Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Halfeti’deki işkence karakolda başlayıp TEM’de devam etti

Halfeti’de gözaltına alınıp serbest bırakılan Mehmet Emin Yıldırım, işkenceyi anlattı: “Bizi yüzüstü yere yatırıp silah dipçikleriyle vurdular. Şu an gözaltında 4 kardeşim ve oğlum var. Yaraları bizimkinden daha kötü. Oğlumun iki ayağının altı da patlamıştı. Hastanede dikiş attılar. TEM’e getirdiler ve orada ayaklarına bastılar, dikişler tekrar açıldı”

BOLD-Urfa’nın Halfeti ilçesi Dergili mahallesinde 18 Mayıs’ta yaşanan çatışmanın ardından Bozova’nın Koçhisar mahallesinde gözaltına alınan Mehmet Emin Yıldırım, götürüldüğü Yaylak Jandarma Karakolu’ndan Urfa TEM Şubeye kadar maruz kaldığı uygulamaları anlattı.

KELEPÇELEYİP YÜZ ÜSTÜ YERE YATIRDILAR

Bozova’da gözaltına alınan ve Yaylak Jandarma Karakolu’nda elleri arkadan kelepçelenerek yüz üstü yere yatırılmış vaziyette fotoğrafları basına yansıyan 19 kişi arasında bulunan Emin Yıldırım, evde başlayıp jandarma karakoluna uzanan ve Urfa TEM Şubede devam eden kötü muameleyi MA’ya anlattı.

SİLAH DİPÇİĞİ VE TEKMELERLE İŞKENCE

Yaşadığı işkencelerden kaynaklı yürümekte zorlanan Yıldırım’ın sol bacağının kalçaya yakın kısmının tamamen morardığı görülüyor. Silah dipçiği ve tekmeler ile saatlerce Yaylak Jandarma Karakolu’nda kendisine işkence yapıldığını aktaran Yıldırım, saatler sonra Urfa TEM Şubeye getirildiği sırada yolda ağır hakaretlere maruz kaldığını anlattı.

SAHURDA EVİ BASIP BİZLERİ ALDILAR

Kalp hastası olduğunu, kalbinde 3 stend taşıdığını ifade eden Yıldırım, sahura kalktıkları sırada evlerine baskın yapıldığını belirterek, evde yaşadıklarını şöyle anlattı: “Biz sahura kalktık. Sahur yaparken bir anda evin avlusuna polis girdi. Ben, kardeşlerim, oğullarım hepimiz aynı yerdeydik. Baktım oğlumu almışlar, ben hemen aşağı indim. Aşağı inince bizi de aldılar. Sorgusuz sualsiz bizi aldılar. Hepimizi yüz üstü yatırdılar. Ben, kardeşlerim Müslüm Yıldırım, Sinan Yıldırım, Celal Yıldırım ve Ahmet Yıldırım ile oğlum Uğur Yıldırım, yeğenlerim Kenan Yıldırım, Mustafa Yıldırım, Abdullah Yıldırım toplam 9 kişi alınıp karakola götürüldük.”

ETRAFIMIZA BAKMAMIZA İZİN VERMİYORLARDI

Yaylak Jandarma Karakolu’na götürüldükten sonra başka evlere de baskınların yapıldığını, Gül ve Zincirkıran aile fertlerinin de gözaltına alındığını öğrenen Yıldırım, “Sonra hepimizi Yaylak Jandarma Karakolu’na getirdiler. Bizi karakolda ters kelepçeleyip yüz üstü yatırdılar. Etrafımıza bakmamıza izin verilmiyordu. Karakol avlusunda yerde yatar haldeyken silah dipçikleri, tekmelerle bize vuruyorlardı. Yaylak karakolunda bize çok işkence yaptılar. Daha sonra Urfa TEM Şubeye götürdüler” diye konuştu.

İŞKENCEDEN OĞLUMUN AYAK ALTLARI PATLADI

Yıldırım, TEM Şubede yaşadıklarını ise şöyle anlattı: “Gençler vardı. Onları tek tek çıkarıp götürüyorlardı. Ne yaptıklarını bilemiyorum. Bize sordukları işte Halfeti’nin şu köyünde çatışma çıkmış, siz bunları tanıyor musunuz, tanımıyor musunuz. Bahsettikleri köy ile bizim aramızda 50 kilometre var. 3 gün sonra avukat geldi. Her oda 5-6 kişilikti. Sorguya götürürken diğerlerinin gözlerini kapatarak götürüyorlardı. Ama beni karanlık odaya götürdüler ve diz üstü oturttular. Sonra bana olayla ilgili soru soruyorlardı. Beni sorgulayanı göremiyordum, çünkü oda kapkaranlıktı. Şu an gözaltında 4 kardeşim, oğlum var. Onların yaraları bizimkinden daha kötü. Benim oğlumun iki ayağının altı da patlamıştı. Bozova Hastanesi’nde dikiş attılar. Sonra TEM’e getirdiler. Onlar da ayaklarına bastılar, dikişler tekrar açıldı.”

KALP HASTASI OLDUĞUMU SÖYLEDİM GEBER DEDİLER

Doktorun işkenceyi görmezden geldiğini anlatan Yıldırım, “Hepimizi otobüse koyup ellerimiz arkadan kelepçeli, başımız koltuğa doğru eğik şekilde hastaneye götürdüler. Bir tane doktoru araca getirdiler. Bizi götüren polisler ‘başınızı kaldırın’ deyince, doktor ‘bir şey var mı’ diye sordu. Sonra ‘bir şey yok’ deyip bitirdi. Sonra bizi tekrar nezarethaneye götürüyorlardı. Bizim köyden 19 kişi vardık. Bize hastane rapor vermedi. Sadece Bozova’da bacağımdaki darptan dolayı film çektiler. Ben kalp hastasıyım, 3 defa anjiyo oldum, 3 tane stend var. İki kere kriz geçirdim. Ben hastayım diyordum, onlar bana ‘geber git’ diyorlardı.”

ADLİ MUAYENE İŞKENCEYİ RAPORLADI

Öte yandan Mehmet Emin Yıldırım’ın Yaylak Jandarma Karakolu tarafından ilçe hastanesine yaptırdığı Genel Adli Muayene Raporu’na “Sol uyluk bölgesinde travmaya bağlı lezyonlar mevcut olup komplikasyon gelişmedikçe hayati tehlikesi yoktur” notu düşülerek Yıldırım’ın anlattığı işkence raporlanmış oldu.

65 YAŞINDAKİ BABAMA İŞKENCE ETTİLER

Urfa merkezden gözaltına alınan Ahmet Yıldırım ise, gece yarısından sonra evinin basıldığını, evinde kalan 2 akrabası ile gözaltına alındığını ifade etti. Sadece 3 saat sorguda kalıp serbest bırakıldığını belirten Yıldırım, “Bana herhangi bir kötü muamele yapılmadı. Ama şahit olduğum bir konu var, gözaltındakilere çok dehşet bir şekilde işkence yapıldığını gördüm. Benim 3 kardeşim ve babam içerde. Babam Müslüm Yıldırım, kardeşlerim Kenan, Mustafa ve Abdullah Yıldırım. Kardeşim Abdullah’ın omuzunda darp izi vardı. Kolunda sürüklenme izi vardı. Babam zaten yaşlıdır. 65 yaşında, adam ilaç kullanıyor. İlaçlarını yetiştirmekte bile zorlanıyorduk. Mesela boyun kısmında darp izi var, yani işkence olmuş” dedi.

ÇOCUKLARIMIZIN GÖZÜ ÖNÜNDE HAKARET ETTİLER

Yıdırım şunları anlattı: “Çıktıklarında İnsan Hakları Derneği’nden tutalım neresi olursa olsun yani ilgilenecek kim olursa şikayetlerde bulunacağız. Ben emniyete gideceğim sırada, beni arabamdan indirdiler ve eve çıkarttılar. Evde bulunan kayınbabamla birlikte üç kişiyi aldılar. Ev aramasında hakaret ediyorlardı. Çocuklarımızın gözü önünde hakaret ediyorlardı. Evi dağıtıp talan ettiler. İçerdekilerin sağlık durumları hakkında endişeliyiz. Bağımsız sağlık kurumlarının işkenceyi önleme komisyonlarının bu olay üzerinde durmasını istiyoruz. Biz aileler bu olaydan dolayı çok kaygılı ve mağduruz.”

https:/2019/05/24/halfetideki-iskenceyi-anlatti-elektrik-verdiler-cinsel-saldirida-bulundular/

Gündem

Özür fayda etmedi, İstanbul’da vaka sayısı artıyor

Kadir Topbaş’ın sosyal mesafeye uyulmadan yapılan cenaze törenine katılıp özür dileyen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da hasta sayısında artış olduğu açıklamasında bulundu. Koca’nın açıklaması ayrıca son günlerde İstanbul’da yapılan kalabalık AKP etkinliklerini akıllara getirdi.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İstanbul’da vaka sayılarında artış olduğu konusunda uyardı. Bakan Koca, polikliniklerde hasta artışı olduğunun görüldüğünü söyledi.

POLİKLİNİKLERDE HASTA ARTIŞI VAR

Koca, İstanbul’da sağlık yöneticileriyle bir araya gelerek Kovid-19 salgınında son durumu değerlendirdi. Twitter hesabından toplantıya ilişkin paylaşım yapan Koca, “İstanbul’da sağlık yöneticilerimizle bir araya gelerek salgının seyrini değerlendirdik. Polikliniklerimizde hasta artışı olduğu görülüyor. İstanbul normalleşmenin örnek şehri olmalı. Bunu başaracak kararlılıktayız” dedi.

AKP GEÇEN HAFTALARDA KALABALIK ETKİNLİKLER YAPTI

Bakan Koca’nın açıklamaları AKP’nin son iki haftada İstanbul’da yaptığı kabalık etkinlikleri akıllara getirdi. Şubat ayı sonunda AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla AKP İstanbul 7. Olağan İl Kongresi, Sinan Erdem Spor Salonu’nda gerçekleştirildi. AKP İstanbul İl Kadın Kolları 6. Olağan Kongresi de AK Parti Kadın Kolları Genel Başkanı Lütfiye Selva Çam, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AKP İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Akif Çağatay Kılıç’ın da katılımıyla yapıldı.

KADİR TOPBAŞ’IN CENAZE NAMAZINDA SOSYAL MESAFEYE UYULMADI

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beyoğlu’nda Atlas 1948 İstanbul Sinema Müzesi’nin açılış programına katıldı. AKP’li Sancaktepe Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Kadın Aile Merkezi, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’in de katılımıyla açıldı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Koca, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın Fatih Camii’nde düzenlenen cenaze törenine katıldı. Bakan Koca daha sonra sosyal mesafeye uymadığı için özür diledi.

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Gündem

Bir öğrenci daha serbest, Boğaziçi eylemlerinde tutuklu sayısı 8’e düştü

Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atanmasını protesto eden Murat Can Demirci, adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Demirci’nin tahliyesi ile Boğaziçi eylemleri nedeniyle tutuklu olan öğrenci sayısı 8’e indi.

BOLD – Boğaziçi Üniversitesi’ne dışarıdan rektör olarak atanan Melih Bulu’yu protesto ettikleri için tutuklanan öğrencilerden Murat Can Demirci tahliye edildi.

Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin ve öğrencilerinin, rektör olarak Melih Bulu’nun atanmasını protesto etmek amacıyla düzenledikleri eylemlere katılan Murat Can Demirci de tutuklanmıştı. Murat Can Demirci, avukatlarının tutukluğa yaptığı itirazı değerlendiren İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği tarafından adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı. Halen Boğaziçi eylemleri nedeniyle tutuklu olan 8 üniversite öğrencisi daha bulunuyor.

 

Aşının parası çıktı: Halka 674 milyon TL korona cezası kesildi

Okumaya devam et

Gündem

Meriç 9 yaşındaki Nurefşan’a da mezar oldu

neslihan nurefsan teke

Annesi Neslihan Teke ile Meriç Nehri’nden Yunanistan’a geçmek isterken akıntıya kapılan 9 yaşındaki Nurefşan boğularak hayatını kaybetti. Küçük kız bugün cuma namazında son yolculuğuna uğurlandı.

BOLD – 4 Mart’ta günün ilk saatlerinde bir grup Meriç Nehri’nin Edirne’ye yakın bölümünden Yunanistan’a geçmek istedi. 9 yaşındaki Nurefşan ve annesi Neslihan Teke de grupla birlikte Meriç Nehri’nin kenarına geldi. Küçük kız suya düşerek akıntıya kapıldı. Olay üzerine nehri geçmek isteyen mülteciler de geriye döndü. Nurefşan Teke’nin cansız bedeni öğleden sonra acı olayın yaşandığı yere yakın bir noktada bulundu.

Küçük Nurefşan, bugün cuma namazından sonra toprağa verildi. Nurefşan, Türkiye’deki hukuksuzluklar nedeniyle Afrika’ya gitmek zorunda kalan ve 5 yıldır görmediği babasına kavuşmak için annesiyle birlikte Yunanistan’a geçmek istiyordu.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0