Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Döviz kurları neden fırladı?

Ekonomist Uğur Gürses, kamu bankalarının kuru baskı altında tutabilmek için yüklü miktarlarda döviz sattığını, bu bankaların açığını da Merkez Bankası'nın "arka kapı" yöntemiyle kapattığını yazdı.

Ekonomist Uğur Gürses, Ankara’nın TL faiz oranları yanında döviz kurunu da baskıladığını, döviz rezervlerinin erimesinden rahatsız olan yabancı yatırımcının çıkmasının kuru yukarı ittiğini aktardı.

Gürses, DW Türkçe’deki yazısında şunları kaydetti:

İktisatta ‘imkânsız üçlü’ olarak bilinen mekanizma; sermaye hareketleri serbestisi, sabit kur rejimi ve bağımsız bir para politikasının üçünün bir arada olamayacağını söyler. Bunun anlamı: Açık bir ekonomide aynı anda hem döviz kurunu hem de faizi kontrol edemezsiniz demek. Hele ki bunu “arka kapı” yöntemleri ile yapıyorsanız.

Cuma günkü döviz kuru zıplaması, Ankara’da ekonomi yönetiminin ülkeye ödettiği ağır bir “imkânsız üçlü” dersi oldu. Döviz kuru bir günde yüzde 6’ya yakın yükseldi.

Malum, bir süredir bankalar üzerinde ağır bir faiz kontrolü baskısı vardı. Mevduat ve kredi faizleri Ankara’dan bankalara tebliğ ediliyor, Hazine ihalelerinde yapay biçimde faiz düşürme operasyonları yapılıyordu.

Bankacılık çevreleri, bir süredir kamu bankalarının döviz piyasasında satıcı olduklarını, kurun belli seviyelere çıkması halinde kamu bankalarının daha yüklü biçimde döviz satarak o seviyeleri savunduklarını anlatıyorlardı.

Yani Ankara hem dövizi hem de TL faizlerini baskı altına almıştı.

Bir süredir Ankara’nın uyguladığı “arka kapı” yöntemleri bankacılar ve yatırımcılar tarafından dillendiriliyordu. Cuma günü sabahtan ilk hareketlilik ülke risk primi göstergesi olan Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) primlerinin hızla zıplaması, sonrasında yerini döviz kuru yükselişine bıraktı. Uzmanlar Merkez Bankası’nın döviz rezervlerindeki azalışa işaret ediyorlardı.

Sabah açılışta dolar kuru TL’ye karşı 5.4654 seviyesinde iken, en yüksek 5.8450’ye çıkıp günü 5.7653’ten kapattı. Bir günde yüzde 6’lık bir kur zıplamasının nedeni neydi?

Merkez Bankası’nın bilançosundan günlük olarak izlenen verilere göre, Merkez Bankası’nın rezervlerinde ve net döviz pozisyonunda 21 günde hızlı bir azalış oldu. Bunun anlamı bankanın döviz satması idi.

Merkez Bankası uzun zamandır döviz satış ihalesi ya da doğrudan döviz satışı yapmıyor. Bunun 2 istisnası Hazine ve enerji ithalatı yapan BOTAŞ gibi kuruluşlar. Bu kuruluşların döviz ihtiyacını Merkez Bankası onlara döviz satışı yaparak karşılıyor. Bu miktarlar ise yayımlanıyor. Buna göre Merkez Bankası bu şirketlere son 1 yılda ayda ortalama 602 milyon dolarlık bir satış yaptı.

Merkez Bankası’nın 28 Şubat-21 Mart arası 21 günlük bilançosu bize şunu söylüyor:

1. Bu dönemde bankanın döviz rezervleri 7.2 milyar dolar azaldı.

2. Bunun 5.9 milyar dolarlık kısmının döviz satışı ile olduğu görülüyor.

3. Hazine’nin döviz hesabındaki azalış ise 3.4 milyar dolar.

Bu sayıların piyasalarda şüphe ile karşılandığı çok açık. Çünkü kamu bankalarını piyasada yoğun döviz satıcısı gören uzmanlar, kamu bankalarının sattıkları dövizin Merkez Bankası tarafından kapatıldığını düşünmeye başladı. Çok da haksız değillerdi.

Desek ki, Merkez Bankası Hazine’ye dış borç ödemeleri için döviz sattı; bu ilgisiz çıkıyor. Çünkü 20 günlük dönemde, Hazine’nin dış borç ödemelerinin 1.9 milyar dolar olduğu verilerde var. Bunu da kendi döviz hesabından yapmış. Yani Merkez Bankası’nın TL karşılığı döviz satmasına ihtiyacı yok. Ötesi, döviz hesabındaki düşüş bundan daha fazla: 3.4 milyar dolar.

Merkez Bankası enerji ithalatçısı kamu kurumlarına döviz sattı deseniz ki Cuma akşam saatlerinde “adının açıklanmasını istemeyen bir Merkez Bankası yetkilisi” bunun “yaklaşık 5.3 milyar dolar tutarında dış borç ödemesi ve enerji ithalatçısı kurumlara döviz satımı yapıldığı” biçiminde kamuoyunu ikna etmeye çalıştı.

“ARKA KAPI” YÖNTEMİ NEDİR?

Merkez Bankası verileri, BOTAŞ gibi kamu enerji ithalatçılarına yapılan satışın son bir yıllık toplamının 7.2 milyar dolar olduğunu söylüyor. Geçmişte de hiç toptan ödeme türü bir döviz satışı yapılmamış. Birden bire 20 günde 5.3 milyar dolarlık ödeme yapılması inandırıcı değil. Ya da bu satışın kamu enerji şirketlerine yapılıp onlar üzerinden kamu bankalarına aktarılmış olabileceği de konuşuluyor.

Ayrıca, 20 günde bankanın döviz rezervlerini 7.2 milyar dolar azaltacak ölçüde dış borç ve kamu enerji şirketlerine satış yönünde açıklamanın matematiği de tutmuyor.

Tüm bunların özeti, kamu bankalarının siyasi otorite adına döviz piyasasında satış yaptıkları, bu satışla erittikleri döviz varlıklarının da Merkez Bankası’ndan kamu bankalarına döviz satılarak kapatıldığı yönündeki şüphelerde ibre, sayılar ve geçmiş örnekler çerçevesinde bunun gerçek olabileceği yönünde.

İşte bu yüzden, Türk lirası faizlerin baskılanarak Ankara’dan dikte edildiği, Hazine faizlerinin ihalelerde manipüle edildiği, komuta ekonomisinin pazarın fiyat oluşumlarını bozduğu bir çerçevede, örtülü biçimde yapılan ama verilerle ortaya çıkan kur operasyonları olasılıkla yabancı yatırımcıları fiyat oluşumlarına dair şüpheye sürükledi. Bu yüzden de yabancı yatırımcıların çıkışı kuru 5.80’lere kadar sürükledi.

Ankara’daki ekonomi yönetimi yılbaşından bu yana Hazine için TL borçlanmaları azaltıp iki buçuk ayda tüm yıl için yapacağı dış borçlanmanın yüzde 80’ine ulaşıp 6.4 milyar dolar borçlanırken, öte yandan Türk lirası faizlerini yapay biçimde aşağı yönlü baskılıyordu.

Bu tabloyu okuyan Türkiye’de yerleşik yurttaşlar ve şirketler döviz hesaplarının seviyesini artırdı; yılın iki buçuk ayında 14.8 milyar dolarlık artışla 175.8 milyar dolara ulaştı. Türk lirası mevduatlarının ise reel olarak eridiği görülüyor; 15 Mart haftası itibarıyla geçen yıla göre sadece yüzde 6 artmış durumda.

“Arka kapı yöntemi” krizi daha da derinleştiriyor.

Ekonomi

Türk tipi ‘Başkanlık’ en çok ekonomiyi vurdu

Cumhurbaşkanlık sistemine geçişin adından son iki yıldaki bütçe açığı, parlamenter sistemdeki 4 yıllık açıktan 125 milyar lira fazla olduğu ortaya çıktı.

BOLD – AKP ve Tayyip Erdoğan’ın Başkanlık sistemiyle birlikte vaat ettiği ekonomik kalkınma söylemden öteye geçemedi.

Referandum sonrası Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin ardından hazırlanan bütçeler hedeflerin çok uzağında kaldı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde ilk 2019, ikinci 2020, üçüncü olarak 2021 bütçesi hazırlandı. AKP’nin hazırladığı bütçedeki sapmalar tarihi rekorlar kırdı.

Cumhurbaşkanlığının hazırladığı 2019’daki ilk bütçede gelir gider dengesindeki açık hedefi 80,6 milyar lira olarak belirlendi. Yıl sonunda bütçenin verdiği açık 43,1 milyar lira artarak 123,7 milyar liraya fırladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ikinci bütçesi 2020 yılı açık hedefi 138,8 milyar lira olarak belirlendi. Ancak hedefler yine tutmadı. 33,9 milyar lira artan bütçe açıkları 172,2 milyar liraya ulaştı. Böylece sadece 2 yılda 296,4 milyar lira bütçe açığı ortaya çıktı.

MUHALEFET SARAY BÜTÇESİ DİYE ELEŞTİRİYOR

Parlamenter Sistem dönemindeki bütçe açıkları 4 yılda toplam 171,9 milyar lira iken Türk tipi başkanlık sisteminde yapılan iki bütçenin açıklarının büyüklüğü ise 296,4 milyar liraya fırladı. Muhalefet gerçekçi bulmadığı bütçeleri Saray bütçesi diyerek eleştiriyor.

İşte AKP’li trol gazeteciler TOP 10 listesi

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Marketler de darbeci oldu

Yüksek kur ve ekonomik krizin etkisiyle raflardaki ürünlere gelen zamlar nedeniyle marketleri darbecilikle suçlayan Mevlüt Tezel’in yazısı sosyal medyada dalga konusu oldu.

BOLD – Sabah yazarı Mevlüt Tezel’in köşe yazısı sosyal medyada gündem oldu. Tezel, ‘Marketler darbe mi yapıyor?’ başlıklı yazısında raflardaki dövizden etkilenmeyen ürünlerin bile etkilenmiş gibi zamlı satıldığını iddia etti.

Tezel, tarlada 1 liraya alınan ürünün markette 7-8 liraya satıldığını ileri sürerek, “Düşünün Türkiye’de operasyon yapmak isteyen mihraklar, ana ihtiyaç maddelerini stoklamak ve fahiş fiyatlarla satmak suretiyle halkı canından bezdirir ise, seçmen üzerinde etki oluşturabilir. Bunu yapmak için organize olmak ve para gücü yeterlidir” ifadelerini kullandı. Tezel, çözüm için ise tanzim marketleri gösterdi.

Tezel’in marketlerin darbeci ilan eden yazısı sosyal medya kullanıcılarının da gündemindeydi. Çeşitli havuz sitelerinin de paylaştığı Tezel’in yazısıyla dalga geçen yorumları Onedio Editörü Aburoski derledi.

AİHM’den dilenci kararı: Dilenme hakkı engellenemez

 

Okumaya devam et

Ekonomi

İmam hatipten arkadaşını köşklerle yaşatıyor: 125 milyon yetmedi 99 milyon daha verecek

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 25 Ağustos 2020’de açılışını yaptığı Ahlat Köşkü için 99 milyon TL daha harcanacak. Bugüne kadar 125 milyon TL harcanan köşkü Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı yapıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2021 Yılı Yatırım Programı’nda Ahlat Köşkü ayrıntısı dikkat çekti. Geçen yıl açılışı yapılan köşk için milyonlarca lira daha harcanacak.

İLK YATIRIM ÖDENEĞİ 30 MİLYON LİRA

BirGün’den İsmail Arı’nın haberine göre Anayasa Mahkemesi’nin kıyı kanununu ihlal edildiği gerekçesiyle projesine iptal kararı verdiği Ahlat Köşkü için 2019 Yılı Yatırım Programı’nda ödeneği 30 milyon TL olarak belirlenmesine karşın 2019 yılı sonuna kadar 100 milyon TL harcandı. Geçen yıl da 25 milyon TL’lik harcama ile köşkün maliyetinin 125 milyon TL’ye ulaştı.

99 MİLYON LİRA DAHA HARCANACAK

2021 Yılı Yatırım Programı’nda “Ahlat Köşkü ile Devlet Adamları Konukevi Projesi” adı altında 99 milyon TL’lik bir bütçe ayrıldı. Bu bütçenin 89 milyon TL’sinin ise bu yıl kullanılacağı açıkladı. Milyonlarca liralık harcamanın, “Donanım, etüt-proje, makine-teçhizat, 52 bin metrekarelik peyzaj ve 5 bin metrekarelik sosyal tesis” için gerçekleştirileceği belirtildi.

KÖŞKÜ ERDOĞAN’IN ARKADAŞI YAPIYOR

Köşkü, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imam hatip lisesinden arkadaşı Hasan Gürsoy’un Güryapı Taahhüt Şirketi yapıyor. Çamlıca Cami projesini, Cumhurbaşkanlığı Huber Köşkü, Süleymaniye Camii, Galatasaray Üniversitesi, Arkeoloji Müzesi ve Topkapı Sarayı’nın restorasyon işleri ile Bilal Erdoğan’ın yöneticisi olduğu Okçular Vakfı tarafından da kullanılan Okçular Tekkesi’nin restorasyonu da Hasan Gürsoy’un şirketleri tarafından yapıldı.

Mahmud’a özel akademik ilan

 

 

Okumaya devam et

Popular