Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Dünya Sağlık Örgütü: Korona virüsü hava yoluyla bulaşmıyor

Dünya Sağlık Örgütü virüsün havada asılı kaldığı şeklinde bilgiyi yalanladı. Örgüt, alınması gereken basit tedbirleri tekrar hatırlattı.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütünün resmi sosyal medya hesabından yaptığı bilgilendirmede, virüsün hava yoluyla taşınamayacağı belirtilerek, virüsün hasta kişilerin öksürme, hapşırma veya konuşmaları esnasında bulaşabileceği ifade edildi.

Damlacıkların havada kalamayacak kadar ağır olduğu ve hemen düştüğü bildirildi.

MESAFE KURALI ÖNEMLİ

Açıklamada ayrıca, virüsten korumak için kişilerin diğer insanlarla aralarına bir metre ‘fiziksel mesafe’ koymaları ve birbirleriyle temastan kaçınmaları konusunda uyarılarda bulunulurken; yüzeylerin sürekli dezenfekte edilip, sık sık el yıkamanın önemi vurgulandı.

1 dakikalık video kampanyası büyüyor

Gündem

‘Söz veriyoruz kimse bu zulmü duymadık görmedik demeyecek’

OHAL KHK’larıyla onbinlerce insanın yaşadığı hukuksuzluklarla ilgili bin 500 sayfalık rapor hazırlandı. HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, KHK’lıların yaşadığı zulmü herkesin duyması için çabalayacaklarını söyledi.

BOLD- 15 Temmuz’un ardından Olaganüstü Hal (OHAL) kararnameleriyle yapılan haksızlıklar raporlaştırıldı.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ve Mağdurlar İçin Adalet Platformu’ndan Doç. Bayram Erzurumluoğlu ‘OHAL’in Toplumsal Maliyetleri’ adlı bir rapor hazırladı. Raporun detayları Gergerlioğlu’nun Youtube kanalından yapılan canlı yayınla kamuoyuyla paylaşılıyor.

ALBAYRAK’TAN TEK CÜMLELİK CEVAP

KHK’ıların sorunlarının ele alındığı, bin 500 sayfadan oluşan raporun açıklanmasından önce söz alan Gergerlioğlu KHK’lıların yaşadığı sorunları anlattı. Gergerlioğlu banka havalesi gibi basit bir işlem bile yapılmalarına müsaade edilmeyen KHK’lılar için Meclis’e verilen soru önergelerine de yetkililerin konuya duyarsız kaldığını anlattı. Gergerlioğlu, konuyla ilgili bilgi istedikleri Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’tan ‘Yapılanlar mevzuata uygun’ yazılı tek cümlelik yanıt aldıklarını söyledi.

ZULMÜ HERKES BİLMELİ

KHK’lar yüzünden düzenleri bozulan ve intihar eden asker, öğretmen ve polislerden örnekler veren Gergerlioğlu, bu zulmün herkes tarafından bilinmesi açısından hazırlanan raporun önemine de değindi. Gergerlioğlu konuşmasının ardından sözü, raporun detaylarını anlatması içi Erzurumluoğlu bıraktı. OHAL raporun detaylarının anlatıldığı canlı yayın Erzurumluoğlu’nun açıklamalarıyla devam ediyor.

 

Melek Çetinkaya Hulusi Akar ve Binali Yıldırım’ı hatırlatınca Akit yayını sonlandırdı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Tutuklu gazeteci Ahmet Uzan’ın eşi doğum gününde yazdı: Her şeyimiz eksik

Tutuklu gazeteci Ahmet Uzan’ın eşi Sümeyye Uzan, eşinin doğum gününde 4 yıldır yaşadıklarını anlatan bir yazı kaleme aldı.

BOLD ÖZEL – Habertürk, Akşam, İhlas Haber Ajansı ve Sabah Egeli Gazetesi’nde 14 yıl çalışan gazeteci Ahmet Uzan 24 Kasım 2016’da tutuklandı. Önce İzmir Aliağa, sonra Menemen Cezaevine gönderildi. Tutukluluğunun 6. ayında iddianamesi hazırlandı, 11. ayında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 44 aydır cezaevinde olan gazeteci Ahmet Uzan’ın bugün doğum günü. Eşi Sümeyye Uzan, çocuklarının babasız geçen yıllarını ve yaşadıkları travmaları Bold Medya için yazdı.

“OĞLUM ATAK DÖNEMİNDEYDİ”

“Eşim 44 aydır cezaevinde. 8 Kasım 2016 gecesi sabaha karşı çalan zil sesiyle uyandık. Rica ettik polislere arama yaparken çocuklarımız uyanmasın diye. 7.5 yaşındaki oğlum astım hastası, atak dönemiydi o günler yine. Nebülizator cihazını gördü polisler, ‘evde hasta mı var’ dediler.

“POLİSLER İŞİNİ BİTİRENE KADAR BABASININ KUCAĞINDAN İNMEDİ”

Kızım Reyyan 2.5 yaşındaydı. Seslerden uyandı. Polislerin evde işi bitene kadar babasının kucağında oturdu. Sanki bir daha babasıyla bu kadar vakit geçiremeyeceğini bilmişti. Polisler eşimi de alıp giderken çok ağladı Reyyan. Eşim daha sonra mektubunda yazmış “Gözyaşları çok dokundu.” diye.

Sümeyye-Ahmet Uzan, çocukları Eymen (11) ve Reyyan (6) ile Şakran Cezaevi görüş günü, 19 Haziran 2018.

6 AY SONRA İDDİANAME HAZIRLANDI

6 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanarak Menemen Cezaevine gönderildi. 2 ay orada kaldıktan sonra şu anda da bulunduğu Aliağa 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildi. Tutukluluğunun 6. ayında iddianame hazırlandı, 11. ayında 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Hiçbir içerik ispat kullanım olmayan Bylock programı suçlamasıyla.

Bu arada hakim bey hiçbir somut delil göstermeden pişmanlık emaresi yoktur diyerek ceza indirimine de gitmedi. Aralık 2017’de İstinaf Mahkemesi Aralık 2018’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı cezayı onadı.

“YA BABAMIN HAPİSTE OLDUĞUNU DUYARLARSA”

Başta da bahsettiğim gibi kızım çok küçüktü fakat oğlum her şeyin farkındaydı. Bir psikoloğun da yardımıyla ona olanları anlattık. Bizim bile anlayamadığımız bir durumu o nasıl taşıyacak ki. Ağır psikiyatri ilaçları kullandı. Okulda arkadaşlarıyla ciddi problemler yaşadı. “Ya babamın hapiste olduğunu duyarlarsa! Onlar sadece kötü insanların hapishane gireceğini düşünürler. Babamı da kötü zannedecekler” diye günlerce ağladı.

“BABAM BENİ PARKA GÖTÜRÜYOR MUYDU?”

Ama en çok kardeşine üzüldü. “Ben 7 yaşıma kadar babamla oynadım, o babamı hiç hatırlamıyor.” Kızım gerçekten de babasıyla cezaevi dışında geçirdikleri zamanı hiç hatırlamıyor. Bana soruyor “Babam beni kucağına alıyor muydu, parka götürüyor muydu” diye. Anlatıyorum babanız sizin saçınızın teline kıyamazdı, çok severdi sizi, parka götürürdü, kucağına alırdı, saçını tarardı.”

Şimdi kızım da artık cezaevinin babasının iş yeri olmadığını anladı. Gelemeyeceğini bildiği halde zamansız çalan her kapıya BABA diye koşuyor. Durumu idare etmeye çalışıyorum. Okula başlayacak bu sene. Dua ediyorum inşallah okul açılana kadar gelir babaları.

BİR YILDIR PSİKİYATRİ İLAÇLARI KULLANIYOR

Eşim de yaklaşık iki yıldır psikiyatri ilacı kullanıyor. İyi ve güçlü görünüyor tam da bizim de ona görünmeye çalıştığımız gibi. Ama iyi değiliz her adımım, her nefesim, her gülüşüm, her konuşmam eksik onsuz. Sabrediyorum. Derdimi bilenin dermanı da vereceğine inanıyorum inşallah.

BUGÜN EŞİMİN DOĞUM GÜNÜ

Yarın eşimin doğum günü. 4. defa ve yine ayrıyız. Ve ben yine yarın eşime mektup yazıp ayrı geçen son doğum günün olsun dileklerimi ileteceğim. Rabbim tüm kardeşlerimle birlikte bizim de hasretimizi bitirsin, selamet sahillerine ulaştırsın hepimizi en tez vakitte.”

Uzan Ailes, İzmir Şakran Cezaevi, 2017 yılı yaz ayları.

Okumaya devam et

Gündem

3 bin 700 yıl öncesine döndük: Babasının oğlu olduğu için TSK’dan ihraç edildi

Astsubay Yavuz Çetin, TSK’dan ihraç nedenini açıkladı: “Babanı sevmezdik seni de sevmeyiz denilerek ihraç edildim.”

BOLD – Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) ihraç edilen, Hava Astsubay Kıdemi Çavuş Yavuz Çetin’in ordudan atılma sebebi babasının rütbelerinin alınmış olması gösterildi. Yavuz Çetin’e tebliğ edilen ihraç yazısında, hakkında edinilen bilgi olarak, kendisi gibi astsubay olan babası Erdal Çetin’in rütbesinin bakanlık kararıyla geri alındığı ifadeleri yer alıyor.

Belgede, Yavuz Çetin hakkında herhangi başka bir suçlama yer almıyor. Çetin’in tebliğ kararını sosyal medya hesabından paylaşan, insan hakları aktivisti ve HDP’li Milletvekili Ömer Gergerlioğlu, 3 bin 700 yıl önce yaşayan Hititlere ait kanunlarını hatırlattı.

SOYKIRIM DEĞİL DE NEDİR?

Anadolu’da M.Ö 16 yüzyılda yaşayan Hititlerin kanunlarına göre, bir bireyin işlediği suç yüzünden ailesi de yargılanıyordu. Bu kanunlara atıfta bulunan Gergerlioğlu Mili Savunma Bakanlığını etiketleyerek, ”M.Ö 16 yy’da Hititlerde aileden biri cezalandırılırken diğer bireyler de cezalandırılıyordu. 21.yy Türkiye’de de aynı şey oluyor. soykırım değil de nedir? diye sordu.

“BABANI SEVMEZDİK, SENİ SEVMİYORUZ DENİLEREK İHRAÇ EDİLDİM”

Kendisiyle ilgili kararı sosyal medya hesabından paylaşan Çetin, ”İhraç edilme sebebim. Başka bir şey bulup da atsalar bu kadar gülünç olmazdı belki… Bildiğiniz hayvan çiftliği!” ifadelerini kullandı.

Çetin: “Dünyanın hiçbir köşesinde bir kişiyi bir yakını, akrabası, ailesi yüzünden cezalandıramazsınız. (Suçun Şahsiliği İlkesi) Ancak TSK hukuk tanımazlığını o kadar ileri bir boyuta taşıdı ki bununla alakalı yazılı bir savunma bile istedi. Babamın oğlu olduğum için yaptığım savunma kabul görülmeyip; babanı sevmezdik seni de sevmiyoruz denilerek ihraç edildim.

“BEKİR PAKDEMİRLİ’NİN KARDEŞİ DE İHRAÇ AMA O BAKAN”

Oysa ki savunmamda Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli’nin kardeşinin ihraç olduğunu ama onun bakan olabildiğini belirtmiştim. Lahey Büyükelçisi Şaban Dişli’nin kardeşinin 15 Temmuz’dan dolayı 141 kez ağırlaştırılmış müebbet aldığını yazmıştım. Astsubaylık, Bakanlıktan daha kritik bir görev olduğu için benim bu görevde bulunmam sakıncalı görüldü.”

 

Saray rejimi hak ihlallerini artırdı: İşkence suçundan AYM’ye rekor sayıda başvuru

Okumaya devam et

Popular