Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Anadolunun sanayi merkezi Antep faize döndü

Ekonomiden umudunu kesen Antep’li sanayiciler, paralarını fabrika yerine faize yatırmayı tercih ediyor.

İcralık ve satılık fabrika sayısı ve işsizlikte patlama yaşanıyor. Umudu kesen Antep’li sanayiciler, paralarını fabrika yerine faize yatırıyor.

BOLD – Türkiye’de geçen yıl yaz aylarında başlayan döviz krizi ve ardından gelen ekonomik krizin en fazla vurduğu şehirlerin başında, sanayi kenti Gaziantep geliyor.

Türkiye’nin altıncı büyük ekonomisine sahip olan şehirde, 270 bin kişinin çalıştığı Organize Sanayi Bölgesi’nde, geçen yılın son aylarında yaklaşık 50 bin kişi işini kaybetmişti. İşlerin düzelmesinden umudunu kesen sanayiciler, işten çıkarma ve ücretsiz izinleri artırırken, birikimlerini de yeni yatırımlar yerine faizde değerlendirmeye başladı.

İŞÇİLER “ZAMLI ASGARİ ÜCRET” ALAMIYOR

Gaziantep’te sadece tekstil sektörü 80 bin kişiye iş imkanı sağlıyor. Sektörde satılık veya icradan satılık fabrika ilanlarının sürekli arttığı gözlemleniyor. Tekstil sektörünün önemli merkezlerinden olan Antep Başpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren yüzlerce tekstil fabrikası, kriz gerekçesiyle işten çıkarmaları ve ücretsiz izne göndermeleri arttırdı. Birçok fabrika üretimi durdururken, satılık fabrika ilanları her geçen gün çoğalıyor.

Tekstil sektörünü ve işçilerin durumunu, Mezopotamya Ajansı’na değerlendiren Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Tekstil İşçileri Sendikası Antep Bölge temsilcisi Nihat Bencan, birçok fabrikada işçilerin asgari ücrete gelen yüzde 26’lık zammı almadan çalışmaya devam ettiğini söyledi. Bencan, zamsız çalışmayı kabul etmeyen işçilerin ise, işten atılmakla tehdit edildiğini dile getirdi.

İŞTEN ÇIKARMALAR HAD SAFHADA

Kente faaliyet gösteren 5 OSB’nin içerisinde yaklaşık 80 bin kişinin tekstil fabrikalarında çalıştığının bilgisini veren Bencan, ekonomik krizin 2019’la birlikte daha fazla hissettirdiğini söyledi. OSB’de işten çıkarmaların ve ücretsiz izne göndermelerin had safhaya ulaştığını vurgulayan Bencan, yaşanan tabloyu şöyle özetledi:

“Kriz içerisinde olan işverenler, kıdem tazminatı ödememek için işçileri özellikle ücretsiz izne gönderiyorlar. Bu da işçilerin kıdem tazminatı alamamasına ve işsizlik sigortasından faydalanamamasına neden oluyor. İşçiler, işverenin tekrardan kendilerini çağırmasını umdukları için yeni işte aramıyorlar. Özellikle yeni yıla girmeden 2018’in sonlarına doğru kıdem tazminatını daha az vermek için asgari ücrete gelen zam açıklanmadan işverenler aşırı sayıda işçi çıkardı. Yılbaşından sonra işten çıkarmaları yapamayan işverenler, işçileri ücretsiz izne gönderiyor. Tabii bunlar resmi rakamlara girmiyor. Çünkü işten çıkışları resmi olarak verilmiyor.”

HER 4 GENÇTEN 3’Ü İŞSİZ!

İşçilerin zor koşullarda olduğunu ifade eden Bencan, işçiyi çıkaran işverenlerin Suriyeli, Iraklı, İranlı ve Afgan mültecileri kayıt dışı çalıştırdığını kaydetti. Kayıt dışı çalıştırmanın yaygınlaştığını da anlatan Bencan, “Böyle olunca kendi vatandaşımız işsiz kalıyor. Bu da işsizlik oranını daha da yükseltiyor. Özellikle OSB’de genç işçi çalıştırılıyor. Genç işçi yani 18-25 yaş aralığındaki gençlerin işsizlik rakamlarına bakıldığında rakam yüzde 25’e yükseliyor. Antep’te her 4 gençten 3’ü işsizdir. Yani bir kişi işten çıkarıldığında, 3 kişi onun yerine işe girmeyi bekliyor.” diye belirtti.

SANAYİCİ YATIRIM YERİNE FAİZİ SEÇİYOR

Gidişattan umutlu olmadığını belirten Bencan, “Yeni istihdam alanları yaratılmadığı müddetçe, işsizlik rakamları yükselmeye devam edecektir. Koşulları iyileştiremezseniz sanayici fabrika açmıyor. Parasını yatırım yerine faize yatırıyor. Açıklanan politikalarda bu işi götürecek politikalar değildir. Sanayici fabrikayı kapatıp parasını faize yatıracak duruma gelmişse, daha akılcı politikalar bulunmalıdır. Onun için ben geleceğimizi parlak görmüyorum.” ifadesini kullandı.

Sanayi şehri Gaziantep’in işsizler ordusu sürekli büyüyor.

İŞ BIRAKMALAR ARTIYOR

Öte yandan Gaziantep’te son dönemlerde zam veya maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle işçilerin iş bırakma eylemleri de sürekli artıyor. İş bırakmanın yaşandığı fabrikalar arasına Canan Tekstil de katıldı.

Antep 4. Organize Sanayii Bölgesi’nde bulunan Canan Tekstil işçileri iş bıraktı. Asgari ücrete yapılan yüzde 26’lık artışın henüz kendilerine yansımadığını belirten işçiler, üretimi durdurarak dışarı çıktı. Hükümetin açıkladığı yüzde 26’lık artışa rağmen işverenin yüzde 18 zam yapacağını duyurmasının ardından 4-12 vardiyası içeri girmeyerek eylem başlattı. Ardından gelen gece vardiyasındaki işçiler de eyleme katıldı. Sabaha kadar bekleyişlerini sürdüren işçilere gündüz vardiyası da katıldı.

BİR KAÇ BÜYÜK FABRİKA PATRONU ZAMLARI BELİRLİYOR

Eyleme çıkmalarının ardından işletme müdürünün ‘’İsteyen çalışsın isteyen çalışmasın. Bizim vereceğimiz zam bu kadar’’ dediğini ifade eden işçiler ‘’Muhatap bulamıyoruz’’ diye konuştu.

Fabrikadaki çalışan işçi sayısının 1000 civarında olduğunu ve üretimin tamamen durduğunu söyleyen işçiler “Sadece vardiya amirleriyle çavuşlar içeride. Eğer hakkımızı vermezlerse eylemimiz devam edecek” dedi.

Gürteks, Şireci, Canan Tekstil gibi büyük fabrikaların patronlarının anlaştığını belirten bir işçi ‘’Piyasa belli olsun ondan sonra zam vereceğiz diyorlar. Ocakta vermeleri gereken zammı daha vermediler, birkaç büyük fabrika kendi arasında anlaşmış birbirlerinden habersiz zam yapmıyorlar’’ diye konuştu.

Bu arada, Gaziantep OSB’de daha önce Şireci, Boyar Kimya, Flament Tekstil gibi işyerlerinde iş bırakma eylemleri yaşanmış ve çeşitli kazanımlar sonucunda işçiler yeniden işbaşı yapmıştı.

İşte ekonomik krizin analizi, 1 kişilik işe 6 bin 198 başvuru!

Ekonomi

Avrupa ile Türkiye arasındaki alım gücü farkı giderek büyüyor

Türkiye’deki gıda fiyatlarındaki yüksek artış nedeniyle halkın alım gücü giderek düşüyor. 10 gıda ürünü için asgari ücretlinin 20.6 saat çalışması gerekirken aynı ürünler için İngiltere’de 2.27, Almanya’da ise 2.8 saat çalışmak yetiyor.

BOLD – Türkiye’deki gıda fiyatlarında artış yıllık yüzde 20.6’ya ulaştı. Gıda fiyatı artışlarında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nde (OECD) şampiyon olan Türkiye, market alışverişinde de Avrupa’yı geride bıraktı. Türkiye ile Avrupa arasındaki alım gücü farkı giderek artıyor.

MAAŞIN YAKLAŞIK YARISI GIDAYA GİDİYOR

Sözcü’den Nuray Tarhan’ın haberine göre, 10 temel gıda maddesinden oluşan alışveriş için bir Türk vatandaşı 20.6 saat çalışması gerekirken, İngiliz asgari ücretlinin 2.27, Alman’ın ise 2.8 saat çalışması gerekiyor. Ayda 2.826 lira alan Türk asgari ücretli maaşının yüzde 40’ını gıdaya ayırmak zorunda kalırken, İngiltere ve Almanya’daki asgari ücretlilerin ayırdıkları pay ise yüzde 5-10 civarında.

BİR ALMAN 264 KİLO, BİR TÜRK 64 KİLO KIYMA ALABİLİYOR

CHP Genel Başkan Tarım Politikalarından Sorumlu Başdanışmanı Orhan Sarıbal, asgari ücretle geçinenler ile Avrupa ülkelerindeki asgari ücretliler arasında alım gücü açısından uçurum olduğunu belirterek, “Bugün Almanya’daki bir asgari ücretli maaşı ile 264 kilo kıyma, 2 bin 640 litre süt veya 13 bin 620 adet yumurta alabiliyorken, ülkemizde asgari ücretle ailesini geçindiren bir kişi Et ve Süt Kurumu’ndan 76 kilo veya marketten 64 kilo kıyma alabiliyor. Aynı şekilde 470 litre süt 3 bin 700 adet yumurta alabiliyor” dedi.

DAR GELİRLİNİN SATIN ALMA GÜCÜ BUHARLAŞIYOR

Ekonomist Dr. Murat Kubilay da kriz ve pandemi döneminde gelir adaletsizliğinin artması, maaşların asgari ücret ve etrafında kümelenmesi sonucu satın alma gücünün düştüğüne dikkat çekti. Halkın gıda satın alma güçlerindeki düşüşte hem arz zayıflığı hem de gelir düşüşünün etkili olduğunu belirten Kubilay, “İthalatla dengelenebilen fiyat artışları, makul fiyatlı zirai üretimin başarılamadığını ve kendi kendine yeterliliğin kısmen yitirildiğine işaret ediyor. Ücretlerdeki reel düşüş de sürüyor. Yüksek gıda fiyatları, nitelikli işlerin karşılığının asgari ücrete indirgenmesi orta ve dar gelirlilerin satın alma gücünü gittikçe buharlaştırıyor” dedi.

İNGİLTERE’DE ÜRÜNLERİN FİYATLARI HEP AYNI

İngiltere’de oturum ve iş kurma danışmanlığı şirketi Plusture’un kurucusu Enis Behar Menda da Londra’da market alışverişinin maaş içindeki payının yüzde 5, en fazla yüzde 10 olduğunu söyledi. Haftalık market alışverişinin 25-35 sterlin (254.5-356 TL) tuttuğunu vurgulayan Menda, “İngiltere’de ortalama yıllık gelir 30 bin 420 sterlin. Benim en çok dikkatimi çeken şey, ürün fiyatlarının hep aynı aralıkta kalması. Salgın döneminde bile fiyatlarda aşırı bir yükselme olmadı. Bu nedenle, aynı marketten hep aynı ürünleri alıyorsanız hiçbir alışverişinizde şaşırmazsınız. Salgında çok uzun süre Türkiye’de kaldığım için pahalılığı net şekilde görebildim” dedi.

Biden’ın yemin töreninde görevli 12 muhafız şüphe üzerine görevden alındı

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’nin hesabı şaştı: 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı

Hazine ve Maliye Bakanlığının verilerine göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Tarım Bakanlığı 3.3, Gençlik Bakanlığı 4, geçiş garantili köprü ve yolların yükünü taşıyan Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı.

BOLD – Bütçe hesapları tutmayan AKP, açık vermeye devam ediyor. Türkiye’nin bütçesi 2020’de 172.7 milyar lira açık verdi. AKP yeni yıl için açık hedefini ise 139 milyar liradan 239.2 milyar liraya çıkardı.

YENİ YILDA BÜTÇE HEDEFİ 239.2 MİLYAR LİRA AÇIK

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre de geçen yıl toplam 16 bakanlıktan 14’ü Bütçe Yasası ile verilen başlangıç ödeneğini aştı. Cumhuriyet’in haberine göre genel bütçeli toplam 40 kamu idaresinden 25’i harcamalarda başlangıç ödeneğinin üzerine çıktı.

MECLİS’TE KABUL EDİLEN BÜTÇE UYGULANMIYOR

TBMM’ye sunulan ve kabul edilen 2020 Yılı Bütçe Yasası A Cetveli’nde yer alan ödenekler “bütçe başlangıç ödeneği” olarak nitelendiriliyor. Meclis’teki uzun bütçe görüşmeleri yasadaki bu ödenekler üzerinden yapılıyor. İktidar sonrasında bu ödeneklerin yetmeyeceğini anlayınca artışa gidiyor.

Geçen yılın resmi rakamlarına göre 16 bakanlıktan 14’ü ödeneklerini aştı. Gençlik Bakanlığı 4, Tarım Bakanlığı 3.3, ödeme garantili proje bakanlığına dönüşen Ulaştırma Bakanlığı da tam 29.3 milyar lira fazladan harcadı. Bakanlığın tablosuna göre, içerisinde bakanlıkların da yer aldığı genel bütçeli idarelerden “bütçe başlangıç ödeneğini” aşanların bazıları şöyle:

– MİT Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.1 milyar TL. Harcama: 2.4 milyar TL.

– İletişim Başkanlığı: Başlangıç ödeneği: 368.1 milyon TL. Harcama: 440.2 milyon TL.

– Adalet Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 19.7 milyar TL. Harcama: 23.3 milyar TL.

– Milli Savunma Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 53.8 milyar TL. Harcama: 61.8 milyar TL.

– İçişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 9.6 milyar TL. Harcama: 12.1 milyar TL.

– Jandarma Genel Komutanlığı: Başlangıç ödeneği: 22.9 milyar TL. Harcama: 25.2 milyar TL.

– Emniyet Genel Müdürlüğü: Başlangıç ödeneği: 38.9 milyar TL. Harcama: 40.7 milyar TL.

– Dışişleri Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 4.6 milyar TL. Harcama: 4.7 milyar TL.

– Hazine ve Maliye Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 468.2 milyar TL. Harcama: 482.4 milyar TL.

– Sağlık Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 58.8 milyar TL. Harcama: 64.9 milyar TL.

– Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 3.3 milyar TL. Harcama: 3.5 milyar TL.

– Kültür ve Turizm Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 5.1 milyar TL. Harcama: 5.6 milyar TL.

– Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 125.8 milyar TL. Harcama: 150.2 milyar TL.

– Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 7.9 milyar TL. Harcama: 9.8 milyar TL.

– Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 2.8 milyar TL. Harcama: 5.7 milyar TL.

– Gençlik ve Spor Bakanlığı: Başlangıç ödeneği. 17.8 milyar TL. Harcama: 21.9 milyar TL.

– Tarım ve Orman Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 40.3 milyar TL. Harcama: 43.6 milyar TL.

– Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı: Başlangıç ödeneği: 29 milyar TL. Harcama: 58.3 milyar TL.

– Merkezi Yönetim Bütçesi’nde başlangıç ödenekleri toplamı 1.1 trilyon TL iken, toplam harcama da 1.2 trilyon TL’ye ulaştı.

2 BAKANLIK AŞMADI

Toplam 16 bakanlıktan sadece Milli Eğitim ile Ticaret Bakanlığı “bütçe başlangıç ödeneğini” aşmadı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın başlangıç ödeneği 125.3 milyar TL’ydi. Harcama 123.2 milyar TL oldu. Ticaret Bakanlığı da 5.7 milyar TL olan bütçe başlangıç ödeneğinin 5.3 milyar TL’sini harcadı. Cumhurbaşkanlığı’nın geçen yılki bütçe başlangıç ödeneği 3.1 milyar TL’ydi. Harcama ise 2.8 milyar TL oldu.

Okumaya devam et

Ekonomi

Türk tipi ‘Başkanlık’ en çok ekonomiyi vurdu

Cumhurbaşkanlık sistemine geçişin adından son iki yıldaki bütçe açığı, parlamenter sistemdeki 4 yıllık açıktan 125 milyar lira fazla olduğu ortaya çıktı.

BOLD – AKP ve Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık sistemiyle birlikte vaat ettiği ekonomik kalkınma söylemden öteye geçemedi.

Referandum sonrası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin ardından hazırlanan bütçeler hedeflerin çok uzağında kaldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ilk 2019, ikinci 2020, üçüncü olarak 2021 bütçesi hazırlandı. AKP’nin hazırladığı bütçedeki sapmalar tarihi rekorlar kırdı.

Cumhurbaşkanlığının hazırladığı 2019’daki ilk bütçede gelir gider dengesindeki açık hedefi 80,6 milyar lira olarak belirlendi. Yıl sonunda bütçenin verdiği açık 43,1 milyar lira artarak 123,7 milyar liraya fırladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci bütçesi 2020 yılı açık hedefi 138,8 milyar lira olarak belirlendi. Ancak hedefler yine tutmadı. 33,9 milyar lira artan bütçe açıkları 172,2 milyar liraya ulaştı. Böylece sadece 2 yılda 296,4 milyar lira bütçe açığı ortaya çıktı.

MUHALEFET SARAY BÜTÇESİ DİYE ELEŞTİRİYOR

Parlamenter Sistem dönemindeki bütçe açıkları 4 yılda toplam 171,9 milyar lira iken Türk tipi başkanlık sisteminde yapılan iki bütçenin açıklarının büyüklüğü ise 296,4 milyar liraya fırladı. Muhalefet gerçekçi bulmadığı bütçeleri Saray bütçesi diyerek eleştiriyor.

İşte AKP’li trol gazeteciler TOP 10 listesi

 

Okumaya devam et

Popular