Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Tayyip Erdoğan, küçük damadının fabrikasını ‘özel endüstri bölgesi’ ilan etti

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, küçük damadı Selçuk Bayraktar’ın şirketi olan Baykar’ın Esenyurt ve Arnavutköy’deki tesislerinin yer aldığı bölgenin “Özel Endüstri Bölgesi” olmasına karar verdi.

BOLD – Resmi Gazete’de yayımlanan 1607 sayılı cumhurbaşkanı kararıyla Erdoğan’ın küçük damadı, Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın kocası Selçuk Bayraktar’ın şirketi olan Baykar Makina’nın Esenyurt ve Arnavutköy arasında kalan bir bölgedeki tesislerinin bulunduğu alan, “Baykar Makina Sanayi Ticaret Anonim Şirketi İstanbul Özel Endüstri Bölgesi” ilan edildi.

ÖZEL TEŞVİKLER, İMTİYAZLAR…

Kararla birlikte küçük damadın şikreti Baykar Makina, ilgili bakanlıklarca sunulacak birçok imtiyaza sahip olacak.

Bu imtiyazlar şöyle:

– Projesine göre bölgenin yatırımlara hazır hale gelmesi için gereken altyapıya ilişkin masraflar, bakanlık tarafından karşılanabilir.

– Bakanlık tarafından özel mülkiyete konu alanlar kamulaştırılabilir. Projesine göre kamulaştırmaya ilişkin masraflar da bakanlık tarafından karşılanabilir.

– Harita, etüt raporu, imar planları, alt ve üst yapı projeleri bakanlık tarafından onaylanır. Bu işlemler için bedel alınmaz. Yapı ruhsatı, yapı kullanma izni, iş yeri açma çalıştırma ruhsatı bakanlık tarafından verilir ve söz konusu ruhsatlar için harç alınmaz.

– Yatırım için şart olan ‘ÇED gerekli değildir’ veya ‘ÇED olumlu’ kararları en geç 2 ay içinde verilir. Bakanlık tarafından verilen onay ve izinler ile tesisin üretime geçmesi için alınan diğer izinler ilgili kurumlarca 15 gün içinde verilir.

– Hazine arazileri üzerinde 49 yıllığına irtifak hakkı veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkı veya kullanma izni bedeli, taşınmazın emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri toplamının binde 5’i, stratejik yatırım olması durumunda ise binde 1’i oranında belirlenir.

– Özel endüstri bölgelerine ilişkin Cumhurbaşkanınca ek teşvikler belirlenebilir.

– Yatırım Teşvik Belgesi alan yatırımlar, vergi indirimi ve sigorta primi işveren hissesi desteği açısından bulundukları bölgenin bir alt bölgesinde sağlanan oran ve sürelerde bu desteklerden yararlanabilir.

– Bölgede yer alan bütün binalar emlak vergisinden, arsaların tahsisine ilişkin sözleşme ve taahhütnameler damga vergisinden muaftır.

– Bölgede yer alan gayrimenkullerin ifraz, taksim veya birleştirme işlemleri, söz konusu bölgelerde bulunan arsaların tahsisi nedeniyle şerhi gerektiren işlemleri ile bu arsa ve üzerine inşa edilen binaların tahsis edilene devir ve tescil işlemleri ve cins değişikliği işlemleri harçtan muaftır.

3 ŞİRKETE DAHA ERDOĞAN KIYAĞI

Erdoğan’ın sadece küçük damadın şirketine “kıyak” geçmedi.

Ankara’nın Çubuk ilçesindeki yaklaşık 31.3 hektarlık alan MAN Türkiye Anonim Şirketine münferit yatırım yeri olarak tahsis edildi.

Adana’nın Yumurtalık ilçesindeki yaklaşık 84.9 hektarlık alanın ise EMBA Elektrik Üretim Anonim Şirketi Adana Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmesi kararlaştırıldı.

Bursa’nın Gemlik ilçesindeki yaklaşık 76.4 hektarlık alanın da Gemlik Gübre Sanayii Anonim Şirketi Bursa Özel Endüstri Bölgesi ilan edilmesine karar verildi.

GEMLİK GÜBRE’YE GÖRÜLMEMİŞ DEVLET DESTEĞİ

Gemlik Gübre’nin ayrıca inşa edeceği üre üretim tesisine proje bazlı devlet yardımı verilmesine yine AKP’li cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından kararlaştırıldı.

Öngörülen toplam sabit yatırım tutarı 1.5 milyar lira olan söz konusu projede gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, KDV iadesi, yüzde 100 vergi indirimi, azami tutar sınırı olmaksızın 10 yıl sigorta primi işveren hissesi desteği, 10 yıl gelir vergisi stopajı desteği, 10 yıl boyunca enerji desteği verilecek.

ÖNCEKİ ERDOĞAN KIYAKLARI

Erdoğan daha önce de bazı alanları özel endüstri bölgesi ilan ederek bazı şirketlere kıyak geçmişti. 10 Mayıs 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan cumhurbaşkanı kararlarıyla Bursa, İstanbul, Mardin, Balıkesir ve İzmir’de özel endüstri bölgesi ilan edilmişti.

Bunlar arasında Erdoğan’a yakınlığı ile bilinen Albayrak Grubu’na özelleştirme kapsamında satılan Balıkesir SEKA Kağıt Fabrikası da yer almıştı.

Diğer bölgeler ise İstanbul Arnavutköy’de TESKOOP Özel Endüstri bölgesi ve Özar Özel Endüstri Bölgesi, İzmir Aliağa’da Most Makina Endüstri Bölgesi, Bursa Orhangazi’de Asil Çelik Endüstri Bölgesi, Mardin Mazıdağı’nda Eti Bakır Endüstri Bölgesi şeklinde sıralanmıştı.

Özel endüstri bölgeleri, OSB Kanunu’nda yapılan değişiklikle yeniden tanımlanmış, tamamen yatırımı yapan özel sektör kuruluşunun yönetimine bırakılmıştı.

Daha önce OSB’lerde olduğu gibi özel endüstri bölgelerinde de vali ya da valilik tarafından atanan kamu temsilcisi yer alıyordu. Kamulaştırma yoluyla arazi tahsisi başta olmak üzere pek çok kamu olanağının cömertçe kullanılması mümkün olurken, bölgenin yönetiminde kamu temsili ve doğrudan denetimi olmayacak.

Erdoğan’ın damadının şirketine, Saray’ın müteahhidine ve Kalyon’a milyarlarca dolarlık kıyak

Ekonomi

Babacan TÜİK’e Algıları Ayarlama Enstitüsü ismi verdi

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Türkiye İstatistik Kurumu’nun büyüme rakamlarını gerçekçi bulmadı. Babacan, TÜİK’e ‘Algıları Ayarlama Enstitüsü’ ismi verdi.

BOLD – Partisinin 1. Milas İlçe Kongresi’nde konuşan Babacan, 13 yıl bakanlık yaptığı AKP hükumetini eleştirdi. Babacan, “Algıları Ayarlama Enstitüsü diyor ki, Türkiye ekonomisi büyüdü. G-20 ülkeleri arasında Çin’den sonra ikinci ülke olduk büyümede. Algıları Ayarlama Enstitüsü’nün yeni oyuncağı da bu. Diyorlar ki geçen yıl 1,8 büyüdük. Milli gelir arttı diyorlar. Milli gelir enflasyondan fazla arttı diyorlar.” dedi.

Türkiye’de geçen yıl çalışan sayısının 2019 yılına göre 3 milyon azaldığına işaret eden Babacan, “Ülkede çalışan sayısı azalıyor, çalışanların çalışma saatleri de azalıyor, buna rağmen ekonomi büyüyor. Bu büyümeye akıl erdiren varsa bir bana anlatsın.” diye konuştu.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

TMSF Başkanı: Mahkemelerden 1-2 onama bekliyoruz

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Başkanı Muhiddin Gülal’dan, yargıya talimat olarak yorumlanan bir açıklama geldi. Gülal, “2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir” dedi.

BOLD – TMSF’nin yıllık değerlendirme toplantısında konuşan Gülal, fonun el koyduğu 796 şirketin 2020 yılı kârının yüzde 36 artışla 3.4 milyar TL olduğunu söyledi. Kayyım atanan şirketlerde 40 bin 61 kişinin çalıştığını kaydeden Gülal, “42.5 milyar lira aktif büyüklükle devraldığımız bu şirketlerde yüzde 65 büyüme sağlayarak 70.2 milyar lira seviyesine ulaştık. 18 milyar lira olan öz kaynak büyüklüğü yüzde 61 artışla 29.1 milyar liraya ulaştı. Şirketlerimiz 2020’yi olağanüstü performansla kapattı.” dedi.

MAHKEMELER HIZLI KARAR VERMELİ

Devletin ve TMSF’nin bu kadar fazla şirketi yönetmesinin zor olduğunu ve bu yükten kurtulması gerektiğini kaydeden Gülal, “Bu şirketler ile ilgili gelecek projeksiyonu yapmak için davaların sonuçlanması gerekir. En hızlı şekilde bu kararların çıkmasını ümit ediyorum. Müsadere kararı çıkanlar var. 2021’de büyük gruplarda 1-2 onama bekliyoruz. Koza Altın devlete geçerse Türkiye Varlık Fonu’na devredilebilir.” diye konuştu.

AĞRI’DA ALTIN ÇIKARACAĞIZ

Akın İpek ve ailesine ait olan ancak TMSF’nin el koyduğu Koza Altın’ın geçen yıl üretiminin azaldığını itiraf eden Gülal, şirketin cirosunun yüzde 14, net kârının yüzde 2.5 arttığını belirtti. Koza’nın Ağrı’daki Mollakara madeninde tesis kurmayı gerektirecek bir altın rezervi olduğunu belirten Gülal, “Mayıs sonu ya da Haziran itibariyle tesisimizi kuracağız. Minimum 300 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Oradan altın çıkarmayı planlıyoruz.” diye konuştu. Gülal, Ağrı’da yaklaşık 1000 kişilik istihdam sağlanacağını aktardı.

KÂR EDEN ŞİRKETLERİ SATMIYORUZ

Gülal, mevcut şirketlerin satılıp satılmayacağına ilişkin soruya şu cevabı verdi: “Şirketin ekonomik devamlılığı tehlike arz ediyorsa şirketin satışı gündeme gelebiliyor. Koza’yı, Erciyes’i ve diğer kar eden şirketleri şu andaki hukuki altyapıyla satmamız mümkün değil. Naksan Grubu’nu satabiliriz. Royal Halı ve Naksan Plastik’in satışı ile ilgili ihale süreci yaşadık. Salgın şartları nedeniyle talip çıkmadı, önümüzdeki dönemde tekrar ihale yapmak istiyoruz.”

Halka arz konusuna ilişkin bir soruya karşılık Gülal, Erciyes Anadolu Holding, Aydınlı Grubun arz edilebileceğini belirterek, Koza’daki arz oranını artırabileceklerini söyledi.

 

Okumaya devam et

Ekonomi

Halk kahvaltıda omlet yemeye hasret kaldı

Resmi istatistiklere de yansıyan gıda fiyatlarındaki artış durdurulamıyor. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52 oranında arttı. Tereyağının yanına yaklaşamayan halk, sıvı yağ ile omlet yapmaya bile hasret kaldı.

BOLD – Yoksulun temel gıda ürünleri son bir yılda yüzde 50’leri aşan oranlarda zamlandı. Son bir yılda ayçiçeği yağı yüzde 55, yumurta yüzde 52, mercimek yüzde 50 arttı.

MUTFAK YANGIN YERİNE DÖNDÜ

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı gerçek hayattan uzak fiyat artışları bile yoksulun mutfağının bir yılda adeta yangın yerine döndüğünü gösterdi. Pandeminin bütün ağırlığının yaşandığı geçen yılın şubat ayından bu yılın şubat ayına kadar geçen bir yıllık sürede yoksulun mutfağına giren 50’yi aşkın temel gıda ürünü içerisinde neredeyse zam görmeyen ürün kalmadı. Birçok temel gıda ürününün fiyatı zamlarla yükselirken, geliri ve alım gücü düşen halk, boğazından kesip sofrasındaki tabağı küçülttü.

RESMİ RAKAMLAR ÇARŞI, PAZARI YANSITMIYOR

Halkın yaşadığı gerçek enflasyonu yansıtmadığı eleştirilerine uğrayan TÜİK’in çarşı, pazar ve marketlerden derlediği temel gıda maddelerinin fiyatları bile son bir yılda olağanüstü yükseldi. TÜİK’in derlediği çarşı pazar, market fiyatlarına göre, geçen yılın şubat ayında litresi 10 lira 90 kuruşa satılan ayçiçeği yağı bu yılın şubat ayında yüzde 55.4 gibi olağanüstü düzeyde artarak 16 lira 97 kuruşa fırladı. Aynı şekilde geçen yıl tanesi 54 kuruştan satılan yumurta bu yılın şubat ayında yüzde 52 artarak 82 kuruşa çıktı. 7 lira 64 lira olan mercimeğin kilosu 11 lira 47 kuruşa, portakalın kilosu 3 lira 73 kuruştan 5 lira 74 kuruşa yükseldi.

SEBZE FİYATLARI YÜZDE 40 ARTTI

Yoksulu temel gıda ürünlerine yaklaşamaz hale getiren zamlar bununla da kalmadı. Geçmişte en düşük maliyetli yemekler arasında yer alan lahana ve pırasanın fiyatı sadece bir yılda yüzde 40’lara varan oranlarda arttı. Pirinç, bulgur, ekmek, makarna, tavuk eti gibi yoksulun tenceresinden eksik olmayan gıdalar bile yüzde 20 ile yüzde 40 aralığında zamlandı. Süt ve yoğurttaki artış yüzde 20’leri aştı. Geçen yıl 29 lira olan balık bile bir yılda 40 liraya dayandı.

Toplumsal olaylara hazırlık: Biber gazı ve kelepçe alınacak

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0