Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Heyecanlı 10 Kış Filmi

Soğuk hava kuzey yarım kürede son haftalarını yaşıyor. Birçok yerde kar yağıyor, Türkiye de bundan nasibini aldı. Bu soğuk havada en iyisi evde oturup film izlemek diyenlerdenseniz sinema yazarı Kerem Akça’nın derlediği soğuk havada geçen en heyecanlı filmleri düşünebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler…

1. FARGO(1996)

Küçük kasaba, büyük suç, ölümcül soğuk..

Coenler’in hamile eşinin (Frances McDormand) kaçırılmasını isteyen bir kocaya (William H. Macy) getirdiği ironik yorum çok lezzetlidir. Ama özellikle de ‘karlı bir mevsim’de içine daha da girilebilir. Karların üzerinde iz bırakarak yürümeyi çözmek isteyenler için birebirdir “Fargo”.

2. DEAD OF WİNTER(1987)

Karlar altındaki korkutucu bir malikaneye kapatılan aktris Kate McGovern, bir anda kendisini bir rehine mizanseninin malzemesi olarak bulacaktır. Hitchcock’un “Vertigo”suna atıfta bulunan, Arthur Penn imzalı eser, Mary Steenburgen’in iki karakteri birden canlandırmasıyla gerilim kat sayısını arttırır. Soğuk havada ‘çiftgezer’ kavramı daha da irkilticidir.

3.SNOWPİERCER-KAR KÜREYİCİ(2013)

İklim değişikliği ile dünyadaki tüm yaşamın bir ‘tren’in içine tıkıldığı melankolik bir bilimkurgu filmi. Joon Bong-Ho’nun yönetmenliğinde bu hareket halindeki aracın kar küreyerek kendini idame ettirmesi esas hedef. Ama Chris Evans, Tilda Swinton, John Hurt, Ed Harris’in dahil olduğu bu yaşam mücadelesi heyecan vericidir.

4.RUNAWAY TRAİN-KAÇIŞ TRENİ(1985)

Hapishaneden kaçış fazlaca filme malzeme olmuştur. Ama hiçbiri buradaki gibi karın olumsuz etkisinden sürükleyici bir macera ve aksiyon damarı çıkarmamıştır. Jon Voight ile Eric Roberts’ın amansız ikilisi halen zihinlerde!

5.AVALANCHE-ÇIĞ (1978)

Corey Allen’ın felaket filmi klasiğinde Rock Hudson, Mia Farrow ve Robert Forster rol alır. Ama yaşam mücadelesiyle oradan buraya koşuşturmacanın yarattığı heyecan tanımsızdır. Halen de bu gerçekçilik tesir edebilir.

6.CLIFFHANGER-DAĞCI (1993)

‘Dağ filmleri’ arasında Stallone etkisiyle özel bir yere sahiptir. Ama onun kovalamacalar ve çatışmalarla dolu ‘yaşam macerası’ sürükleyici hale gelen esas özelliktir. Elbette ıssız dağın katkısıyla…

7.FROZEN (2010)

Kayak yapmak birçok kişi için tehlikelidir. Ama hiç kimse burada telesiyejin tepesinde kalıp neredeyse donma tehlikesi geçirenlerin yaşadıklarını yaşamamıştır. Shawn Ashmore, Emma Bell ve Kevin Zegers’ın azimleri takdir edilmeli.

8.CROSS OF IRON-ŞEREF MADALYASI (1977)

2. Dünya Savaşı’nda Rus-Alman çatışmasını anlatan film, karlar altındaki çatışma sahneleriyle meşhurdur. Sam Peckinpah’ın tarafsız savaş filmi, tamamı İngilizce çekilmemesiyle de dersliktir.

9.A SIMPLE PLAN-BASİT BİR PLAN(1998)

Minnesota’nın dondurucu soğuğunda para bulmak da zor zanaat… Sam Raimi’nin yönettiği filmde Billy Bob Thornton, Bill Paxton ve Bridget Fonda’nın üçkağıtçılık oranı belki de soğuğun katkısıyla artmıştır. Bu sayede ‘kara film’ türü önemli bir film kazanmıştır.

10.JEREMIAH JOHNSON (1972)

“Diriliş”in (“The Revenant”, 2015) de fikir babalarından olan, alternatif dağ adamı öyküsü, western-macera kırması yapısıyla ilginçtir. Robert Redford’un kendisinden çıkmasıyla dikkat çekici bir ‘doğa mücadelesi’ne kaymıştır. Karlı sahneleriyle de iliklerimize işler elbette.

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Boğaziçili müzisyenlerden kayyım rektöre ‘Metallica’lı istifa çağrısı

Boğaziçili müzisyenler kayyım rektör Melih Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısının sözlerini uyarlayarak bir kez daha istifaya çağırdı.

BOLD– AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından atanan rektör Melih Bulu’ya yönelik protestolar devam ediyor. Güney Kampüs’te bir araya gelen Boğaziçili müzisyenler, “ Ben Metallica dinliyorum.” diyen Bulu’yu Metallica’nın “For Whom the Bell Tolls” şarkısına uyarladıkları sözlerle protesto etti. İşte o şarkı sözleri ve Boğaziçililerin protestosu…

BOYUN EĞMEYİZ KAYYIMA

“Elinde pankartla Boğaziçi’nde
Mücadele eden kim?
Kuzeyde güneyde şimdi her yerde
Öğrenci ve hocalar hepsi birlikte
Gecenin yarısı o haber geldi
Demokrasiye darbe!
Durur mu, haykırır tüm Boğaziçi
Hazırlan, bu söz sana, şimdi bak dinle
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!
Makalen çalıntı her şeyin yalan
Fark etmeyiz mi sandın?
Okulu şirkete çevirmek neymiş
O iş yatar kayyum bence anladın
Bugün de yarın da yine buradayız
Seçimdir hakkımız!
CV’nde neler var, bundan bize ne?
Kayyıma karşıdır tüm Boğaziçi
Boyun eğmeyiz
Biz kayyıma!
Vazgeçmiyoruz
İstifa!”

Okumaya devam et

Kültür

Bilim insanları en korkunç filmi seçti

Bilim insanları, fiziksel reaksiyonları gözleyerek korku filmlerini inceledi. En korkunç filmler listesinin bir numarasında ise sürpriz bir film yer alıyor.

BOLD– Bir grup bilim insanı korku filmleri izleyenlerin gösterdikleri fiziksel tepkileri gözleyerek en korkutucu filmleri sıraladı. İlk sırada sürpriz bir şekilde 2012 yapımı “Sinister” yer aldı.

EN ÇOK KORKUTAN FİLMLER

Playtuşu’nun haberine göre Reddit kullanıcıları ile işbirliği yapan bilim insanları, ortalama kalp atış sıklığını korku filmlerindeki değişimlerle birlikte inceledi. Film sırasında en yüksek ve en düşük atış noktalarını gözlemleyen çalışmaya göre listenin bir numarasında 2012’de vizyona giren Ethan Hawke’lı Sinister yer alıyor.

Insidious, The Conjuring, Hereditary, Paranormal Activity gibi türün çok başarılı yapımlarını geride bırakan Sinister’ın ilk sırada olması şaşırtıcı bulundu. Listenin tamamını ve Sinister’ın fragmanını aşağıda bulabilirsiniz.

Okumaya devam et

Kültür

TDK’den Kürtçe ile ilgili taleplere cevap: Sözlük var…

TDK, Kürtçeye ilişkin çalışmaların da yapılması içeren 10 maddelik talep listesinden sadece sözlükle ilgili olana ‘Zaten var’ açıklamasıyla karşılık verdi.

BOLD– Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’na (TDK) Kürtçeyle ilgili çalışmalar yapılması amacıyla yaptığı başvuruya yanıt geldi. Platform Sözcüsü Şerefhan Ciziri’ye iletilen yanıtta 10 maddeden sadece Türkçe-Kürtçe sözlük konusunu yanıtlayan TDK, Kürtçe-Türkçe, Türkçe-Kürtçe Sözlük’ün 2014 yılından bu yana yayınlandığını ifade etmekle yetindi.

KÜRTÇE ÇALIŞMALARI TALEBİ GÖRMEZDEN GELİNDİ

Yeni Yaşam Gazetesi’nin haberine göre Diyarbakır’da 8 Ocak’ta basın toplantısı düzenleyen Kürt Dil Platformu, Türk Dil Kurumu’ndan Kürtçe ile ilgili 10 maddelik çalışma talebinde bulundu. Türk Dil Kurumu’ndan Diyarbakır’da Kürtçe şubesi açılmasını, Uluslararası Kürtçe Sempozyumunun düzenlenmesini, üç ayda bir “Kürtçe Dil Bilgisi” dergisinin çıkarılmasını ve Kürtçe-Türkçe sözlük yayınlaması gibi talepler içeren açıklamada şu ifadelere yer verilmişti:

“PZK (Platforma Zimanê Kurdî-Kürt Dil Platformu) olarak; TDK’nin (Türk Dil Kurumunun) Türkçe için kuruluşundan beri kapsamlı çalışmalar yaptığını bilmekteyiz. Sadece Türkiye Türkleri için değil, dünyada yaşayan Türkler için yaptığınız çalışmaları yakından takıp ediyoruz; fakat buna rağmen devlet yöneticileri tarafından her seferinde ’Cumhuriyetin kurucu unsurları’ olarak ifade edilen Kürtler için şimdiye kadar sadece bir Türkçe – Kürtçe sözlük yayımlamanızı, yeterli görmediğimizi önemle dile getirmek istiyoruz.”

Kürt Dil Platformu’nun bu taleplerine karşılık TDK “Türkçe-Kürtçe, Kürtçe-Türkçe” sözlüğün 2014 yılından bu yana yayınlandığını söylemekle yetinip diğer taleplerle ilgili bir açıklama yapmadı.

Okumaya devam et

Popular