Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

“Bana ve eşime 4 yıl boyunca virüs muamelesi yaptılar”

Cezaevinde ölüme sürüklenen Cemil Dilber’in vefatının üzerinden bir yıl geçti. Acılı eşi, bir yıl sonra konuşmaya karar verdi. Yaşadıklarını BOLD’a anlattı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Ziraat mühendisi Cemil Dilber, 22 Mart 2019’da Dinar Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Hapse girmeden önce kalbine 4 stent takılmıştı. 6 ayrı ilaç kullanıyordu. 2,5 yıllık süre içinde cezaevinde gün geçtikçe eridi. Eşi Ayşe Dilber, “Her ziyarete gittiğimde onu biraz daha erimiş görüyordum.” diyor.

KAPALI GÖRÜŞTE YERE YIĞILDI

11 Mart 2019’da eşi ve kızıyla yaptığı kapalı görüş sırasında “Arkama bir ağrı girdi” dedi ve yere yığıldı. Mosmor olmuştu. Kriz geçiriyordu. Afyon Devlet Hastanesine kaldırıldı. Anjiyo yaptılar ve bir gün bile hastanede kalmasına izin verilmeden hapse geri gönderildi.

Eşi izin alıp cezaevine koştu. İki gardiyan gelip “Eşiniz gelemeyecek durumda. Arkadaşları bakıyor.” dediler. Cemil Dilber o gece tekrar fenalaştı. Adam ölüyor diye acil butonuna defalarca basan koğuş arkadaşlarını gardiyanlar “Bir daha basarsanız size görüş yasağı veririz.” diye tehdit etti. Ölümünden sonra sırf bu yüzden arkadaşlarına kantin yasağı verilecekti.

HASTANE KAPISINDA SİLAH DOĞRULTTULAR

O akşam Cemil Dilber’in durumunun ciddiyeti anlaşılınca bu kez Afyon ParkHayat Hastanesine götürüldü. Ayşe Dilber, yoğun bakıma yanına gittiğinde kapıda 8 asker, bir çavuş, bir de polis görünce şok oldu. Askerler silahlarını iki gözü iki çeşme kadına doğrultup giremezsin dediler. Cemil Dilber ise parmağını kıpırdatamayacak olduğu halde yatağa kelepçeliydi.

4 YIL VİRÜS MUAMELESİ YAPTILAR

Dilber, görüş izni için savcıya gitti, “fetö ise kimse gelmesin” diyen savcının kapısından eli boş döndü.

“Eşim tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi… 30 sene Türkiye Cumhuriyetine hizmet etti benim eşim. Herkes sırtını döndü. Bana ve eşimi 4 yıl virüs muamelesi yaptılar. Kapıdan çıkamıyordum. Cezaevi, avukat ve market arasında yaşadık. Şimdi herkes pişman tabi ama iş işten geçti.” diye haykırıyor acılı eş.

Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Ekim 2016’da tutuklanan Cemil Dilber (57), 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası Anayasa Mahkemesindeydi.

AİLESİNİ SADECE 4 GÜN GÖREBİLDİ

Doktorlar hastanın kalbe giden ana damarının yırtıldığını söylediler. Ameliyat olması gerekiyordu. Başında bekleyen komutan, hastanede mahkum odası olmadığı için Dilber’i götürmeye kalktı, ama doktor izin vermedi. Son günlerini yaşayan hasta tutuklu bir gün sonra ameliyat edildi. 11 gün gözlem altında tutulan Cemil Dilber’e ailesini görebilmesi için sadece 4 gün izin verildi, bir dizi engel çıkartılarak. Ayşe Dilber eşiyle son kez ölümünden bir gün önce konuşabildi.

“BEN ÇÜRÜYORUM, BENİM BİR SUÇUM YOK”

Ayşe Dilber: “Eşim her ay savcılığa dilekçe yazmış, ben burada çürüyorum, benim hiçbir suçum yok, diye. Revire çıkmak için çok bekledi. Cezaevinde o kadar zayıfladı ki, 3 dişi düştü. Yollarda, cezaevi aracının içinde kelepçeli çok zor oluyor diye yaptırmadı, bizi buraya hayvan gibi teptiler, derdi. Her gittiğimde hasta olduğunu söylüyordu. O bir tavuk bile kesemez. Öyle merhametliydi. Kapımıza geleni çevirmezdi. Başarı belgeleri evimin birinci katında kolilerle dolu. Zulüm ya zulüm, zulüm yaptılar eşime. Her şeyimiz yarım kaldı.” diyor.

Cezaevinde ölüme sürüklenen eşine yapılanları bir yıl içine gömen 30 yıllık hayat arkadaşı Ayşe Dilber’in acısı hala çok taze. Kendisiyle bir yılda birkaç kez görüştük. Her seferinde sanki eşini bugün kaybetmiş gibiydi. Ölüm yıldönümü için tekrar aradığımda aşağıda izleyeceğiniz 8 dakikalık videoyu çekip gönderdi ve yaşadıklarını yine gözyaşlarıyla anlattı…

Eşimi göstermediler, tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi!

Cezaevinde ölüme sürüklenen Cemil Dilber’in vefatının üzerinden bir yıl geçti. Acısı dün gibi taze olan eşi Ayşe Dilber: “Bana ve eşimi 4 yıl virüs muamelesi yaptılar. Şimdi herkes pişman tabi ama iş işten geçti.”Ziraat mühendisi Cemil Dilber, 22 Mart 2019’da Dinar Cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Hapse girmeden önce kalbine 4 stent takılmıştı. Günde 5-6 tane ilaç kullanıyordu. 2,5 yıllık süre içinde cezaevinde gün geçtikçe eridi. Eşi Ayşe Dilber, “Her ziyarete gittiğimde onu biraz daha erimiş görüyordum.” diyor.KAPALI GÖRÜŞTE YERE YIĞILDI11 Mart 2019’da eşi ve kızıyla yaptığı kapalı görüş sırasında “Arkama bir ağrı girdi” dedi ve yere yığıldı. Mosmor olmuştu. Kriz geçiriyordu. Afyon ParkHayat Hastanesine kaldırıldı. Anjiyo yaptılar ve bir gün bile hastanede kalmasına izin verilmeden hapse gönderildi.Eşi izin alıp cezaevine koştu. İki gardiyan gelip “Eşiniz gelemeyecek durumda. Arkadaşları bakıyor.” dediler. Cemil Dilber o gece tekrar fenalaştı. Adam ölüyor diye acil butonuna defalarca basan koğuş arkadaşlarını gardiyanlar “Bir daha basarsanız size görüş yasağı veririz.” diye tehdit etti. Ölümünden sonra sırf bu yüzden arkadaşlarına kantin yasağı verilecekti.HASTANE KAPISINDA SİLAH DOĞRUTTULARO akşam Cemil Dilber’in durumunun ciddiyeti anlaşılınca tekrar hastaneye götürüldü. Ayşe Dilber, yoğun bakıma yanına gittiğinde kapıda 8 asker, bir çavuş, bir de polis görünce şok oldu. Askerler silahlarını iki gözü iki çeşme kadına doğrultup giremezsin dediler. Cemil Dilber ise parmağını kıpırdatamayacak olduğu halde yatağa kelepçeliydi.4 YIL VİRÜS MUAMELESİ YAPTILARDilber, görüş izin için savcıya gitti, “fetö ise kimse gelmesin” diyen savcı beyin kapısından eli boş döndü. “Eşim tacizci olsaydı, adam öldürseydi izin vereceklerdi… 30 sene Türkiye Cumhuriyetine hizmet etti benim eşim. Herkes sırtını döndü. Bana ve eşimi 4 yıl virüs muamelesi yaptılar. Kapıdan çıkamıyordum. Cezaevi, avukat ve market arasında yaşadık. Şimdi herkes pişman tabi ama iş işten geçti.” diye haykırıyor acılı eş.Cemaat soruşturmaları kapsamında 20 Ekim 2016’da tutuklanan Cemil Dilber (57), 8 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Dosyası Anayasa Mahkemesi’ndeydi.AİLESİNİ SADECE 4 GÜN GÖREBİLDİDoktorlar hastanın kalbe giden ana damarının yırtıldığını söylediler. Ameliyat olması gerekiyordu. Başında bekleyen komutan, hastanede mahkum odası olmadığı için Dilber’i götürmeye kalktı, ama doktor izin vermedi. Son günlerini yaşayan hasta tutuklu bir gün sonra ameliyat edildi. 11 gün gözlem altında tutulan Cemil Dilber’e ailesini görebilmesi için sadece 4 gün izin verildi. O da zorluklarla, binbir uğraşla. Ayşe Dilber eşiyle son kez ölümünden bir gün önce konuşabildi.“BEN ÇÜRÜYORUM, BENİM BİR SUÇUM YOK”Ayşe Dilber: “Eşim her ay savcılığa dilekçe yazmış, ben burada çürüyorum, benim hiçbir suçum yok, diye. Revire çıkmak için çok bekledi. Cezaevinde o kadar zayıfladı ki, 3 dişi düştü. Yollarda, cezaevi aracının içinde kelepçeli çok zor oluyor diye yaptırmadı, bizi buraya hayvan gibi teptiler, derdi. Her gittiğimde hasta olduğunu söylüyordu. O bir tavuk bile kesemez. Öyle merhametliydi. Kapımıza geleni çevirmezdi. Başarı belgeleri evimin birinci katında kolilerle dolu. Zulüm ya zulüm, zulüm yaptılar eşime. Her şeyimiz yarım kaldı.” diyor.Cezaevinde ölüme sürüklenen eşine yapılanları bir yıl içine gömen 30 yıllık hayat arkadaşı Ayşe Dilber’in acısı hala çok taze. Kendisiyle bir yılda birkaç kez görüştük. Her seferinde sanki eşini bugün kaybetmiş gibiydi. Ölüm yıldönümü için tekrar aradığımda aşağıda izleyeceğiniz 8 dakikalık videoyu çekip gönderdi ve yaşadıklarını yine gözyaşlarıyla anlattı…

Gepostet von Bold Medya am Montag, 30. März 2020

Uşaklı Cemil Dilber ve Ayşe Dilber çiftinin 17 yıl sonra dünyaya gelen Azra Nur (12) adında bir kızları bulunuyor. Dilber, anne-kız, uzun süre eşinin ceketine sarılıp uyuduklarını söylüyor.

Ayşe Dilber, eşinin eşyalarını mahkeme kararıyla cezaevinden aldı. Gelen poşetin içinden artık iyice beyazlaşmış bir iki parça kıyafet, iğne-iplik, ilaçları ve Kuran-ı Kerim çıktı.

Otizmli Hamza Tarık’ın annesinden feryat: Çok çaresizim, eşimi serbest bırakın!

BOLD ÖZEL

Tutuklu gazeteci Ahmet Uzan’ın eşi doğum gününde yazdı: Her şeyimiz eksik

Tutuklu gazeteci Ahmet Uzan’ın eşi Sümeyye Uzan, eşinin doğum gününde 4 yıldır yaşadıklarını anlatan bir yazı kaleme aldı.

BOLD ÖZEL – Habertürk, Akşam, İhlas Haber Ajansı ve Sabah Egeli Gazetesi’nde 14 yıl çalışan gazeteci Ahmet Uzan 24 Kasım 2016’da tutuklandı. Önce İzmir Aliağa, sonra Menemen Cezaevine gönderildi. Tutukluluğunun 6. ayında iddianamesi hazırlandı, 11. ayında 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. 44 aydır cezaevinde olan gazeteci Ahmet Uzan’ın bugün doğum günü. Eşi Sümeyye Uzan, çocuklarının babasız geçen yıllarını ve yaşadıkları travmaları Bold Medya için yazdı.

“OĞLUM ATAK DÖNEMİNDEYDİ”

“Eşim 44 aydır cezaevinde. 8 Kasım 2016 gecesi sabaha karşı çalan zil sesiyle uyandık. Rica ettik polislere arama yaparken çocuklarımız uyanmasın diye. 7.5 yaşındaki oğlum astım hastası, atak dönemiydi o günler yine. Nebülizator cihazını gördü polisler, ‘evde hasta mı var’ dediler.

“POLİSLER İŞİNİ BİTİRENE KADAR BABASININ KUCAĞINDAN İNMEDİ”

Kızım Reyyan 2.5 yaşındaydı. Seslerden uyandı. Polislerin evde işi bitene kadar babasının kucağında oturdu. Sanki bir daha babasıyla bu kadar vakit geçiremeyeceğini bilmişti. Polisler eşimi de alıp giderken çok ağladı Reyyan. Eşim daha sonra mektubunda yazmış “Gözyaşları çok dokundu.” diye.

Sümeyye-Ahmet Uzan, çocukları Eymen (11) ve Reyyan (6) ile Şakran Cezaevi görüş günü, 19 Haziran 2018.

6 AY SONRA İDDİANAME HAZIRLANDI

6 gün gözaltında kaldıktan sonra tutuklanarak Menemen Cezaevine gönderildi. 2 ay orada kaldıktan sonra şu anda da bulunduğu Aliağa 4 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna sevk edildi. Tutukluluğunun 6. ayında iddianame hazırlandı, 11. ayında 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Hiçbir içerik ispat kullanım olmayan Bylock programı suçlamasıyla.

Bu arada hakim bey hiçbir somut delil göstermeden pişmanlık emaresi yoktur diyerek ceza indirimine de gitmedi. Aralık 2017’de İstinaf Mahkemesi Aralık 2018’de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı cezayı onadı.

“YA BABAMIN HAPİSTE OLDUĞUNU DUYARLARSA”

Başta da bahsettiğim gibi kızım çok küçüktü fakat oğlum her şeyin farkındaydı. Bir psikoloğun da yardımıyla ona olanları anlattık. Bizim bile anlayamadığımız bir durumu o nasıl taşıyacak ki. Ağır psikiyatri ilaçları kullandı. Okulda arkadaşlarıyla ciddi problemler yaşadı. “Ya babamın hapiste olduğunu duyarlarsa! Onlar sadece kötü insanların hapishane gireceğini düşünürler. Babamı da kötü zannedecekler” diye günlerce ağladı.

“BABAM BENİ PARKA GÖTÜRÜYOR MUYDU?”

Ama en çok kardeşine üzüldü. “Ben 7 yaşıma kadar babamla oynadım, o babamı hiç hatırlamıyor.” Kızım gerçekten de babasıyla cezaevi dışında geçirdikleri zamanı hiç hatırlamıyor. Bana soruyor “Babam beni kucağına alıyor muydu, parka götürüyor muydu” diye. Anlatıyorum babanız sizin saçınızın teline kıyamazdı, çok severdi sizi, parka götürürdü, kucağına alırdı, saçını tarardı.”

Şimdi kızım da artık cezaevinin babasının iş yeri olmadığını anladı. Gelemeyeceğini bildiği halde zamansız çalan her kapıya BABA diye koşuyor. Durumu idare etmeye çalışıyorum. Okula başlayacak bu sene. Dua ediyorum inşallah okul açılana kadar gelir babaları.

BİR YILDIR PSİKİYATRİ İLAÇLARI KULLANIYOR

Eşim de yaklaşık iki yıldır psikiyatri ilacı kullanıyor. İyi ve güçlü görünüyor tam da bizim de ona görünmeye çalıştığımız gibi. Ama iyi değiliz her adımım, her nefesim, her gülüşüm, her konuşmam eksik onsuz. Sabrediyorum. Derdimi bilenin dermanı da vereceğine inanıyorum inşallah.

BUGÜN EŞİMİN DOĞUM GÜNÜ

Bugün eşimin doğum günü. 4. defa ve yine ayrıyız. Ve ben yine yarın eşime mektup yazıp ayrı geçen son doğum günün olsun dileklerimi ileteceğim. Rabbim tüm kardeşlerimle birlikte bizim de hasretimizi bitirsin, selamet sahillerine ulaştırsın hepimizi en tez vakitte.”

Uzan Ailes, İzmir Şakran Cezaevi, 2017 yılı yaz ayları.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Annesi ve babası bir gün arayla tutuklandı, oğulları böyle veda etti

Gaziantep’te gözaltına alınan Deveci çifti bir gün arayla tutuklandı. 5 yaşındaki Ahmet Eşref, kanser hastası dedeye ve anneanneye bırakıldı.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 8 Temmuz 2020’de Gaziantep’te gözaltına alınan Abdullah ve Dilek Deveci çifti, bir gün arayla tutuklanıp cezaevine gönderildi. 5 yaşındaki oğulları Ahmet Eşref bir anda hem annesiz hem de babasız kaldı. Ahmet, 6 yıldır mesane kanseri tedavisi gören dedesine ve 20 sene önce kanser atlatan anneannesine teslim edildi.

İTİRAFÇI OLMAYI REDDETTİĞİ İÇİN

Annesiyle Kahramanmaraş, babasıyla Gaziantep adliyelerinin bahçelerinde boyunlarına sarılarak vedalaşan minik Ahmet’in hali yürekleri burktu. Aynı operasyonda Dilek Deveci’nin kız kardeşi Zeliha Doğan da tutuklanıp Gaziantep L Tipi Cezaevine gönderildi. Yaşananlara tepki gösteren aile yakınları, Dilek Deveci’nin kimseye iftira atmayıp isim vermediği için tutuklandığını vurguladı.

YÖRÜK ÇADIRLARINDA ÖKSÜZ VE YETİM BÜYÜDÜ

9 Temmuz’da tutuklanıp Gaziantep H Tipi Cezaevine gönderilen KHK’lı devlet memuru Abdullah Deveci (35), Bank Asya’ya 57 TL para yatırdığı ve tanık ifadelerine dayanılarak tutuklandı. Kasım 2016’da çıkarılan KHK ile ihraç edilen Abdullah Deveci maliyede devlet memuru olarak çalışıyordu. Yörük çadırlarında büyüyen Deveci hem öksüz hem yetimdi. Akrabalarının verdiği yardım parasını Bank Asya’ya yatırması mahkemede karşısına tutuklanma nedenlerinden biri olarak getirildi. Dosyasında tanık ifadelerinden başka bir şey bulunmuyor.

“HAKİM: İSİM VERMEZSEN TUTUKLARIM”

Gaziantep’te gözaltına alındıktan sonra Kahramanmaraş’a götürülen eşi Dilek Deveci’ye (30) hakim mahkemede “İsim verirsen bırakırım, yoksa tutuklarım” dedi. “Ben kimsenin yuvasını yıkamam diyen” Dilek Deveci bunun üzerine tutuklanıp Kahramanmaraş Cezaevine gönderildi.

“MİSAFİRLERE HEM ANNESİZ HEM BABASIZ KALDIM DİYOR”

Dilek Deveci oğlu ile Kahramanmaraş, Abdullah Deveci Gaziantep adliyesinin bahçesinde vedalaşırken duygusal anlar yaşandı. Deveci ailesinin yakınlarının verdiği bilgiye göre Ahmet Eşref, kapıya gelen misafirlere “Ben hem annesiz hem babası kaldım” diyor.

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Çocuklarının önünde işkence gören Erdoğdu’nun kalbine pil takılacak

Tutuklu kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. Eşi Birsen Erdoğdu, “Eşimin hastalığı cezaevinde ilerledi. Nasıl kaldıracak, endişeliyiz.” dedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN
BOLD ÖZEL – 33 aydır Sakarya Ferizli Cezaevine tutuklu olan kalp hastası Adem Erdoğdu’ya önümüzdeki hafta kalp pili takılacak. İlaçlarla kalbi ancak yüzde 35 çalışan Erdoğdu, hapse girdiğinden bu yana kalp sorunu yaşıyor. 9 Temmuz 2020’de Sakarya Araştırma Hastanesine götürülen Erdoğdu’ya doktor, “Kalp kapakçığı iyice yorulmuş, pil takacağız. Gerekirse daha sonra ameliyat yapacağız.” dedi.

Bold Medya’ya konuşan Birsen Erdoğdu, eşinin sağlık durumunun gün geçtikçe kötüye gittiğini söyleyerek, eşiyle dün yaptığı haftalık telefon görüşmesini şöyle aktardı:

“Eşim aradı. Önceki gün doktora götürülmüş. Kalp hastası olduğu için 6 ayda bir rutin kontrolleri var. Doktor, kalbinin kötüye gittiğini, kalp kapakçığının yorgun düştüğünü, dolayısıyla önümüzdeki hafta pil takılacağını söylemiş. Eğer pil çözüm olmazsa sonra da kalp kapakçığı değiştirilecek. Bu yüzden morali çok bozuktu, çok ağladı. Onu ilk defa böyle ağlarken görmek bizi çok üzdü. Cezaevinde bu şartlar altında hastalığı nasıl kaldıracak.”

HEYET RAPORLU KALP HASTASI

2015 yılında anjiyo olan Adem Erdoğdu, heyet raporlu bir kalp hastası. Ömür boyu aksatmadan kullanması gereken ilaçları var. 5 Mart 2018’den beri cezaevinde olan Adem Erdoğdu daha önce cezaevinde hak ihlaline uğramıştı. Bir süre kalp ilaçları verilmedi.

Eşinin aynı zamanda yüksek tansiyonu olduğunu belirten Birsen Erdoğdu, “Düzenli olarak tansiyon kontrolü yapılması gereken bir hasta ve bundan dolayı hayatı her an risk altında.” diye konuştu.

İKİ KEZ GÖZALTI ALINDI, İKİ KEZ TUTUKLANDI

Adem Erdoğdu ve ailesi, tıpkı cezaevinde kanser olup hayatını kaybeden akademisyen Ahmet Turan Özcerit ve ailesine yaşatıldığı gibi zor günler geçirdi. İki kez gözaltına alındı. İki kez tutuklandı. İkinci gözaltı sırasında çocuklarının gözü önünde darp edildi, işkence gördü.

24 Ekim 2016’da önce oğlu İdris Erdoğdu, iki saat sonra kendisi ve eşi gözaltına alındı. Bir sonraki gün bütün aile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kendisi 4 ay, eşi 11 gün sonra, oğlu 11 ay sonra tahliye edildi.

“OĞLUMUN GÖZÜ ÖNÜNDE BABASI DARP EDİLDİ”

Adem Erdoğdu, 5 Mart 2018’de bu kez kayınpederinin Balıkesir’deki evinde 4 ekip otosu ile gelen 20 kişilik polis ekibi tarafından gözaltına alındı. Eşini de aynı gün aldılar. Bu sırada çocuklarının gözü önünde darp edildi. Birsen Erdoğdu, o gün polislere kapıyı 13 yaşındaki en küçük oğulları Numan’ın açtığını ve tanık olduğu insanlık dışı manzaralar karşısında oğlunun hala travma yaşadığını söylüyor.

Toplam 12 gün gözaltında kalan Erdoğdu çifti, 8. gün ifade verirken oğulları İdris, kızları Fatma Nur, 72 yaşındaki babaları Rıza Akgül tekrar emniyete getirildi. 3 gün süren sorgudan sonra Birsen-Adem Erdoğdu tutuklandı. Birsen Erdoğdu 5 ay sonra tahliye edildi. Adem Erdoğdu hala cezaevinde sağlık sorunlarıyla uğraşıyor.

DOSYASI YARGITAY’DA

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Adem Erdoğdu (50), KHK ile kapatılan Sakarya Fatih Koleji halka ilişkiler departmanında çalışıyordu. Velilerle görüştüğünü söyleyen tanık ifadeleri, Bank Asya hesabı, Zaman Gazetesi aboneliği, mesajlaşma programı Bylock, evde bulunan 3 adet Kırık Testi kitabı nedeniyle 10 yıl hapis cezasına çarptırılan Erdoğdu’nun dosyası Yargıtay’da bulunuyor.

4. evre kanser hastası Fatih Terzioğlu tahliye edildi

Midesi ve yemek borusu alınan kanser hastasına cezaevinde kalabilir raporu verildi

Okumaya devam et

Popular