Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Geçmiş olsun: İstanbul Yeni Havalimanı açılmadan battı!

İstanbul Yeni Havalimanı’nı inşa eden şirketler niçin kaçıyor? Kolin’den sonra iki şirketin daha ayrılma hazırlığı yaptığı havalimanının en iyi ihtimalle 2043 yılına kadar kâr etme imkânı yok! İşte bir kara deliğin hikayesi…

BOLD- Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür, İstanbul’da inşa edilen yeni havalimanının daha faaliyete bile geçmeden battığını yazdı.

Özgür, “Hiç uzatmadan söyleyelim. 3’üncü havalimanı henüz tam faaliyete geçmeden battı. Milyarlarca euroluk faturası da vatandaşa kaldı. Köprüde, havalimanında oy pusulası geçmediğine göre, her kuruşunu ‘mega projelerin’ üzerinde erik dalı oynayanlarla oynamayanlar beraberce ödeyecekler. Geçmiş olsun.” ifadelerini kullandı.

İŞTE MADDE MADDE BATIŞIN HİKÂYESİ
  • Malum, havalimanını yapan ve 25 yıl işletecek İGA’nın yüzde 20’şer payla 5 ortağı vardı: Kolin, Limak, Kalyon, Cengiz ve Mapa ihaleyi 3 Mayıs 2013’te KDV hariç 22 milyar 150 milyon euroya aldılar. İktidar da şirketlere ağır Hazine garantileri sağladı. Neydi bunlar? Onları da kısaca hatırlayalım.
  • İlk 13 yıl için 6,3 milyar euro yolcu garantisi verildi. Garanti tutarı yolcu başına dış hatta 20 euro, dış hattan gelip dış hata gidenlerde 5 euro ve iç hattan gelip dış hata gidenler için de 3 euro üzerinden hesaplanacak. Devletin verdiği yolcu garantisi ilk etapta 90 milyon kişi. Miktar tutturulamadığında üzerini devlet ödeyecek.
  • Kâğıt üzerinde şahane anlaşma. Ne var ki, şirketlerin söz konusu işi kendi kaynaklarından tamamlaması imkansızdı. Dolayısıyla yine Hazine devreye girdi.
  • 3,4 milyar eurosu Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank’tan, 500 milyon eurosu Denizbank’tan, 300’er milyon eurosu da Garanti ve Finansbank’tan olmak üzere toplam 4,5 milyar euro borç alındı. 16 yıl vadeli, dört yılı ana para ödemesiz. Kredi şartları da harika.
  • Gel gelelim cebinden tek kuruş harcamamaya yeminli beş şirket, geçen yılın mayıs ayında yine Hazine garantisi altında 1,4 milyar euro daha kredi çekti. Borç toplamı 6 milyar euro’yu buldu. Havalimanının ilk fazı zar zor bu krediyle bitirildi.
ASIL HİKÂYE BUNDAN SONRA BAŞLIYOR
  • Kolin, 9 Ocak 2019 günü elindeki yüzde 20 hisseyi Kalyon’a devrettiğini açıkladı. Kalyon’un payı yüzde 40’a yükseldi. Geçen hafta iki şirketin daha havalimanı ortaklığından çekileceğine dair bir haber kulislere düştü. Henüz tam faaliyete geçmemiş ve kâğıt üzerinde olağanüstü kârlı görünen havalimanından bu ‘acil kaçışlar’ açıkçası şüphe uyandırıyor.
  • İşin perde arkasını biraz kurcalayalım.
  • 10 Ocak 2019 günü havacılık konusunda uzman gazetecilerden sayılan Habertürk yazarı Güntay Şimşek’in bir analizi yayımlandı. Gündemin yoğunluğunda çoğu kimsenin gözünden kaçan bu analiz, 3’üncü havalimanında dönen oyunlara dair ilginç ipuçları veriyordu.
BEŞ ORTAK KREDİNİN FAİZİNİ BİLE ÖDEYEMEYECEK DURUMDA!
  • Öncelikle şirketlerin kur artışıyla katlanan 6 milyar euroluk kredinin faizini dahi ödeyemeyecek durumda oldukları görülüyor. Nitekim Kalyon’un hisse devrinde tutar açıklanmadı. Devrin onun payına düşen 1,5 milyar euroluk borcun karşılığı gerçekleştirildiği belirtiliyor. Kısaca Kolin, inşaatı tamamladığı için devletten alacağı yüklü miktardaki hak edişi tahsil ettikten sonra borcunu devredip çıktı.
  • Geriye kalan şirketlerden Kalyon yüzde 40 hissesi ile ortaklıkta işletme yükünü taşıyan firma. Onun çıkması söz konusu değil. Cengiz ise ihalede teknik kriteri üstlenen pilot şirketti ve onun da üç yıl boyunca çıkması yasaktı. Süre bu yıl doldu. Limak ve MNG ise inşaat işinde. Her zaman çıkabilirler. Özetle üç şirketin çıkmasının önünde yasal engel yok artık. Peki, bu nasıl olacak? O kadar borcu Kalyon tek başına mı üstlenecek?
YENİ HAVALİMANI İÇİN TÜRKİYE VARLIK FONU DEVREDE
  • Önce bir hatırlatma daha yapalım. 15 Kasım 2017’de THY, “THY Havaalanı Gayrimenkul Yatırım ve İşletme Anonim” adı altında yeni bir şirket kurdu. Bu şirket anında tek yetkilinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olduğu Varlık Fonu’na devredildi. THY’nin yüzde 49,12’lik bölümü de zaten Varlık Fonu bünyesine 3 Şubat 2017 günü alınmıştı.
  • Şimşek’in kulisinde 3’ncü havalimanının yüzde 70’ini kullanacak olan THY’nin havalimanı işletmesine yüzde 20 ortak olmasının düşünüldüğü aktarılıyordu.
  • Kolin’in çekilmesinin ardından ise THY’nin yüzde 40 hisse almasının planlandığı ileri sürülüyor. Bunun anlamı, kalan şirketlerin hisselerinin bir kısmını THY’nin alması. Havalimanı işletmesinin yüzde 60’ının Kalyon’a, yüzde 40’ının da THY’ye geçmesi planlanıyor.
  • Hisse devirleri borç devirlerini de kapsadığı için, THY 6 milyar euroluk kredinin bir kısmını üstlenmiş olacak. Ancak gerçekte tüm borç Hazine garantisinde olmasından dolayı tamamı kamuya kalacak zaten. Bu arada inşaatın bitmesi için gerekli 4,5 milyar euroluk yeni yatırımı da THY üstlenecek.
  • Yol haritası bu. Uygulanması için sadece müsait zaman ve zemin bekleniyor…
HAVALİMANININ ZARAR EDECEĞİNİ BİLİYORLARDI
  • Birkaç ay sonra iktidar, “Tek kuruş harcamadan milyarlık havalimanını şirketlere yaptırıp kamuya kazandırdık.” derse şaşırtıcı olmaz. Zira 3’üncü havalimanı, beş şirket ve onlarca taşeronu zengin etmenin yanında etrafındaki arazilerle birlikte yeni bir rant alanı yaratmanın ötesinde amacı olmayan bir projeydi.
  • Bırakın 25 yılı 2071’e kadar dahi kim işletirse işletsin asla kâr edilemeyeceği, sürekli kamudan para aktarılmak zorunda kalınacağı başından belliydi. Nasıl mı?
  • BETAM Direktörü Prof. Dr. Seyfettin Gürsel ve araştırmacı Tuba Toru Delibaşı’nın dünyada benzer projeler için yapılan simülasyonları esas alan ve ihaleden bir ay sonra 28 Haziran 2013 günü yayınlanan araştırması, havalimanının kâr etmesinin imkânsızlığını ortaya koyuyordu.
120 MİLYON YOLCUYA ANCAK 2050’DE ULAŞABİLİR
  • Resmi plana göre, havalimanı ilk aşamada 90 milyon, ikinci aşamada 120 milyon ve üçüncü aşamada 150 milyon kapasiteye ulaşacak. BETAM’ın çalışmasında nüfus artış hızı, bilet fiyatları ve ekonominin büyüme performansı dikkate alınarak iki farklı senaryo oluşturuldu.
  • Senaryo 1’de büyüme 2013- 2019 dönemi için yüzde 5, 2020-2030 döneminde yüzde 4 ve 2031-2043 döneminde de yüzde 2 kabul edildiğinde; yolcu sayısı 2019’da 80 milyon, 2020’lerin ikinci yarasında 120 milyon, 2030’larda ise 150 milyon olarak tahmin ediliyor.
  • Buna karşılık, büyüme hızlarının aynı dönemlerde yüzde 4, yüzde 3 ve yüzde 1,5 kabul edildiği Senaryo 2’de; 90 milyon yolcuya 2020’lerin ikinci yarısında, 120 milyon yolcuya ise 2050’lere doğru ancak ulaşılabiliyor.
  • Gelir-gider analizine bakıldığında her iki senaryoda da havalimanının 2019-2030 döneminde, yani kredi borcunun ödeneceği süreçte sürekli zarar edeceği ortaya çıkıyor.
  • Senaryo 1’de tahmini zarar 5,7 milyar euro, Senaryo 2’de ise 7,7 milyar euroyu buluyor. İyimser senaryoda bile ancak 2030’dan sonra kâr etmeye başlayan havalimanı zararı 2043’ün sonunda kapatabiliyor. Buna karşılık Senaryo 2’de birikimli zarar o yıla kadar da kapatılamıyor ve toplamda 4,8 milyar euro net zarar ediliyor.

Yeni havalimanının ortakları Cengiz, Kolin, Limak, Kalyon ve MNG patronları birer birer ayrılıyor.

İŞLETMECİLER 2043’E KADAR TEK KURUŞ KÂR EDEMEYECEK
  • Bu ne demek? Havalimanını kim işletirse işletsin, ekonomide bir istikrar yakalansa dahi 2043’e kadar tek kuruş kâr olmayacak demek. Kâr edilmesi için ne lazım biliyor musunuz? 25 yıl içinde havalimanının olağan gelirleri dışında, 10 milyar euronun üzerinde ekstra gelir bulunması. Nereden? Ya dünyanın en pahalı yolcu taşımacılığını yapmanız lazım ya da işletecek şirketlere bu parayı çıkarabilecekleri yeni rant alanları açmanız.
  • Her iki senaryo da şu sıralar ağırlaşan ekonomik krizi öngörmüyordu. Dolayısıyla 2019’da ekonominin küçüleceği düşünüldüğünde zararın katlanacağını, bırakın 2043’ü, 2071’de bile kâr etmenin mümkün olmadığını söylemek abartı sayılmaz.
HAVALİMANININ ZARARLARI RANTLA KAPATILACAK
  • Peki niye yaptılar? Bunu şirketler, iktidar bilmiyor muydu? Elbette biliyordu. Yanıtın bir kısmı şu hesapta gizli.
  • Yeni havalimanı için ayrılan alan 7 bin 400 hektar. 45 milyon yolcu kapasiteli Atatürk Havalimanı’nın alanı 1.178 hektardır.
  • Geçen yıl 100 milyon yolcunun uçtuğu ve dünyanın en yoğun havalimanlarından Atlanta’nın kurulduğu alan da 1.625 hektar. Velev ki 3’ncü havalimanı 150 milyon yolcuyu bulsun, gerekli alan fazla fazla 3 bin 500 hektar hesaplanıyor. Kalan 3 bin 900 hektar ne olacak? Ya çevresindeki binlerce hektar? O arazilerin ortakları kimler?
  • AKP ve inşaat bir araya geldiğinde nasıl bir tehlike oluşuyor, varın siz hesap edin.

Yeni havalimanında bir ortak daha gidici

Ekonomi

AKP’li Yasemin Açık’a Ulaştırma Bakanlığından açık çek

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından 73 milyon liralık ihale alan AKP Elazığ Milletvekili Aday Adayı Yasemin Açık’ın da ortak olduğu firmaya 752 milyon TL fazla ödeme yapıldığı Sayıştay tarafında tespit edildi.    

BOLD – Sayıştay, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bir ihalesi sonucunda 751 milyon 538 bin TL fazla ödeme yapıldığı belirledi. İhalenin verildiği şirketin ortaklarından biri AKP’li Yasemin Açık çıktı.

İHALE BEDELİNİN ÇOK ÜZERİNDE ÖDEMELER YAPILDI

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın mali hesaplarını inceleyen Sayıştay denetçileri, Adapazarı-Karasu limanları ve sanayi tesisleri demiryolu bağlantısı alt yapı inşaatı işinin ihalesinde usulsüzlükler tespit etti. Yüklenici firmaya ihale bedelinin çok üstünde ödemeler yapıldığını belgeleyen denetçilerin ihale dosyasında yaptığı incelemeler ile beş farklı denetim bulgusu tespit edildi.

MEVZUATA AYKIRI İŞ ARTIŞI YAPILDI

Birgün’den Mustafa M. Bildircin’in haberine göre inceleme raporunda ihaleye ilişkin belirlenen mevzuata aykırılıklarla ilgili “Yüklenicinin sunduğu ihale teklif dosyasında yer almayan birim fiyat analiz ve rayiçleri, mevzuata aykırı olarak sözleşme eki yapıldı. Denetim sürecinde, yüklenicinin teklif dosyası bakanlıktan istenilmiş olmasına karşın bakanlık, belgeleri denetçilere iletmedi. İşin başlangıç aşamasında hesap edilen yeni birim fiyatlar üzerinden yapılan ödemeler, iş sonu itibarıyla toplam sözleşme bedelinin yüzde 95’ini aştı. İş artışı yapılarak işin tamamlanamayacağının belli olmasına rağmen mevzuata aykırı iş artışı yapılarak işe devam edildi” denildi.

FAZLA TUTARDA İŞ YAPTIRILDI

Bakanlık ile şirket arasında sözleşme hükümlerine aykırı biçimde, “İşe Devam Tutanağı” imzalandığına dikkat çekilen raporda, “Şirkete haksız süre uzatımı verildi. Bu yolla sözleşme bedelinden fazla tutarda iş yaptırıldı. İşin geçici kabulünü gerçekleştiren Geçici Kabul Komisyonu’nda, iş kapsamında yapı denetim görevini yürüten üyeler yer aldı. Sözleşme bedelinin tamamına yakını, fiyatı sözleşme sonrası yeni birim fiyat olarak belirlenen iki iş kalemine harcandı” denildi.

AKP ADAY ADAYI ŞİRKET ORTAĞI ÇIKTI

Sayıştay’ın, usulsüzlük belirlediği ihaleyi üstlenen firmanın sahibi ise AKP’li çıktı. EKAP’a, “Adapazarı-Karasu Limanları ve Sanayi Tesisleri Demiryolu Bağlantısı Alt Yapı İnşaatı’na ilişkin yüklenen ihale dosyasına göre iş, Seza İnşaat isimli şirkete verildi. Şirketin Merkezi Sicil Kayıt Sistemi kayıtlarından ise ortaklardan birinin 2018 yılında AKP’nin Elazığ Milletvekili Aday Adayı olan Yasemin Açık olduğu görüldü.

Burdur E Tipi Cezaevinde 22 koronavirüs vakası

Okumaya devam et

Ekonomi

Milyonlarca işçi yeni yıla tam maaşa hasret girecek

Salgın gerekçesiyle hükumet, kısa çalışma ödeneği için yeni başvuruya izin verdi. 31 Aralık’a kadar başvuracak iş yerleri de 1 Aralık’tan sonraki dönem için kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecek. Böylece tam maaş alamayan işçi sayısı da artacak.  

BOLD – Hükumetin yeni kararı ile kısa çalışma ödeneği kapsamında maaşının yüzde 60’ını alan işçi sayısı daha da artacak. Ücretsiz izindekilerle birlikte 3 milyonun üzerinde işçi, tam maaşa hasret kaldı.

31 ARALIK’A KADAR BAŞVURU ŞARTI

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre kısa çalışma ödeneği başvuru süresinin uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararı yayımlandı. Kararla hükumet, salgın nedeniyle kısa çalışma ödeneği için yeni başvuru alınmasına izin verdi. 31 Aralık’a kadar başvuruda bulunacak işyerleri de 1 Aralık’tan sonraki dönem için kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecek. Ayrıca 30 Haziran öncesinde başvuruda bulunan işyerleri kapsamda olmayan işçileri için de yeni başvuru yapabilecek. Kısa çalışmada işçi, ücretinin yüzde 60’ını alabiliyor.

MARTA KADAR EKSİK MAAŞ ALACAKLAR

Karara göre kısa çalışma ödeneği kapsamında yapılan ödemeler işsizlik ödeneği süresinden düşülmeyecek. Yani ileride işçi ya işten atılır ya da haklı fesih hakkını kullanırsa daha önce kısa çalışma ödeneği aldığı süre, işsizlik maaşı alacağı süreden düşülmeyecek. Düzenleme ile 30 Haziran öncesi başvuru yapmayan işyerleri de kısa çalışma ödeneği kapsamına alınmış oldu. Bu işyerleri 31 Aralık 2020 tarihine kadar İŞKUR’a başvurmaları durumunda 1 Aralık’tan sonraki dönem için 3 ay süreye kadar kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilecek.

Burdur E Tipi Cezaevinde 22 koronavirüs vakası

Okumaya devam et

Ekonomi

CHP asgari ücret önerisini 3 bin 100 TL’ye çıkardı

Gelecek yıl uygulanacak asgari ücret bu ay belirlenecek. Asgari ücretin belirlenmesi öncesi partilerden ücret önerileri geliyor. İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in net 3 bin TL’lik asgari ücret önerisini CHP 3 bin 100 TL’ye çıkardı.

BOLD – CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba asgari ücretin döviz kuru karşısında büyük değer kaybettiğine dikkat çekerek 2021 yılı için 3 bin 100 TL olarak belirlenmesi gerektiğine işaret etti.

TÜRKİYE AVRUPA’DA SONDAN İKİNCİ SIRAYA GERİLEDİ

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberine göre bu hafta başlayacak olan 2021 yılı için asgari ücret görüşmeleri öncesinde CHP’li Ağbaba, MYK’ye bilgi notu sundu. Bilgi notuna göre ocak ayından bu yana döviz kurlarında yaşanan yüksek artış, Türkiye’nin Avrupa ülkeleri arasında asgari ücret sıralamasında Arnavutluk’un önünde sondan 2. sıraya kadar gerilemesine neden oldu.

KURDAKİ ARTIŞ KADAR ASGARİ ÜCRET ARTIRILMALI

Ağbaba’nın hesaplamalarına göre 2019’da 348 euro olan asgari ücret, 2020 yılında 229 euroya kadar geriledi. Bilgi notunda 2 bin 324 TL net asgari ücrete en az dolar kurundaki artış kadar yüzde 32.77 oranında zam yapılması gerektiğine vurgu yapan Ağbaba, miktarın en az 3 bin 100 TL olması gerektiğinin altını çizdi.

Burdur E Tipi Cezaevinde 22 koronavirüs vakası

Okumaya devam et

Popular