Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Türkiye’nin Savunma Sanayisi bu zihniyete teslim

Savunma Sanayii Başkanı F-35’lerle ilgili “gelmese de çok problem olmaz” dedi, koyu Avrasyacı Tümgeneral, F-35’lerin alınmaması için inanılmaz sözler söyledi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, ‘Bugüne kadar F-35 olmadan yaşamış bir ülke yedi sene daha yaşayabilir, çok da problem olmaz’ dedi. Demir’in sözlerini değerlendiren Emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş, bu çıkışın tarihi önemde olduğunu söyledi.

Aydınlık Gazetesi’nin büyük boyutta verdiği haberde F-35’lerin alınmaması üzerine kurgulandı. Görüşlerine yer verilen iki isim Türkiye’yi, dünyanın gelecek on yıllarına damga vuracak muharip uçak sisteminin dışına itecek sözler söylediler.

AKP’li Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir

 

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Rektörlüğü tarafından Ayazağa Yerleşkesi’nde düzenlenen “Akademisyen ve Öğrencilerle Söyleşi” etkinliğine katıldı.

Demir, bir katılımcının Türkiye’nin Rusya’dan almayı planladığı füze savunma sistemi S-400’ler nedeniyle ABD’nin Türkiye’nin sipariş ettiği F-35’leri teslim etmeyeceği yönündeki iddiaları sorması üzerine şu cevabı verdi:

“F-35 Projesi’ni de biz yürütüyoruz, S-400’ü ve Patriot’ları da biz yürütüyoruz. Bizim baktığımız alanda ilgilendiğimiz kulvardaki manzara şu. F-35’lerimizin iki tanesi teslim edildi. Bu sene iki tane daha teslim edilecek, yıl sonunda gelecek. Bu konudaki resmî görüşmelerimiz, ödemelerimiz, toplantılarımız devam ediyor. Diğer konu ‘Şöyle olursa böyle olur’ konuları ise siyasi mekanizmada yürüyen ve ‘eğerlerle’ konuşulan şeyler. Bunların nereye gideceği, Kongre’nin ne karar vereceği, Başkan’ın ne tavır alacağı, Dışişleri’nin ne rapor yazacağı gibi bir dizi konu var. Sayın Milli Savunma Bakanı’nın da bu parametreler dahilinde konuştuğuna dikkat edin. Yani şu an F-35’lerin gelmesiyle ilgili resmi dokümanlar üzerinde herhangi bir yasak veya kısıtlama yok.

Bugüne kadar F-35 olmadan yaşamış bir ülke yedi sene daha yaşayabilir, çok da problem olmaz. Ancak F-35’in ne tür bir uçak olduğuyla ilgili de çok dikkatli baktığımızda, sizi çok da bağımsız kılacak bir uçak olmadığının altını çizmek isterim. Yani her şeyiyle uçan bir bilgisayardan, akıllı sistemden bahsediyorsunuz. Bu akıllı sistem kendi sahibiyle sürekli iletişimde.”

Savunma Sanayi müsteşarı bu sözleri Milli Muharip Uçağın 7 sene içinde göklerde olacağı varsayımına dayandırdı ancak Türkiye henüz hiçbir segmentte uçak motoru üretebilmiş değil. Milli Muharip Uçak projesiyle ilgili de animasyon dışında atılmış somut bir adım ya da fabrika temeli bulunmuyor.

Emekli Tümgeneral Beyazıt Karataş

AVRASYACI GENERALDEN DESTEK

Eski Milli Silahlanma Direktörü, emekli Hava Tümgeneral Beyazıt Karataş, İsmail Demir’in açıklamalarına ilişkin Aydınlık Gazetesi’ne verdiği demeçte, “Tarihi önemde sözler” dedi.

Karataş şöyle konuştu:

“Savunma Sanayi Başkanı diyor ki, “F-35’leri vermezlerse dünyanın sonu değil. F-35’in sizi çok da bağımsız kılacak bir uçak olmadığının altını çizmek isterim.” Çok net söylüyor. İlk defa Savunma Sanayi Başkanı F-35’in milli olarak bizi bağımsız kılamayacak olduğunu itiraf ediyor. İtiraf, ‘S-400 alırsanız F-35 vermeyiz’ yaklaşımından sonra geliyor. Vermeme ihtimaline karşı Milli Muharip Uçağın geliştirilmesi konusuna ağırlık vereceklerini, bunun dünyanın sonu olmadığını belirtiyor. Bağımlılık konusundaki hususu dikkate alıyor. Bu tarihi bir andır.

F-35’leri vermeseler çok iyi olur ama verecekler. Diyelim ki vermediler; O zaman şu anda konuşulan Milli Muharip Uçak (MMU) yapımı hız kazanacak. 2023 yılında hangardan çıkacak, 2026’da uçuşa çıkacak, 2030’da envantere girecek. Şimdi bu takvimi uygulayabilmek için şu anda düğmeye basmak gerek. ‘S-400 alırsam F-35 gelir mi gelmez mi’ dediğimiz her gün, 2030’un üzerine gün koyun. F-35 gelirse Milli Uçak Geliştirme Projesi’nin yürütülmesi için ayrı kaynak ve zaman gerektiğinden de süresi uzar. Zaten ülkemiz ABD yüzünden kendi uçak ve parçalarının üretiminde geç kalmıştır. NATO yüzünden geç kalmıştır. Şimdi şartlar değişti, gerçekler ortaya çıkmaya başlamıştır.”

ÜSLERİ KAPATIRIZ

“2002 yılında dönemin Milli Savunma Bakanı ile birlikte yapılan F-35 anlaşmasında ‘Uluslarası mahkemeye gidilmez’ diye bir madde var. ‘Taraflar anlaşmazlıklarını kendi aralarında çözer’ diyor. Bu Türkiye’nin elini bağlayabilir. Hukukta güçlünün hukuku geçerlidir. ABD tazminat ödemez, verdiğiniz para yanar. Yüksek mahkemeye gidildiğinde süreç uzun sürer. Parça üreten 10 şirketimiz iş paylarını kaybederler. Siz mecburen Milli Muharip Uçağı geliştirmelisiniz. ABD F-35 ile kalmayıp diğer ABD silah sistemlerine ilişkin ambargoya giderse, siz de üslerin kapatılması kararını alabilirsiniz. İncirlik’in kapatılması gibi eldeki kozlar kullanılabilir.”

TÜRKİYE TARİHİ BİR DIŞLANMA YAŞAYABİLİR

Dünyada son 40 yıla F-16’lar damga vurmuş ve NATO ülkeleri bu uçaklar sayesinde dünyada rakiplerine karşı büyük avantajlar sağlamıştı. Türkiye Turgut Özal’ın aldığı kararla F-16’larda üretim bandında yer alan ülkeler arasına girmiş ve bu sayede dünyanın en modern Hava Kuvvetleri’nden birine sahip olmuştu. Ayrıca Türkiye başta Mısır olmak üzere çok sayıda ülkeye F-16 sattı.

Dünyanın gelecek 40 yılına damga vurması beklenen uçak ise F-35 olarak gösteriliyor. Ancak Türkiye bu projeden dışlanma riskiyle karşı karşıya.

ABD’li general Hodges: Türkiye eninde sonunda hizaya gelecek

Gündem

AKP yoksullukla lüks rezidansta mücadele edecek

AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay, yoksulluğu azaltma iddiasıyla kurduğu Adalet ve Demokrasi Vakfı için lüks rezidansı seçti. Rezidansta 1+1 daireler 198 bin dolardan, 2+1 daireler 312 bin dolardan, 3+1 daireler ise 385 bin dolardan başlıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdağan’ın danışmanı ve eski AKP milletvekili olan Yasin Aktay, İstanbul merkezli Adalet ve Demokrasi Vakfı’nı kurdu. Amacını “Yoksulluğu engellemek ve adaletli paylaşımın yayılmasına katkı yapmak” olarak açıklayan vakfın merkez olarak lüks bir rezidansı seçmesi ise dikkatleri çekti.

AKP’NİN YOK DEDİĞİ YOKSULLUK İÇİN VAKIF

Aile Bakanı Zehre Zümrüt Selçuk, bütçe görüşmeleri sırasında Türkiye’de aşırı yoksulluğun sorun olmaktan çıktığını ileri sürmüştü. Bu açıklamaya karşın, yoksullukla mücadele iddiasıyla kurulan vakfın kurucuları arasında AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay’ın da yer alması dikkatlerden kaçmadı. Vakfın yönetim kurulunda Muhammet Elfıkhi, İman Elfıkhi, Shaaban Okabı ve Muhammed Mustafa görev aldı.

DAİRE FİYATLARI BİNLERCE DOLAR

Cumhuriyet’in haberine göre vakfın kuruluş adresi İstanbul’da Sultan Rezidansı’nda bulunuyor. Sultan Rezidans’ın tanıtım metinlerine göre 1+1 daireler 198 bin dolardan, 2+1daireler 312 bin dolardan, 3+1 daireler ise 385 bin dolardan başlıyor. Vakfın mal varlığı ise 100 bin lira olarak gösterildi.

CHP Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, Aktay’ın rezidansta kurduğu vakfının kurucularından dördünün yabancı uyruklu olduğuna dikkat çekerek, “Vakfın kurucularından dördünün yabancı olması araştırılmaya değer durum. Geçmişte Ensar, Türgev, Tügva’ya kamu kurumlarından ve belediyelerden bu vakıflara yapılan kaynak aktarımı hepimizce malum” dedi.

Vakfın kurulduğu adresteki dairelerin ciddi maliyette olduğunu vurgulayan Bingöl, “Yoksullukla mücadeleyi amaç edinen bir vakıf böyle çok yüksek, lüks rezidansta çalışmayı içine sindirebiliyor. Oysa çok büyük bedellerle satın alınan ya da kiralanan bu vakıf adresi yerine daha mütevazı bir yerde çalışmalarını sürdürebilirdi. Bu yüksek meblağ ile birkaç yoksul vatandaşın ihtiyaçları giderilebilirdi. Amaç ve uygulamada tümüyle çelişen bir tablo ortaya koyuyor” diye konuştu.

Vakfın ismini de “Herhalde Türkiye’de ciddi anlamda adaletin ve demokrasinin yok edildiğinin farkındalar ki bu adla bir vakıf kurmayı önemsiyorlar” diye yorumlayan Bingöl, şöyle dedi: “Samimi olup olmadıklarını çok yakında göreceğiz. Samimilerse adalet ve demokrasinin olmadığı yerde seslerini yükseltmeliler. Keza vakfın amaçları arasında sayılan yoksullukla mücadeleyi de bu vakfı takip ederek, nasıl yoksullukla mücadele ettiklerini zaman içinde göreceğiz.”

Okumaya devam et

Gündem

Okullar 15 Şubat’a hazırlanıyor

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatilinin ardından okulları açma niyetinde olduklarını açıkladı. Selçuk “Baharı okullarımızda hep birlikte karşılayalım niyetindeyiz” dedi.

BOLD – Pandemi sebebiyle öğrencisiz kalan okullarda yarıyıl tatiline girildi. Okulların kesin olarak ne zaman yüz yüze eğitime başlayacağı belirsizliğini korurken Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk 15 Temmuz’u işaret etti.

Bakan Ziya Selçuk, 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Yarıyıl Dönemi zilini çalarak “İkinci dönemde salgının yolumuzdan çekildiği oranda okullarımıza hep beraber döneceğiz. 15 Şubat’tan itibaren sizleri okullarımıza çağırmak, orada görmek istiyoruz. Baharı okullarımızda hep birlikte karşılayalım niyetindeyiz” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, 81 ilden 243 ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisi ile video konferans yöntemiyle bir araya geldi. ‘2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Yarıyıl Dönemi Kapanış’ zilini çalıp, ‘Birlikte 23 Gün Etkinlikleri’nın tanıtımını yaptı. Öğrencilere hitaben konuşan Bakan Selçuk, “Bugün yarıyıl tatilimiz başlıyor. Çok sıra dışı bir dönemi geride bıraktınız. Sınıflarınızı, koşturduğunuz koridorları, okulun bahçesini, öğretmenlerinizi en çok da arkadaşlarınızı özlediniz. Sabah erkenden kalkıp, yollara düşmeyi bile özlediğinizi düşünüyorum. Uzaktan eğitimin inceliklerini öğrendiniz, bir şekilde öğrenmek durumunda kaldınız” dedi.

Yarıyıl tatili 23 gün sürecek.

Okumaya devam et

Gündem

ABD’li yayıncılardan Donald Trump bildirisi: Hainlere kitap anlaşması yok

Donald Trump’ın kitap yayımlayacağı iddiaları üzerine yüzlerce yazar ve yayıncı ortak bir bildiriye imza attı. Bildiride “Hainlere kitap anlaşması yok.” denildi.

BOLD– Guardian’ın haberine göre; editörler, yayıncılar ve yazarlardan oluşan 500 isim imza attıkları ortak mektupta yayıncılardan Donald Trump’ın başkanlık görevini bıraktıktan sonra yazacağı herhangi bir anı kitabını yayımlamayı reddetmelerini istedi.

ÇOCUKLARI KAFESE TIKANA KİTAP YOK

Washington Post’tun Kasım 2020’de yaptığı bir haber de Trump’ın da eski başkanlar gibi gibi kitap çıkaracağı iddiası yer almıştı. “Hainlere Kitap Anlaşması Yok” başlıklı mektup “çocukları kafese tıkan ve darbeye teşvik eden bir yönetimin hiçbir kitap anlaşması olmaması gerektiğini” belirterek yayıncıları Trump’ın bu girişimine destek vermemeye çağırdı.

Penguin Random House, Hachette Book Group, HarperCollins, Simon&Schuster ve Macmillan gibi ABD’nin önemli yayınevlerinin editör, yazar ve çalışanlarının imzaladığı mektup Trump yönetiminden herhangi bir ismin şimdi ya da gelecekte kitap yayınlayamamasını hedefliyor.

400 MİLYON DOLAR BORCU VAR

Önümüzdeki 4 yıl içinde 400 milyon dolarlık borç ödemesi yapması gereken Trump için böyle bir anlaşmanın önemli olduğu da söz konusu haberde dile getirilen hususlar arasında. Trump’ın bu yüzden 100 milyon dolarlık TV programı ve kitap anlaşması yapmayı planladığı iddia ediliyor.

Okumaya devam et

Popular