Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

İtalya’nın koronayla mücadelede sembol ismi: Türkiye büyük rakamlara hazır olsun

Prof. Luca Lorini, İtalya’da yaşadıklarından hareketle Türkiye’yi uyardı: “Sağlık çalışanları denizi kaşıkla boşaltmak zorunda kalabilir. Buluşmaktan vazgeçin.”

BOLD – İtalya’da Covid-19 salgını nedeniyle ölenlerin sayısı son 24 saatte 743 artarak 6 bin 820’ye yükseldi. Ülkedeki vaka sayısıysa 70 bine dayandı.

İtalya’da corona virüsüyle mücadelede sembol haline gelen Bergamo’daki Papa 23. Jean Hastanesi’nden Prof. Dr. Luca Lorini yaşadıklarını anlattı. Lorini, Türkiye’deki sağlık çalışanlarına tavsiyeler vererek, “Büyük rakamlara kendilerini hazırlamalılar” dedi.

DW Türkçe’den Esma Çakır’ın haberine göre Lorini, “Hükümet doğru adımlar atmazsa, doktorlar bu denizi küçük bir kaşıkla boşaltmaya başlamak zorunda kalır. (Sağlık çalışanları) Büyük rakamlara kendilerini hazırlamalılar. Organizasyonel modelleri incelemeliler. Aksi halde bu dalga, doktorları ve hastaneleri ezer geçer” dedi.

BULUŞMAKTAN VAZGEÇİN

Lorini salgınla mücadelede ‘dışarı çıkmayın’ yerine ‘kimse kimse ile buluşmasın’ mesajının daha yerinde olduğunu belirterek, sıkı tedbirlerin işe yaramaya başladığını söyledi.

İtalyan doktor şöyle konuştu: “Birilerinin size sokağa çıkma yasağını diretmesini beklemeden bu müdahalenin yapılmasını derhal (hükümetten) isteyin. Bakın, bizim 15 gün önce yaptığımız gibi. İki gündür rakamlar düşmeye başladı. Bu, virüse karşı en etkili ilaçtır.”

HÜKÜMET ÖNLEM ALMAKTA GECİKTİ AYNISINI YAPMAYIN

Lorini, İtalya’da hükümetin önlem almakta geç kaldığını, 15 gün erken davranılması gerektiğini ifade etti.

Lorini, Bergamo’nun neden bu kadar etkilendiği sorusunu şöyle yanıtladı: “İlki, coğrafi yapısı. Bergamo, iki vadi arasına kurulu ve toparlayıcı bir huni yapısı var. Codogno, Lodi gibi virüsün ilk çıkış yerleri gibi etrafında çok sayıda ovalar yok. Yani farklı bir dağılımı var. İkinci nedeni ise; muhtemelen Bergamoluların, bu vakalardan birkaç gün önce Şampiyonlar Ligi maçı (19 Şubat’taki Atalanta-Valencia karşılaşması) oynamış olması. Biz bilmiyorduk ama virüs ortalarda zaten dolaşıyormuş. Stadyumda 40 bin Bergamo taraftarı vardı hep birlikte. Her golden sonra birbirlerine sarılıyorlardı. Böylece büyük bir bulaştırma deposu oldular. Üçüncü neden ise; sıkı tedbirler geç alındı. Codogno (ilk vakanın görüldüğü kasaba) üç gün sonra, Bergamo ise 20 gün sonra kırmızı bölge ilan edildi.”

İLAÇ BULUNMADI

“Covid-19’un ilacı bu” diyerek ortaya çıkan doktorlara da tepki gösteren Lorini şöyle konuştu: “Hastanemizde şu an 500 hasta için en az 10 farklı tedavi protokolü denemekteyiz. Bunun işe yaraması için çift kör deneyi dediğimiz deneycilerin bunu bilmemesi gerekir. Yani bizler bu deneysel tedavinin hangi hastaya uygulandığını bilmiyoruz. Aksi halde verileri değiştirme riskine düşebiliriz. Bu nedenle henüz verileri bilmiyoruz ama hissiyat iyi gitmesi yönünde. Bilim, çok başka bir şey. Bilim, istatistiksel anlamda anlamlı bir rakamı alıp zarfları açarak kimin bunu yaptığını görmek. O anda, dünyaya, o ilaç, o plazma, antikorlar işe yarıyor mu, yarıyorsa nasıl yarıyor diyebiliriz. Yüzde kaç iyileşiyor ya da iyileşmiyor, bunu söyleyebiliriz. Ancak internet ve TV’lerde korkunç şeyler oluyor. Bir doktor çıkıyor, bir ilaç gösteriyor ve ‘Bu işe yarıyor’ diyor. Bir diğer yandan başka bir doktor çıkıyor, ‘O antibiyotik işe yarıyor’ diyor. Bunların tıpla alakası yok.”

Fahrettin Koca, KHK’lı Doktor Ulaşlı ile ilgili soruya böyle cevap verdi: Bizimle tecrübelerini paylaşmasını bekliyoruz

Dünya

Floyd’un ölümüne AB’den tepki, Hollanda ve Avustralya’da eylem

Avrupa Birliği (AB), George Floyd’un ölümünden dolayı “şoke olduğunu” belirterek ABD’li makamları “aşırı güç kullanımından” geri durmaya çağırdı. Floyd’un öldürülmesi Hollanda ve Avustralya’da da protesto edildi.

BOLD – Avrupa Birliği (AB), ABD’nin Minneapolis kentinde George Floyd adlı vatandaşın geçen hafta polis tarafından öldürülmesiyle ilgili açıklama bulundu.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, gazetecilere yaptığı açıklamada, “George Floyd’un ölümü, ABD halkı gibi bizi de şoke edip dehşete düşürdü” dedi.

ABD’li makamları “aşırı güç kullanımından” geri durmaya davet eden Borrell, Floyd’un ölümünün “çok ama çok üzücü bir olay” olduğunu ve güvenlik güçlerinin “yetki suistimalini” gösterdiğini belirtti.

BARIŞÇIL PROTESTO HAKKINA DESTEK

Polisin, işini yaparken hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına saygı göstermesi gerektiğini hatırlatan Borrell, Floyd’un öldürülmesinin ardından ABD’de düzenlenen protestolarla ilgili olarak da, “Barışçıl protesto hakkını desteklediklerini, her türlü ırkçılığı kınadıklarını ve elbette tansiyonun düşürülmesi için çağrı yaptıklarını” söyleyen AB yetkilisi, “Amerikalıların bir araya gelme ve bir ulus olarak iyileşme kabiliyetine güveniyoruz” ifadelerini kullandı.

Borrell, “Tüm hayatlar gibi siyahların hayatları da değerlidir” dedi.

AMSTERDAM’DA GÖSTERİ

George Floyd’un gözaltına alınırken polis şiddeti sonucu ölmesini protesto etmek amacıyla, Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da protesto edildi.

Pazartesi günü öğleden sonra ırkçılık karşıtı örgütlerin girişimiyle Amsterdam’ın merkezindeki Dam Meydanı’nda yapılan gösteriye yaklaşık 5 bin kişi katıldı.

Protestoyu düzenleyen örgütler, gösteriye en fazla 200-300 kişinin katılımını beklerken, Dam Meydanı’na yaklaşık 5 bin kişi geldi. Bu nedenle, koronavirüs önlemleri kapsamında uygulanması zorunlu olan 1,5 metrelik sosyal mesafe kuralı uygulanamadı.

Ancak ülkede protestodan çok gösteri sırasında sosyal mesafe kuralına uyulmaaması Hollanda’da siyasi tartışmalara neden oldu.

Aşırı sağcı muhalefet, 1,5 metrelik sosyal mesafe kuralının ihlal edildiği toplantıyı dağıtmadığı gerekçesiyle Amsterdam Belediye Başkanı Femke Halsema’nın istifasını istedi.

Bazı sağlık yetkilileri, gösteri nedeniyle koronavirüs salgınının artışa geçmesinden endişe ediyor.

Donald Trump yönetimine sempatisiyle bilinen aşırı sağcı Özgürlük Partisi (VVD) lideri Geert Wilders de, Twitter hesabından gösteriyi eleştirdi.

AVUSTRALYA’DA BİNLERCE KİŞİ SOKAKLARA ÇIKTI

Avustralya’da da George Floyd için binlerce kişinin katılımıyla gösteriler düzenlendi.

Floyd için Sydney’de toplanan protestocular, dayanışma mesajları vererek, “Nefes alamıyorum” şeklinde sloganlar attı.

Protestocular, “Siyahların Yaşamı Önemli”, “Aborjinlerin Yaşamı Önemli” ve “Sizi Görüyoruz, Sizi Duyuyoruz ve Sizin Yanınızdayız” gibi yazılı pankartlar taşıdı.

Hyde Park’tan Yeni Güney Galler eyalet parlamentosunun önüne gelen protestocuların, buradan ABD konsolosluğuna yürümeyi planladığı belirtildi.

Perth kentinde de dün gece 2 bin civarında kişi Floyd’un ölümünü protesto etti. Avustralya’nın diğer şehirlerinde de bu hafta benzer gösterilerin planlandığı kaydedildi.

New York Belediye Başkanı’nın kızı protestolarda gözaltına alındı: Onunla gurur duyuyorum

Okumaya devam et

Dünya

Facebook çalışanlarından Trump’tan yana tavır alan Zuckerberg’e tepki

Facebook çalışanları kendi patronlarını rakip platform Twitter’ın yaptığı gibi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın paylaşımlarını yeterince süzgeçten geçirmemekle suçladı.

BOLD – Facebook çalışanı onlarca kişi Twitter üzerinden yaptıkları açıklamalarda Mark Zuckerberg’ün Trump’ın kışkırtıcı paylaşımları ile ilgili bir adım atmamasını eleştirdi.

Bir Facebook personeli çalışanların kendi yöneticilerine karşı başlattığı bu eyleme binlerce kişinin katıldığını ileri sürdü.

Facebook aplikasyonlarını destekleyen React ekibindeki 7 mühendisin tamamı eyleme katıldı.

Ayrıca internet üzerinden terapi hizmeti veren Talkspace, Facebook ile yürüttüğü işbirliği görüşmelerini sonlandırdığını açıkladı. Talkspace tepe yöneticisi Oren Frank “şiddet, ırkçılık ve yalanları tetikleyen bir platformu desteklemeyecekleri” yorumunda bulundu.

FACEBOOK YÖNETİMİNDEN AÇIKLAMA

Facebook yönetimi ise protestoya katılanların izin alabileceklerini ve bunun yıllık izinlerinden düşülmeyeceğini açıkladı.

Facebook’un çalışanların, halkın ve özellikle siyahi toplumun hislerini paylaştığını vurgulayan şirket sözcüsü Andy Stone, çalışanlardan yönetimle ilgili görüş ayrılıklarını dillendirmelerini desteklediklerini ve onların dürüst geri bildirimlerine her zamankinden daha faza ihtiyaç duyduklarını açıkladı.

TRUMP-TWITTER TARTIŞMASI

Twitter, son zamanlarda sosyal medya platformlarında dezenformasyonun yayılmasının önüne geçmek için bazı paylaşımlarının altına eklediği “bilgiyi doğrulama” etiketini, geçen hafta salı günü ABD Başkanı Donald Trump’ın California eyaletindeki “uzaktan oylama” konusunda attığı tweetlere de uygulamıştı.

Söz konusu uyarının gündem olmasının ardından Trump olay hakkında Twitter üzerinden yaptığı açıklamada, Twitter’ı “3 Kasım’daki seçimlere müdahale etmeye çalışmak” ve “ifade özgürlüğünü kısıtlamak” ile itham etmişti.

Trump, ardından bir başkanlık kararnamesi yayınlamıştı. Kararname, sosyal medya üzerindeki denetimi arttırıyor ve sosyal medyanın paylaşımlar dolayısıyla sorumlu olmasını öngörüyordu.

Kararnamenin açıklanmasında kısa süre sonra George Floyd’un polis tarafından öldürülmesiyle patlak veren gösterilerle ilgili Başkan Trump “yağmalama başlarsa silahlar ateşlenir” (when the looing starts, the shooting starts) ifadelerini içeren bir paylaşımda bulunmuştu.

Twitter bu yorumun şiddeti övücü mahiyeti nedeniyle kural ihlali olduğunu ama kamuoyu ilgisi nedeniyle paylaşımın kaldırılmadığını açıklamıştı. Twitter, Trump’ın paylaşımının retweet edilmesi, beğenilmesini ve yorum yapılmadan paylaşılmasını engellemişti.

FACEBOOK, TRUMP’TAN YANA TAVIR KOYDU

Facebook ise olaylarda Trump’tan yana tavır almıştı. Zuckerberg, “Sosyal medya platformları gerçeğin yargıcı olmamalı” gibi bir argümanı öne sürmüştü.

Trump’a yakın Fox News kanalına konuşan Zuckerberg, “Bu konuda bence Twitter’dan farklı bir politikamız var. Ben sadece Facebook’un, insanların çevrimiçi söylediği her şey konusunda gerçeğin yargıcı olmaması gerektiğine güçlü bir şekilde inanıyorum. Genel olarak, özel şirketler muhtemelen olmamalı, özellikle bu platform şirketler, bunu yapacak pozisyonda olmamalı” ifadelerini kullanmıştı.

Facebook, Trump’ın tepki çeken paylaşımı konusunda da bir adım atmama kararı almıştı.

Twitter Trump’a karşı geri adım atmıyor: Uygulamaya devam edeceğiz

Okumaya devam et

Dünya

George Floyd’u öldüren polise boşanma davası açan eşi ismini de değiştirmek istiyor

ABD’de George Floyd’un ölümüne ilişkin üçüncü dereceden cinayetle suçlanan eski polis memuru Derek Chauvin’in boşanma davası açan eşi, mahkemeye ismini değiştirme talebinde bulundu.

BOLD – Derek Chauvin’den ayrılmak isteyen 10 yıllık eşi Kellie Chauvin’in boşanma dilekçesi pazartesi günü yayımlandı. Kadının dilekçede ismini değiştirme isteğini bildirdiği ve herhangi bir nafaka istemediği belirtildi.

Dilekçede “Minnesota tüzüğüne göre tarafların evlilik ilişkileri geri dönüşü olmayan bir şekilde bozulmuştur” ifadeleri kullanıldı.

Kellie Chauvin, ismini değiştirme talebini mahkemeye ilettiği ancak hangi ismi kullanmak istediğini açıklamadı. Chauvin’in evlilik öncesi isimlerinin Kellie May Thao ve Kellie May Xiong olduğu belirtildi.

Dilekçede yer alan ifadelere göre, Kellie Chauvin yalnızca evlilik anlaşmasının bozulması nedeniyle ismini değiştirmek istiyor. Boşanma dilekçesinde, “Alacaklıları veya başkalarını dolandırmak ve / veya yanıltmak ya da suçlu olduğu için ismini değiştirmeyi amaçlamıyor” ifadeleri yer alıyor.

Siyahi Floyd’u boğarak öldüren polisin eşi boşanma davası açtı

Okumaya devam et

Popular