Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hani o mektubu çöpe atmıştınız! Erdoğan, Trump’ın “aptal olma” dediği mektubu ABD’ye götüreceğini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump’ın, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gönderdiği hakaret ve tehdit içeren 9 Ekim tarihli mektubu sosyal medyaya sızdırılmıştı. 17 Ekim’de gündeme gelen içeriğinde Erdoğan’a “aptal olma” uyarısının yer aldığı mektup hakkında Cumhurbaşkanlığı makamından mektubun çöpe atıldığı ifade edilmişti.

BOLD-TRT’de canlı yayına katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendi bürokratlarını yalanlayarak mektubu 13 Kasım’da yapacağı ABD gezisinde yanında götüreceğini söyledi.  ABD Başkanı Trump’ın Barış Pınarı Harekatı öncesi kendisine gönderdiği “aptal olma” içerikli mektubun hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Trump benimle olan münasebetinde samimi. Bugüne dek dürüst davrandı. Tabi anlaşamadığımız noktalar var. Kendi kapak yazısıyla o teröristin mektubunu bana göndermesi. Telefon görüşmesinde de bunu ona yakıştıramadığımız söyleyip kınadım. 13’ünde de o mektubu yanımda götüreceğim.” şeklinde değerlendirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Barış Pınarı Harekâtı’nın son durumu ve ateş hakkında gazetecilerin sorularını yanıtladı.  “911 km sınırımız var, sürekli taciz ediliyoruz, bunları 8,5 yıldır yaşıyoruz” diyen Erdoğan, askeri harekata bölgede pınarların çok olması nedeniyle Barış Pınarı dediklerini söyledi.

“ADALET BAKANIMIZ O TERÖRİSTİ İSTEYECEK”

ABD Başkanı Donald Trump’ın SDG güçlerinin liderliğini yapan Mazlum Kobani hakkında övgü dolu sözleri üzerine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mazlum denen kod adı bu, kırmızı bültenle aranan bir teröristtir. ABD bu adamı bize teslim etmesi lazım kırmızı bültenle aranmanın gereği budur. Adalet Bakanımız da zannediyorum bu arada yazışmaları yapacaklar, (Mazlum kod adlı teröristi) isteyecekler.” ifadesini kullandı.

“KÜRTLERİN YAŞAM TARZI BURALARA UYGUN DEĞİL”

“Biz Kürtlere karşı değiliz, biz kardeşiz. Bizim derdimiz teröristlerle” diyen Erdoğan, “Bizim için uçuşa yasak diye bir şey söz konusu değil. Astana süreciyle bizim Rusya-İran-Türkiye olarak dayanışmamız var. Bu olmamış olsaydı İdlib kan gölüne dönerdi. Burada 300-400 bin nüfus bize yürüyüşe başlamıştı. Silahlar durunca bu yürüyüş durdu. İdlib devasa bir alan. Önemli olan bu devasa alanda böyle bir birikimi kontrol altında tutmak. Yaşam tarzını kontrol altında tutmak. Buna da en uygun olan Araplardır. Kürtlerin yaşam tarzları buraya uygun değildir. (Neden sorusu üzerine?) Buralar çöl bölgeleri.” dedi.

ERDOĞAN MEKTUP HAKKINDAKİ YORUMU: TRUMP SAMİMİ

ABD Başkanı Trump’ın Barış Pınarı Harekatı öncesi kendisine gönderdiği “aptal olma” içerikli mektubun hatırlatılması üzerine Erdoğan, “Trump benimle olan münasebetinde samimi. Bugüne dek dürüst davrandı. Tabi anlaşamadığımız noktalar var. Kendi kapak yazısıyla o teröristin mektubunu bana göndermesi. Telefon görüşmesinde de bunu ona yakıştıramadığımız söyleyip kınadım. 13’ünde de o mektubu yanımda götüreceğim.” şeklinde değerlendirdi.

Yargı paketi yürürlüğe girdi; istinaf kararını temyiz için son başvuru tarihi 8 Kasım

 

 

Gündem

Yoğun bakım dernek başkanından “durum vahim, evden çıkmayın” uyarısı

Dolu olan yoğun bakımlardaki durumun vahim olduğunun altını çizen Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, salgının kritik bir aşamada olması nedeniyle evden çıkılmaması uyarısında bulundu.

BOLD – Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel’den koronavirüs salgınına ilişkin ‘kırmızı alarm’ açıklaması geldi. Türkiye’nin koronavirüs konusunda kritik bir durumda bulunduğunu belirten Cinel, “Bu hafta evden çıkmayın” dedi.

ATLATILSA BİLE İNSANLAR YARIM KALIYOR

Habertürk TV yayınına katılan Prof. Cinel, Türkiye’nin salgında kritik bir aşamada olduğunu ve gelecek hafta yaşanacakların çok önemli olduğunu söyledi. Koronavirüsü atlatan hastalarda bazı rahatsızlıkların devam edebildiğini belirten Cinel, “Eskiden bir saat rahat yürürdüm, şimdi 15 dakikada yorulup oturuyorum” diyen hastalar olduğunu söyledi. “Hastalık atlatılsa bile insanlar yarım kalıyor” diyen Prof. Cinel, aşı çalışmalarında belirli bir aşamaya gelinmişken daha sabırlı olmak gerektiğini belirtti.

YOĞUN BAKIMLARDA DURUMLAR VAHİM

İş kıyafeti ve maskeyle katıldığı yayında yoğun bakımlardaki durumun “vahim” olduğunu anlatan Cinel, “Yüzde 70 doluluk demek yoğun bakımda yer yok demektir” şeklinde konuştu. Konuşması boyunca sık sık, “Biraz korkutalım çünkü korkmak gerekiyor” diyen Cinel, “Önümüzdeki hafta evinizden çıkmayın” dedi. “Hızlı otomobil bile kullanmayın çünkü kaza yaparsanız yoğun bakımda yer bulamayabilirsiniz” diyen Prof. Cinel, Türkiye’nin salgın konusunda ‘kırmızı alarm’ durumda olduğunu vurguladı.

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs vaka sayısı 30 bini geçti

Tam kapanmanın konuşulduğu bugünlerde koronavirüs vaka sayısındaki artış devam ediyor. Vaka sayısı bugün 30 bini aşarken, hasta sayısı da 6 bin 714 olarak kayıtlara geçti. Koronavirüsten bugün 182 kişi yaşamını yitirdi.

BOLD – İlk vakanın açıklandığı 17 Mart’tan bu yana vaka ve can kaybında tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşıldı. Bugün 30 bin 103 kişiye vaka, 6 bin 714 kişiye koronavirüs hasta (Kovid-19) tanısı konuldu. 182 kişi de koronavirüsten dolayı hayatını kaybetti.

KORONAVİRÜS HASTA SAYISI 500 BİNE YAKLAŞTI

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bakanlığın internet sitesinde yer alan Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu’nun verilerini, Twitter hesabından paylaştı. Tabloya göre, toplam test sayısı 18 milyon 247 bin 424, toplam ağır hasta sayısı 4 bin 903, toplam iyileşen hasta sayısı 396 bin 227, bugünkü test sayısı 174 bin 443 olarak kayıtlara geçti. Koronavirüs nedeniyle toplam 13 bin 191 kişi hayatını kaybederken, koronavirüs hasta sayısı 481 bin 198’e yükseldi. Bugün iyileşen sayısı 3 bin 845 oldu.

“SAĞLIK ORDUMUZ AĞIR YÜK ALTINDA”

Bakan Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 182 kişinin daha yaşamını yitirdiğini, 30 bin 103 kişiye vaka, 6 bin 714 kişinin koronavirüs hastası olarak tespit edildiğini bildirdi. Koca, “Bugün tespit edilen 4.903 ağır hastamız var. Sağlık ordumuz ağır yük altında. Her birimiz tedbirlere uymakla mesulüz. Bu kişisel bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluktur” dedi.

Türkiye geneli 28 Kasım 2020 güncel koronavirüs tablosu şöyle:

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

 

Okumaya devam et

Gündem

Bursa’da mezarlık yakınında oturan vatandaş: Cenaze araçlarını sayamaz oldum

Bursa’da koronavirüsten vefat edenlerin sayısındaki artış sonrası belediye ekipleri mezarlıklardaki çalışmalarını hızlandırdı. Belediye ekiplerinin geç saatlere kadar mezar kazdığını belirten Gülseren Deliktaş, “Perdemi açmaya korkar oldum. Buraya gelen cenaze araçlarını sayamaz oldum” dedi.

BOLD -Bursa’da koronavirüs vakalarına bağlı ölümlerin artması üzerine Hamitler Kent Mezarlığında belediye ekiplerinin çalışmaları da hızlandı.

Vaka artışına bağlı olarak kentte bulunan pandemi hastanelerindeki yoğun bakım doluluk oranı da yüzde 76’ya çıktı. E-devlet üzerinden Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin günlük olarak raporladığı kentteki günlük toplam ölüm sayıları 19-27 Ağustos tarihleri arasında günde ortalama 44 olurken, 19-27 Kasım tarihleri arasında günde ortalama 105 oldu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da, son 3 ayda Bursa’da vaka sayısındaki artışa dikkat çekerek, tedbirlere daha dikkatli uyulmasını istedi.

PERDEYİ AÇMAYA KORKAR OLDUM

Hürriyet’in haberine göre Hamitler Mezarlığının karşısında oturan Gülseren Deliktaş, belediye ekiplerinin gece geç saatlere kadar mezar kazdığını belirtti. Görüntülerin kendisini korkuttuğunu belirten Deliktaş, şunları söyledi: “Perdeyi açmaya korkar oldum. Bütün insanların bu manzarayı görüp, ibret almasını isterim. Neden insanlar hala kendi önlemlerini almıyor? Tedbirlere uymayanlar özellikle sağlık çalışanlarının vebalini nasıl üstlenebiliyorlar? Mezarlıktaki bu manzarayı görenlerin, biraz olsun korkup evlerinde durmalarını ve daha tedbirli olmalarını umuyorum. Buraya gelen cenaze araçlarını sayamaz oldum. Gece saat 23.00’lara kadar mezar kazılıyor. İnsanların feryatlarını duyuyorum, ağlama seslerini duyuyorum ve ağlamaya başlıyorum. Gerçekten çok zor. Bunları söylerken bile titriyorum, içimden ağlamak geliyor.”

‘Şeffaf açıklanmayan veriler binlerce kişinin hayatına mal oldu’

Okumaya devam et

Popular