Bizimle iletişime geçiniz

Medya

Karar Gazetesi Yazarı Kahveci: 3’üncü havalimanı ihtiyaçtan olmayan bir Binali Yıldırım projesi

Karar Gazetesi yazarı İbrahim Kahveci, köşesinde dönemin THY Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Topcu’nun ‘Yerel’den Global’e’ THY’nin Yükseliş Dönemi” kitabındaki ilginç hatıralara yer verdi.

Kahveci yazısında, yandaş mütahitlere verilen bütçeye ve topluma yük haline gelen Kamu-Özel İşbirliği İşletmeciliğinin yanlış yönlendirmeler sonucu yapıldığını gündeme getirdi.

Kahvecinin yazısı şöyle:

Bu yazıda bazı kelimeleri cümle aralarından çıkartarak aktaracağım.

Malum herkes çok nazik.

Cümleler saatlerce düşünüldükten sonra kuruluyor.

Hamdi Topçu, “ ‘Yerel’den Global’e’ THY’nin Yükseliş Dönemi” kitabında aslında ilk işareti kapakta veriyor.

Ne diyor Hamdi Topçu bu döneme “Yükseliş Dönemi”

Gerisini düşünün: (Yükseliş bitti…THY büyüyemiyor)

Bir de arka sayfalarda “Yükseliş Döneminde” hakkında yazı yazan gazeteciler var. Elbette onlar da yükseliş döneminde yazacaklar…

Evet, ne diyor Hamdi Topçu 3. Havalimanı hakkında…. Ya da ne denilmek isteniyor? Kendimce şifreleri çözeyim.

  1. sayfa: “THY’nin agresif büyümesi sonucu, Atatürk Havalimanı artan hava trafiğini kaldıramıyordu. Sürekli iyileştirmelerle durumu kurtarıyorduk. Havalimanında bir paralel pist ve ek bir terminal işi kurtarabilirdi.”

“Üç alternatif hazırlandı. İki versiyonda THY yönetim binası ve cami minaresinin uçlarının yıkılması gerekiyordu. Kamulaştırmaya da ihtiyaç yoktu.”

“Atatürk Havalimanı’na inen 100 uçaktan yaklaşık 70 kadarı dar gövde uçaklardı. Bu da 2030’a kadar ihtiyacı karşılıyordu.”

Anlam: Yani küçük bir kaç hamle ile koskoca bir havalimanı boşa çıkmamış olacak ve bunca masrafa gerek olmayacaktı. Kısaca 3. Havalimanı ihtiyaçtan yapılmadı?

O zaman soralım kendi kedimize: 3. Havalimanı ihtiyaçtan yapılmadı ise milyarlarca dolar Hazine garantileri verilerek neden yapıldı?

(Sahi yılda iki bayramda sadece kuyruk olan Çanakkale Köprüsü sizce neden yapılıyor? Orada da tıpkı diğer köprü ve otoyollar gibi çocuklarımızın ve torunlarımızın gelecek gelirlerini ipotek eden Hazine garantileri var. Hızla yapılan Şehir Hastanelerinde, ya da kuş konmaz havalimanlarında da Hazine garantileri var…)

2012’de Binali Yıldırım ile toplantı durumu:

“DHMİ tarafına “işin nasıl olmayacağını anlatın” talimatı verilmiş, katılanlar tembihlenmişti. DHMİ yeni bir pist yapılma maliyetinin 15 milyar doları bulacağını anlattı. Binali Bey’e “2 milyar doları verin yapayım (yeni pist) THY’de hatırı sayılır bir para kazansın” dedim.

Binali Bey “Yeni havalimanının ilk bölümünü biz 2015’in ilk çeyreğinde teslim edeceğiz” dedi. Cemal Şanlı’da “Atatürk Havalimanı’ndaki iş de aynı sürede bitecekse, yeni havalimanı daha mantıklı dedi. “İmkansız” dedim. Binali Yıldırım “Biz, Bakanlık olarak söylediğimizden önce bitiririz” dedi.

Açıklama: Bir pist yapımı ile karşılanacak olan ihtiyaç, 2015 yerine 4 yıl gecikme ile 2019’da teslim edilebilen 3. Havalimanı ile karşılanmak istendi. Yeni liman da riskler ve maliyetler zaten başlıca diğer sorunları oluşturuyor.

  1. sayfa: “Yeni havalimanının ekonomiye katkısı veya yükü nedir konusunda benim elimde veri yok. Yeri konusunda bazı tereddütlerim vardı ama, onun cevabını da zaman gösterecek. İhaleyi alan şirketler açısından bir risk olduğunu düşünmüyorum. Risk, daha çok ekonomiye yansımasıdır. Yeni havalimanının hizmetleri pahalı bir alan olma ihtimalidir. THY’ye ve özel havayolu şirketlerine ciddi mali külfetler getirmesidir. THY başta olmak üzere, tüm şirketlerin rekabet güçlerinde azalmalara yol açabilir.”

Yorum: 3. Havalimanının ekonomiye katkı yapmasını bırakın çok ciddi bir maliyet artışı oluşturacağı düşünülüyor. Hatta bu maliyet artışı öyle bir noktaya gidebilir ki, THY başta olmak üzere ülkemiz havayolu taşımacılığını çok ciddi zaafa uğratabilir. Ama bence daha önemli bir nokta daha var. Hamdi Topçu 3. Havalimanının yeri konusunda “bazı tereddütlerim var” diyerek çok nazik ifade ediyor. Cevabı da zamana bırakıyor…

Yine Hamdi Topçu’nun yazıda bahsettiği gibi 3. Havalimanı bir AVM mantığı ile yapılmıştır. Uçakların kalkış süreleri vs gibi verimlilik noktaları ikinci planda kalmıştır. Bu durum ise uçak şirketlerinin maliyetlerini artıracak ve muhtemelen THY çok ciddi  yeni maliyetlerin altından kalkamayacak duruma gelecek.

Prof Dr. Mikdat Kadıoğlu verdiği demeçte şunları söylüyor:

“(Pistlerin yönü hakkında, rüzgarların uçak iniş ve kalkışını engellemesi meselesi) İnşaat haindeyken benden görüş istediler, incele dediler. Onlara ideal pist yönlerinin nasıl olması gerektiğini raporladım. Şimdiye kadar iki pist yapıldı. Diğerlerini benim önerilerim doğrultusunda yaparlar mı bilmem.”

“Yeni yapılacak pistlerin, yapılan iki pistin avantajları ve dezavantajları dikkate alınarak yeniden planlanması lazım.”

“Bundan sonraki pistlerin Ankara’nın ezberinden değil bilimsel analizlere göre yapılması lazım. Örneğin doğu-batı yönünde pistin savunulacak bir yanı yok. O olmaz!”

Nazikçe halen yapılmış iki pist yönünün öneriler doğrultusunda yapılmadığını söylüyor. En azından yapılmış iki pistten ders alınsın deniliyor.

Özet mi?

Hamdi Topçu net anlatmış: 3. Havalimanı ihtiyaçtan olmayan bir Binali Yıldırım projesi… Bütün sorumluluk onda

Gündem

Nevşin Mengü “Cüneyt Arkın gibi” dedi usta oyuncudan cevap gecikmedi

Nevşin Mengü, birçok Rus polisiyle aynı anda dövüşen Rus protestoyu Cüneyt Arkın’a benzetince, usta oyuncudan “Cüneyt Arkın kendi polisine askerine saldırmaz” cevabı geldi.

BOLD – Almanya’dan ülkesi Rusya’ya dönen muhalif aktivist Alexei Navalny’in tutuklanmasının ardından Moskova’da başlayan olaylar devam ediyor.

Olaylar sırasında yaklaşık 3 bin kişinin gözaltına alındığı öne sürüldü. Ülkenin çeşitli yerlerinde devam eden eylemlerde polisin göstericilere karşı sert müdahalesi de sürüyor. Polis ile göstericiler arasında devam eden şiddetli çatışmalara dair görüntüler de sosyal medyaya yansıyor.

Öte yandan, sosyal medyada dolaşıma giren bir görüntü gazeteci Nevşin Mengü ile usta oyuncu Cüneyt Arkın’ı karşı karşıya getirdi. Görüntülerde bir Rus göstericinin, protestocuları püskürtmeye çalışan polislere karşı mücadelesi yer alıyor.

KENDİ POLSİNE SALDIRMAZ

Mengü, yaşanan protesto olaylarının görüntüsünü “Cüneyt Arkın gibi Rus aktivist” notuyla sosyal medya hesabından paylaştı. Nevşin Mengü’nün bu paylaşımına Türk sinemasının efsane ismi Cüneyt Arkın’dan cevap gecikmedi.

Mengü’nün paylaşımını yanıtlayan Arkın, “Fakat Cüneyt Arkın kendi polisine askerine saldırmaz” dedi.

AKP’den önce telefonlarda görüntülü arama yoktu

Okumaya devam et

Medya

Gazeteci Cengiz Çandar yakalama kararına isyan etti

Cengiz Çandar, IŞİD saldırısında ölen Ayşe Deniz Karacagil için sosyal medyada yazdıkları nedeniyle ifadeye çağrıldı. Ancak savcılığa gitmeyen Çandar hakkında yakalama kararı çıkartıldı. Çandar, kendisine ulaşılamadığı için çıkarılan yakalama kararına tepki gösterdi.

BOLD – Gazeteci Cengiz Çandar hakkında 2017 yılında yaptığı bir sosyal medya paylaşımı yüzünden yakalama kararı çıkarıldı.

Çandar, Gezi eylemleri sırasında “Kırmızı fularlı kız” olarak tanınan ve Rojava’da IŞİD saldırısında hayatını kaybeden Ayşe Deniz Karacagil için, “Kırmızı Fularlı Kız, Gezi’nin içimizi ısıtan en güzel gülüşlü meleği. Rakka önünde toprağa düşüp yıldızlara yükselerek içimizi yine yaktı” ifadelerini kullanmıştı.

İLK DURUŞMA GÖRÜLDÜ

30 Mayıs 2017’deki bu paylaşımı yüzünden Çandar hakkında dava açıldı. Karacagil’in ölümüne ilişkin üzüntüsünü dile getiren Çandar’a ‘suçu ve suçluyu övmek’ gerekçesiyle açılan davanın ilk duruşması dün İstanbul 30. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü.

İsveç’te bulunan Çandar’ın duruşması, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) tarafından takip edildi. MLSA, dava sonrası yaptığı bilgilendirmede mahkemenin Çandar’ın savunmasının İsveç’ten istinabe yoluyla alınması için talimat yazısı yazılmasına hükmettiğini ve Çandar hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama kararı çıkarılmasına da karar verildiğini belirtti.

Yakalama kararına Çandar tepki gösterdi. Çandar, “Bursa’da bir arazi davası ile ilgili olarak bana tebligat iletilebilir iken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın beni bulamamış olması inandırıcı olmaktan çok uzak” dedi.

SON DERECE YAKIŞIKSIZ

Rudaw’a açıklamalarda bulunan Çandar: “İstanbul’da görülmeye başlanan bir dava ile ilgili olarak savunmamın alınması için hakkımda yakalama kararı çıkartılmasını ülkemde adalet mekanizmasının içine düşürüldüğü durumu ortaya koyan bir yeni olumsuz örnek olarak görüyorum. Üzüntü duydum” ifadelerini kullandı.

5 yıldır nerde olduğunun belli olduğunu belirten Çandar: ” İsveç’te Stockholm Üniversitesi’nde ‘Saygın Araştırmacı’ sıfatıyla ve ülkenin en önde gelen düşünce kuruluşlarından biri olan İsveç Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde Kıdemli Orta Doğu Uzmanı olarak bulunduğum yer aldığım konferanslar ve yaptığım çok sayıda yayın ile biliniyor. Adresim Türkiye’nin Stockholm Başkonsolosluğu’nda kayıtlı” dedi.

40 yıllık gazeteci olduğunun altını çizen Çandar hakkında yakalama kararının son derece yakışıksız olduğuna vurgu yaptı.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Çin’in Uygur zulmüne ‘soykırım’ dedi

Okumaya devam et

Medya

Akit çalışanı Murat Alan’dan sağlıkçı ve askere çirkin benzetme: ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı

Akit TV’de Sabri Balaman’ın sunduğu Ters Kutuplar adlı programa katılan Yeni Akit’in Haber Müdürü Murat Alan, sağlıkçı ve askerlerin tepkisini çeken ifadeler kullandı.

BOLD – Türkiye’de koronavirüs pandemisinin başladığı günden bu yana sağlıkçıların özlük hakları tartışma konusu. İzin ve tayin haklarının yanı sıra emeklilik ve istifa hakları bile askıya alınan sağlıkçılar hükumet tarafından verilen sözlerin tutulmamasından şikayetçi.

Öte yandan, Yeni Akit Haber Müdürü Murat Alan katıldığı bir programda sağlıkçılara yönelik tepki çeken ifadeler kullandı. Altı bin liradan aşağı maaş alan hemşire olmadığını söyleyen Murat Alan, sağlıkçıların sürekli ‘özlük hakları’ meselesini gündeme taşımasından şikayet etti.

KANALI DEĞİTİRSİNLER

Yaşanılan kriz sırasında özlük hakları gibi konuların gündeme gelmemesi gerektiğini söyleyen Alan: “Afrin’e ordumuz gideceği zaman subaylarımızın ‘bizim özlük haklarımızı verin’ demesi gibi. Yahu biz bunu mu konuşuyoruz? TSK’nın oraya nasıl gireceğini mi konuşacağız, yoksa sizin özlük hakları konusunu mu? Bu ne biliyor musunuz? ‘Rüşvetimi ver susayım’ mantığı gibi bir şey” ifadelerini kullandı.

Alan, sözlerini tepkiyle karşılan izleyiciler için de “kanalı değiştirsinler o zaman” dedi.

ALAN HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Alan’a sosyal medyada da tepki vardı. Sağlık çalışanlarının sorunlarını gündeme taşıyan Sağlık Çalışanları Hak ve Mücadele Derneği yönetimi, Alan hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Dernek tarafından yapılan paylaşımda: “Sağlık Çalışanlarını rüşvet almakla itham eden ve toplumu kin ve düşmanlığa sevk edici açıklamalar yapan Yeni Akit Gazetesi Haber Müdürü Murat Alan hakkında Savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır. Hiç kimse vatanseverliğimizi sorgulayamaz!” denildi.

İnsan kaçırma Freedom House gündeminde: Türkiye illegal geri getirmelerde lider

Okumaya devam et

Popular