Connect with us

Politika

Ömer Faruk Gergerlioğlu: Biz vazifemizi yaptık, şahit ol ya Rab!

Yeni İnfaz Yasası dün gece Meclis’ten geçti. Düşünce suçlularıyla ilgili istenilen değişikliklerin kabul edilmediği genel kurulda Ömer Faruk Gergerlioğlu, tarihi bir konuşma yaptı.

BOLD – AKP’nin, MHP’nin önerileriyle hazırlanan Yeni İnfaz Yasası altı gün süren görüşmeler sonunda dün gece TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 330 milletvekilinin katıldığı oylamada 279 kabul oyuna karşılık, 51 ret oyu kullanıldı. ‘Terör’den yargılananlar, düşünce suçluluları, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler, hasta tutuklular, bebekli anneler kapsam dışı bırakıldı.

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, son oylama yapılmadan önce TBMM Genel Kurulu’nda tarihi bir konuşma yaptı. “Biz vazifemizi yaptık, uyardık!” diyen Gergerlioğlu, “Bundan sonrasında bu büyük veballer ve koronadan dolayı ölümlerden dolayı siz sorumlusunuz. Rabbime şahit ol ya Rab diyorum!” ifadelerini kullandı.

MAHPUS BİR ANNENİN MEKTUBUNU OKUDU

“Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biz çok konuştuk, biraz da mahpuslar ve yakınları konuşsun, ne dersiniz? Size, bana gelen bazı mektuplardan pasajlar okumaya çalışacağım.” cümleleriyle konuşmasına başlayan Gergerlioğlu, 2,5 yıldır Tokat Cezaevinde bebeğiyle kalan bir annenin mektubundan bir bölüm okudu:

“Bir anne, Ayşegül Özer, bana gönderdiği mektubunda diyor ki: 3 bebeğimi düşük yaptım, sonunda sağlıklı doğan bebeğimle iki buçuk yıldır Tokat Cezaevindeyim. Bebeğim yürümeyi cezaevi avlusunda öğrendi. Ona resimler çizdim, dışarıdaki hayatı öğrettim. Bana ‘Anne, toprak ne demek?’ diye sorduğunda cevap veremedim. Koronadan dolayı aileme verdim ve görüş yasağı olduğu için geri alamıyorum, bebeğime hasret doluyum. Yine bir başkası, bir mahpus yakını: “Haberlerde koronadan dolayı sağlıkçılar çocuklarına sarılamıyor deniliyor. Çocuklarımız ne görebiliyorlar ne sarılabiliyorlar. Yemin edebilirim ki benim oğlum dört yıldır ‘baba’ diye yastığa sarılıyor.”

Yasadan olumlu bir sonuç bekleyen aileler bulunduğunu ve ümitsizliğe düşen insanların intihara ya da ağır depresyonlara sürükleneceğini daha önce de ifade eden Gergerlioğlu, “Yine, bir başka mahpus yakını: ‘İki yıldır bu yasayı bekliyordum. Eğer ki yasa bu hâliyle çıkarsa -dört yıldır eşim mahpus ve artık dayanamıyorum- hayata nasıl tutunacağımı bilemeyeceğim artık.’ Evet, durum bu arkadaşlar. Yasa bu hâliyle çıkarsa vicdanlarınıza ne anlatacaksınız bilemiyorum ama çok kötü şeyler olacak bu belli.” diye konuştu.

SELÇUK KOZAĞAÇLI SADECE AVUKATLIK YAPTI

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın sadece avukatlık yaptığı için üç yıla yakındır cezaevinde olduğunu ve 11 yıl ceza aldığını belirten Gergerlioğlu şöyle devam etti: “Dosyasına baksanız bomboş ve inanılmaz absürtlüklerle dolu. Aranızda hukukçular var, en az 100 avukat var Meclisimizde. Bakın, ne var biliyor musunuz? Müvekkiline: “Şu soruya cevap verme susma hakkını kullan.” demiş, bu ve benzeri sözler suç olarak nitelendirilmiş ve ceza almış, sırf avukatlık yaptığı için cezalandırıldı.

Yine, İdris Baluken… Sincan Cezaevinde, koğuşunda onu ziyaret ettik İnsan Hakları Komisyonu üyeleri olarak. İdris Bey’e sorduk: “İdris Bey, sana yapılan ihlaller var mı burada, nasıl durum?” İdris Bey ne dedi biliyor musunuz? İşte, siz bu insanı terörist diye cezaevine attınız. Bize aynen şunu dedi İdris Bey: “Ben burada bana yapılan ihlalleri size anlatmaktan hayâ ederim. Memleketin bu kadar sorunu varken ben kalkıp burada size şahsi sorunumu anlatamam, memleketin sorunlarını gelin konuşalım.” Ve bu insanlara terörist diyorsunuz.”

CEZAEVLERİNDE KİTLESEL ÖLÜMLER OLABİLİR

Koronavirüs salgının başladığı ilk günlerden bu yana cezaevlerinde kitlesel ölümler olacağını sürekli gündeme getiren Gergerlioğlu bu konuda bir kez daha uyardı. Konuşmasının devamında ABD’de yaşayan bilim insanı Emra Altındiş’in açıklamalarını hatırlattı:

“Bu salgın en çok da cezaevlerini etkileyecek ve kitlesel ölümler olabilir. Bakın, büyük dramlar yaşanıyor, büyük vicdansızlıklar yaşanıyor ve siz bunlara devam ediyorsunuz. Emrah Altındiş, ABD’de yaşayan bir bilim insanı. Bundan yirmi altı gün önce -bugün değil bakın, sokağa çıkma yasakları günlerinde değil- çok önemli bir söyleşi verdi ve söyleşisinde şunu söyledi: “İktidar gereken önlemleri almıyor, bir tsunami geliyor ve Türkiye’de en az üç ay bu salgın bitmeyecek. Bu en çok da cezaevlerini etkileyecek ve kitlesel ölümler olabilir.” dedi. Bunu söyleyen çok ciddi bir bilim insanı, bu konuyu ayrıntılı bir şekilde araştıran bir bilim insanı. Siz zannediyorsunuz ki üç beş günde bitecek. Hayır, öyle değil. Cezaevlerini çok büyük bir şekilde tehdit ediyor. Emrah Bey bunu söylüyor ama maalesef dinlenmiyor.

HZ. İSA’NIN MESAJINI HATIRLATTI

Paskalya Bayramı nedeniyle Hz. İsa’nın mesajını da paylaşan Gergerlioğlu, “Değerli arkadaşlar, bakın, ben size bu Paskalya Bayramı’nda önemli bir mesaj sunacağım. Düşüncesinden dolayı mağdur edilen insanlar adına bu Paskalya Bayramı’nda Hazreti İsa’nın bir sözünü size aktarmak isterim, belki kulaklarınızda bir iz olur, yarın öbür gün o pişmanlıklarınız arasında bu sözü hatırlarsınız. Hazreti İsa’nın sözünü ben kim adına söyleyeceğim? Bugünün tüm konuşamayanları adına, tüm konuşturulmak istenmeyenler adına, düşüncesini ifade edemeyenler adına söyleyeceğim Hazreti İsa’nın bu sözünü; dikkatle dinleyin arkadaşlar. Hazreti İsa o zorbalıkla dolu günlerde şunu söylüyordu: Karanlıkta dile getirmekten çekindiğiniz hakikat bir gün aydınlıkta işitilecek ve gizli mekânlarda öğrendiğiniz bir inancı bir gün çatılardan haykıracaksınız ve insanlar buna inanacak, diyordu.” dedi.

ŞAHİT OL YARAB! ŞAHİT OLA YARAB! ŞAHİT OL YARAB!

Gergerlioğlu konuşmasını, Hz. Muhammed’in (as) Veda Hutbesine atıfta bulunan cümleleriyle tamamladı:

“Biz vazifemizi yaptık, uyardık! Bundan sonrasında bu büyük veballer ve coronadan dolayı, ölümlerden dolayı siz sorumlusunuz Rabb’ime şahit ol Ya Rab diyorum! Değerli arkadaşlar, bakın, bunları biz kalbimizden söylüyoruz. Ben ve arkadaşlarım sizi sanırım yeteri kadar uyardık ama bu çok önemli konularda geri adım atmadınız, bunlar son derece hayati konulardır. Biz vazifemizi yaptık, bundan sonrasında bu büyük veballer ve coronadan dolayı, ölümlerden dolayı siz sorumlusunuz ve biz buna, size söylediğimize şahitlik ediyoruz ve ben halkıma hem de Rabb’ime şahit ol diyorum, şahit ol Ya Rab, şahit ol Ya Rab, şahit ol Ya Rab diyorum.”

“İstihbaratçılarla bir yere gitmeyin”

Politika

Kılıçdaroğlu: Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz

TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD’deki paralel bir vakfa transfer edildiğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir.” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceklerini belirtti. ‘Kaçış planı’ açıklamasına ilişkin konuşan CHP Lideri, “Kendi geleceklerini hazırlıyorlar. Mal varlıklarını oraya götürüyorlar. Sermayelerini götürüyorlar” dedi.

Kılıçdaroğlu, 24 Mayıs’ta ‘bir kaçış planının anotomisi’ni açıklamıştı. Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın vakıf süsü verilmiş paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktardığını iddia etmişti. CHP Lideri, TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD’deki paralel bir vakfa transfer edildiğini söylemişti.

Düzce’de ziyaretlerde bulunan Kılıçdaroğlu, ‘kaçış planı’ açıklamasına ilişkin, “Amerikalı bilecek, biz bilmeyeceğiz. Ben burada ne yaptım? Amerikalıların bildiğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bilsin dedim” ifadelerini kullandı.

“ORTADA BELGELER VAR”

Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuşan Kılıçdaroğlu, “Ortada iddia yok, ortada belge var. Ne iddiası? Bu para gitmiş mi? Gitmiş. TÜRGEV göndermiş. Evet. Ensar göndermiş. Evet. Yayınlandı mı? Evet. Belgeler sahte mi? Hayır, değil. Para hareketleri doğru mu? Evet, doğru. Neresi yanlış?” dedi.

“BÜTÜN KAYITLARI MAHKEMEYE İSTEYECEĞİZ”

Saymaz’ın kendisi hakkında dava açıldığını hatırlatması üzerine CHP Lideri, “Dava açtıkları için teşekkür ediyorum. Dava açmalarının şöyle bir yararı var: Ensar’ın ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz. O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir. Buradan söyleyeyim şimdiden. Hakim, hakimlik yapamaz artık” dedi.

Louvre Müzesi’nin eski müdürü tarihi eser kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı

 

Okumaya Devam Et

Politika

Gergerlioğlu: İktidar iflas etmiş bir tüccar gibi, milletin malına çöktüler

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de hükumetin ekonomi politikasın eleştirdi. Gergerlioğlu, “İflas etmiş bir tüccar var karşımızda, ne yapacağını bilemez bir halde. İrtibat, iltisak diye milletin malına çöktüler. Senin gözlerinden nasıl bir zehirli ışık saçılıyor, şunu bir anlatsana Sayın Nebati.” dedi.

BOLD – HPD Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, AKP iktidarının “irtibat, iltisak” adı altında yüzlerce KHK’lının malına el koyduğunu, kayyım atanan Bank Asya’da parası olanların bazılarına paralarının bir kısmının verildiğini, bazılarına ise hiç verilmediğini söyledi.

“YAĞMA, TALAN MESLEKLERİ”

Türkiye’deki ekonomik sıkıntıları “Veresiye satan, peşin satan” fotoğrafıyla Meclis gündemine taşıyan Gergerlioğlu, “Şu anda dolar 16,5, euro 17,5. Ev, ara, et, ekmek fiyatlar çıldırmış gidiyor. Ne derseniz iflas etmiş bir tüccar var karşımızda. İflas etmiş bir tüccar var karşımızda ve bunun karşısında, ne yapacağını bilemez kapıyı, koltuğu, bacayı, her şeyi satmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Yağma, talan meslekleri.” dedi.

Binlerce, yüz binlerce KHK’lının malına çöktüğünü belirten Gergerlioğlu, “2016’da Bank Asya’da adamın dolarla parası var, TL’ye çevirip yıllar sonra o parayı ya verdi ya vermedi ya üstüne çöktü.” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Bu teklif müflis bir iktidarın para arama teklifi, şirketlerden, onların dövizlerinden bir şeyler elde etme, para arama teklifi, TMSF’ye devredilen şirketlere çökme teklifi, belediye gelirlerine çökme teklifi, Varlık Fonu şirketlerinden üç beş kuruş tırtıklama teklifi; başka bir şey değil. İflas etmiş bir iktidar bir tüccar var karşımızda, ne yapacağını bilemez bir hâlde.

Size bir resim göstereceğim, şöyle, herkes bir baksın. Böyle, klasik olarak tüm bakkallarda bu resmi görürüz arkadaşlar: Peşin satan ve veresiye satan resmi. Şurada, sol tarafta gördüğünüz resim var ya, işte, o, AK PARTİ iktidarının resmi. Hani böyle, altından fareler kaçışıyor, hazine boşalmış, derbeder bir hâlde perişan bir tüccar görüntüsü; işte, AK PARTİ iktidarının görüntüsü burada.

Neden? Ya, bakın, şu anda dolar 16,5; euro 17,5. Ev, araba, et, ekmek, ne derseniz fiyatlar çıldırmış gidiyor. İflas etmiş bir tüccar var karşımızda ve bunun karşısında, ne yapacağını bilemez kapıyı, koltuğu, bacayı, her şeyi satmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız; yağma, talan meslekleri. “İrtibat ve iltisak” denerek maalesef ki binlerce, yüz binlerce KHK’lının malına çöktüler. 2016’da Bank Asya’da adamın dolarla parası var, TL’ye çevirip yıllar sonra o parayı ya verdi ya vermedi ya üstüne çöktü. Şimdi de şirketlerin, bankaların üstüne çöküp onu cebe indirme telaşındalar.

MERHUM GAZETECİ GÜNGÖR ARSLAN’IN MALINA EL KOYDULAR

Bakın, burada AK Parti’nin Kocaeli vekilleri de var, onlar iyi bilirler. Güngör Arslan Kocaeli’nde bir gazeteci; Ya, “cemaatten” denilerek darbe sonrası adamcağızı 29 gün cezaevinde yatırdılar. Sol gelenekten gelen Marksist bir gazeteciydi Güngör Bey; bütün malına, mülküne çöktüler. Ardından, muhalif bir gazeteci olduğu için öldürüldü. Şu anda merhumun tüm malına, varlığına el koymuş, çökmüş durumdalar; satmışlar, talan etmişler, yapmadıklarını bırakmamış durumdalar. Hiçbiri itiraz edemez, çok iyi biliyorlar Güngör Arslan’ı. Yahu, bu haydutluktur, başka bir şey değildir.

Bu Meclis’te oldu iki buçuk yıl önce, burada tüm arkadaşlar hatırlar. İbrahim Kaboğlu Hoca Anayasa Mahkemesine gitti -sağ olsun- Anayasa Mahkemesi o yasayı iptal etti. KHK’lıların SGK’da hakları çiğneniyordu ve o SGK yetkililerine yasal zırh getiren bir yasa buradan geçti. Hiç unutmam, ben burada çırpındım “Etmeyin, eylemeyin; bu, yağma, talan ve hırsızlığın üstünü örtme yasasıdır.” dedim, geçti yasa buradan, AYM iptal etti.

HAYDUTLUKTUR BU BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL

Yahu, bu haydutluktur, başka bir şey değildir. Bakın, şu anda aynısı devam ediyor. Anayasa madde 35’e de aykırı. Yahu, kişiyi cezalandırabilirsin, Bank Asya’da parası var diye bir şekilde terörist ilan etmişsin, malına mülküne el koymak nedir ya! Allah aşkına, Anayasa madde 35 apaçık ortada, nedir bu! Her şeyi ayaklar altına almış durumdasınız, başka bir şey değil.

Merkez Bankasında eksi 63 milyar dolar var; eksi ya, ekside yani. Eylülde faizi artırıp 100 bin liraya 25 bin lira faiz ödemekten kaçtınız, şimdi 60 bin lira oldu, aradaki 35 bin lirayı da vatandaşın üstüne vergi olarak yıktınız.

Bakın, şu anda tablo son derece kötü, 183 milyar dolar kısa vadeli, bir yıl içinde ödenmesi gereken borç var. Peki, bu borcu nasıl ödeyeceksiniz? Merkez Bankası’nda eksi 63 milyar dolar var; eksi ya, ekside yani. Eylülde faizi artırıp 100 bin liraya 25 bin lira faiz ödemekten kaçtınız, şimdi 60 bin lira oldu, aradaki 35 bin lirayı da vatandaşın üstüne vergi olarak yıktınız. Bakın, sadece kur artışı 441 milyar dolarlık dış borçta ne kadar zarara yol açtı biliyor musunuz? 3,5 trilyon liralık maliyet artışına yol açtı kur artışı.

GÖZLERİNDEN ZEHİRLİ IŞIK SAÇILIYOR SAYIN NEBATİ

Hani bir Maliye Bakanınız var ya “Gözlerimdeki ışığa bak.” diyor, onun, o saçtığı ışıklar sonrası nasıl bir felaketi yaşadığımızı gördük. Ya, 22 Mart’ta demiş ki: “TL dibe vurdu.” 14,5’tu 22 Mart’ta, şu an 25 Mayıs’ta 16,5 olmuş dolar. Ya, senin gözlerinden nasıl bir zehirli ışık saçılıyor Allah aşkına, şunu bir anlatsana Sayın Nebati dolar 16,5 TL olmuş? “150 milyar lira tasarruf edeceğiz.” diye yola çıktınız, 500 milyar lira faiz farkı ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Bakın, öylesine bir yağma talan düzeni oluşturmuşsunuz ki daha bugün Ali Osman Akat, o suç işleri bakanınızla fotoğrafı çıkan bir insan. Kendisine kokain gönderilmiş “Ya, adresime yanlışlıkla gönderilmiştir efendim herhâlde.” demiş, adamı tahliye ettiler. Yani ülkenin hâli bu, buraya getirdiniz yağma ve talan düzenini.”

Gezi davasında tutuklu yönetmen Çiğdem Mater: 9 metrekarelik koğuşta yaşıyoruz, haklılığın verdiği huzur var içimde

Okumaya Devam Et

Politika

Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu sorusuna sinirlendi: Destek mestek vermiyorum

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye kendisi aday olmazsa Kılıçdaroğlu’nu destekleyip desteklemeyeceği soruldu. İnce, “Niye destek vereyim? Kendime destek vereceğim. Destek mestek vermiyorum, kendimi destekliyorum” dedi.

BOLD – Kocaeli’de ziyaretlerde bulunan Memleket Partisi lideri İnce, basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını cevaplayan İnce, net dille Kılıçdaroğlu’nu desteklemeyeceğini açıkladı.

“KILIÇDAROĞLU’NA NİYE DESTEK VEREYİM?”

Kendisinin aday olmaması durumunda Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verip vermeyeceği sorulan İnce, “Niye destek vereyim? Kendime destek vereceğim. Destek mestek vermiyorum, kendimi destekliyorum. Cumhurbaşkanlığına tabii adayım. Sandığı koyacağız, üyeler kimi seçerse partinin cumhurbaşkanı adayı o olacak. Bu seçimde büyük ihtimal ben kazanacağım. Bizde demokrasi var, yarın da bir başkası kazanabilir. ‘Ben genel başkanım seni aday yaptım’ diye bir şey yok.” diye konuştu.

“ÇÖZÜME BAŞLANGIÇ YERİ ESAD’LA BARIŞMAK”

Mülteciler konusuna da değinen İnce, “Mültecilerle ilgili çok netiz. Çözüme başlangıç yeri Esad’la barışmaktır. Erdoğan, BAE ile barıştıysa, Sisi ile barıştıysa, Fransa ile barıştıysa, Rusya ile barıştıysa, terör örgütü dediği İsrail ile barıştıysa mutlaka Esad’la da barışmalıdır. Şam’a büyükelçi atamalıdır. Uluslararası kuruluşların desteği de güvence vermelidir. Esad’ın afları bir işe yaramıyor. Çünkü Suriyeliler Esad’a güvenmiyor. BM’yi devreye sokarak, güvence alınarak, gönüllü ve gururlarını incitmeden göndermeliyiz. Elektrik fiyatlarını artırarak değil diplomasiyle göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

“ALTILI MASADA UZLAŞMA GÖRMÜYORUM”

Altılı masaya dair düşüncelerini aktaran İnce, “Altılı masada bir uzlaşma görmüyorum. Ali Babacan, ‘Ergenekon ve Balyozu yeniden yargılayacağız’ dedi. Bir gün sonra Kılıçdaroğlu, rahmetli Ali Tatar’ın eşine gitti. Birisi kamulaştıracağız diyor, ötekisi yapamazsınız diyor. Eğitimi cemaatlere, tarikatlara bırakacaklar mı bırakmayacaklar mı? Tarikatlara bırakmayacağız derseler Temel Karamollaoğlu kızar. Şunu dersek Ali Babacan kızar, bunu dersek Kılıçdaroğlu kızar. Böyle uzlaşma olur mu? Seçimi de kazandın diyelim, ülkeyi nasıl yöneteceksin? Sorunlar orada duruyor” dedi.

Ümit Özdağ, SADAT’ın kurucusu Tanrıverdi’nin itiraflarını anlattı: “Aslında askeri birlikleri ele geçirmek istiyorduk”

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar