Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Boeing’e eskisi kadar güvenmeyen hava yolu şirketleri siparişleri durdurabilir

Hava yolu şirketlerinin Boeing'e artık eskisi kadar güvenmediği ve 5 ayda gerçekleşen iki 737 Max 8 kazasından sonra şirketin büyük ticari kayıplar yaşayabileceği belirtiliyor.

5 ayda gerçekleşen iki Boeing 737 Max 8 kazasından sonra güvenilirliği zedelenen Boeing, Atmosphere Research araştırmasına göre bundan sonraki süreçte büyük ticari kayıplar yaşayabilir. Araştırma sonuçları, hava yolu şirketlerinin artık Boeing’e eskisi kadar güvenmediğini gösteriyor.

Dünyanın en büyük uçak üreticilerinden biri olan Boeing, geçtiğimiz günlerde Etiyopya’daki kazayla gündeme gelmiş ve Boeing 737 Max 8’in uçuşları birçok ülkede yasaklanmıştı. Boeing’in şu anki durumunu ve hava yolu şirketlerinin bundan sonra Boeing’e karşı uygulayacağı politikaları araştıran Atmosphere Research Group, oldukça ilginç sonuçlara ulaştı.

Atmosphere Research Group’un kurucusu Henry Harteveldt, bu sürecin Boeing’e verdiği zararı ancak kazaların detaylı olarak incelemesi tamamlandığında tespit edebileceklerini söyleyerek, “Bu kazalar kesinlikle Boeing’in itibarını zedeledi. Bu aşamada sormamız gereken soru, Etiyopya ve Endonezya’daki kazaların incelemeleri ne kadar sürede tamamlanacak ve kazaya neyin sebep olduğu tespit edilebilecek mi?” açıklamasında bulundu.

Harteveldt’e göre araştırmalardan sonra Lion Air ve Etiyopya Havayolları’nın pilotlarına uygun eğitimi vermediği ya da kazaların Boeing ve hava yolu şirketleri dışındaki etmenlerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılırsa, Boeing bu süreçten daha az hasarla kurtulabilir.

Elbette bu araştırmalardan Boeing’in sorumlu olduğu sonucunun da çıkma ihtimali var. Böyle bir durumun tespit edilmesi durumunda Harteveldt’e göre hava yolu şirketleri artık Boeing’e eskisi kadar güvenmeyecek. Ayrıca Harteveldt, bazı şirketlerin 737 Max ve diğer Boeing siparişlerini iptal edebileceğini söylüyor.

Dünya

“Yeni mutasyonun daha ölümcül olduğunu söylemek için çok erken”

Bilim insanları yeni koronavirüs varyantlarının daha ölümcül olduğuna ilişkin duyurulan bulguların henüz ispatlanmadığını ve bulguları doğru olarak kabul etmek için erken olduğunu söyledi.

BOLD – İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 22 Ocak Cuma günü gerçekleştirdiği basın toplantısında ülkede tespit edilen virüs mutasyonunun daha ölümcül olabileceğine dair ileri araştırma gerektiren bulgular olduğunu duyurdu.

Ancak Johson’ın atıfta bulunduğu çalışmanın yazarlarından Prof Graham Medley, yeni varyantla ilgili olarak İngiliz medyasına yaptığı açıklamada, “Ölüm oranı açısından daha tehlikeli olup olmadığı sorusu hala yanıtlanmış değil” diye konuştu.

Londra Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu’nda bulaşıcı hastalık modelleme profesörü olan Medley, “Durumu daha da kötüleştirmek açısından ezber bozan bir şey değil. Biraz daha kötü olan çok kötü bir şey” ifadelerini kullandı.

İngiltere Halk Sağlığı Tıbbi Direktörü Dr. Yvonne Doyle yeni varyantın orijinalinden daha ölümcül olduğunun “kesinlikle net” olmadığını söyledi.

Doyle, “Bazı kanıtlar var, ancak bunlar erken sonuçlar. Bu az sayıda vaka için geçerli ve böyle bir şeyi söylemek için henüz çok erken” dedi.

Bilimsel Pandemik İnfluenza Grubu (Spi-M) üyesi Dr. Mike Tildesley, bahsi geçen bulguların küçük miktarda veriye dayanması sebebiyle “güçlü sonuçlar” çıkarmak için çok erken olduğunu ifade etti.

Basın toplantısında İngiltere Başbakanı Johson, “Daha hızlı yayılmanın yanında, bazı kanıtlar virüs mutasyonunun daha ölümcül olabileceğine işaret ediyor” ifadelerini kullanmıştı.

İngiltere hükumetin baş bilim danışmanı Sir Patrick Vallance da Başbakan ile birlikte katıldığı toplantıda, “Rakamlar etrafında çok fazla belirsizlik olduğunu”, ancak ilk kanıtların varyantın yaklaşık yüzde 30 daha ölümcül olabileceğini gösterdiğini söylemişti.

Salgın trendinde elde edilen verilere göre, 60 yaşındaki 1000 hastada 10 ölüm yaşanması tahmini ortaya konuluyordu. Ancak Johson’ın duyurduğu çalışmaya göre ise yeni mutasyonla bu sayının 13’e çıkabileceği değerlendiriliyor.

Koronavirüsün hızla bulaşan yeni mutasyonu daha ölümcül çıktı

Okumaya devam et

Dünya

Kovid-19’a karşı kutsal iksir içen Sri Lanka Sağlık Bakanı’nın testi pozitif çıktı

Koronavirüsten korunmak için ‘kutsal iksir’ içen ve halka da bunu tavsiye eden Sri Lanka Sağlık Bakanı Pavithra Wanniarachchi’nin testi pozitif çıktı. Bakan Wanniarachchi’nin hastanede tedaviye alındığı belirtildi.

BOLD – Sri Lanka’da Hindu büyücünün yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı geliştirdiğini öne sürdüğü “kutsal iksiri” etkili olduğunu savunarak içen ve halka da bu iksiri tavsiye eden Sağlık Bakanı Pavithra Wanniarachchi’nin Kovid-19’a yakalandığı bildirildi.

Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakan Wanniarachchi’nin Kovid-19 testinin pozitif çıktığı ve hastanede tedaviye alındığı belirtildi.

ÖMÜR BOYU KORUMA SAĞLADIĞI İDDİA EDİLDİ

Ülkenin başkenti Kolombo yakınlarındaki Kegalle kentinde geçen ay bir Hindu büyücü, “Kovid-19’a karşı ömür boyu koruma sağlayan” iksir geliştirdiğini iddia etmişti.

Büyücünün, bir gece Hindu tanrıçası Kaali’nin rüyada kendisine görünerek “insanlığı Kovid-19’dan kurtarmak için bal ve hindistan cevizi karışımlı iksir tavsiye ettiğini” öne sürdüğü belirtilmişti.

BİNLERCE KİŞİ KARIŞIMDAN ALMAK İÇİN ŞEHRE AKIN ETTİ

Bakan Wanniarachchi’nin söz konusu iksiri denediğini ve virüse fayda sağladığını açıklamasının ardından binlerce kişi, karışımdan almak için Kegalle’ye akın etmişti.

Muhalefet partileri ise karışımın Kovid-19’dan koruduğuna dair hiçbir bilimsel verinin olmadığını belirterek, Sağlık Bakanı’nı halkı yanlış yönlendirmekle suçlamıştı.

SRİ LANKA’DA TARTIŞMALI UYGULAMA

Bakan Wanniarachchi, Kovid-19’dan ölenlerin cesedini din ayrımı gözetmeden zorunlu olarak krematoryumda yakma uygulamasını devam ettirmesi nedeniyle de eleştiriliyor.

Zorunlu ceset yakma uygulamasına karşı çıkan ve bu uygulamanın Müslümanlara karşı ayrımcılık olduğunu söyleyen Sri Lankalı Müslümanlar, Kovid-19’dan ölen Müslümanların cenazelerinin toprağa verilmesini talep ediyor.

Sağlık Bakanlığının atadığı ve 3 mikrobiyolog, 6 virolog, bir bağışıklık sistemi uzmanı ile bir aşı uzmanından oluşan 11 kişilik Hekimler Birliği Heyeti, konuya ilişkin 2 Ocak’ta yayımladıkları raporda, “Uzman heyeti, salgından ölenlerin cesedinin kaldırılmasına yönelik tavsiyeleri gözden geçirerek, sağlık tedbirlerine riayet edilmek kaydıyla ölü yakmanın yanı sıra toprağa verme işleminin de uygulanabileceğine karar vermiştir.” açıklamasında bulunmuştu.

Heyetin raporuna rağmen Sağlık Bakanı Wanniarachchi, 7 Ocak’taki meclis oturumunda “sağlık güvenliği gerekçesiyle” ceset yakma uygulamasını sürdüreceklerini duyurmuştu.

Koronavirüsün hızla bulaşan yeni mutasyonu daha ölümcül çıktı

Okumaya devam et

Dünya

Yunanistan’la istikşafi görüşmeler başlıyor: Tarafların beklentilerindeki farklar neler?

Yunanistan’la Türkiye arasında Ege Denizi’ndeki tartışmalı konuların masaya yatırıldığı, 2002-2016 arasında devam eden istikşafi görüşmeler, pazartesi günü İstanbul’da yeniden başlayacak. Ancak görüşmeler öncesi iki taraftan gelen açıklamalar farklı beklentileri ortaya koydu.

BOLD – Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’nde çatışma riskinin azaltılması ve karşılıklı güvenin arttırılması için 12 Mart 2002’de başlatılan istikşafi ((keşif, tanıma amaçlı görüşme) görüşmelerin 61’incisi pazartesi günü İstanbul’da yapılacak. En sonuncusu 1 Mart 2016’da yapılan görüşmelerin Ege’de yaşanan sorunların giderilmesine vesile olması ümit ediliyor.

Türkiye ve Yunanistan, Ege sorunlarına her iki tarafın da kabul edebileceği, “adil, kalıcı ve kapsamlı” çözüm için zemin hazırlamak amacıyla istikşafi görüşmelere 12 Mart 2002’de Ankara’da başlamıştı.

Dönemin Yunan hükümeti tarafından askıya alınan görüşmeler, bu tarihten sonra siyasi istişareler formatında devam etmiş ancak istikşafi çerçeveye dönmemişti.

2021’DE TANSİYON YÜKSELDİ

Yaz aylarından bu yana zaman zaman artan gerilimin devamında, kasım ayı sonunda Türkiye Oruç Reis sismik araştırma gemisini tartışmalı sulardan çekmişti.

10 Aralık’ta yapılan Avrupa Birliği zirvesinde de liderler, Doğu Akdeniz’deki tartışmalı sularda süren sondaj çalışmalarından sorumlu olduğu gerekçesiyle yaptırım uyguladığı Türk şirketleri ve vatandaşları listesine yenilerinin eklenmesine karar vermişti.

22 Aralık’ta Türkiye, Oruç Reis’i bir kez daha sismik araştırma için Akdeniz’e gönderdi ancak bu kez tartışmalı sulara değil, Antalya yakınlarındaki Türk karasuları için 15 Haziran 2021’e kadar NAVTEX yayımlandı.

12 Ocak’ta da iştikşafi görüşmelerin başlayacağı açıklandı.

İKİ TARAF DA GÖRÜŞMELERDEN UMUTLU

Yunanistan, temel politikası çerçevesinde sadece deniz yetki alanlarının belirlenmesi sorununu ele almak isterken Türkiye, statüsü belirlenmeyen ada ve adacıklar, hava sahası ve silahlandırılan Yunan adaları konusunu da masaya taşımak istiyor.

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Türkiye ile gelecek hafta yapılacak istikşafi görüşmelere umutlu bir şekilde yaklaşacaklarını ancak egemenlik hakları olarak gördükleri konuları müzakere etmeyeceklerini söylemişti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Brüksel’de yaptığı temaslarının ardından yaptığı değerlendirmede sorunların kısa bir sürede çözülemeyeceğini ancak somut adımlar atarak süreci kalıcı hale getirmek istediklerini belirtmişti.

HULUSİ AKAR’DAN ATİNA’YA UYARI

Yunanistan ile sorunların hak, hukuk ve hakkaniyet çerçevesinde ele alınmasını ve bir çözüme ulaşılmasını umduklarını belirten Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Bu kapsamda komşumuzdan beklentimiz, Türkiye’nin Ege’de, Doğu Akdeniz’deki hakkına, hukukuna saygı göstermesi ve birtakım yanlış anlaşılmalara sebep olabilecek açıklama ve eylemlerden artık vazgeçmesi ve kaçınmasıdır” dedi.

DENDİAS: MÜZAKERELER İÇİN OLUMLUYUZ

Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendia da, Atina yönetiminin Türkiye ile yapılacak istikşafi görüşmelere olumlu yaklaştığını belirtti ve “Umarım Türk tarafı da aynı ruhla gelir” ifadesinde bulundu.

Dendias, iki ülke yönetimlerinin müzakerelerde ortak bir noktada buluşamaması halinde konuyu Lahey’deki Uluslararası Mahkemeye götürmek için bir metin üzerinde anlaşmak zorunda kalacaklarını belirtti.

Dendias, “Açık olmak istiyorum, Ege ve Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı konuları uluslararası hukuk temelinde sınırlandırılmalıdır” ifadesini kullandı.

Yunanistan Dışişleri Bakanı, görüşmelerinde adaların askerden arındırılması konusunun ele alınmasının söz konusu olmadığını vurguladı.

Uluslararası Kriz Grubu’ndan Türkiye’de yükselen milliyetçilik uyarısı

Okumaya devam et

Popular