Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Kraliçe Elizabeth, Britanya’nın AB’den ayrılışını içeren tasarıyı onayladı

2016’daki referandumdan sonra İngiltere için siyasi bir krize neden olan Brexit süreci, Kraliçesi II. Elizabeth’in, Britanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB) çıkılmasını içeren tasarıyı onaylamasıyla son buldu.

BOLD-1 Ocak 1973 tarihinde Avrupa Birliği’nin (AB) ve Avrupa Parlamentosu’nun (AP) üyesi olan Birleşik Krallık, 47 yıl sonra üyesi olduğu AB’den ayrıldı. Britanya’nın 67 yıldır görevde olan kraliçesi II. Elizabeth, Birleşik Krallığın AB girişini ve çıkışını onaylayan isim olarak tarihe geçti.

AB’den ayrılmayı öngören yasanın onaylanmasının ardından Britanya AB’ye yaklaşık 30 milyar sterlin ödeyecek, Britanya’da yaşayan AB vatandaşlarının haklarını garanti altına alacak ve İrlanda Denizi’nde bir gümrük noktası oluşturulacak.

Britanya, 2020 sonuna kadar devam edecek geçiş süreci boyunca ise Brüksel’in kurallarına tabi olmayı sürdürecek.

BREXİT SÜRECİ

İngiltere, Galler, Kuzey İrlanda ve İskoçya’dan oluşan Birleşik Krallık’ta, Haziran 2016’da yapılan AB referandumunda yüzde 48’e karşı yüzde 52 ile Brexit kararı alınmıştı.

Eski Başbakan Theresa May liderliğindeki azınlık hükümeti, AB ile varılan Brexit anlaşmasını parlamentodan geçirmeyi başaramamıştı. 29 Mart’ta gerçekleşmesi gereken Brexit önce 31 Ekim’e, ardından da 31 Ocak 2020’ye ertelenmişti.

Çavuşoğlu: Libya’da ateşkese uyulduğu sürece ilave asker gönderilmeyecek

Dünya

Zehirlenen Rus muhalif lider Navalny’nin banka hesapları donduruldu evine haciz geldi

Almanya’da tedavisi tamamlanarak taburcu edilen Alexey Navalny’nin Rusya’daki banka hesapları ve mal varlıkları mahkeme kararıyla donduruldu ve evine haciz geldi.

BOLD – Nalavny, 20 Ağustos’ta Rusya’da uçakta fenalaştıktan birkaç gün sonra tedavi için Almanya’ya gitmiş; 23 Eylül’de de taburcu edilmişti.

Taburcu edildikten bir gün sonra, Navalny’nin danışmanlarından Kira Yarmiş, “Komada olan bir insanın evine ve mal varlığına el koydular” açıklaması yaptı.

Navalny’nin Noviçok sinir gazıyla zehirlediği ortaya çıkmış, Kremlin ise bu iddiaları yalanlamıştı.

Alman hükümeti, Navalny’den alınan örneklerin incelendiğini ve Noviçok sinir gazının bulunduğu; bu sonucu Fransa ve İsveç’teki laboratuarların da doğruladığını açıklamıştı.

Navalni taburcu edildikten sonra, fizik tedavisi devam ettiği için Almanya’da kaldı. Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov ise, “Moskova’ya istediği zaman dönmekte özgür olduğunu” açıkladı.

Daha önce açıklama yapan Yarmiş de, Navalni’nin tamamen iyileştikten sonra Rusya’ya geri dönmekten başka bir ihtimali düşünmediğini açıklamıştı.

MAL VARLIKLARINA NEDEN EL KONULDU

Kira Yarmiş, Navalny’nin Başkent Moskova’nın güney doğusundaki evi ve bankadaki mal varlıklarına henüz komadayken, 27 Ağustos’ta el konulduğunu açıkladı. Evin artık satılamayacağını ya da bağışlanamayacağını duyurdu.

Karar, Moskova’daki Schoolchild isimli yemek şirketinin açtığı bir dava sonucunda alındı.

Şirketin sahibi, Putin’in şefi lakabıyla bilinen zengin Rus iş adamı Yevgeni Prigozhin.

Navalni’nin kurduğu Yolsuzlukla Mücadele Kurumu, Moskova’daki okullarda 2018’de çok sayıda öğrencinin yemekler yüzünden zehirlenmesinin ardından bir video yayımlayarak, yemekleri bu okullara dağıtan Prigozhin’in şirketinin ne kadar kaliteli iş yaptığını sorgulamıştı.

Prigozhin’in Navalni’ye iftira ve karalama suçlamasıyla dava açmış; Ekim 2019’da bir mahkeme, kurumun videoyu silmesine ve şirketin video sebebiyle uğradığı zarardan dolayı yaklaşık 1.1 milyon dolar ödemesine karar vermişti.

Prigozhin aynı zamanda Libya ve Suriye’de paralı askerleri olduğu belirtilen Wagner adlı Rus güvenlik şirketinin sahibi.

Rus muhalif Aleksey Navalny taburcu edildi

Okumaya devam et

Dünya

Ege adalarındaki sığınmacılar için ‘acil insani eylem’ çağrısı

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Ege adalarındaki sığınmacıların kabul edilemez koşullarda yaşadığını belirtti. Şartların iyileştirilmesi için ‘acil insani eylem’ çağrısı yapıldı.

BOLD Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), başta Midilli Adası’nda olmak üzere adalardaki sığınmacı kabul merkezlerinde şartların iyileştirilmesi için “acil insani eylem” çağrısı yaptı.

UNHCR’den yapılan yazılı açıklamada, Midilli Adası’nda bulunan ve ülkenin en büyük sığınmacı kampı olan Moria’da iki hafta önce farklı noktalarda çıkan yangınlar sonucu aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu yaklaşık 10 bin sığınmacının evsiz kaldığı aktarıldı.

Açıklamada, sadece “en savunmasız durumdaki” bir kaç yüz sığınmacının Yunan anakarasına nakledilebildiğine dikkat çekildi.

“ACİL İNSANİ EYLEM” ÇAĞRISI

Midilli Adası’nda UNHCR, insani yardım kuruluşları ve yerel makamların, sığınmacıların ihtiyaçlarını karşılamak için zamana karşı yarıştığı belirtilen açıklamada, “Ancak UNHCR, Ege adalarında çok uzun süredir kabul edilemez koşullarda yaşayan sığınmacılar için uygun çözümlere acil ihtiyaç olduğunu vurguluyor.” ifadesine yer verildi.

Açıklamada, Midilli Adası’ndaki yaklaşık 2 bin sığınmacı da dahil olmak üzere, tüm adalarda en az 4 bin kişinin anakaraya yerleştirilmeleri için tüm şartları taşıdığı fakat naklin gerçekleştirilmediği vurgulandı.

Avrupa Birliği’nin adalardan daha fazla sığınmacıyı kabul etmesi gerektiğinin altı çizilen açıklamada, başta Midilli Adası’nda olmak üzere adalardaki sığınmacı kabul merkezlerinde şartların iyileştirilmesi için “acil insani eylem” çağrısında bulunuldu.

Moria sığınmacı kampı, 9 Eylül Çarşamba günü farklı noktalarda çıkan yangınlar sonucu kullanılamaz hale gelmişti.

Kampta kalan çoğunluğu Afgan yaklaşık 12 bin 500 sığınmacının büyük bir kısmı, Karatepe bölgesinde kurulan yeni kampa yerleştirilmiş, yangın sonrası adada 4 aylık olağanüstü hal (OHAL) ilan edilmişti.

Libya’da mülteciler ve göçmenler savaş ve hak ihlalleri döngüsünde mahsur kaldı

Okumaya devam et

Dünya

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’dan Yunanistan’a destek ziyareti

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun önümüzdeki hafta Yunanistan’da temaslarda bulunacağı bildirildi. Pompeo, Selanik’in ardından Girit’teki hava üssünü ziyaret edecek.

BOLD – ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Türkiye ile Doğu Akdeniz’de yaşanan gerginlikte Yunanistan’a bir ziyaret gerçekleştireceği bildirildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Pompeo’nun 27 Eylül ve 2 Ekim tarihleri arasında Yunanistan, İtalya, Vatikan ve Hırvatistan’a gideceği belirtildi.

Bakanlık’tan yapılan açıklamada Pompeo’nun Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ve Savunma Bakanı Nikos Dendias ile bir araya geleceği, “Yunanistan ile ilişkilerde on yıllardır en güçlü dönemin yaşanmasından duyduğu memnuniyeti dile getireceği ve Doğu Akdeniz’de güvenlik, barış ve refahın geliştirilmesi yönündeki ortak taahhüdü yineleyeceği” bildirildi.

Ziyaret programına göre Pompeo önce Selanik kentinde bir bilim ve teknoloji anlaşmasına imza atacak ve enerji sektöründen temsilcilerle enerji çeşitliliği ve Yunanistan’daki altyapı projelerini görüşecek. Pompeo’nun Selanik’in ardından Girit adasına giderek Suda Koyu’nda ABD ve NATO tarafından da kullanılan deniz üssünü ziyaret edeceği bildirildi.

KIBRIS’TA SADECE RUM TARAFINI ZİYARET ETTİ

ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun iki hafta önce Kıbrıs’ta sadece Rum kesimini ziyaret etmesi Türkiye’de tepkilere neden olmuştu. Yunanistan ile askeri ilişkilerini son yıllarda güçlendiren ABD, Kıbrıs’a yönelik 33 yıllık silah ambargosunu da 1 Eylül’de kısmen kaldırdığını açıklamıştı.

Pompeo’nun 27 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında Yunanistan’ın ardından İtalya’ya gideceği, Vatikan’da da temaslarda bulunacağı ve son durak olarak Hırvatistan’ı ziyaret edeceği bildirildi.

Rum Cumhurbaşkanı Anastasiadis: Türkiye’ye sadece lafla değil eylemlerle karşılık vereceğiz

Okumaya devam et

Popular