Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Türkiye’nin Suriye politikasında elinde ne kaldı…

“Türkiye’nin elinde binlerce mensubu olan bir ‘Milli Ordu’ ve 5 milyona yakın mülteci, 900 kilometre sınırında Rusya’yla yaşamak zorunda kalacağı bir gerçeklik kaldı..

BOLD – Gazeteci Hediye Levent, Barış Pınarı Harekatı sonrası Türkiye-Rusya ve Amerika arasında varılan mutabakatı yorumladı. Levent Türkiye’nin Suriye politikasının sonunda hiçbir kazanım elde etmediğini, elinde 5 milyon mülteci, çok bileşenli milli bir ordu ve artık 900 kilometresinde Rusya ile geçinmek zorunda kalacağı bir durum kaldığını söyledi.

“Türkiye’nin mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacaktır” şeklindeki maddeyi değerlendiren Levent, şunları ifade etti: “Burada Qamişlo’yu hariç tutmalarının nedeni orada Suriye’nin ordusunun olmasından dolayıdır. Birde orada havaalanı var. Suriye ordusu bunu istemeyecekti. Böyle bir durumda Türkiye orada Kürtlerle, onlar olmasa bile Suriye ordusuyla karşı karşıya gelme riski vardı. Ama diğer tarafta devriye meselesini gözden kaçırmamak lazım. Birincisi, sınır boyunca Suriye ordusu 15 tane gözlem noktası kuracak. İkincisi de Türkiye Rusya’yla ortak devriye gezecek. Ama Rusya’nın partneri orada Suriye ordusu. Yani bu açıdan Türkiye’nin Suriye ordusuyla dolaylı da olsa ortak devriye gezdiğini söyleyebiliriz. Bu Türkiye Suriye gelişmeleri açısından önemlidir.”

O BÖLGEYE 1 MİLYON MÜLTECİ SIĞMAZ

Levent, mutabakatta yer alan “Mültecilerin güvenli ve gönüllü şekilde geri dönüşlerini kolaylaştırmak maksadıyla ortak çalışma yapılacaktır” maddesinin de oldukça komplike bir durum olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu şartlar altında sıklıkla ifade ettiği “güvenli bölgenin” oluşturmasının çok güç olduğunu dile getiren Levent, “Özellikle sınıra Suriye ordusunun girdiğini düşünürsek bu oldukça zor olur. Diğer taraftan Tel Abyad (Girê Spî) ve Resulayn (Serêkaniyê) küçücük bir yer. Oraya bir kere 1 milyon mülteci sığmaz. Türkiye’nin ilerleyen zamanlarda Rusya ile ilişkileri geliştirip Suriye ordusunu sınırdan daha içeriye itme gibi bir olası mı var? Bu da bu saatten sonra mümkün değil. O yüzden Türkiye’nin bu söylemi çok da sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini söyleyebiliriz. Bir diğer nokta ‘güvenli ve gönüllü’ meselesidir. Şimdi Türkiye’de hepimizin anlaması gereken bir şey var. Mültecilerin, göçmenlerin en az yarısı dönmeyecekler. Zaten dönmek isteyenlerin de ne kadarı gönüllü dönüyor, ne kadarı zorla gidiyor onu da tartışmak lazım” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE HİÇBİR KAZANÇ ELDE EDEMEDİ

Türkiye’nin savaşın başından bu yana Suriye’de izlediği politikalardan hiçbir kazanç elde edemediğini kaydeden Hediye Levent, şunları vurguladı: “Türkiye’nin elinde binlerce mensubu olan bir ‘Milli Ordu’ ve 5 milyona yakın mülteci kaldı. Korkunç bir şekilde yalnızlaşan bir Türkiye var. Artık günümüzde Trump’ın bir Tweet ile bir gecede bilmem kaç milyon dolar borcumuzun arttığı kırılgan bir ekonomisi olan bir ülke kaldı. Suriye sahasına dönecek olursak bu süreç, ‘Rejim değiştirmek birkaç hafta sürer. Ondan sonra her şey yoluna girecek’ şeklinde başladı. Ancak en nihayetinde Türkiye Suriye’de atacağı adımlar konusunda Rusya’ya bağımlı hale geldi. İşin daha da trajiği Türkiye 900 kilometre sınırı olan Suriye ile artık Rusya’nın çerçevesini, içeriğini belirlediği bir formatta ilişkilerini başlatacak. Bunlar göz önüne alınınca bir kazanım elde etti demek doğru olmaz.”

Dünya

Almanya: Türkiye’deki yargı bağımsızlığına ilişkin kuşkular var

Alman hükümetinin İnsan Hakları Raporu’ndan Türkiye’ye insan hakları ihlali eleştirisi geldi. Raporda eleştirel seslerin tutuklanma riskinin olduğuna işaret edilerek yargının siyasi etki altında olduğuna ilişkin kuşkular bulunduğu belirtildi.

BOLD – Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın hazırladığı ve dünya genelindeki durumun değerlendirildiği yeni İnsan Hakları Raporu, kabine üyeleri tarafından kabul edildi. Raporda Türkiye, Rusya ve Çin’deki insan hakları durumunun kötüleştiğine dikkat çekiliyor.

OHAL KALKTI AMA ETKİSİ SÜRÜYOR

Raporun Türkiye ile ilgili bölümünde, ülkede 15 Temmuz’dan sonra uygulanan olağanüstü halin son verilmesine rağmen, insan hakları üzerindeki olumsuz etkilerin devam ettiği belirtiliyor.

“SİVİL TOPLUMA GÖZDAĞI VERİLİYOR”

Hükümeti eleştirenlerin tutuklanma ya da haklarında adli kovuşturma açılması tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade edilen raporda, siyaset bağlantılı soruşturma ve davaların da yargı bağımsızlığına ilişkin kuşku doğurduğu ve sivil topluma gözdağı verdiği izlenimi yarattığı vurgulanıyor.

Raporda ayrıca Türkiye’deki din özgürlüğünün de uluslararası standartlara uymadığı belirtilerek kadınların da siyasette, toplumda ve ekonomide büyük ölçüde dezavantajlı olduğu ifade ediliyor.

Raporda aralarında Türkiye, Rusya, Çin, Kuzey Kore, Suudi Arabistan’ın da olduğu 28 ülkedeki insan hakları durumu mercek altına alındı. Raporda Suriye’deki insan hakları ve uluslararası hukukunun durumu için de “tamamen felaket” değerlendirmesi yapılıyor.

Alman hükümetinin insan hakları raporu iki yılda bir hazırlanıyor.

 

Okumaya devam et

Dünya

Dünyayı ikiye bölen Maduro ne zaman bırakacağını açıkladı

ABD ve müttefiklerine karşı Rusya, İran, Meksika, Çin, Türkiye, Endonezya, Küba’nın desteklediği alan Venezuela lideri Maduro, pazar günkü seçimleri kaybederse başkanlığı bırakacağını açıkladı.

BOLD – Ekonomik krizin ardından iç karışıklığın yaşandığı Venezüella’da muhalefetin kontrolündeki Ulusal Meclisin Başkanı Juan Guaido, 23 Ocakta kendisini ‘geçici devlet başkanı’ ilan etti. Guaido, başta ABD olmak üzere birçok Latin Amerika ve Batı ülkesinin desteğini aldı. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ise olayı darbe girişimi olarak niteleyerek, ABD ile diplomatik ilişkilerin kesti.

Maduro, Rusya, Belarus, İran, Meksika, Çin, Türkiye, Küba, Nikaragua, Endonezya gibi diğer birçok ülkenin desteğini aldı. Dünya, Venezuela Devlet Başkanı Maduro üzerinden resmen kutuplara ayrıldı.

MUHALEFET KAZANIRSA BIRAKIRIM

Devlet televizyonundan Venezuela halkına seslenen Maduro, muhalefetin önümüzdeki 6 Aralık Pazar günü yapılması planlanan parlamento seçimlerini kazanması halinde istifa etmeye hazır olduğunu belirtti.

Trump üç çocuğu, damadı ve avukatı için önleyici af peşinde

 

Okumaya devam et

Dünya

Trump üç çocuğu, damadı ve avukatı için önleyici af peşinde

Amerika Birleşik Devletleri’nde 3 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerini kaybeden Başkan Donald Trump’ın danışmanlarıyla görüşerek 3 çocuğu, damadı ve kişisel avukatı Rudy Guilani için görev süresi sona ermeden ‘önleyici af’ çıkarma konusunu görüştüğü ileri sürüldü. Trump ise haberleri yalanladı.

BOLD – Konu hakkında bilgi sahibi iki kaynak, Trump’ın, seçilmiş Başkan Joe Biden’ın göreve gelmesinin ardından Adalet Bakanlığı nezdinde 3 çocuğu (Donald Trump Jr., Eric Trump ve Ivanka Trump) ile Ivanka’nın eşi ve aynı zamanda Beyaz Saray Danışmanı, damadı Jared Kushner’den intikam almak isteyebileceğini ve bundan endişe duyduğunu söylediğini aktardı.

Donald Trump Jr.

En büyük oğlu Donald Trump Jr., 2016’daki kampanya sırasında babasının rakibi Demokrat aday Hillary Clinton hakkında ‘zarar verici bilgiler’ sunma iddiası ve ‘Ruslarla olan temasları’ nedeniyle özel Danışman Robert Mueller tarafından soruşturuluyordu, ancak kendisine herhangi bir suçlama yöneltilmedi.

Donald Trump’ın kızı Ivanka Trump ve damadı Jared Kushner

Başkan Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner’in de güvenlik izni almak için yabancılarla (Ruslar) temasları hakkında federal yetkililere yanlış bilgi verdiği ortaya çıkmıştı.

Bu arada Manhattan bölge savcısının Trump Organizasyonu’na yönelik soruşturması, vergi indirimlerini de içerecek şekilde genişletilmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ve oğlu Eric Trump

Soruşturma sırasında milyonlarca dolarlık danışmanlık ücreti ortaya çıkmış ve bazı yetkililer, bu duruma Ivanka Trump’ın dahil olduğunu belirtmişti.

ABD medyası, Trump’ın son 10 yılda sadece 2 yıl 750’şer dolar vergi ödediğini ortaya koymuştu.

EYALET VE YEREL SUÇLARA KARŞI KORUMA SAĞLAMIYOR

New York Times’ın haberine göre, Başkan Donald Trump her ne kadar önleyici af çıkarsa da söz konusu af, eyalet veya yerel suçlara karşı koruma sağlamıyor.

Diğer yandan Başkan Donald Trump’ın azil sürecinde Kongre’de ifade veren ABD’nin Avrupa Birliği (AB) elçisi Gordon Sondland, Trump’ın rakibi Joe Biden’a yönelik Ukrayna’da soruşturma açılması için yapılan baskının Başkan Trump’ın direktifi doğrultusunda icra edildiğini söylemişti.

ABD Başkanı Donald Trump ve avukatı Rudy Giuliani

Ayrıca elçi Sondland, Beyaz Saray’ın Ukrayna ile yürütülecek ilişkilerin Trump’ın şahsi avukatı Rudi Giuliani’nin öncülüğünde olmasını istediği ifadesi de haberlerde yer almıştı.

Ancak Giuliani, Manhattan federal savcıları tarafından Ukrayna’daki iş anlaşmaları ve Amerikan Büyükelçisinin görevden alınmasındaki rolü nedeniyle soruşturma altında bulunuyor.

TRUMP, HABERLERİ YALANLADI

ABD Başkanı Donald Trump ise af konusunda araştırma yaptığı haberlerini yalanladı.

Trump, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Af araştırması yalan haber” dedi.

ABD Adalet Bakanı Barr, Trump’la ters düştü: Seçim sonucunu etkileyecek bir hile bulamadık

Okumaya devam et

Popular