Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Vizyonda 9 yeni film var

Bu hafta sinemalarda 1’i yerli 9 yeni film gösterime giriyor.

BOLD– Quentin Tarantino’nun merakla beklenen bol yıldızlı filmi “Bir Zamanlar Hollywood’da” ve Gerard Butler’lı “Fallen” üçlemesinin son filmi “Angel Has Fallen”ın gösterime girdiği haftanın filmleri şöyle…

BİR ZAMANLAR HOLLYWOOD’DA

1969 yılının Los Angeles’ında geçen Once Upon a Time in Hollywood, artık ışığını kaybetmiş bir televizyon yıldızı ve kendisinin dublörünün, Hollywood Altın Çağı’nın son yıllarında günden güne çetrefilleşen film endüstrisinde yeniden şöhret ve başarı elde etmek için verdikleri çabayı konu edinirken bu ikilinin hikâyesinin arka planında aynı yıl gerçekleşen ve bahsi geçen aktörün kapı komşusu olan Sharon Tate’in de aralarında bulunduğu beş kişinin öldürüldüğü Manson katliamını anlatıyor.

ANGEL HAS FALLEN

Gizli Servis üyesi ve başkan koruması Mike Banning’i, Başkan Allan Trumball’un hayatını tehdit eden bir hava saldırısı sonucunda hayatını ve kariyer seçimlerini sorgulamaya başlarken görüyoruz. Karalama kampanyasının hedefi haline gelen ve başkana suikast düzenleme teşebbüsüyle suçlanan Banning, gerçek tehdidi ortaya çıkarmaya çalışırken kendi ajansından ve FBI’dan kaçınmak zorunda kalıyor.

ONLİNE VAHŞET

Yönetmenliğini Marc Martinez’in üstlendiği Framed, sosyal medya çılgınlığının hangi boyutlara ulaşabileceğini perdeye taşıyor.

KORKU HİKAYELERİ

Guillermo Del Toro’nun yapımcıları arasında yer aldığı Scary Stories to Tell in the Dark, 1960’lı ABD’sinde taşrada tenha bir kasabada yaşayan bir grup çocuğun, perili diye adlandırılan bir eve sığındıklarında eski bir günlük bulmaları sonucu başlarına gelen korkunç olayları anlatıyor.

JURASSİC HAYVANLARI

Marlon ButterPaws adında kötü bir kedi evreni yok etme planları yaptığında ButterPaws’ı durdurmak ve dünyayı kurtarmak için her şey Yıldız Paws olarak bilinen elit bir uzay köpek ekibine bağlı.

RENKLİ PENGUENLER

Evan Tramel’in yönettiği Penguin Rescue, galaksiler arası seyahatler düzenleyen bir grup kaşifin karşılaştıkları penguenlerle olan maceralarını anlatıyor.

SAR BAŞA

Üniversite sınavına hazırlanan Ussal, moda tasarımcısı olmak isteyen abisi, kuzenleri, müzisyen olmak isteyen Sabri ve basketbol antrenörü Kürşad ile birlikte yaşamaktadır. Ussal, sınava bir gün kala yaşanan talihsiz bir olay neticesinde hafızasını yitirir. Şimdi ekibin en son yaşadıkları günü tekrar yaşatarak Ussal’ın hafızasını geri getirmesi gerekiyor.

ACELE BABA ARANIYOR

Damien ve kız kardeşi Melanie mutlu bir çocukluk geçirmişlerdir; ancak annelerinin ölümünden sonra bir anlamda ailenin büyüsü bozulur. Aradan 20 yıl geçer, Damien artık bir ilkokul öğretmenidir. Ülkede kalması için gerekli evrakları olmayan bir öğrencisi, annesiyle birlikte sınır dışı edilecekken, Damien yetkililere çocuğun kendi çocuğu olduğunu söyler. Kız kardeşi, en yakın arkadaşı Rudy ve dişli bir avukatı da yanına alarak çocuğu ve annesini kurtarmak için amansız bir savaşa girer.

ÖLÜM OYUNU SON KURBAN

The Luring, kaybettiği hafızasını geri kazanma adına kötü bir geçmişinin olduğu ailesinin tatil evine dönüş yapan Garrett’ın hikâyesini anlatıyor.

Kültür

The Irishman’in yapım sürecini anlatan belgesel Netflix’te yayında

Netflix, The Criterion Collection tarafından hazırlanan ve filmin kamera arkası görüntülerine yer veren 40 dakikalık “The Irishman” (İrlandalı) belgeselini yayımladı.

BOLD– Sinema tarihinin önemli yapımlarını restore ederek izleyiciye sunan The Criterion Collection‘ın kasım ayı seçkisinde Martin Scorsese’nin yönettiği “The Irishman/İrlandalı” filmine yer vereceği daha önce duyurulmuştu. Netflix bir sürpriz yaparak söz konusu yapımı platformda yayınladı.

SCORSESE VE YILDIZLAR KARMASI

Geçtiğimiz yılın en çok ses getiren filmi olan “İrlandalı” The Criterion Collection’daki versiyonunda, Martin Scorsese, Robert De Niro, Al Pacino ve Joe Pesci’nin 2019’da kaydedilmiş konuşması ve filmin yapım aşamasıyla ilgili bir belgesel de yer alıyor.

The Irishman’e ilişkin ilginç detaylar barındıran kamera arkası belgeselini aşağıdan izleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Eskimez Yazılar

Hilmi Yavuz: Hüznün bize yakıştığını söyleyemiyorum artık

Şair ve yazar Hilmi Yavuz kişisel Facebook sayfasında yayınladığı yazısında sokağa dökülen nefret dilinden ve sıradanlığın yayılmasından üzüntüsünü dile getirdi.

BOLD– Hilmi Yavuz “Yaşlı biriyim ben…” diyerek başladığı yazısında bir yandan “Türkiye’de giderek çoğalan acılarla yaşamak”tan söz ederken bir yandan da ülkede yaratılmak istenen bölünmüşlüğün “tutmayacağına” olan inancını dile getiriyor.

“Hüzün ki en çok yakışandır bize” dizesinin şairi Hilmi Yavuz’un kişisel Facebook sayfasında yayınladığı o yazı…

TAZARRUNAME’MDİR

“Yaşlı biriyim ben. Çok güzel günler gördüm ülkemde, yapraklar ağaçlarda yeşile durmuşken de, sararıp düştükleri günlerde de… Acılı günler de yaşadım karlar yolları örtmüşken de, güneşin Dünya’yla kuytularda bile buluştuğu günlerde de…

Yaşlı biriyim ben. Giderek çoğalan acılarla yaşadığım bu ülkede, hüznün bize yakıştığını söyleyemiyorum artık. Kavganın nefret zırhıyla kuşanmışları dilde ve söylemde sokağa dökülmüşken, zihinleri sıradanlığın demirden miğferiyle örtülmüşler köşe başlarını tutmuşken?

Yaşlı biriyim ben. Bunca yıl yaşadım ve hiç böylesini görmedim. Gülümseyen insanların saydam, iyimser yüzleriyle var oldukları bu ülkede güvenle, hazla yaşadım. İnsanların, hiç tanışmamış olsalar da gülümsedikleri günlerden, hiç tanışmamış insanların birbirlerine nefretle baktıkları günlere gelinmişken…Necatigil’in deyişiyle, ‘Bu dünyada insanca yaşamak da yoksa, ne kalıyor geriye yüzyıllardan?’

Bakınız, önce Türk insanı sağcı ve solcu diye birbirine düşürüldü, tutmadı. Alevilerle Sünniler birbirine düşürüldü. tutmadı. Türklerle Kürtler birbirine düşürülmek istendi, tutmadı. Gezi Parkı’nda Laiklerle Muhafazakarlar birbirine düşürülmek istendi, Allah’a binlerce şükürler olsun, o da tutmadı! Şimdi Sünnilerle Sünnileri birbirine düşürdüler;- o da tutmayacaktır!

Tutmayacaktır, tutmamalıdır. Ülkesini esenlik içinde görmekten bahtiyarlık duyan ben ve benim gibiler, olup bitenlere itidalle [itidâl-i dem’le], serin kanlılıkla ve sağduyuyla bakmak gerektiğinin farkındalar. Sadece kavganın dışındakiler değil, kavganın içinde olanlar da farkındalar elbet…

Yaşlı biriyim ben. Yaşayacağım günlerin, yaşadıklarımdan daha kötü olmasından kaygı duymayacak bir yaşta değilim. İlk gençliğimizde ‘Elbet ilerdedir yaşanacak günlerin en güzelleri..’ derken , ‘ilerde, ama ne zaman?’ diye tasalanmazdık;- geç de olsa ne gam! Yaşayacağımızı biliyorduk o günleri!

Rilke gibi söyleyeyim: ‘Allah bilir, niçin böyle olmadı?’ Eski günlerimiz, tıpkı Rilke’nin eski mobilyaları gibi, ‘ koymamıza müsaade ettikleri bir samanlıkta çürüyor’ mu? Sadece eski günlerimiz mi, yoksa gelecek günlerimiz de, Rilke’nin eski mobilyalarının akıbetine mi uğrayacak? Ve hâlâ o şarkıdaki gibi, ‘güzel günlere var iştibâhım!’ diyerek daha da kötümserleşmeye devam mı edeceğiz?

Yaşlı biriyim ben. Kavgasız, gürültüsüz, toma’sız, biber gazsız, kinsiz ve garazsız, gencecik fidanların parklarda kurumadığı, slogansız, Sait Faik’in o güzelim ‘Ayışığı’ hikayesinde söylediği gibi: ‘haksızlıkların olmadığı bir dünya’da, ve Türkiye’de yaşamak!

Çok şey mi istiyorum? Öyle, çok şey istiyorsun, diyorsanız, bağışlayın beni. Yaşlı biriyim ben…

NOT: Bu yazı Hilmi Yavuz’un kişisel Facebook sayfasında 25 Kasım 2020 tarihinde yayımlanmıştır.

Okumaya devam et

Kültür

10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali ödülleri açıklandı

Bu yıl koronavirüs pandemik salgını sebebiyle çevrimiçi gerçekleştirilen 10. Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali’nde ödül alan isimler belli oldu.

BOLD– 2020 teması “Ben Masumum” olan festivalin 10. kez düzenlenen Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması’nda En İyi Film Ödülü’ne, Nader Saeivar‘ın yönettiği “Yabancı” filmi layık görüldü. Festivalde açıklanan diğer ödüller ise şöyle:

ÖDÜLLER

Uluslararası Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması En İyi Film Ödülü – “Yabancı”, Nader Saeivar

Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması En İyi Film Ödülü – “Yara”, Onur Güler

Altın Terazi Kısa Metraj Film Yarışması Jüri Özel Ödülü – “İnsiyak”, Mustafa Kemal Altıner

Öğrenci Jürisi Ödülü – “Dünyanın Damarları”, Byambasuren Davaa

Kazananlar dahil tüm filmlerin gösterimi 28 Kasım 2020 saat 23.59 ‘a kadar online.icapff.com adresinden devam edecek. Ödül töreni yayınına buradan ulaşılabilir.

Yabancı

BEN MASUMUM PROGRAMI

Festivalin “Ben Masumum” başlıklı akademik programında 5 gün boyunca 14 oturum düzenlendi. Dünyadan ve Türkiye’den önemli akademisyenler katıldığı festivalde ayrıca Massoud Bakshi, Srdan Golubovic, Talip Karamollaoğlu, Ansgar Frerich, Henry Blake, Leonardo Antonio, Nader Saivar ve kısa film yönetmenleri ile çevrimiçi sohbetler yapıldı.

Söz konusu sohbetleri ve festivalin açılış ve ödül törenlerini Uluslararası Suç ve Ceza Film Festivali Youtube platformundan izleyebilirsiniz.

Okumaya devam et

Popular