kasım 2015 günü Sur’da açıklama yaptığı Dört Ayaklı Minare önünde öldürülen Tahir Elçi’yi kimin öldürdüğüne dair savcılık bugüne kadar bir fail belirleyememişti.

Diyarbakır Barosu, eldeki bütün delil ve görüntüleri İngiltere’nin Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü Forensic Architecture’e göndermişti. Hazırlanan rapor 14 Aralık 2018’de soruşturmayı yürüten Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim edildi.

Elçi cinayetinin muhtemel faillerine dair olay yerinin mimari yapısı ve patlama sesleri üzerinden yapılan analizlerde üç fail belirlendi.

SAVCILIK RAPORA RAĞMEN HAREKETE GEÇMEDİ

Soruşturmayı yürüten Başsavcılık teslim aldığı bu raporda ismi geçen üç muhtemel faille ilgili herhangi bir işlem yapmadı.

Bunun üzerine Diyarbakır Barosu yönetimi, ellerindeki bilgi ve belgeleri 8 Şubat’ta açıklama kararı aldı.

RAPORA GÖRE SERİ ATEŞ EDEN 3 POLİS VAR

Mimari yapı ve patlama sesleri analizlerine dayanan rapora göre, öldürülmesinden saniyeler önce Elçi’nin bulunduğu yöne seri ateş eden 3 polis memuru tespit edildi. Raporda Elçi’nin bulunduğu istikamete doğru ateş ettiği belirlenen 3 polisten biri ise, Elçi’nin muhtemel faili olarak değerlendirildi.

Uzman bir ekip tarafından hazırlanan raporda, Elçi’nin öldürüldüğü anda kameraların kayıtta olmaması ya da şu ana kadar öldürülme anında dair bir kamera kaydının tespit edilmemesi sebebiyle failin yüzde yüz tespit edilemediği vurgulandı.

Uzman ekip, kameraların kayıtta olmadığı 4 saniyelik bir görüntü kesintisi sırasında Elçi’nin öldürüldüğünü tespitinde bulundu.

POLİS KAMERASINDA 13 SANİYELİK KAYIP

Yine cinayetin gerçekleştiği sokaktaki iş yerlerine ait kamera görüntüleri üzerinde yapılan incelemelerde de bir sonuç çıkmadı.

İş yerlerinden birine ait 4 kameradan 3’ünün görüntülerine ulaşılmasına rağmen, cinayet noktasını gören açıya sahip diğer bir kameranın ise çalışmadığı öne sürülerek görüntülerine ulaşılamadı.

Benzer şekilde saldırı anına dair polis kamerası kayıtlarından birinde cinayet anına ilişkin görüntülerden birinde 13 saniyelik kesinti tespit edilirken, bir diğer polis kamerasına ait hafıza kartına ise, baro avukatlarının savcılığa yaptığı başvurulara rağmen ulaşılamadı.

Yine saldırı mahallinde bulunan 30’u aşkın polisin silahlarına dair kriminal inceleme de yapılmadı. Bu eksiklikler nedeniyle Elçi cinayeti soruşturması bir türlü davaya dönüşmedi.

Tahir Elçi cinayetinin muhtemel failleri netleşti savcılığa veriliyor

Gündem

Tayyip Erdoğan’ın paralel ordusu: Sayıları 29 bini geçti

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısı 29 bini geçti.

BOLD – İçişleri Bakanlığının bütçe görüşmelerinde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çok sayıda tartışmalı yetkiye kavuşan bekçilerin sayısının üç yıl içerisinde 29 bine ulaştığını söyledi.

ERDOĞAN’IN TALEBİYLE OLUŞTURULDU

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda İçişleri Bakanlığının 2021 yılı Bütçe Teklifi onaylandı. Bütçe sunuşunda konuşan Bakan Soylu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sokaklarda düdük sesi duymak istiyorum” sözleriyle alımına başlanan ve silah taşıma, olaylara müdahale etme, üst arama gibi yetkiler de verilen bekçilerin sayısının 29 bine ulaştığını açıkladı.

HEDEF 30 BİNE ÇIKARMAK

Hedefin bekçi sayısını 30 bine çıkartmak olduğunu belirten Soylu, “Kolluk birimlerimizde 2016 sonundan bugüne personel sayımız yüzde 25,5 oranında artmıştır. Sayısal artışın yanı sıra yeni alımlar, emekli olanlar ve yeni açılan kadrolarla, önemli bir yenilenme yaşadık. Çarşı ve mahalle bekçiliğinde 2017’de ilk alımları yaptık, şu ana kadar 29 bin 185 bekçimiz görev başında, kalan 695 arkadaşımızın da alım süreci devam ediyor” dedi.

EL KONULAN BELEDİYE SAYISI 151

Bakan Soylu, el konulan belediyelerle ilgili de bilgi verdi. Son iki dönemde kayyum atanan belediye sayısının 151’e ulaştığını dile getiren Soylu, “151 belediye başkanından 73’ü ilk derece mahkemelerce toplam 694 yıl 998 ay 338 gün hapis cezası almış, diğerlerinin ise adli süreçleri devam etmektedir” dedi. Soylu, kayyum politikalarına dönük eleştirileri de “yol yaptık” diyerek belediyelerin faaliyetlerinden örnekler vererek cevapladı.

Trump: Seçiciler Kurulu onaylarsa Beyaz Saray’ı terk edeceğim

Okumaya devam et

Gündem

Süleyman Soylu’dan Osman Şiban ve Servet Turgut itirafı

Van’da helikopterden atıldıkları ortaya çıkan ancak bu durum resmi mercilerce yalanlanan Osman Şiban ve Servet Turgut’a ilişkin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ilk kez konuştu. Soylu, ikilinin helikoptere bindiklerini kabul etti.

BOLD – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, gözaltına alındıktan sonra helikopterden atıldığı öne sürülen Osman Şiban ve Servet Turgut hakkında, “Helikoptere bindiler, geldiler. Bundan sonrası ne olmuşsa, soruşturmamızda ne varsa bunun sonucunu ortaya koyarız” dedi.

BÜTÇE GÖRÜŞMELERİNDE GÜNDEME GELDİ

İçişleri Bakanlığı bütçesi, Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun görüşmelerinde bulunduğu komisyon toplantısında Van’da helikopterden atıldıkları kaydedilen Osman Şiban ve Servet Turgut’la ilgili açıklamalarda bulundu. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise Van’da askerlerce gözaltına alındıktan sonra ağır yaralı halde hastanede bulunan Osman Şiban ve yaşamını yitiren Servet Turgut’a ilişkin iddiaları Soylu’ya sordu.

HELİKOPTERE BİNDİRİLDİKLERİNİ KABUL ETTİ

Bakan Soylu, Osman Şiban ve Servet Turgut ile ilgili açıklamalara karşılık verdi. Bu konuda kendi adına ilk kez açıklama yaptığını söyleyen Soylu, Van’da operasyon başlattıklarını söyleyerek, Şiban ve Turgut’un “milis” olduğu ifadesini kullandı. O gün yapılan operasyonda 3 askerin hayatını kaybettiğini belirten Soylu, “Servet Turgut, olayın olduğu yerde. Bir kovalamaca oluyor, ardından ‘Ben değilim, bu adamlara ev sahipliği yapan Osman Şiban’dır’ diyor. İlk, Osman Şiban’ı o veriyor, ev de Osman Şiban’ın evi. Sonra Osman Şiban’ı alıyorlar ve oradan sonra da helikoptere bindiriyorlar” dedi.

HELİKOPTERDEN ATILMA İDDİASI AKILLARA ZİYAN

Helikopterden atılmanın akıllara ziyan olduğunu savunan Soylu, “Helikopterin yukarıdan şeyinin açılıp aşağıya atılması gibi bir şeyin akla ziyan olduğunu sorduklarında ben söyledim. Şimdi, neticede bindiler geldiler ve bundan sonrası, eğer bir şey olmuşsa, ne olmuşsa… Yani hem idari soruşturmamız hem de adli soruşturmamız, hem savcılık hem mülkiye teftiş, burada ne varsa biz bunun sonucunu ortaya koyarız ama bilesiniz ki yani komutanları bir terörist tarafından şehit edilmiş” dedi. Neden geç açıklama yaptığı ile ilgili soruya Soylu, hasta olmasını gerekçe gösterdi.

Rus uzmanlardan korona aşısı uyarısı: Garanti yok, her yıl vurulmalı

Okumaya devam et

Gündem

“Kürt düşmanı Erdoğan” rencide edici değil

Van’da “Cumhurbaşkanı’na hareket” iddiasıyla açılan davada mahkeme, Burhan Borak ‘ı 12 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Borak’ın “Kürt düşmanı Erdoğan” paylaşımının rencide edici boyutta olmadığına karar veren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi, cezayı 1 yıl 2 aya düşürdü.

BOLD – Van 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, Burhan Borak hakkında, 2014 yılında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı 7 paylaşımı gerekçe göstererek “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla her bir paylaşım için 1 yıl 9 aydan toplam 12 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

Borak’ın avukatı Cihat Durmaz, söz konusu kararı Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nde temyiz etti. Avukat Durmaz, müvekkilinin yaptığı paylaşımların tümünün “ifade ve düşünce özgürlüğü” kapsamında kaldığını belirterek, her bir paylaşım için ayrı ayrı ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtti.

KÜRT DÜŞMANI ERDOĞAN DEMEK SUÇ DEĞİL

Başvuru değerlendiren Erzurum Bölge Adliyesi 2’nci Ceza Dairesi, temyiz talebini kısmen kabul etti. Daire, “Kendini başbakan sanmak nasıl bir şey Ahmetçiğim” paylaşımı ve “Cumhurbaşkanı Recep, Başbakan Tayyip, Kürt düşmanı Erdoğan” ve diğer bir paylaşımda suç unsurunun oluşmadığını kaydetti. Daire, “…paylaşımlarında muhatabın onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyutta olmadığı, bu 3 paylaşımın Cumhurbaşkanı’na hakaret suçunun unsurlarını oluşturmadığından ayrı ayrı beraatına” karar verdi.

Daire, diğer 4 paylaşımda “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunun oluştuğunu ileri sürürek, zincirleme hükümleri kapsamında Borak’ın 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmetti. Borak’ın avukatı Durmaz, istinafın verdiği kararı Yargıtay’a taşıdı.

Ankara Emniyeti’ndeki işkenceyi cezaevinden anlattı: Tecavüzden avukatlar kurtardı

Okumaya devam et

Popular