Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şehit eşine ‘terörist’ cezası

Lice’de şehit düşen Jandarma Üstteğmen Murat Ataş’ın eşi Sezen Ataş’a örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 10 ay hapis cezası verildi.

BOLD – Sekiz aylık hamileyken eşi Lice’de şehit olan matematik öğretmeni Sezen Ataş, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Cemaat soruşturmaları kapsamında 25 Temmuz 2019’da gözaltına alınan ve bir gün sonra serbest bırakılan Ataş, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülen ikinci duruşmasına çıktı. Mahkeme Ataş’a, örgüt üyesi olduğu iddiasıyla 6 yıl 10 ay ceza verdi.

BEN ŞEHİT EŞİYİM, VATAN HAİNİ DEĞİL

Duruşmaya katılmadan önce sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Ataş, “Yarınki mahkememe dair savunma düşünüyorum, ek olarak ne söyleyeceğim diye… Şu yaşıma geldim, vatanıma ihanet etmek aklımın ucundan dahi geçmedi. Silahlı terör örgütüyle suçlanacak tek bir faaliyetim olmadı. Bir nefes yakınımdaki canımı şehit vermişim. Vatan haini, terörist olmadığım daha nasıl ispatlanır, inanın bilmiyorum. Eğer ben vatan haini isem bu dünyayı beraber yaşayamadığım, ahirette buluşmayı beklediğim eşimi göstermesin. Daha ne diyeyim.”

ŞEHİT KIZI MI, TERÖRİST KIZI MI?

Eşi şehit olduğunda 8 aylık hamile olan Sezen Ataş’ın kızı Başak Aslı şimdi 3 yaşında. İhraç Albay Mehmet Alkan’ın da katıldığı mahkeme sonrasında çekilen fotoğrafta Sezen Ataş, kızı, Mehmet Alkan ve Bursa KHK Platformunun üyeleri birlikte görüşüyor. Sosyal medya kullanıcıları, Aslı Başak’ın da bulunduğu bu fotoğrafı paylaşıp “Şehit kızı mı yoksa terörist kızı mı diye” diyerek bu duruma tepki gösterdi.

İKİ HAFTALIK EVLİYKEN LİCE’YE GÖNDERİLDİ

Hadımköy Komando Jandarma Taburunda 27 Aralık 2014’te göreve başlayan Jandarma Üstteğmen Murat Ataş, evlendikten iki hafta sonra 26 Temmuz 2015’te görev için Diyarbakır’a gönderildi. 3-4 ayda bir İstanbul’a ailesinin yanına gelebilen jandarma üstteğmen 4 Ekim 2016’da şehit oldu. Nevşehir Hacı Bektaş-ı Veli Üniversitesi Matematik öğretmenliği mezunu olan Sezen Ataş, eşinin cenazesine 8 aylık hamile haliyle ve tekerlekli sandalye ile katılabilmişti.

8 aylık hamileyken eşi şehit düştü, kızını yalnız büyüttü, şimdi gözaltında

Şehit eşini yargılayan mahkeme; Şehit Üsteğmen Ataş’ın, banka hesap bilgilerini sorgulanmış!

Gündem

Şule Çet’in avukatından infaz düzenlemesine tepki

Şule Çet davasının avukatı Umur Yıldırım, “Kadın katili, tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşacak. Fakat yazı yazan insanlar insanlar hapiste kalmaya devam edecek” dedi.

BOLD – Avukat Umur Yıldırım, infaz düzenlemesinde ‘terör’ ve düşünce suçlarına karşı büyük bir çifte standardın ortaya çıktığını belirtiyor. Yıldırım, “Kadın katili, tecavüzcü, uyuşturucu satıcısı elini kolunu sallayarak dışarda dolaşacak. Fakat yazı yazdığı ya da sosyal medyada paylaşım yaptığı için insanlar hapiste kalmaya devam edecek. Bu; eşitlikten uzak, vicdanları yaralayan çok adaletsiz bir çelişki”

İnfaz değişikliği paketini değerlendiren Avukat Yıldırım, infaz kapsamında kasten öldürme suçunun kapsam dışı bırakıldığını ancak tasarının etrafından dolaşılacağı endişesini dile getirdi. Birgün Gazetesi’ne konuşan Yıldırum şunları kaydetti:

KEZZAP ATAN NE OLACAK?

“82’nci madde kasten öldürmenin nitelikli halini esas alıyor. Ama kadınlar sadece öldürülmüyor; yaralanıyor, yüzlerine kezzap atılıyor, sokak ortasında öldürülmekten daha kötü hale getiriyor. Yaralama ve ağırlaştırılmış yaralamayı ilgilendiren 81, 82 ve 83’üncü maddelerin ‘kırmızıçizgi’ dışında olması kadına karşı şiddeti önlemeyecek aksine bunun daha da önünü açacak. Bunlar suçluluğu kanıtlanmış insanlar. Mağdurlar, bu suçlularla belki de yeniden aynı ortamlarda yaşamak zorunda kalacak. Bu suçların işlenme potansiyeli çok yüksek. Sistem mağdurla değil suçlu ile empati kuruyor. Rehabilite altyapısı olmadan cezaevlerini bu suçlulardan arındırmak, aynı vakaların yaşanması ve hapishanelerin kısa zamanda aynı faillerle bir daha dolması demek.”

İSTİSMARI TARTIŞMAK BİLE UTANÇ

Avukat Yıldırım, bir diğer maddeyi ‘cinsel istismar’ suçunu değerlendiriyor: “Bundan 2 yıl önce de af kanunu tartışılıyordu. 15 yaşından küçük çocuklar ve çocuk gelinler ile ilgili olarak gündeme gelen ‘istismar’ tasarısı da kamuoyunun tepkisini çekmişti. Isıtıp ısıtıp önümüze getiriyor. Bir kez daha salgının arkasına sığınarak aynı şeyi yaptılar. Kamuoyu yine geri adım artırdı. Bu hali ile bir infaz yasası düşünmeleri bile utanç vericiydi.”

PEKİ, CİNSEL SUÇLAR NE OLACAK?

Yıldırım; “Burada da gözden kaçan bir nota var” diyor: “Cinsel istismar suçu, gelen tepkiler sonucu kapsam dışına çıkarılmış olabilir. Oysa ‘cinsel suçları’ bir üst başlık olarak ele almalıyız. Altında; 18 yaşından küçük olanlara ilişkin söz konusu ‘cinsel istismar’ suçunun yanı sıra, ‘cinsel saldırı’ ve ‘cinsel taciz’ suçları var. Çocuklara yönelik cinsel istismar suçları kapsama girmezken diğer alt başlıkların infaz kapsamına tabi tutulacağı endişesi var.”

Avukat Umur Yıldırım, bunu Şule Çet davası ile somutlaştırıp kaygılarını dile getiriyor: “Kadınlara tecavüz edip öldürenler bu af kapsamından yararlanacak mı? Kadınların, öldürülmeden ya da şiddete maruz kalmadan önce tecavüze uğradığı vakalar oldukça yüksek. Yakın tarih de bunun örnekleriyle dolu. Bizim kamu yarına gösterdiğimiz emek ve çabalar heba olacak. Faallerin hak ettikleri cezayı alması için uğraşıyoruz. Fakat etrafından dolanılmaya çalışılan maddeler ve afla, bunun da hiçbir anlamını bırakmıyorlar.”

KİŞİYE GÖRE AF

İnfaz paketindeki, topluma karşı işlenen ve kamunun bütününü ilgilendiren ‘uyuşturucu suçu’ maddesi de kafa karıştırıcı. Böyle bir suçta, ‘baron’ ve ‘satıcı’ ayrımı yapmak doğru mu ya da bu sınırı ayrıştırabilmek mümkün mü? Avukat Umur Yıldırım, çarpıcı ifadeler kullanıyor: “Bu suçlar kapsamında kimler var, bunlardan kim yararlanacak, araştırılması gerekiyor. Çünkü infaz kapsamındaki maddelerin kişi bazlı olduğunu düşünüyoruz. Belli kişilerin çıkarılması için belli suç tiplerinin tasarıya dahil edildiği şüphesini taşıyoruz.”

Cezaevinde ihmalle ölüme sürüklenen Nesrin Gençosman’ın ablasından çağrı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Cezaevinde ihmalle ölüme sürüklenen Nesrin Gençosman’ın ablasından çağrı

Tedavisi geciktirildiği için cezaevinde zatürreden hayatını kaybeden öğretmen Nesrin Gençosman’ın ablası Adalet Bakanı’na seslendi: Aileme yaşatılan acılar, başka aileleri yakmasın!

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cezaeevinde ihmal sonucu hayatını kaybeden Kuran Kursu öğretmeni Nesrin Gençosman’ın ablası Zeynep Gençosman, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e çağrıda bulundu.

İNSANLIK ADINA SİZE SESLENİYORUM

“İnsanlık vazifem adına…” başlıklı bir mail yazıp Gül’e gönderen Gençosman, “O sıkıntılı sürecin bizzat şahidi olarak sesleniyorum: Aileme yaşatılan acılar, başka aileleri yakmasın. Yaşatılan ihmalller geri dönüşü mümkün olmayan hatalar yaşatmasın istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu aileleri tek başına dertleriyle bırakamaz, kendi vatandaşını ölüme terk edemez, etmez.” dedi.

Nesrin Gençosman hayatını kaybettiğinde 30 yaşındaydı.

KORONA SEMPTOLARININ AYNISI VARDI

Kardeşinin 11 Temmuz 2018’de tutuklanıp Ordu Cezaevi İnfaz Kurumuna gönderildiğini, o dönem adı konulmamış fakat COVİD-19 virüsünün oluşturduğu semptomların aynısını gösterdiğini ifade eden Gençosman, “Hastalığı ilerlemiş olmasına rağmen, cezaevi yetkilileri hastaneye sevk etmediği ve 5 gün sonra rahatsızlığının zatürreye dönüşmesi sonucu, entüübe halinde reanimasyon yoğun bakım servisine acilen kaldırılan ve 8 gün sonra yaşamını yitiren Nesrin Gençosman’ın ablası ve o sıkıntılı sürecin bizzat şahidi olarak sesleniyorum” ifadelerini kullandı.

YAŞAM HAKLARI ELİNDEN ALINMASIN

Zeynep Gençosman, cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yaşam haklarının ellerinden alınmasının yasal ve doğru olmadığını da sözlerine ekledi ve siyasi tutuklu ve hükümlülerin de ivedilikle tahliyesini takep etti.

Zeynep Gençosman bu mesajını başta Adalet Bakanı olmak üzere yetkili kurumlara gönderdiğini söyledi.

Nesrin Gençosman’ın birinci ölüm yıldönümü: Özgürlükten ölüme 41 gün

“Buraya hapsedildim! Kendimi bitmiş, mahvolmuş hissediyorum. Ailem darmadağın oldu”

Okumaya devam et

Gündem

Dünya Sağlık Örgütü: Korona virüsü hava yoluyla bulaşmıyor

Dünya Sağlık Örgütü virüsün havada asılı kaldığı şeklinde bilgiyi yalanladı. Örgüt, alınması gereken basit tedbirleri tekrar hatırlattı.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütünün resmi sosyal medya hesabından yaptığı bilgilendirmede, virüsün hava yoluyla taşınamayacağı belirtilerek, virüsün hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşmaları esnasında bulaşabileceği ifade edildi.

Damlacıkların havada kalamayacak kadar ağır olduğu ve hemen düştüğü bildirildi.

MESAFE KURALI ÖNEMLİ

Açıklamada ayrıca, virüsten korumak için kişilerin diğer insanlarla aralarına bir metre ‘fiziksel mesafe’ koymaları ve birbirleriyle temastan kaçınmaları konusunda uyarılarda bulunulurken; yüzeylerin sürekli dezenfekte edilip, sık sık el yıkamanın önemi vurgulandı.

1 dakikalık video kampanyası büyüyor

Okumaya devam et

Popular