Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Çaykur’da para yok, çay alımına kota

CHP Trabzon Milletvekili, TBMM KİT Komisyonu Üyesi Ahmet Kaya, çay sezonunun başlamasıyla birlikte geçtiğimiz günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı 2019 yılı yaş çay alım fiyatını 2 lira 90 kuruş taban fiyat, 13 kuruş destekleme primi ile birlikte 3 lira 3 kuruş olarak açıkladığını söyledi.

ÜRETİCİ ÖZEL SEKTÖRE YÖNLENDİRİLİYOR

Kota ve kontenjan uygulamalarının üreticinin belini bükmeye devam ettiğini belirten Kaya, “ÇAYKUR tarafından uygulanan 1. sürgünde dönüm başına 500 kilogram kota ve kotaya ek olarak 15 kilogram kontenjan uygulaması çay üreticileri için büyük sıkıntı yaratmaktadır. ÇAYKUR, 500 kilogram kota uygulaması ile 1 dönümden 1 ton yaş çay elde eden üreticiden ürünün sadece yarısını almaktadır. Üretici her 1 ton üründen 500 kilogramını satabilmek için özel sektörün kapısına gitmeye mecbur bırakılmıştır.” dedi.

ÜRETİCİ ÇAYINI DEVLETE SATAMIYOR

Üreticinin 2 günde topladığı 500 kilogram çayı ÇAYKUR’a ancak 33-34 günde satabileceğini söyleyen Kaya, “Artık böyle bir şansı da yoktur. Çünkü çok narin bir ürün olan çayın hasat zamanı geldiğinde toplanması ve toplandığı gün işlenmesi gerekmektedir. Yaş çayın depolanması ya da bekletilmesi mümkün değildir. Ayrıca çeşitli kalemlerde giderleri bulunan üreticinin bu giderleri karşılayabilmesi için ürününü en kısa sürede paraya çevirmesi gerekmektedir. Ramazan Ayının da başlamasıyla birlikte topladığı çayı devlete satamayan üretici mecburen özel sektörün kapısına gitmektedir.” dedi.

TON BAŞINA ZARAR 900 TL

Tarım ve Orman Bakanı’nın fiyat açıkladığı günün ertesi günü özel sektör de
2 liradan yaş çay alımlarına başladığını söyleyen Kaya, “Özel sektörün kapısına gitmek zorunda bırakılan üretici ton başına 900 lira zarar etmektedir. Bu durum, üreticinin ürününü özel sektörün belirlediği şartlarda yok pahasına satması demektir. Çay üreticisinin alın teri ve emeği göz göre göre fırsatçılar tarafından sömürülmektedir. Bu uygulamalar üreticiye eziyettir, üreticiyi özel sektörün insafına terk etmektir, milli ürünümüz çaya ve çay üreticisine ihanettir. Buna seyirci kalınmamalıdır.” diye konuştu.

MALİYETLER YÜZDE 40 ARTTI

Maliyetlerin yüzde 40 oranında arttığını söyleyen Kaya, “Çay üretim maliyetleri önceki yıllara göre çok yükselmiştir. Bugün gübre fiyatı yüzde 100 artmış, işçilik yüzde 50 artmış, çay bezi, çay makası, yağmurluk, çuval, torba vs. ekipmanların fiyatı yüzde 40 oranında artmıştır. Bu artışlar, zaten sıkıntıda olan üreticiyi daha da perişan bir hâle getirmiştir.

Türkiye’de bugün kuru çayın üretim maliyeti 3,47 dolardır. Geçen yıla göre dolar kurundaki artışlara baktığımızda 2018 Mayıs ayında 4,3 TL olan dolar bugün 6 TL civarındadır. Döviz kuruna bağlı olarak çay maliyetindeki artış oranı % 40’tır. Hükümetin belirlediği yaş çay alım fiyatındaki geçen yıla oranla % 24’lük artış, üretim maliyetindeki farkı dahi karşılayacak boyutta değildir.” dedi.

AKP ÖZEL SEKTÖRE HİZMET ETMEKTE

Çayın, Doğu Karadeniz Bölgesinin en önemli geçim kaynaklarından biri olduğunu altını çizen Kaya, “Yaklaşık 2 milyon insanımız geçimini çay üretiminden ve çay yetiştiriciliğinden sağlamaktadır. Çay üreticisinin yaşadığı sıkıntılar tüm sektörü olumsuz etkilemektedir. AKP hükümetinin çay politikaları devletin kurumu olan ÇAYKUR’u etkisiz kılmakta ve adeta özel sektöre hizmet etmektedir. 2002 yılında “Allah’ın verdiği ota kota mı olur? Biz hükümet olduğumuzda çayda kota ve kontenjanı kaldıracağız” diyenler 17 yıldır iktidarda olmalarına rağmen kota uygulamasını kaldırmamış ve çay üreticisini mağdur etmeye ve sömürüye devam etmişlerdir.” dedi. Kaya, çayda kota uygulamasına bir an önce son verilmesi gerektiğini kaydetti.

Ekonomi

Halk kahvaltıda omlet yemeğe de hasret kaldı

Resmi istatistiklere de yansıyan gıda fiyatlarındaki artış durdurulamıyor. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52 oranında arttı. Tereyağının yanına yaklaşamayan halk, sıvı yağ ile omlet yapmaya bile hasret kaldı.

BOLD – Yoksulun temel gıda ürünleri son bir yılda yüzde 50’leri aşan oranlarda zamlandı. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52, mercimek yüzde 50 arttı.

MUTFAK YANGIN YERİNE DÖNDÜ

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı gerçek hayattan uzak fiyat artışları bile yoksulun mutfağının bir yılda adeta yangın yerine döndüğünü gösterdi. Pandeminin bütün ağırlığının yaşandığı geçen yılın şubat ayından bu yılın şubat ayına kadar geçen bir yıllık sürede yoksulun mutfağına giren 50’yi aşkın temel gıda ürünü içerisinde neredeyse zam görmeyen ürün kalmadı. Birçok temel gıda ürününün fiyatı zamlarla yükselirken, geliri ve alım gücü düşen halk, boğazından kesip sofrasındaki tabağı küçülttü.

RESMİ RAKAMLAR ÇARŞI, PAZARI YANSITMIYOR

Halkın yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığı eleştirilerine uğrayan TÜİK’in çarşı, pazar ve marketlerden derlediği temel gıda maddelerinin fiyatları bile son bir yılda olağanüstü yükseldi. TÜİK’in derlediği çarşı pazar, market fiyatlarına göre, geçen yılın şubat ayında litresi 10 lira 90 kuruşa satılan ayçiçeği yağı bu yılın şubat ayında yüzde 55.4 gibi olağanüstü düzeyde artarak 16 lira 97 kuruşa fırladı. Aynı şekilde geçen yıl tanesi 54 kuruştan satılan yumurta bu yılın şubat ayında yüzde 52 artarak 82 kuruşa çıktı. 7 lira 64 lira olan mercimeğin kilosu 11 lira 47 kuruşa, portakalın kilosu 3 lira 73 kuruştan 5 lira 74 kuruşa yükseldi.

SEBZE FİYATLARI YÜZDE 40 ARTTI

Yoksulu temel gıda ürünlerine yaklaşamaz hale getiren zamlar bununla da kalmadı. Geçmişte en düşük maliyetli yemekler arasında yer alan lahana ve pırasanın fiyatı sadece bir yılda yüzde 40’lara varan oranlarda arttı. Pirinç, bulgur, ekmek, makarna, tavuk eti gibi yoksulun tenceresinden eksik olmayan gıdalar bile yüzde 20 ile yüzde 40 aralığında zamlandı. Süt ve yoğurttaki artış yüzde 20’leri aştı. Geçen yıl 29 lira olan balık bile bir yılda 40 liraya dayandı.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Ekonomi

Destek sona eriyor, patronlar 1 milyon işçiyi kapının önüne koyacak

Hükumetin koronavirüs salgını nedeniyle patronlara sunduğu teşvik, bu ay sona erecek. Destek alamayacak patronların 1 milyonun üzerinde işçiyi işten çıkarması bekleniyor. İşçiler günlük 39 lira olarak verilen nakdi destek ödemesini de alamayacak.

BOLD – Kısa çalışma ödeneğinin mart sonuna bitecek olması nedeniyle şirketler işçi çıkarmaya hazırlanıyor. İşten atılacak işçi sayısının 1 milyonu aşacağı tahmin ediliyor.

PATRONLARA 20 MİLYAR TEŞVİK VERİLDİ

İşçinin, İşsizlik Sigortası’ndaki parasından geçen yıl 20 milyar teşvik alan patronlar, şimdi desteklerin sona ereceği gerekçesiyle işçileri kapı önüne koymayı planlıyor. Pandemi sürecinde ekonomik destek paketlerinin kaynağı olan işsizlik sigortası fonu, 2020 yılını 38.2 milyar TL gelire karşılık 66.6 milyar TL giderle geride bıraktı. İşten atmaların yasaklanarak ücretsiz izin uygulaması getirilmesi nedeniyle işsizlik maaşı alamaz duruma gelen işçiler, günde 39 TL nakdi desteğe mahkum edildi. Patronlar ise hem nakdi destek, kısa çalışma ödeneği gibi yardımlar sayesinde işçilere ücretli izin vermek gibi sorumluluklardan kurtarıldı.

İŞÇİLERİN FONU HIZLA ERİYOR

Evrensel’den Birkan Bulut’un haberine göre İşsizlik Sigortası Fonu’nun Ocak ayı raporunda, fonun 2020 yılın mali tablosu ortaya çıktı. İŞKUR tarafından açıklanan gelir-gider tablosuna göre; fonun 2019 yılında toplam 131.5 milyar TL olan menkul kıymet ve nakit fon varlığı, 2020 yılında 103.2 milyar TL’ye, 2021 yılında ise 101.8 milyar TL’ye düştü. 2019 yılında fonun geliri 40.3 milyar TL’ye karşın gideri 36.4 milyar TL idi. 2020 yılında ise 38.2 milyar TL’ye karşılık toplam gider 66.6 milyar TL oldu.

İŞÇİLER GÜNDE 39 TL’YE MAHKUM EDİLDİ

İşsizlik ödeneğinden faydalananların sayısı işten atmaların yasaklanmasından dolayı düştü. Geçen yıl Nisan ayından beri işten atma olmadığı için ücretsiz izine çıkarılanlara, işsizlik sigortası fonundan karşılanmak üzere güne 39.24 TL nakdi ücret verildi. Ücretsiz izine çıkarılanlar işten atılmamış gibi görünürken, hem işsizlik oranları düşük gösteriliyor hem de işçiler günde 39 TL gibi daha düşük ücrete mahkum edildi. İŞKUR verilerine göre bu kapsamda Nisan 2020-Ocak 2021 tarihleri arasında 2 milyon 471 bin 134 kişiye, 8 milyar 265 milyon 914 bin 51 TL nakdi destek ödemesi yapıldı. Desteğin bu ay sona erecek olması nedeniyle 1 milyonun üzerinde işçinin işini kaybetmesi bekleniyor.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Ekonomi

Hakan Atilla, Borsa İstanbul’dan ayrılıyor

ABD’de görülen Halkbank davasında hapis yatan Borsa İstanbul Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla istifa edecek.  1 ay izne ayrılan Atilla’nın görevi bırakmasının arkasında AKP Hükumetinin, ABD Başkanı Joe Biden ile temas çabalarının yattığı iddia edildi.

BOLD – Halkbank davasında tutuklanan ve ABD’de 28 ay cezaevinde yatan Atilla, cezasının ardından temmuz 2019’da Türkiye’ye döndü. Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak çiçeklerle karşıladı. Atilla, Türkiye’ye dönüşünün üzerinden 3 ay geçmeden 22 Ekim 2019 tarihinde Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’ne atandı.

18 BİN TL HUZUR HAKKI

Yönetim kurulu üyeleriyle birlikte aldığı 18 bin TL’lik huzur hakkıyla gündeme geldi. Atilla’nın kendi isteği ile 1 ay izne ayrıldığı ekonomi kulislerine yansırken, Habertürk gazetesinin haberine göre Atilla, 26 Mart’taki Borsa İstanbul Genel Kurulu öncesi istifasını açıklayacak. Borsa İstanbul Genel Müdürlüğü’ne geri dönmeyecek. Berat Albayrak’ın Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan istifası sonrası Atilla’nın da görevi bırakacağına kesin gözüyle bakılıyor.

ATİLLA’NIN İSTİFASI VE ABD İLİŞKİLERİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı seçilmesinden bu yana Joe Biden ile temasa geçemiyor. Biden’in Erdoğan’ın telefonlarına çıkmadığı ifade ediliyor. Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Atilla’nın Borsa İstanbul Başkanlığı’ndan istifasının ABD ile olan ilişkileri nasıl etkileyeceği merak konusu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0