Bizimle iletişime geçiniz

Politika

‘1 aya kalmadan Ankara’da büyük bir Babacan hareketliliği olacak’

Artıgerçek yazarı Sibel Hürtaş da, Ankara’daki bir kaynağına dayandırdığı yazısında, Ankara’da bir ay içinde büyük bir siyasi hareketliliğin olacağına yazdı.

Davutoğlu ve Gül-Babacan girişiminin başarılı olması halinde, Türkiye’nin yaz aylarına iki yeni siyasi parti ile gireceğine değinen Hürtaş, “Yeni Parti diyoruz ama akıllara hep eski siyasetçiler geliyor. Zira Ankara’da gözü Ali Babacan’da bekleyen 50’yi aşkın eski AKP’li milletvekili, zaman zaman bir araya geliyor. Yeni bir oluşum başladığında Parlamento’daki AKP’lilerden de buraya geçişlerin olacağı iddialar arasında. Bununla da sınırlı değil… Türkiye yakın siyasi gelişmelerine damgasını vurmuş yüksek yargıçlar da bu yeni oluşumun içinde yer alacak” kulisini paylaştı.

GÜL SİZ KURUN BEN BAKAYIM DİYOR

Gül’ün bu partiye desteğini sunmakla birlikte mesafeli olduğunu belirten Hürtaş, “Gül bu partinin kurucusu olmayacak ama Babacan, Gül’ün himayesinde olacak. ‘Siz kurun ben bakayım’ diyor Gül” diye yazdı ve ekledi: “Geçen aylarda eski AKP milletvekilleri bir araya geldi. Her birinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin önemli eleştirileri vardı. AKP’nin kuruluş felsefesinden nasıl uzaklaştığını tek tek anlatıp, dert yandılar.” diye yazdı.

MİLLETVEKİLLERİNİN HAPİSTE OLMASI

Hürtaş yazısında şu bilgileri paylaştı: “Erdoğan’ın bir şiir okuduğu için hapiste yattığı günler dün gibi zihinlerinde. O gün Erdoğan’a askerî ve yargı vesayetinin uyguladığı her şeyi bugün Erdoğan’ın kendisi dışındakilere uyguladığını birebir şahitlik ettikleri anılarıyla dile getiriyorlar. Bir şiir okuduğu için hapiste yatan Erdoğan’ın iktidarında milletvekillerinin hapiste olması bir örnek. CHP’li milletvekilleri ve bir MHP’li milletvekilinin hapiste tutulduğu Ergenekon sürecinden başlayan itirazlar sürecini anımsatıyorlar mesela.”

ERDOĞAN O SÜREÇTE İKNA EDİLEMEDİ

Hürtaş yazısında şunları dile getirdi: “O süreçte bir grup siyasetçi ve yüksek yargıç, Erdoğan’la konuşuyor. Bu milletvekillerinin hapiste olmasına yönelik itirazlarını Erdoğan’ın kendi deneyimleri üzerinden anlatıyorlar: “Onlar 9 milletvekili değil her biri 100’er bin oy almış olsa bugün cezaevinde tuttuğunuz 900 bin insanın oyudur” diyorlar. Ancak Erdoğan ikna olmuyor, kendisinin de hapiste yattığı anımsatılıyor, yine ikna olmuyor. (Anımsatalım sonra siyaset dışı ara bir yol bulundu. O milletvekilleri hapisten çıktı. Ancak hâlâ hapishanelerde milletvekilleri yer alıyor.)”

CEMİL ÇİÇEK UZUN ZAMAN SONRA ORTAYA ÇIKTI

Hürtaş, Davutoğlu cephesinde ise, Suriye meselesi nedeniyle mesafeli bir tutum bulunsa da, 15 maddelik manifestonun önemli bulunduğuna değindi ve ekledi: “İşte böyle bir ortamda giderek saflar da sıklaşıyor… Uzun zamandır ortada görünmeyen eski aktörler yeniden sahaya çıkıyor. Kemal Albayrak’ın, ‘neredeler?’ diye sorduğu hukukçulardan biri Cemil Çiçek uzun zaman sonra ortaya çıktı. Dün TOBB Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde, eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile birlikte boy gösteriyordu. Erdoğan tarafında saflar sıklaşmaya başlamışken karşısında yer alanlar ne zaman nerede boy göstermeye başlayacak?”

Babacan: “Davutoğlu ile beraber değilim, yeni siyasi arayış ve çabalarımız var”

Politika

MHP’den Perinçek’e: Çay içmemiz bile mümkün değil

“MHP’nin başına geçmek şereftir” diyen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’i ismini açıklamak istemeyen bir MHP’li yetkili eleştirdi. MHP’li yetkili, Perinçek’le ilgili “Çay içmemiz bile mümkün değildir” dedi.

BOLD – Cumhur İttifakı’nın gizli ortağı olarak görülen Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in “MHP’nin başına geçmek şereftir” sözlerine MHP’li yetkililer “Çay içmemiz bile mümkün değildir” diye yanıt verdi.

“MHP’NİN BAŞINA GEÇMEK ŞEREFTİR”

Perinçek, Haber Global ekranlarında konuk olduğu bir canlı yayında CHP’li hukukçu Gamze Pamuk Ateşli ile tartışmış, Pamuk, Perinçek’e, “Olur da Bahçeli siyaseti bırakırsa MHP’nin başına da geçersiniz, çok uygun bir pozisyonunuz var” diyerek yüklenmişti. Bunun üzerine Perinçek, “MHP’nin başına geçmek şereftir. MHP bugün vatansever bir parti. MHP vatansever bir konumda. Türkiye’nin bütünlüğü için çalışıyor, teröre karşı mücadele veriyor, Amerika’ya karşı duruyor, onun için MHP’nin başında olmak bir suç değil” diye yanıt vermişti.

“BERABER HAREKET ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Konuyla ilgili Hürriyet gazetesine açıklamalarda bulunan MHP kaynakları, “MHP’nin Doğu Perinçek’e bakışı bellidir. MHP’nin Perinçek ile aynı yerde anılması hoş bir şey değil, şiddetle karşıyız biz bu duruma. Herhangi bir ilişkimiz, beraber hareket etmemiz, çay içmemiz bile mümkün değildir. 12 Eylül’den evvel ülkücü yöneticilerin hepsini Aydınlık Gazetesi’nde hedef göstermiştir. Gazetelere tam boy ilan verip adını, okulunu, adresini yayınlamıştır. MHP’ye üye olması bile mümkün değildir, bu şekilde kabul edilemez” diye yanıt verdi.

 

Yoksulluk intiharları 2 yılda yüzde 38 arttı

Okumaya devam et

Politika

Kanal İstanbul: Boğazın güvenliği ya da rant projesi!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal İstanbul konusunda ısrarlı olduklarını belirterek, projeye karşı çıkan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP’yi eleştirdi. Hükumet kanalın yapımı için boğazın güvenliğini gerekçe gösterirken, muhalefet ise Kanal İstanbul’un rant projesi olduğu konusunda ısrarlı…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Kanal İstanbul Projesi’ne yönelik eleştirilere bir kez daha sert bir dille yanıt vererek, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar” dedi.

ERDOĞAN: ÇILGIN DİYE TANIMLADIĞIM BİR PROJE

Cuma namazı çıkışı yaptığı açıklamada Kanal İstanbul eleştirilere sert bir şekilde yanıt veren Erdoğan, “Şu anda başta Çevre Şehircilik ve Ulaştırma Bakanlığı olsun her türlü adım atmış bulunuyoruz. Bundan ne ana muhalefet ne İBB Başkanı anlar. Biz ülkemizde hizmet etmek istiyoruz. Boğazın ne tür tehdit altında olduğunu benim İstanbul’da yaşayan halkım gayet iyi biliyor. Bu benim çılgın proje diye tanımladığım bir projedir. Dünya bu projeyi hayranlıkla izleyecek. Diğer projelerimizi izlediği gibi” dedi.

SUNULAN GEREKÇE BOĞAZIN GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMAK

AKP’nin 2011 seçimlerinde vaat ettiği projeler arasında yer alan Kanal İstanbul’un yapım gerekçesi ise İstanbul Boğazı’nın tarihsel dokusunun korunması ve güvenliğinin sağlanması, İstanbul Boğazı’nın trafik yükünün hafifletilmesi, İstanbul Boğazı’nın trafik güvenliğinin sağlanması, seyir emniyetinin sağlanması, yeni bir uluslararası su yolu ve yatay mimariye dayalı modern bir yerleşim alanı oluşturulması olarak sunuldu.

HER GEÇEN YIL GEMİ SAYISI AZALIYOR

AKP iktidarı, Kanal İstanbul için boğaz trafik yükünü gerekçe olarak sunsa da resmi istatistikler boğazdan geçen gemi sayısının azaldığını ortaya koyuyor. 2007’de İstanbul Boğazı’nı 56 bin 606 adet gemi geçerken bu sayı 2011 yılında 479 bine, 2019 yılında ise 41 bine geriledi.

DAMAT VE BABASININ ARSALARI GÜZERGAH YAPILDI

Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın babası Sadık Albayrak, Kanal İstanbul güzergâhında yer alan Arnavutköy’e bağlı Boyalık Mahallesi’nde 2003 yılında yaklaşık 3 dönüm arazi aldı. Berat Albayrak da 2011 yılında babasının arazisine komşu olan yaklaşık 13 dönümlük araziyi satın aldı. Albayrak’ın tarla vasfındaki arazi imar planı değişikliğiyle konut + ticaret alanına dönüştü. Bu arazilerin 2018 yılında belirlenen güzergahta yer alması dikkat çekti.

KATAR EMİRİ’NİN ANNESİNİN DE ARAZİLERİ ÇIKTI

Katar Emiri’nin annesi Şeyha Moza’nın İstanbul’da 2018 yılında kurduğu şirket üzerinden Kanal İstanbul çevresinde Baklalı’daki 44 dönüm tarla aldığı ortaya çıktı. Çevre ve Şehirlik Bakanlığı’nın hazırladığı yeni planlarda Katar Emiri’nin annesinin şirketinin satın aldığı arazi yapılaşmaya açıldı. Bu arazilere otel ve AVM yapımına izin verildi.

ARAPLAR DA BÖLGEDEN TARLA ALDI

Kanal İstanbul güzergahında Kuveyt uyruklu Shurak Al Ajdad Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 125 bin metrekare, Suudi Arabistan’da kendi adını taşıyan şirketler topluluğunun patronu olan Sulaiman Al Muhaidib’in 100 bin metrekare, Birleşik Arap Emirlikleri uyruklu Noora Gayrimenkul Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ’nin 80 bin metrekare arazisi bulunuyor.

KURUMLAR OLUMSUZ RAPOR VERDİ

Kanal İstanbul’un yapımına TÜBİTAK, DSİ ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu olumsuz rapor verdi. DSİ’nin ve İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun raporlarının gizlendiği ortaya çıkarken, TÜBİTAK ise rapor ortaya çıkınca görüşünü geri çekti.

DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTIRACAK

Başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi, odalar ve üniversiteler olmak üzere hazırlanan birçok raporda çılgın projenin ormanlar, akarsulara, meralara ve tarım alanlarına ve hayvanlara zarar vereceği ortaya konuyor. İstanbul’da beklenen depremin gerçekleşmesi halinde Kanal’ın Marmara’daki ağzı 9-10 şiddetinde etkilenebilecek. Kanal İstanbul’un deprem riskini daha da artıracak. Kanal İstanbul güzergahında 63’ü etkin 267 heyelan alanı tespit edildi. Proje kapsamı içinde kalan 136 milyon metrekare tarım alanı yok ediliyor. Proje 264 kuş türünün yok olmasına neden olacak.

Türkiye’de 1 Mart’ta 5 şehirde lokanta ve kafeler açılıyor

Okumaya devam et

Politika

Bülent Arınç İyi Siyasetçi Vakfı!

AKP’nin kurucularından Bülent Arınç, siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetinde olduğunu açıkladı. “Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak, bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa eden eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, TV 5 kanalında Necmettin Erbakan’ın vefatının yıldönümü dolayısıyla gerçekleştirilen programda konuştu. Bir vakıf kurma niyetinde olduğunu da belirten Arınç, siyasetin eski ahlaki ölçüleri özlediğini söyledi. Arınç, vakıf projesine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Siyaset üzerine bir vakıf kurmak niyetindeyim. Sadece siyasetin teorisi, nasıl yapılması gerektiği, bize ait ölçülerle, dünyevi ölçüler de olacak bunun içerisinde, bir siyasetçi nasıl yetişir, bunun örneklerini göstermemiz lazım. Bugün iç politikadan artık elini ayağını ‘mecburen’ çekmiş bir insan olarak bizim iyi siyasetçiye, onu yetiştirmeye ihtiyacımız var.”

Arinç, ‘Millî Görüş’ hareketinin lideri Necmettin Erbakan’a dair düşüncelerinin sorulması üzerine ise şunları söyledi:

“Mükemmel bir insandı. AK Parti’de doğrusu özellikle kuruluş yıllarımızda onun öğretileri ve prensiplerini, kendi özel hayatımızda da siyasetimizde de temel unsurlar olarak kabul ettik. Bugün için bunları lütfen bana sormayın; ama o yolda epeyce mesafe kat ettiğimizi de söyleyebilirim.”

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0