Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Almanya’da Gülen Hareketi mensubuna yönelik nefret suçuna 9 ay hapis cezası

Almanya Nürnberg’te Hizmet Hareketi gönüllülerine hakaret ve tehdit eden Hakan Koçak’a mahkeme 9 ay hapis cezası verdi. Hakim ayrıca Koçak’a uzun uzun nasihat edip Almanya’nın bir hukuk devleti olduğunu anlattı.

BOLD Özel- Almanya’da Hizmet Hareketi üyelerine sokak ortasında küfür, hakaret ve tehdit eden Hakan Koçak’a (38) Nürnberg Mahkemesi, 9 ay hapis, 50 saat sosyal hizmet cezası verdi.

Bugüne kadar yaklaşık 10 adi suçla yargılanan, bu suçlar mahkemede hakim tarafından yüzüne bir kez daha okunan ve hepsini kabul eden Koçak, eğer 3 yıl içinde bir suç işlerse cezasını çekmek üzere hapse girecek.

Olay 22 Aralık 2017’de Nürnberg’de meydana geldi. Hizmet Hareketi üyesi 9 gönüllü aktivist CityPoint Nürnberg meydanında, Türkiye’deki tutuklu anneler ve 666 (o zaman 666 bebek hapisteydi) bebek için bir stant açtı. Amaçları yoldan geçenleri bilgilendirmek ve bu duruma dikkat çekmekti.

Bir süre sonra standa Hakan Koçak yanaştı ve fotoğraf çekip gitti. Koçak’ın Alman eşi “Lütfen devam etme” diyerek onu uyardı ve stanttan uzaklaştılar. 10-15 dakika sonra ise Koçak geri döndü ve bu kez aktivistler arasında bulunan ve broşür dağıtan Elektronik Mühendisi Sezgin Ç. (39), eşi Seher Ç., öğrenciler Mustafa M., Aysan A., Uğur A.’ya sorular sormaya başladı.

Olayın nasıl devam ettiğini Sezgin Ç. şöyle anlattı: “Bize önce ‘cemaatçi misiniz’ diye sordu. Ben de kim olduğunu ve kimliğini gösterirse bilgi vereceğimi söyledim. Politik nedenlerden dolayı orada olmadığımızı belirttim. Küfretmeye başlayınca buradan ayrılması gerektiğini, yoksa polisi arayacağımızı söyledim. Öfkelendi ve sözlü olarak saldırdı, hakaret, küfür tehditlere başladı. Kabini yıkacağını, çektiği fotoğrafları Nürnberg’teki Türk Konsolosluğu’na vereceğini söyledi. Ayrıca beni arka sokağa çağırdı. ‘Hesabını orada göreceğim’ diye öldürmekle tehdit etti.”

Seher Ç., Hakan Koçak ikinci kez geldiğinde telefonunun kamerasını açıp Koçak’ın o anlarını kaydetti. O dönemde sosyal medyada gündem olan videoda Koçak ağzı alınmayacak küfürler, ağır hakaretler, tehditler ediyor.

Biplemek zorunda kaldığımız küfürleri Sezgin Ç., mahkemeye sunduğu dilekçede Koçak’ın söylediği sıraya göre şöyle yazmış. 

1. Siz f… şerefsizler misiniz
2. Şerefsiz ahlaksızlar  
3. Vatan hainleri
4. Vatan haini p…
5. Hepiniz şerefsizsiniz
6. F… şerefsizler
7. Pislikler
8. Kanı bozuk şerefsizler
9. Hepiniz o…. ç…
10. Senin a… s…
11. A… k… fe…
12. A… k… çocukları
13. Ecdadınızı s…
14. P.çler 
15. A… k… vatan hainleri
16. Hepiniz o… ç…
17. Senin a… s…
18. Seni  tek yakalayacam
19. Senin a… a… k…
20. Polisin a… k…
21. Türkiye’de k… s…
22. P.ç kuruları
23. Hepinizin a… k…
24. Gel ananı s…

Uluslararası bir şirkette mühendis olarak çalışan Sezgin Ç. ve 9 aktivist olaydan sonra Nürnberg Adliyesi’ne suç duyurusunda bulundu. 9 Mayıs 2019 Perşembe günü görülen ilk ve son mahkemede Sezgin Ç.’nin belirttiğine göre Hakan Koçak’a ‘adam yaralama suçu’ndan 9 ay hapis, 50 saat sosyal hizmetlerde çalışma cezası verildi.

Bugüne kadar yaklaşık 10 adi suçla yargılanan ve bu suçları kabul eden Koçak, eğer 3 yıl içinde bir suç işlerse cezasını çekmek üzere hapse girecek. Özel bir şirkette kargo taşımacılığı yapan Koçak, bir Alman ile evli ve üç çocuk sahibi.

HAKİM UZUN UZUN NASİHAT ETTİ: BURASI HUKUK DEVLETİ

Nürnberg Mahkemesi hakiminin, Koçak’a uzun uzun nasihatta bulunduğunu söyleyen Sezgin Ç., ‘burasının Almanya olduğunu, hukuk devletinin işlediğini, farklı düşüncedeki hiç kimseye videodaki yaptığı gibi hakaret edemeyeceğini, insanları provake edip tehdit edemeyeceğini, bunları öğrenmesi gerektiğini tek tek anlattığını ifade etti.

SEZGİN Ç.: AMACIMIZ TUTUKLU BEBEKLERİ DUYURMAKTI

Biz bir çadır kurmuştuk. Tutuklu bebeklerle alakalı soru soranları bilgilendirirken bu şahıs geldi. Önümüzden geçti gitti. Eşim onu gördü ve beni uyardı. Fotoğrafımızı çektiğini söyledi. 10-15 dakika sonra tekrar geldi, telefonun kamerası açıktı bu kez. Stantta iki bayan arkadaşımız vardı. Önce onlara sataştı. Hakaretvari cümleler kurmaya başladı. Kızlar ‘biz sizin muhatabınız değiliz’ deyince bu sefer bana doğru geldi. Ben önce konsolosluktan biri sandım. Baktım küfrün dozu artıyor. Kim olduğunu sordum. Kimliğini göstermesini istedim. Göstermedi tabi ki. Söylediği küfürleri kendisine iade ettim. Bizim ona karşılık vermeyeceğimizi anlayınca ceketini çıkardı, bağırdı, çağırdı, videoda duyulan ağır hakaretleri etti. Biz de şikayette bulunduk. Yaklaşık 10 suça adının karışmış olduğunu biz de mahkemede öğrendik. Hepsinden şartlı tahliye almış biri.

BİR ARKADAŞIMIZIN BOĞAZINI TUTUP SALDIRDI

Savcılık hakkında ‘adam yaralama suçu’ndan 9 ay hapis cezası istedi. Çünkü o gün bizim bir arkadaşımızı boğazından tutarak saldırdı. İtmeye çalıştı. Daha önce bu tarz vukuatları olduğu için savcı bundan dolayı mahkeme açmış. Biz mahkeme de tanık olarak dinlendik. Ben, eşim, iki bayan arkadaş ve boğazını tuttuğu arkadaş. Taraf değildik orada, kamu davası olduğu için. Hakim suçlarını yüzüne karşı okudu.

NÜRNBERG TÜRK KONSOLOSLUĞU’NUN AVUKATI DA ORADAYDI

Koçak’ın eski avukatı Cüneyt G. de oradaydı. G., aynı zamanda Nürnberg’teki Türk Konsolosluğu’nun da avukatıydı. Hala devam ediyor mu bilmiyorum. Bir saat sürdü mahkeme. Şahıs bütün suçlamaları kabul etti. Dosyayı savcı okudu. Savcı daha fazla ceza istiyordu ama pazarlık denilen bir olay var. Avukat, savcı, hakim kendi aralarında anlaşıyor. 20 dakika pazarlık sürdü. Kararı açıkladılar. Biz bundan sonra tazminat davası açacağız.

AVRUPA SABAH’A VERDİĞİ RÖPORTAJI MAHKEME YALANLADI

Hakan Koçak, olayla ilgili 27 Şubat 2018’de Avrupa Sabah’a röportaj vererek “Ben kimseyi yaralamadım ve darp etmedim. Onlar üzerime yürüdü” demişti. Mahkemede Koçak’ın bu sözlerinin doğru olmadığı da ortaya çıkmış oldu.

Hizmet Hareketiyle ilgili sürekli nefret söylemini tetikleyen haberler yapan Avrupa Sabah, Hakan Koçak’ı, tamamen trol üslubuyla yazılmış aşağıdaki yalan haberle savunmuş, Almanya’da yaşadıklarını unutup insanları damgalamanın, hakaret ve küfür etmenin suç olduğunu bilmeden “Yemeyip içmeyip şikayete koşuyorlar” diye yazmıştı.

BOLD ÖZEL

Saray koronavirüs haritasını da değiştirdi

Koronavirüs yasaklarının sona erdiği şehirleri belirleyen haritanın Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki toplantının ardından değiştiği ortaya çıktı. Hasta sayısına göre sarı kategoride yer alan Uşak, Diyarbakır, Şanlıurfa gibi şehirler maviye boyandı.

BOLD ÖZEL – Kovid-19 vakalarını gizlediği ortaya çıkan AKP hükumetinin, normalleşme haritasını da değiştirdiği ortaya çıktı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 100 binde 10’un altında vaka görülen şehirlerin mavi kategoride yer alacağını duyurmuştu. Cumhurbaşkanlığı Sarayı’ndaki kabine toplantısının ardından Uşak mavi kategorideki iller arasına eklendi.

10 GÜN ÖNCE BAŞKA ŞİMDİ BAŞKA

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 10 gün önce yaptığı açıklamada Kovid-19 yasaklarının kaldırılacağı illerin risk haritasına göre belirleneceğini açıkladı. Şehirler vaka sayısına göre dört renge ayrıldı. Yüz binde 10’un altında vaka görülen illerin mavi (düşük riskli), yüz binde 11-35 arası vaka olan illerin sarı (orta riskli), yüz binde 36-100 arası vakası bulunan illerin turuncu (yüksek riskli), yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen illerin ise kırmızı (yüksek riskli) olarak belirlendi.

İKİ HARİTA BİRBİRİNİ YALANLADI

Ancak Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat haftası ‘İllere Göre Haftalık Vaka Sayısı Haritası’ 100 binde 10’un altında vaka görülen mavi renkli ve düşük riskli il sayısının sadece dört olduğunu gösteriyor. Normalleşmenin başlaması gereken bu iller Mardin, Şırnak, Batman, Hakkari. Yine Sağlık Bakanlığı’nın 20-26 Şubat tarihli ‘İllere Göre Risk Durumu Haritasında’ ise sarı kategoride yer alan 100 binde 20 vakaya kadar olan şehirler de maviye boyandı.

100 binde 10’un altında vaka görülen şehirler mavi kategoride yer alıyor.

UŞAK SONRADAN EKLENDİ

Seçim haritasını andıran normalleşme haritasında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki iller mavi kategoride yer alıyor. En az aşılamanın yapıldığı bu iller düşük riskli olarak dikkat çekiyor. Uşak ise 100 binde 18,40 vaka görülmesine rağmen mavi kategoriye yerleştirildi. Yine Diyarbakır, Şanlıurfa, Diyarbakır, Bitlis, Muş, Siirt, Bingöl, Ağrı, Iğdır 100 binde 10’un üzerinde vaka görülmesine ve sarı kategoride bulunmasına rağmen maviye boyandı.

BAKAN KOCA AÇIKLAYAMADI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haritadaki değişiklikleri, “Bilim Kurulumuz, illerin risk kategorilerini belirlemede 100.000 nüfusa düşen haftalık vaka sayısı ile birlikte yapılan PCR testlerinin pozitiflik oranı, yoğun bakım doluluk oranı ve entübe hasta artışını dikkate aldı. Kademeli normalleşmek elimizde.” sözleriyle açıklamaya çalıştı. Ancak illere göre yoğun bakım hasta sayısı, test pozitiflik oranı sayılarını vermedi.

SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN KATEGORİLERİ
  • Mavi: Yüz binde 10’un altında vaka görülen iller düşük riskli.
  • Sarı: Yüz binde 11-35 arası vaka olan iller orta riskli.
  • Turuncu: Yüz binde 36-100 arası vakası bulunan iller yüksek riskli.
  • Kırmızı: Yüz binde 100’ün üstünde vaka seyri görülen iller ise çok yüksek riskli.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

5 aydır karantina hücresinde tutulan Miktad öğretmen siroz oldu

Tutuklu öğretmen Miktad Doğan, 5 aydır cezaevindeki karantina hücresinde sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor. TBMM’ye mektup gönderip yardım isteyen Doğan’a siroz teşhisi konuldu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN | BOLD ÖZEL

3 Eylül 2019’dan bu yana Kırklareli E Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan tarih öğretmeni Miktad Doğan’a Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu. 5 aydır teşhis ve tedavi için hastaneye götürülen Doğan geçen hafta Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yatırıldı. Daha önce karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan’ın hastalığı ilerlediği ve siroza dönüştüğü ortaya çıktı. Doktor, Miktad Doğan’ın abisi Hıdır Doğan’a ailede başka hasta olan varsa test yaptırmalarını söyledi.

Hasta tutuklu Miktad Doğan, yanlış teşhis ve tedavi yapıldığı için aylardır cezaevi-hastane arasında gidip geliyor. Doğan’a ilk önce Eylül 2020’de vertigo teşhisi konularak bir ay boyunca ilaç tedavisi uygulandı. Sağlık durumu daha da kötüleşince 21 Eylül 2020’de Kırklareli Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Bu kez kronikleşmiş Hepatit B olduğu söylendi.

Kan tahlilleri ve çekilen ultrason sonucunda karaciğer enzim değerinin aşırı yükseldiği, karaciğerinin büyüdüğü ve aşırı yağlandığı görüldü. Hastanenin enfeksiyon birimi tarafından acil olarak Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen Doğan, durumu acil olmasına rağmen ancak 1,5 ay sonra 4 Kasım 2020’de hastaneye götürüldü. Biyopsi için karaciğerinden parça alınan Miktad Doğan en son 18 Şubat 2021’de Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi götürüldü. 3 gün hastanede kalan Doğan’a bu kez Hepatit B’ye bağlı siroz teşhisi konuldu.

5 AYDIR KARANTİNADA

Sürekli hastaneye gidip geldiği için karantina hücresinde yaşamak zorunda kalan Doğan sağlıksız ortam ve beslenme koşullarının da etkisiyle sağlığı her geçen gün daha da bozuluyor.

Miktad Doğan’ın avukatı Münevver Öz, yanlış teşhis, yanlış tedavi ve kaybedilen zamanın müvekkilinin yaşam hakkını tehlikeye attığı için cezaevi doktoru ve görevli memurlar hakkında 4 ay önce suç duyurusunda bulunmuştu. Öz dilekçesinde, tuvaleti tıkalı, suyu akmayan, sıcak su verilmeyen, yeterli beslenme koşullarının sağlanmadığı bir hücrede müvekkilinin ölüme terk edildiğine, memurların görevlerini kötüye kullandığına, sistematik bir şekilde müvekkiline kötü davranıldığına dikkat çekti. Kişilerin cezalandırılması için kamu davasının açılmasını talep eden Öz’ün başvurusuyla ilgili henüz bir gelişme olmadı.

TBMM’YE MEKTUP GÖNDERDİ

Ocak ayında TBMM Adalet Komisyonuna mektup göndererek yardım talep eden Miktad Doğan, hastalığının ilk teşhisinden bu yana 4,5 ay geçmesine rağmen ve acil tedaviye başlanması gerektiği halde hala bir sonuca varılmadığını yazmıştı. Doğan, hastalığının ilerleyerek siroza dönüşebileceğini o zaman ifade etmişti:

“Hastalığım bulaşıcı ve her geçen gün ilerliyor. Önlem alınmazsa karaciğer sirozu ve karaciğer yetmezliği vuku bulacak. Bununla beraber kaldığım karantina koşullarında daha başka enfeksiyonlar kapmam muhtemel.”

MAHKEMESİ 3 MART’TA

Bir süre sözleşmeli öğretmen olarak görev yapan 30 yaşındaki Miktad Doğan 2017’de geçirdiği trafik kazasında birçok kaburgası ve omuz küreği kırıldığı için mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Tanık ifadelerine dayanılarak ve Bylock kullandığı iddiasıyla 3 Eylül 2019’da tutuklanan Doğan, 4 aydır SEGBİS ile katıldığı Kırklareli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nden her duruşmada durumunu heyete açıklamaya çalıştı ancak dikkate alınmadı. Doğan, 3 Mart’ta altıncı kez hakim karşısına çıkacak.

“Ağır hasta olmama rağmen 4 aydır hücredeyim”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tutuklu Emniyet Amiri Ömer Köse’ye pandemi döneminde su yok

Dört yıldır hücrede tutulan Ömer Köse’ye tüm ihtiyaçları için sadece 20 litre su veriliyor. Köse, yağmur sularını biriktirerek ayakta kalıyor.

BOLD – Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan ihraç Emniyet Müdürü Ömer Köse’ye yönelik baskı ve hak ihlalleri artarak devam ediyor. Tek kişilik hücrede tutulan Köse’nin diğer tutuklulardan farklı olarak günlük su limiti 20 litreyle sınırlandırılırken, ikinci battaniyesi de elinden alındı.

Cezaevinde kalan diğer tutuklular suyla ilgili sıkıntı yaşamazken Ömer Köse’nin hücresinin sayacının 20 litreye göre ayarlandığı öğrenildi. Günlük 20 litre su ile temizlik, banyo, bulaşık yıkama gibi tüm ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bırakılan Ömer Köse’nin banyo yapmakta zorlandığı öğrenildi. Köse’nin yakınlarına aktardığına göre, banyo öncesi musluğu açıp sıcak su gelmesini beklemesi durumunda günlük 20 litre su bitmiş oluyor.

Ömer Köse cezaevinde çocuklarıyla

DİLEKÇELERİNE CEVAP VERİLMİYOR

Ömer Köse’nin su sorunuyla ilgili şahsen ve avukatı aracılığıyla yazdığı dilekçelere cevap verilmediği öğrenildi. Gardiyanların sayacın bozuk olabileceği şeklindeki söylemleri üzerine Köse’nin “sorun hücremdeki su sayacındaysa tamiratını ya da değişimini kendi paramla yapabilirim” şeklindeki son dilekçesine de cevap verilmedi.

Cezaevi yönetiminin, hücre ve koğuşlara ayrı sayaç sitemini kuran firmadan yanıt beklediklerini ilettiği ancak hiçbir ilerleme olmadığı belirtiliyor.

Köse’nin cezaevi yönetimine verdiği 9 dilekçenin dışında, infaz hakimliği ve Adalet Bakanlığına da dilekçe yazdığı ancak dilekçelerin UYAP’ta görünmediği öğrenildi. Bu durum dilekçelerin imha edildiği şüphesini doğurdu.

Köse daha önce de cezaevinde kaloriferlerinin yakılmadığı ve darp edildiğine ilişkin dilekçeler yazmış ancak işleme konulmamıştı.

YAĞMUR SULARINI TOPLUYOR

Köse’nin kar sularını eriterek ve yağmur sularını toplayarak tuvalette kullanmaya çalıştığı, hücresi ve kişisel hijyeniyle ilgili pandemi sürecinde büyük sıkıntı yaşadığı ifade ediliyor.

Köse’nin yaşadığı bir diğer sorun ise ısıtma. Cezaevi kaloriferlerinin yetersiz yanması nedeniyle çift battaniye kullanan Köse’nin battaniyelerinden biri arama sırasında geri verileceği söylenerek alındı. Battaniyenin geri verilmemesi üzerine Köse, cezaevi kantininden yeni bir battaniye almak için kantin fişi doldurdu ancak Köse’ye yeni battaniye satılmadı.

Eski İstanbul Terörle Mücadele Şube Müdürü Ömer Köse, Ağustos 2014’ten beri tutuklu. Uzun süre Silivri Cezaevinde tutulan Köse, OHAL döneminde Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Kapılı Ceza İnfaz Kurumu’na gönderildi. Köse yaklaşık 4 yıldır tek kişilik hücrede tutuluyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0