Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Murat Yetkin: Gül ve Babacan’ın aklında ikinci Özal hareketi var

Gazeteci Yazar Murat Yetkin, yeni parti kuracakları konuşulan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Ali Babacan’ın kafasında ikinci Özal hareketi bulunduğunu söyledi. Gül ve Babacan’ın kafasında olanlarla Davutoğlu’nun kafasında olanların birbiri ile örtüşmediğini dile getirdi.

Yetkin, Davutoğlu’nun her çıkışıyla, Gül-Babacan hareketinin biraz daha ertelendiğini belirtti. Yetkin, “Davutoğlu’nun tweetlerinden benim anladığım, kendisi ‘Ya bu partiyi bana verin ya da ben gidiyorum’ diyor” ifadelerini kullandı.

LİBERAL VE SOSYAL DEMOKRATLARIN OLDUĞU BİR HAREKET

Yetkin, Birgün gazetesine verdiği röportajda, Gül ve Babacan’ın ikinci Özal hareketi gibi bir şey tasarladığını ifade ederek, “Yani sadece Milli Görüş kökeninden gelmeyen, liberallerin, belki hatta sosyal demokrat eğilimde iktisatçılar gibi isimlerin de yer alabileceği bir hareket düşünüyorlar. Bu daha yeni ve biraz daha muhafazakâr, dindar nitelikleri olan bir Özal hareketi gibi; AKP’den daha dindar demiyorum, ANAP’a göre söylüyorum. Yani Davutoğlu ve Gül, ne ideolojik ne de siyasi olarak uyuşuyor” dedi.

SURİYE POLİTİKASINDAN DAVUTOĞLU SORUMLU TUTULUYOR

Yetkin, “Suriye politikasından, aslında biraz haksızlıkla da, Davutoğlu sorumlu tutuluyor. Benim konuştuğum birkaç kaynak, Facebook üzerinden yayınladığı uzun bildirgeye atfen, ‘En azından bari özeleştiri yapsaydı’ dedi. Hiçbir şey olmamış, sanki her şey çok yolundaymış gibi bir tutum içinde şu an. Şu da bir gerçek; Davutoğlu istifaya zorlanmış bir genel başkandı. Bir tür saray darbesiyle gitti. Kendisi de ‘Mecbur kaldım istifaya’ diyerek bunu söyledi zaten. Hatta hükümet, bunu medyada vurgulanmasını engellemek istedi” ifadelerini kullandı.

HİÇ SUÇU YOKMUŞ GİBİ DAVRANIYOR

Yetkin şunları dile getirdi: “Bugüne geldiğimizde ise Davutoğlu, hiç suçu yokmuş, olay sadece kendisinin tasfiyesiymiş ve eğer göreve devam etseydi Türkiye sanki bambaşka bir ülke olacakmış gibi izlenim vermek istiyor. Bu izlenim hem AKP içinde hem dışında yankı buluyor. Hiçbir oy tabanı, etkilediği kitle yok değil, var; bu da bir gerçek. Ancak bu yeni bir muhalefet hareketini ortaya çıkaracak gibi bir kitle mi? Bundan benim de tereddütlerim var.”

DAVUTOĞLU YARIM KALMIŞ HESABI BİTİRMEYE ÇALIŞIYOR

Yetkin, “Davutoğlu, kendisini temize çekmeye çalışıyor. Kendince yarım kalmış bir hesabı bitirmeye çalışıyor. Seçimlerden önce hızlanmış bir süreç vardı. Abdullah Gül ve Ali Babacan’ın ismi ön plana çıkıyordu. Fakat Ahmet Davutoğlu’un hamlesiyle onlar sanki geri çekildi. Bu bilinçli bir şey değildi, öyle gelişti. Dolayısıyla ben doğrudan 31 Mart seçimlerinden alınan sonuçla birebir bağlantılı bir şey olarak görmüyorum. Ama seçimin de etkisi mutlaka olmuştur. Yine de tek etkinin bu olduğuna inanmıyorum” dedi.

AKP İÇİNDEKİ ÇATLAĞIN MEDYA’DA YANSIMASI VAR

Yetkin şunları dile getirdi: “2 Mayıs’ta Türkiye gazetesinde yayımlanan Fuat Uğur’un yazısı, artık o cenahta sanki birbirlerine karşı hasmane bir tutumun başladığını gösteriyor. Erdoğan’ın eski metin yazarı, eski milletvekili Aydın Ünal Karar gazetesinde buna sert bir karşılık verdi; işte ‘Pelikan Çetesi’ filan diyerek. Artık isim verme aşamasına kadar gelen bir gerilim söz konusu. Bu tabii seçim sonuçlarıyla bağlantılı bir şeydir. Çünkü seçim sonuçları belediyelerin yapısını değiştiriyor ve belediyelerden medyanın bazı kesimlerinin yararlandırıldığı yönünde birtakım emareler ortaya çıkmaya başladı. Bu tabii ciddi rahatsızlığa yol açıyor bu kesimde. Suyun başı kesilecek, kaynak kesilecek endişesi.”

YARGI İÇİNDE DE BÜYÜK RAHATSIZLIK YAŞANIYOR

Yetkin, “Yargı için de, Anayasa Mahkemesi’nin önceki başkanlarından Haşim Kılıç’ın söyledikleri önemli. ‘Önce ahlak ve maneviyat diye geldiler, ne ahlak kaldı ne hukuk’ benzeri eleştiriler yöneltti. Aynı şekilde AYM’nin yıldönümü töreninde, mahkeme başkanı Zühtü Arslan’ın söyledikleri de kritik. Yargı içinde kayırmacılık, ehil olmayan isimlerin tekrardan göreve gelmesi gibi olaylar büyük rahatsızlık yaratıyor. Kılıçdaroğlu’na saldıran kişiyi serbest bırakan savcı, Ensar Vakfı Ankara Şubesinin önceki başkanıymış; avukatlıktan savcılığa geçmiş. Bu tür uygulamalar var. Bakın, Adalet Akademisi kaldırılmıştı. Şimdi tekrar gündeme getiriyorlar. Çünkü önüne geleni, “Bizim eleman” diye hâkim ve savcı yapmak bir yere kadar işledi” dedi.

Ahmet Takan: Gül’cüler tek parti ile siyaset sahnesine girilmesinden yana

Politika

Ümit Özdağ ‘Fetö’ diye diye gitti

İyi Parti kurucusu Ümit Özdağ, partisinden istifa etti. Genel Başkan Meral Akşener, Özdağ’a siyasi hayatında başarılar diledi ve “Temel hakem millettir” dedi.

BOLD – İyi Parti’nin kurucularından İstanbul Milletvekili Ümit Özdağ, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında partiden istifa ettiğini açıkladı. Ümit Özdağ, cemaate mensup kişilerin partide bulunduğunu öne sürerek İyi Parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu için “Fetö ile iltisaklıdır” iddiasını tekrarladı. Özdağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Akrabalarınızın hemen hemen hepsi Fetö ile ilintiliyse, telefon kayıtlarınızda Fetö’nün üst düzey yöneticileriyle telefon görüşmeleri varsa ve bu görüşmelerin birisinde ‘Ümit Özdağ’a bilgi verilmesini engelleyin, Kazakistan’da şu iş adamı Özdağ ile bilgi paylaşıyor onu susturun’ diye talepte bulunuyorsa, evet bu arkadaş Fetö ile iltisaklıdır.”

İyi Parti Rize İl Başkanı Ayşegül Özyanık hakkında “gizlilik kararı olan bir Fetö soruşturması” olduğunu öne süren Özdağ, Rize’de partinin Güneysu İlçe Başkanı Ali Rıza Öztürk’ün bu soruşturmanın olduğunu açıkladığı için görevden alındığını savundu.

Ümit Özdağ, ayrıca İyi Parti’yi yönetenlerin partiyi, CHP’nin uydu partisi haline getirdiklerini de söyledi. “Cumhur İttifakı’nın var olma nedeni İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in tek başına seçime girmeye cesaretinin olmamasıdır” diyen Özdağ, kararını şu sözlerle duyurdu: “HDP ile aynı masada oturanlarla, Türkiye’nin Suriyeli mültecilerle örtük şekilde istila edilmesine karşı çıkmayanlarla, Atatürkçüleri ve Türk milliyetçilerini aldatanlarla aynı partide bulunmam mümkün değildir. İyi Parti’den istifa ediyorum.”

SİYASİ HAYATINDA BAŞARILAR…

Genel Başkan Meral Akşener ise, Özdağ’ın istifa açıklamasını yaptığı sırada Eskişehir’de esnaf ziyaretindeydi. Gazetecilerin Özdağ’ın istifa kararı ve yaptığı açıklamayla ilgili sorularını yanıtladı. Akşener, şu ifadeleri kullandı: “Kendisine başarılar diliyorum, siyasi hayatında başarılar diliyorum. Bu an itibariyle yollar ayrılmış olduğu için, prensibimdir benim ayrı bir yol tutan hiçbir siyasiyi peşinen suçlamak, ona hakaret etmek gibi bir tavrım bugüne kadar olmadı. Bizden ayrılmış milletvekilleri dahil olmak üzere. Dolayısıyla milletin huzuruna çıkıp, milletimiz herkesi tartacak. Temel hakem millettir. Hep birlikte göreceğiz. Başarılar diliyorum. Hayatta başarılar diliyorum.”

BERABER PARTİ KURACAKLAR

İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun Hizmet Hareketi ile ilişkili olduğu iddiasında bulunduğu gerekçesiyle disiplin kuruluna sevk edilen Ümit Özdağ, 16 Kasım’da partiden ihraç etmişti. Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 13 Ocak’ta Ümit Özdağ’ın İyi Parti’den ihracına ilişkin Disiplin Kurulu kararını iptal etmiş; Özdağ da bu kararla partiye geri dönmüştü. Partiden istifa eden bağımsız Adana Milletvekili İsmail Koncuk ise geçtiğimiz hafta parti kurma çalışması başlattığını ve Ümit Özdağ ile birlikte hareket ettiklerini söylemişti.

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan: Türkiye’nin geleceğinde CHP’ye yer yok!

Tayyip Erdoğan, yeni anayasa için tüm kesimleri yapıcı katkı vermeye davet etti. “Türkiye’nin geleceğinde bu zihniyeti, yapısı ve üslubuyla CHP diye bir partiye yer olmadığını görüyoruz” dedi.

BOLD – AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısında CHP’yi hedef aldı. “CHP, yıllarca bu ülkenin vatandaşlarının bir bölümünü, Atatürkçülük, laiklik gibi kavramları kullanarak istismar etmişti. Bu partinin faşistlikte, bağnazlıktaki yüzünü ortaya çıkarıyor” ifadelerini kullandı. Konuşmasında yeni anayasa çalışmalarına tüm kesimlerin desteğini isteyen Erdoğan, Türkiye’nin geleceğinde CHP’ye yer olmadığını açıkladı. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

  • CHP artık kendi derdine düşmüştür.
  • Bu partinin gerçek yüzünü göstermek için kendilerini muhatap alıp, cevap vermek durumunda kalabiliyoruz.
  • Türkiye’nin geleceğinde bu zihniyeti, yapısı ve üslubuyla CHP diye bir partiye yer olmadığını görüyoruz.
  • İktidar yolunu darbede, dış destekte gören bir anlayış çökmeye mahkumdur.
  • Miletlimiz siyasi tercihini belirlerken kadrolara ve programlara da bakar.
  • Milletimizin geleceğini aydınlatacak reform programlarıyla çıkıyoruz.
  • İktidarda olmamıza rağmen reform gündemine en sıkı biz sarılıyoruz.
  • Sessiz devrimlerle ülkemizin demokratik ve ekonomik çehresini değiştiren biziz.
  • AB üyelik süreci vesilesiyle hak ve özgürlükleri genişleten düzenlemeleri hayata geçiren biziz.
  • Son birkaç yıldır yaptığımız reformlar dahi birer destandır.
  • Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini ülkemize biz kazandırdık.
  • Yargı reformu strateji belgesi son dönemdeki en önemli hukuk reformuydu.
  • İnsan hakları eylem planını paylaştık, ekonomik reform paketini de açıklayacağız.
  • Cumhur İttifakı olarak anlayış birliği içinde attığımız yeni ve sivil anayasa adımımız herkesi ilgilendiren bir tekliftir.
  • Tüm kesimleri bu sürece yapıcı katkı vermeye davet ediyoruz. Kimseden destek gelmese de biz kendi hazırlığımızı milletin takdire sunacağız.
  • Biz ülkemizi gelecek asrını düşünürken, şehirlerimizi yeniden 25-30 yıl öncesine döndüğünü görmekten üzüntülüyüz.
  • CHP’nin yönetimindeki büyükşehir ve ilçe yönetimleri yeniden çöp, çukur devrini hortlatmışlardır.
  • Biz bunların gerçek yüzünü Cumhuriyet yürüyüşlerinde, Gezi’de, 15 Temmuz’da gördük.
  • Boğaziçi meselesi başta olmak üzere çıkarlarına dokunduğumuz yerlerde gördük.
  • Marjinal ve çarpık ideolojilerini topluma dayatmaktır.
  • Kendilerine boyun eğmeyen herkese saldıran, küçümseyenlere meydanı bırakmadık.
  • Bunlarla mücadele ederken ülkemizi kalkındırma kararlılığımızdan taviz vermeyeceğiz.
  • Türkiye sağlık krizinin yaşandığı yılda büyümesini sürdüren az sayıda ülke arasında yer aldı.

Okumaya devam et

Politika

İyi Parti’de fezleke çatlağı büyüyor: Ağıralioğlu ‘evet’ diyecek

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, fezlekeler konusunda AKP’nin oyununa gelmeyeceklerini söylerken İyi Partili Yavuz Ağıralioğlu, HDP’li vekillerin fezlekelerine ‘evet’ oyu vereceğini açıkladı.

BOLD – İyi Parti İstanbul Milletvekili Yavuz Ağıralioğlu, katıldığı canlı yayında İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in fezlekeler konusundaki açıklamalarının aksi yönünde açıklamalar yaptı.

FEZLEKELER İYİ PARTİDE KRİZE DÖNÜŞTÜ

Meclis gündemine gelen HDP milletvekillerinin fezlekeleri, İyi Parti’de krize dönüştü. HaberTürk’te yayımlanan Türkiye’nin Nabzı programına katılan Yavuz Ağıralioğlu, “Biz, gençlik yıllarımızdan itibaren teröre karşı şuurlu ve gözü açık bir hayat yaşadık. Terörle ilgili hassasiyetimiz de çok net ve bellidir. Milim sapmadık. Fezleke oylamalarına da tamamen aklım, kalbim, vicdanım ve gözüm açık elimi kaldıracağım ve evet diyeceğim” açıklamasında bulundu. Ağıralioğlu daha önce de HDP fezlekeleri konusunda Akşener ile farklı açıklamalar yapmıştı.

AKŞENER: İYİ PARTİ SİYASİ HESAPLARA MEZE OLMAZ

İyi Parti Grup Toplantısı’nda dün konuya ilişkin konuşan Akşener, “Mesela İyi Parti, terörden siyaset devşirme peşinde olanların ipiyle, kuyuya inmez. Mesela İyi Parti, adaleti, siyasi hesaplarına meze yapmaya kalkanlara, alkış tutmaz. Mesela İyi Parti, milletin derdi konuşulmasın diye önüne getirilen fezlekelere, gözü kapalı el kaldırmaz” demişti. Akşener’in bu sözlerini tek alkışlamayan vekil ise Ağıralioğlu olmuştu.

ABD’deki ‘Stop Erdoğan’ ilanı AKP’yi kızdırdı

 

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0