Bizimle iletişime geçiniz

Genel

IFLC Washington ayağı Kongre Kütüphanesi’nde yapıldı

Bu yıl 17.si düzenlenen Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin ABD ayağı, başkent Washington’da düzenlenen etkinliklerle devam etti. Açılışı ABD Kongresi Rayburn Ofis Binası’nda yapılan program, ünlü Kongre Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi.

NBA yıldızı Enes Kanter’in sponsorluğunda gerçekleştirilen festivalin sunuculuğunu aktör ve yönetmen Vince Swan yaptı. Gecede, 13 ülkeden 50’nin üzerinde öğrenci sahne aldı.

KONGRE KÜTÜPHANESİNDE FESTİVAL ÇOCUKLARINA ÖZEL DÜZENLEME

Programa ev sahipliği yapan ABD Kongre Kütüphanesi Müzik Departmanı Direktörü Susan Vita, festivalin düzenlendiği binanın dünyanın en büyük kütüphanesi olduğunu hatırlatarak, “Bu tarihi binada Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’ni ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.

Festivalin düzenlendiği salonun hemen dışındaki alanda sergilenen bazı el yazması besteler, programa katılan çocukların geldiği ülkelere göre yeniden düzenledi. Festivalin düzenlendiği gün boyunca bu bölümde, Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’ne katılan öğrencilerin ülkelerinden bestekarların eserleri sergilendi.

CARDIN: “IFLC BİR FESTİVAL OLMANIN ÇOK ÖTESİNDE, O BİR BARIŞ ÇAĞRISI”

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Ben Cardin ise programa özel olarak yazdığı mektupta, “Uluslararası Dil ve Kültür Festivali, bir festival olmanın çok ötesinde — o global bir harmoni ve barış çağrısı” dedi. Senatör Cardin, festivale katılan öğrenci ve öğretmenlere, “Çok kültürlülüğe bu şekilde katkıda bulunarak, evrensel insani değerleri böyle yücelterek uluslararası toplumu bir araya getirmede oynadığınız rolden dolayı size çok teşekkür ediyorum” diye seslendi.

Programa yazılı bir mesaj gönderen Virginia Senatörü Mark Warner ise, “Bu etkinlik genç insanlara kendi kültürlerini sanat yoluyla paylaşmak için muazzam bir fırsat sunuyor” dedi. Warner mesajında, “Uluslararası Dil ve Kültür Festivali ve onun kurulmasını sağladığı diyaloglar, farklı kültürlerden gelen insanlar arasında karşılıklı saygı ve anlayışın yayılmasını sağlayacak.” dedi.

LaMALFA: “BU GENÇLERDEN ÖĞRENECEĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR”

Gecede bir konuşma yapan California milletvekili Doug LaMalfa, ‘farklı coğrafya ve kültürlerden gelen gençleri aynı barış ideali etrafında bir araya getiren’ Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin gelecek adına büyük önem taşıdığını belirterek, ‘Bu birliktelik sadece bu çocuklar için öğretici olmuyor. Aynı zamanda bizim de bu gençlerden öğreneceğimiz çok şey var’ diye konuştu.

Gecede bir konuşma yapan Texas milletvekili Randy Webber ise, üçüncü kez katıldığı Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin birlikte yaşama kültürü ve uluslararası barışa yaptığı katkıları anlattı. Festivalin bundan 17 yıl önce Fethullah Gülen Hocaefendi’nin fikri önderliğinde Türkiye’de başladığını ve oradan dünyaya yayıldığını hatırlatan Webber, “Bu programın şu an Türkiye’de düzenlenmiyor oluşu büyük utanç kaynağı” dedi.

Festivalin gündüz programında kısa bir konuşma yapan Connecticut milletvekili Joe Courtney ise Türk-Amerikan dostluğunun önemine değinerek Connecticut’ta yaşayan Türk toplumunun çalışmalarından duyduğu memnuniyeti anlattı.

NORTON: “TÜM MİLLETVEKİLLERİNİ BU ÖĞRENCİLERİ VE ÖĞRETMENLERİ KUTLAMAYA ÇAĞIRIYORUM”

Meclis kayıtlarına giren açıklamasında Uluslararası Dil ve Kültür Festivali için Washington’a gelen öğrencileri tebrik eden Washington DC milletvekili Eleanor Holmes Norton, “Tüm meslektaşlarımı, 17 yıldan bu yana kültürel çeşitliliğimizi ve zenginliğimizi bize bu yetenekli gençlerin şarkıları, şiirleri ve danslarıyla gösteren bu festivali ve ona emek veren öğrencilerle öğretmenlerini kutlamaya çağırıyorum” diye konuştu.

Aynı şekilde meclis kayıtlarına geçen bir açıklama yapan Virginia milletvekili Donald McEachin ise, “Ortak insani değerlerimiz bizi birleştiriyor, farklılıklarımızsa bizim için sadece zenginlik ve güç kaynağı. Uluslararası Dil ve Kültür Festivali, gençleri bir araya getirerek diyalog kurmalarını, tecrübelerini paylaşmalarını, fikir teatisinde bulunmalarını sağlayarak onlara büyük bir hizmette bulunuyor. Farklı toplulukları birbirine yakınlaştırıyor ve tüm dünya hepimiz fayda sağlıyor.” şeklinde konuştu.

WEXTON: “IFLC’NİN BAŞARISIYLA GURUR DUYUYORUM”

Virginia milletvekili Jennifer Wexton ise programa gönderdiği mektupta, “Din, dil, ırk ve kültür fark etmeksizin bütün sanatsal anlatımlarda bir güzellik vardır. Dünyanın farklı köşelerinden gençleri ve kendilerini çevreleyen kültürlerini sanat etrafında bir araya getiren Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin bu başarısıyla gurur duyuyorum” dedi.

LEWIS: “SİZ İNSANLAR ARASINDA KÖPRÜLER KURUYORSUNUZ VE BU TAKDİRE ŞAYAN”

“Uluslararası Dil ve Kültür Festivali çok önemli bir oluşum” diyen milletvekili John Lewis ise “Siz insanlar arasında köprüler kuruyorsunuz ve bu takdir edilmeyi hak ediyor” dedi. Lewis mektubunda, IFLC için “Sanat yoluyla uluslararası topluma hizmet etme misyonunuz sadece ilham verici değil, aynı zamanda bugün en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri” ifadelerini kullandı.

Milletvekili Elaine G. Luria ise yazılı mesajında “Bu festival dünyamızın devasa kültürel tarihi hakkında bilgi sahibi olmak için bize harika bir imkan sunuyor” dedi.

Milletvekili Don Bacon ise IFLC temsilcilerine şöyle seslendi: “Uluslararası Dil ve Kültür Festivali’nin dünyanın dört bir yanındaki insanları, din, dil, ırk, kültür fark etmeksizin bir araya getirme konusundaki adanmışlığına hayranlık duyuyorum”

Genel

Ağzından kan gelen verem hastası Tenzile Acar hücrede tutuluyor

Cezaevinde verem teşhisi konulan 23 yaşındaki Tenzile Acar bir aydır hücrede tutuluyor. Acar’ın halası Nebiha Akay, yeğeninin ağzından kan geldiğini söyledi.

BOLD – Verem hastası bir insan hücrede tutuluyor. İstanbul’da 2017 yılında tutuklanıp Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilen 23 yaşındaki Tenzile Acar, cezaevine girdiği günden bu yana sağlık sorunları yaşıyor. Beş yıldır tedavi edilmeyi bekleyen Acar’a boğazından kan gelme şikayeti üzerine kaldırıldığı hastanede verem teşhisi konuldu.

Teşhis konulduktan sonra tek kişilik hücreye konulan Acar’ın en temel ihtiyacı olan suyun bile karşılanmadığını belirten halası Nebiha Akay, yeğeninin bir önce serbest bırakılmasını istedi.

“AĞZINDAN KAN GELİYOR VE YEMEK YİYEMİYOR”

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Akay, yeğeninin bir aydır tek kişilik hücrede tutulduğunu belirterek şöyle dedi:

“Tenzile beş yıldır cezaevinde ve hasta. Tutuklandıktan sonra Tenzile’de hastalıklar baş gösterdi. Hastaneye elleri kelepçeli götürülüyor. Asker gözetiminde muayene edilmek isteniyor. Tenzile, bu uygulamaları reddettiği için tedavi edilmiyordu. Fakat bu duruma karşı doktorların cevabı ise, ‘Tedavi olmak istiyorsan bu uygulamaları kabul etmen gerekiyor’ oldu. Tenzile de o dönem bu uygulamaları kabul etmedi. Bu nedenle her geçen gün hastalığı da ağırlaştı. Şimdi de verem teşhisi konuldu. Ağzından kan geliyor ve yemek yiyemiyor. Bir aydır tek kişilik hücrede tutuluyor. İhtiyaçları hiçbir şekilde karşılanmıyor. Zaten hastalığı nedeniyle de tek başına ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Durumu çok ağır ve kritik.”

“DURUMU AĞIRLAŞIYOR, AYAKTA DURACAK HALİ YOK”

Akay, yeğeni için şu çağrıyı yaptı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan ve insan hakları örgütlerine hasta tutuklulara sahip çıkın çağrısı yapıyoruz. Ya bu hasta tutukluları serbest bıraksınlar ya da tedavi etsinler. Tenzile’nin durumu her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Ayakta duracak hali yok. Pandemiden kaynaklı annesi de görüşüne gidemiyor. Sadece Tenzile değil, şu anda cezaevlerinde onun gibi binlerce hasta tutuklu var. Hasta tutukluları serbest bırakın. Bu insanları tutarak elinize ne geçecek? Eğer birazcık vicdanları varsa hasta tutukluları bırakırlar. Cezaevinden bir cenaze daha çıkmadan Tenzile’yi bıraksınlar. Bu tecride son versinler. Tenzile’nin başına bir şey gelirse sorumlusu başta Erdoğan sonra da devlettir.”

Okumaya devam et

Genel

Anayasa Mahkemesi İletişim Başkanlığının yetkisini tırpanladı

Anayasa Mahkemesi (AYM) Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı’nın (AA) “örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” ile “faaliyet” üzerindeki denetim yetkisini anayasaya aykırı bularak iptal etti.

BOLD – CHP’nin yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının Anadolu Ajansı üzerindeki bazı yetkilerini anayasaya aykırı bularak oy çokluğu ile iptal etti. AYM üyeleri Rıdvan Güleç ve Recai Akyel ise iptal kararına katılmayarak karşı oy kullandılar.

CHP’NİN İPTAL BAŞVURUSU KABUL GÖRDÜ

Cumhurbaşkanlığı’nın 33 No’lu kararnamesi ile 18 Nisan 2019’da İletişim Başkanlığı Teşkilatı Hakkında değişiklik yapıldı. CHP, AYM’ye başvurarak, kamu yardımı almasına rağmen özel şirket niteliği bulunan Anadolu Ajansı Türk Anonim Şirketi’nin denetimine dair kanunlarda düzenlemelerin bulunduğunu anımsattı. CHP başvurusunda, “Harcamaların yıllık bütçelerle yapılması nedeniyle Ajans ile sözleşme yapılmasını öngören kuralın kanunla düzenlenmesi gerektiği, ayrıca kararname ile İletişim Başkanlığı’na verilen denetim yetkisinin kurumun özerkliği ve tarafsızlığıyla bağdaşmadığı” gerekçesiyle iptali talep edildi.

2’YE KARŞI 13 OYLA İPTAL

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Anayasa Mahkemesi, 30 Aralık 2020 tarihinde CHP’nin başvurusunu görüşerek iptal yönünde karar aldı. AYM kararının gerekçesi bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan kararname ile İletişim Başkanlığı’nın yetkileri belirlendi. Kararnamenin 14. Maddesinde Anadolu Ajansı başlığı altında şu düzenleme getirildi:

“Bakanlık her yıl kendi bütçesinin Anadolu Ajansı bölümündeki ödeneği aşmamak üzere Anadolu Ajansı ile en çok 5 yıllık sözleşme yapmaya yetkili olup; Anadolu Ajansının faaliyet, bütçe, örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi üzerinde denetime de sahiptir. Bu denetime ilişkin usul ve esaslar Başkanlıkça belirlenir. Yapılacak sözleşmede Anadolu Ajansı yöneticilerinin atanma yolları da belirlenir.”

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI’NIN AA’YI DENETİM YETKİSİ ANAYASAYA AYKIRI BULUNDU

Yayımlanan gerekçeli kararla AYM, düzenlemedeki İletişim Başkanlığı’nın AA’nın “Faaliyet” ile “Örgütlenme ve insan kaynakları yönetimi” üzerinde “Denetim” yapma yetkisini anayasaya aykırı buldu. Kararda “CBK çıkarabilme yetkisinin bir sonucu olarak CBK ile düzenlenmesi gereken bir konuya ilişkin düzenleme yetkisinin Cumhurbaşkanı’nca CBK çıkarmak suretiyle kullanılması ve bu yetkinin idareye bırakılmaması gerekir.  Anayasa koyucu tarafından CBK’ya tanınan asli bir yetkinin, başka bir idari işleme bırakılması mümkün değildir” denildi.

“SÖZLEŞME İLE YÖNETİCİ ATAMAK ÖZERKLİĞİ ANLAMSIZ KILAR”

Anayasanın 133. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenen haber ajanslarının özerkliğinin, Ajansın kendi yönetim ve örgütlenmesine ilişkin kararları alma ve uygulama konusunda gerekli yetkiyle donatılmış olmasını ve Ajansın dış etkilere karşı korunmasını güvence altına aldığına işaret edilen kararda, “Bu itibarla Ajansın yöneticilerinin atama yollarının her yıl yenilenen sözleşme ile belirlenmesi, Ajansın, Anayasa’nın anılan maddesi gereğince sahip olduğu özerkliği anlamsız kılmaktadır” denildi.

Okumaya devam et

Genel

Ahmet Taşgetiren’den Özlem Zengin analizi: Şimdi güçlüler safındalar, çok kötü yargılıyorlar

Yazar Ahmet Taşgetiren, TBMM’de yaptığı çıplak arama konuşmasıyla tekrar gündeme gelen Özlem Zengin’in şimdi güçlüler safında olduğunu ve insanları çok kötü yargılandığını yazdı.

BOLD – Karar gazetesi yazarı Ahmet Taşgetiren, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun onaylanan hapis cezası üzerine yazdığı bugünkü yazısında AKP Grup Başkan Vekili Özlem Zengin’i hakkında tespitlerde bulundu. Türkiye’de insan hakları savunucusu olmanın zorluklarına değinen Taşgetiren, “Bir dönem Özlem Zengin olmak zordu, Leyla Şahin olmak zordu. Akın Birdal olmak zordu. Mustafa Yeneroğlu olmak zordur, Ömer Faruk Gergerlioğlu olmak zordur. Özlem Zengin, Leyla Şahin Usta bugün güçlüler safında, yargılayanlar safında. Çok da kötü yargılıyorlar.” dedi.

“BANA GELEN MEKTUPLAR MECLİS’E GELMİYOR OLABİLİR Mİ?”

Cezaevlerinde Cemaat mensubu birçok kadın bulunduğunu ve onlardan mektuplar aldığını belirten Taşgetiren, Özlem Zengin ve Leyla Şahin’in Meclis’te olacaklarsa, mesela insan haklarını araştırmak gibi bir yapının içinde olmalarını daha doğru bulduğunu ifade etti. Cezaevlerine gidip kadınları dinlemelerini ve hak ihlallerine çözüm bulmalarını önerdi.

Taşgetiren, “Acaba nasıl bir hayatları var cezaevinde? Bana veya başka gazetecilere gelen mektuplar Meclis’e gelmiyor olabilir mi? 15 kişinin kalması gereken yerde 30 kişinin kalıyor olmasından mesela Ak Parti grubu haberdar olmamış olabilir mi? Mesela Mustafa Yeneroğlu’nun duyduklarını Özlem Zengin duymamış olabilir mi? Hak ihlalleri ile karşılaşıp karşılaşmadıkları bir yana, sırf bunca kadın nasıl bir tecrübe yaşayarak cezaevine düşmüş oldular, bu merak etmeye değmez mi?” diye yazdı.

“HERKES HAKLI OLARAK CEZAEVİNE DÜŞMÜYOR”

Türkiye’de herkesin haklı olarak cezaevine düşmediğini vurgulayan Taşgetiren şöyle devam etti: “Siyasetin içindesiniz, gidip dinleseniz ya onları, cezaevlerindeler, Türkiye’de herkes haklı olarak cezaevine düşmüyor bir kere, idam hükmü verilenlerin beraat ettikleri çok oluyor, aylarca – bazen yıllarca tutuklu kalıp beraat edenler çok. Bir dinleseniz ya… Belki derdini anlatamayan birisine rastlarsınız, derdine derman olursunuz.”

“NE YAPTI BU ADAM? GİDİP ARAŞTIRSANIZ YA”

Taşgetiren, Gergerlioğlu’nun hapis kararıyla ilgili ise “Bakar mısınız şu işe? Ne yaptı adam? “Çıplak arama var” dedi. İşte onlarca tanıklık çıkıyor ortaya. Gidip araştırsanız ya. Gözaltında tutsanız ya cezaevlerinin girişlerini. Nezarethanelerde gözünüz olsa ya.” ifadelerini kullandı.

AHMET TAŞGETİREN’İN YAZISININ TAMAMI

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0