Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Çamlıca’daki paha biçilmez arazi adım adım Cengiz’e peşkeş çekiliyor

Küçük Çamlıca’da, AKP yandaşı Cengiz Holding ortaklarından Kazım Cengiz ile 40 yıllık mahalleli arasında, arazi kavgası var. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın evine de çok yakın olan paha biçilmez arazi adım adım Cengiz’e peşkeş çekiliyor.

BOLD – İstanbul’un en değerli bölgelerinden Küçük Çamlıca’da yaşanan arazi kavgasında bilirkişi raporu dava dosyasına girdi.

Dava, Türkiye’nin en büyük inşaat şirketlerinden, AKP yandaşı Cengiz İnşaat’ı da bünyesinde barındıran Cengiz Holding’in ortağı Kazım Cengiz ile arazinin hissedarı olan bir grup yurttaş arasında sürüyor. Davacı Cengiz “Ortaklığın satış yoluyla giderilmesini” talep ediyor.

Bölgede inceleme yapan bilirkişi, arazide ortaklığın yalnızca satış yoluyla giderilebileceği sonucuna vardı. Bölge sakinleri de Üsküdar Belediyesi’ne başvurarak arazinin parsellenmesini istedi.

TOPLAM 23 HİSSEDARI VAR

Üsküdar Bulgurlu Mahallesi Küçük Çamlıca Mevkii, Ovabaşı Sokak’ta yer alan 53 ada 2 parseldeki 8 bin 470 metrekarelik tarla vasfındaki arazinin çok sayıda hissedarı var. Burası Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da evine çok yakın. Lüks villaların arasında kalan araziye hissedarlar 1980’li yıllarda kaçak evler inşa etmiş. Bu tarihe kadar da orada oturmuş. Evlerine elektrik, su ve doğalgaz bağlanmış.

VATANDAŞLAR EVLERİNDEN ATILMAKTAN KORKUYOR

“Ortaklığın satış yoluyla giderilmesi” talebiyle açılan davanın ardından 40 yıldır aynı arazideki evlerinde yaşayan yurttaşlar evlerinin ellerinden alınmasından korkuyor. En son davaya bilirkişi raporu girdi.

Raporda arazi üzerinde yasal olmayan 13 yapının bulunduğu belirtilerek parselin 23 hissedar arasında hisseleri oranında bölüştürülmesinin çeşitli nedenlerle mümkün olmadığı anlatıldı. Raporda “Ancak satış yoluyla ortaklığın giderilmesi mümkün olacaktır.” denildi.

Cumhuriyet’e konuşan bölge sakinleri ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdikleri mektuba yanıt alamadıklarını ifade ederek yetkililerin seslerini duymadığını söyledi.

CENGİZ’İN HİSSE PAYI GİDEREK ARTTI

Söz konusu araziyle ilgili yakın geçmişteki gelişmelere bakıldığında, Kazım Cengiz’in adım adım bölgeye hakim olma çabası ortaya çıkıyor.

Kazım Cengiz, 12 Mayıs 2015’te söz konusu araziden 1701 metrekare hisse satın alıyor. Bu tarihten 3 ay sonra da Cengiz hisse payını 2.222,24 metrekareye çıkarıyor. Bu sırada arazide 3,79 metrekare hissesi olan Feyzi Ciğerli, 31 Aralık 2015 günü diğer hissedarlara dava açıyor.

Ciğerli, arazinin ortaklar dışında üçüncü kişilere satışının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını ve “ortaklığın satış yoluyla giderilmesini” (izaleyi şüyu) istiyor. Ciğerli, dava dilekçesinde arazinin kendi aralarında paylaşmalarının mümkün olmadığını belirtiyor. İşte her şey bu tarihten sonra gün yüzüne çıkmaya başlıyor.

KÖTÜ NİYET VAR

Kazım Cengiz, 13 Haziran 2018’de de Feyzi Ciğerli’nin 3,79 metrekaresini de alarak payını 2.226,03 metrekareye çıkarıyor. Davanın görüldüğü İstanbul Anadolu 14. Sulh Hukuk Mahkemesi 17 Şubat 2016’da ara karar vererek Ciğerli’nin “taşınmaz malikleri dışında üçüncü kişilere satışın engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir” talebini dava sonuçlanıncaya kadar kabul ediyor. Hissedarların büyük bir bölümü davaya maliklerin hisselerinin mevcut konumda belli olduğuna dikkat çekerek itiraz ediyor.

Taşınmazların mevcut haliyle kullanılması gerektiğini belirten hissedarlar özetle “Ciğerli’nin, 9 Mart 2015’te gerçekleştirdiği alım satım işlemi sonucu hissesi 3,79 metrekaredir. Hayatın olağan akışı içerisinde bir kişinin bu şekilde, yer satın almasına rastlanılmayacağı gibi 3,79 metrekarenin satın alması da akla ve mantığa ters düşmektedir. Alım satım işleminin kötü niyetli yapıldığı görülmektedir.” ifadelerini kullanarak davanın reddini talep ediyor.

KAZIM CENGİZ DAVACI OLDU

Davanın 19 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleşen duruşmasında Kazım Cengiz’in avukatı, Ciğerli’nin payını devralan Kazım Cengiz’in sıfatının davacı olarak değiştirilmesini talep ediyor. Mahkeme bu talebi 2 Ekim 2018’de kabul ediyor. Mahallede kasım ayında keşif yapılıyor.

Ovabaşı Sokağı çıkmaz sokak konumunda. Bölge sakinleri evleri sokağın çevresine yapmış. Küçük bir mahalleyi anımsatan sokağın çevresinde ise lüks villalar bulunuyor. Mahalleye girer girmez bölge sakinleri konuyu anlatarak tepki gösteriyor.

BİZDEN GİZLİ HİSSELERİ SATMIŞLAR

Cumhuriyet Gazetesi’ne konuşan 65 yaşındaki Pakize Koyun, arsadan hissesini 1973’te aldığını belirtiyor. Koyun, borca girip imar affına başvurarak yapı kayıt belgesi aldığını anlatıyor:

“Cengizler müteahhit mi nedir bilmiyoruz. Buradan hisse almış. Bize bir tebligat gönderdi. ‘Ben de size hissedarım’ dedi. Satıldığını o zaman öğrendik. Bizden gizli gizli hisseleri satmışlar. Satan kişi önce bize bildireydi, biz bir şekilde alırdık. Şimdi bizim evlerimizi, arsamızı almaya çalışıyor. Ben bir gün vergimi aksatmamışım. 50 yıllık emeğimi nasıl alacaklar benden? Onun gücü var, biz nasıl alacağız?”

FAKİR FUKARANIN HİSSESİ VAR BURADA

Cumhurbaşkanına konuya ilişkin yardım isteyen bir mektup yazıp yollayan 70 yaşındaki Sabri Demirkol şöyle konuşuyor:

“Bana birkaç yıl önce telefon ettiler, araziyi almak istediklerini söylediler. ‘Benim satılık yerim yok’ dedim. Gene aradılar beni, Çamlıca’ya çağırdılar. Gittim siyah bir lüks araç geldi, genç bir çocuk indi. ‘Sana güzel bir para verelim. Emine Erdoğan buraya talip. Vakıf yapmak istiyor’ gibi bir şey söyledi. Ben de dedim ki ‘Emine Erdoğan almak istiyorsa, gelsin bize söylesin. Biz verelim’ dedim. Sonra da kızdım, o da gitti. Sonra 3 metrekare hisse sahibi tarafından dava açıldı, sonra da Cengiz davacı oldu. Fakir fukaranın hissesi var burada. Hisselerimizi almak istiyorlar. Buradaki vatandaşları nereye gönderecek? Yazıktır günahtır.”

NEREYE GİDECEĞİZ?

39 yıldır bu sokakta oturan Reyhan Ünlü şu ifadeleri kullanıyor:

“Zamanında üstümüzü başımızı almadık, evlerimizi yaptık. Şimdi burası neden elimizden alınıyor? Biz nereye gideceğiz? Biz burayı vermek istemiyoruz. Zengin gelecek burada oturacak, biz gideceğiz? Muhatap yok, gelen yok. Bizi mahkemeye veriyorlar. Öyle öğrendik.”

CENGİZ YATIRIM AMAÇLI ALMIŞ!

Konuyla ilgili soruları yanıtlayan Cengiz Holding yetkilileri ise “Sözünü ettiğiniz arazi Kazım Cengiz’in kişisel yatırımıdır. Cengiz Holding’in bu yatırımda herhangi bir payı bulunmamaktadır. Sayın Kazım Cengiz, kişisel olarak Türkiye’nin her bölgesinde arazi alım-satım işiyle ilgilenmektedir. Bu arazi, sayın Kazım Cengiz tarafından yatırım amaçlı 2,5 yıl önce alınmıştır ve bunun dışında sözünü ettiğiniz bölgeden başka alımı olmamıştır. Kazım Cengiz’in sözü edilen arazide başka satın alma planı ya da arazide proje üretme düşüncesi bulunmamaktadır. Bölge ile bir planı bulunmayan Kazım Cengiz kimseyle arazi görüşmesi de yapmamıştır. Bu nedenle diğer hisse sahiplerine satış için baskı yaptığı iddiası bir spekülasyondan ibaret olup gerçeği yansıtmamaktadır.” açıklamasını yaptı.

Memleketin kaymağını kim yiyor?

 

Ekonomi

Halk ekonomiden umudunu kesti

Türkiye’de halinden memnun olanların oranı 65 yaş üstünde yüzde 35 iken bu oran 18-24 yaş aralığında yüzde 20’ye düşüyor. Her üç kişiden biri, ekonominin daha kötüye gideceğini, her dört kişiden üçü de enflasyonun artacağını düşünüyor.

BOLD – Ipsos’un her yeni yılın başında yaptığı Türkiye Barometresi araştırması, gençlerin umutsuz olduğunu gözler önüne serdi. Cumhuriyet’in haberine göre ülkenin mevcut durumundan memnun olanların oranı 65 yaş üstünde yüzde 35 iken bu oran 25-34 yaş aralığında yüzde 25’e, 18-24 yaş aralığında ise yüzde 20’ye iniyor.

Türkiye’nin gelecek birkaç ay içindeki seyrine ilişkin beklentilerin oranı ise yine 65 yaş üstünün yüksek iken (yüzde 35) gençlerde düşük (yüzde 17) kalıyor. Ipsos Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Sidar Gedik, ekonominin giderek vatandaş için daha da yakıcı bir sorun olmaya başladığını vurguladı. Araştırmadan çıkan sonuçlar şunlar:

  • Ülkenin şu anki durumundan memnun olanların oranı 2018’de yüzde 32 iken 2019’da yüzde 24’e inmişti. 2020’de yüzde 30’a çıksa da 2018 oranları hâlâ yakalanamadı.
  • Eğitim seviyesi düştükçe memnuniyet oranı artıyor.
  • Halka göre “Türkiye’nin en önemli sorunu” ekonomi ve Kovid-19 salgını. Her iki sorun da yüzde 45 ile başa baş geldi.
  • Hanelerdeki tüketim ciro olarak yüzde 16.3 büyüdü fakat son iki yılın gerisinde kaldı.
  • Alışverişe gitme sıklığı yüzde 11 düştü. Alışveriş başında düşen harcama 2020’de yüzde 14.7 arttı.
  • Hijyen kaygısı ve ekonomik endişeler birleşince açık ürünlerin toplam harcamadan aldıkları pay azaldı, özellikle indirim marketlerinin öncülüğünde market markalı ürünlerin payı arttı.
  • Her üç kişiden biri, “ekonomi daha kötüye gider” diyor. Her dört kişiden üçü ise enflasyonun artacağını düşünüyor.
  • Kişisel olarak ekonomik beklentiler ise yüzde 35 ile “daha kötü olur”, yüzde 39 ile “aynı kalır” şeklinde cevaplandı.

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye’nin varlıklarını geliştirmek için kuruldu ülkenin kökünü kuruttu

AKP hükumeti tarafından 15 Temmuz’un hemen akabinde Türkiye’nin varlıklarını geliştirmek amacıyla kurulan Türkiye Varlık Fonunda kurumlar kısa sürede borca saplandı.

BOLD – Türkiye Varlık Fonu’nun borçları giderek artıyor. Türkiye’nin varlıklarını geliştirmek, kaynak sağlamak amacıyla kurulan fonun 2019’da borcu yüzde 81 artarak 136 milyar liraya ulaştı. Fon bünyesindeki varlıklar da zarar üstüne zarar açıklıyor.

TÜRKİYE’NİN VARLIKLARINI GELİŞTİRMEK İÇİN KURULDU

Türkiye Varlık Fonu, 26 Ağustos 2016 tarihinde Başbakanlık’a bağlı bazı şirketleri yönetmek için kuruldu, 2018’de Cumhurbaşkanlığına devredildi. Fon, sermaye piyasalarında araç çeşitliliği ve derinliğine katkı sağlamak, yurt içinde kamuya ait olan varlıkları ekonomiye kazandırmak, dış kaynak temin etmek, stratejik, büyük ölçekli yatırımlara iştirak etmek için kuruldu.

KAR EDEN KURUMLARI FONDA TOPLANDI

Borsa İstanbul, BOTAŞ, VakıfBank, Ziraat Bankası, Çaykur, Eti Maden İşletmeleri, Halkbank, Kayseri Şeker Fabrikası, Platform Ortak Kartlı Sistemler AŞ, PTT, Turkcell, Türksat, Türk Hava Yolları, Türk Telekom, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları , İzmir Limanı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri, Türkiye Hayat Emeklilik AŞ, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, Türkiye Sigorta AŞ, TVF Enerji Sanayi ve Ticaret AŞ, TVF Maden Sanayi ve Ticaret AŞ, TVF Rafineri ve Petrokimya Sanayi ve Ticaret AŞ ve İstanbul Finans Merkezi gibi kamu kurumları ve iştirakleri fon bünyesinde toplandı.

FONUN 2019’DA BORCU YÜZDE 81 ARTTI

Türkiye Varlık Fonu’nun denetim raporu iki yıl geriden de olsa Meclis’e sunuluyor. 2019 yılı denetim raporuna göre Varlık Fonu’nun özkaynaklarında yüzde 11 artış yaşanırken borçlarındaki artış ise yüzde 81’i geçti. 2018’de 75,4 milyar TL olan borçları 2019’da yüzde 81 artışla 136,4 milyar TL’ye çıktı. 2018’de 177,3 milyar TL olan özkaynaklarda ise yüzde 11’lik artış gerçekleşti, 198,4 milyar TL’ye yükseldi. Ayrıca fonun 1 milyar euro banka borcu bulunuyor.

FONU BANKALAR AYAKTA TUTUYOR

Ziraat Bankası ve Halkbank gibi önemli kamu bankalarını bünyesinde bulunduran Varlık Fonu’nun en yüksek hasılat payı da finans sektöründen oldu. 2019’da finans sektöründen 143 milyar TL hasılat elde eden fon, madencilik sektöründen ise 85 milyar TL’lik hasılata ulaştı. Lojistik sektöründeki hasılat 78 milyar TL, gıdada 2 milyar TL ve teknolojide 1.7 milyar TL oldu.

FONDAKİ KURUMLAR ZARAR EDİYOR

Kar ederken fona dahil edilen kamu kurum ve kuruluşlarının kısa sürede borca saplanması ise dikkat çekti. Kar ederken fona dahil edilen Çaykur 1,5 milyar lira zarar ederken banka borcu da 1,4 milyar TL’den 3,4 milyar TL’ye çıktı. Aynı dönemde THY’nin borcu yüzde 107 arttı, TCDD’nin borcu yüzde 349, Kayseri Şeker’in borcu ise yüzde 292,8 yükseldi. 2017’de 3.3 milyar kârla devredilen BOTAŞ’ın zararı ise 5.6 milyar TL. PTT de son iki yılda 900 milyon TL zarar etti.

VARLIKLARIN SATIŞI SÜRÜYOR

Fon bünyesindeki varlıkların satışları ise devam ediyor. Son olarak Borsa İstanbul’un yüzde 10 hissesi 30 Kasım 2020 tarihinde 200 milyon ABD Doları bedelle Katar’a satıldı. Satış anlaşması AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El-Sani’nin katılımı ile yapıldı.

Yüksel Direnişçileri şarkı notalarında

 

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Kişi başına düşen milli gelirde doğunun hali harap

Kişi başına düşen milli gelir dağılımında en düşük pay Doğu ve Güneydoğu şehirlerinde oldu. TÜİK verilerine göre, 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Urfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı son üç sırada yer aldı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2019 yılı il düzeyi cari fiyatlarla Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) hesaplamalarını açıkladı. Verilere göre, il düzeyinde cari fiyatlarla GSYH hesaplamalarına göre 2019 yılında İstanbul 1 trilyon 327 milyar 452 milyon TL ile en yüksek GSYH’ye ulaştı.

İstanbul’u 395 milyar 731 milyon TL ve yüzde 9,2 pay ile Ankara, 263 milyar 38 milyon TL ve yüzde 6,1 pay ile İzmir takip etti. İl düzeyinde GSYH hesaplarında son üç sırada 4 milyar 134 milyon TL ile Tunceli , 3 milyar 399 milyon TL ile Ardahan ve 2 milyar 840 milyon TL ile Bayburt yer aldı.

İSTANBUL İLK SIRADA

Kişi başına GSYH’de 2019 yılında, İstanbul 86 bin 798 TL ile ilk sırada yer aldı. İstanbul’u, 81 bin 228 TL ile Kocaeli ve 71 bin 27 TL ile Ankara izledi. İl düzeyinde kişi başına GSYH hesaplamalarında, 18 bin 708 TL ile Van, 17 bin 465 TL ile Urfa ve 16 bin 727 TL ile Ağrı son üç sırada yer aldı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde 2019 yılında cari fiyatlarla GSYH’den en yüksek payı alan İstanbul, tarım sektörü ve diğer hizmet faaliyetleri hariç, tüm faaliyetlerde de ilk sırada yer aldı. Bilgi ve iletişim faaliyetleri toplamı içinde İstanbul’un aldığı pay yüzde 65,4, finans ve sigorta faaliyetleri toplamından aldığı pay yüzde 58,2, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri toplamından aldığı pay yüzde 46,5, hizmetler sektörü toplamından aldığı pay yüzde 40,5, inşaat sektörü toplamından aldığı pay yüzde 35,6 olarak gerçekleşti.

TARIMDA KONYA ZİRVEDE

Konya yüzde 6,1 pay ile tarım, ormancılık, balıkçılık sektöründe 81 içinde ilk sırada yer alırken, Ankara yüzde 29,2 pay ile diğer hizmet faaliyetlerinde ilk sırada yer aldı. İstanbul’un toplam GSYH’si içinde en yüksek payı yüzde 32,1 ile hizmetler sektörü aldı.

Ankara, Türkiye’nin 2019 büyümesine en fazla katkı sağlayan il oldu. Yıllık GSYH’nin, zincirlenmiş hacim endeksiyle bir önceki yıla göre yüzde 0,9 artışına en fazla katkı veren il yüzde 0,43 ile Ankara oldu. Ankara’yı yüzde 0,40 ile İstanbul ve yüzde 0,14 ile Antalya izledi. Yıllık GYSH büyümesine 2019 yılında negatif yönlü katkı veren illerin başında yüzde 0,23 ile Kocaeli, yüzde 0,11 ile İzmir, yüzde 0,08 ile Bursa ve Hatay yer aldı.

Okumaya devam et

Popular